Bağış: "AB için Kıbrıs'tan vazgeçmeyiz"

Bağış: "AB için Kıbrıs'tan vazgeçmeyiz"

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin AB üyeliği uğruna "milli dava" olarak gördüğü Kuzey Kıbrıs'tan vazgeçmesinin mümkün olmadığını söyledi. Bağış, Türkiye'nin, Rum kesimini devlet olarak tanımasının da mümkün olmadığını ifade etti.

Egemen Bağış, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın yazılı soru önergesini cevapladı. Bağış, Türkiye'nin 2002 yılından bu yana Kıbrıs sorunun çözümü çaba sarf eden ve çözüme ulaşılması için uluslararası platformda yapılan çalışmaları destekleyen taraf olduğunu anımsatarak, "Nitekim 2004 yılında hazırlanan ve Annan Planı olarak bilinen BM çözüm öneri paketini destekleyen Ada'daki Türk halkı ve Türkiye olurken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bu önerileri reddetmiştir" ifadesini kullandı.

Kıbrıs Türkleri'nin "haksızlıklara" ve "tüm adaletsizliklere" rağmen barışçıl tavrını korumaya devam ettiğini kaydeden Bağış, "Bundan sonraki süreçte kimse Türkiye'den tek yanlı bir adım beklememelidir. Beklentimiz; Avrupa Birliğinin vermiş olduğu sözlerin ardında durması ve 26 Nisan 2004 tarihli kararını uygulamasıdır. Kuzey Kıbrıslı kardeşlerimize uygulanan haksız izolasyonlar sürdürüldüğü sürece bu duruma göz yummamızı beklemek en hafif tabirle naifliktir" görüşünü ifade etti.

"Türkiye, Kıbrıs'tan vazgeçmeyecektir"

Bağış Türkiye'nin; KKTC adına tasarrufta bulunması ve Ada'nın tamamını temsil etme yetkisi bulunmayan GKRY'yi bir devlet olarak tanımasının mümkün olmadığına dikkat çekerek, "Türkiye, hiçbir zaman Avrupa Birliği üyeliği uğruna, milli dava olarak gördüğü Kuzey Kıbrıs'tan vazgeçmemiştir ve vazgeçmeyecektir" ifadesine yer verdi.

AB Konseyi Dönem Başkanlığının GKRY'ye geçecek olmasının, Kıbrıs sorunu hakkında ve AB üyeliğine karşı Türkiye'nin tavrının değişmesine neden olmayacağının altını çizen Bağış, cevabında şunları kaydetti:

"Türkiye'nin, tanımadığı bir yönetim ile aynı masaya oturması söz konusu değildir. AB Konseyi Dönem Başkanlığını muhatap almayacak olmamız, AB ile ilişkilerimizin donma noktasına geleceği anlamını taşımamaktadır. Bugün dış ticaretimizin yarısından fazlasını gerçekleştirdiğimiz, doğrudan dış yatırımın yüzde 80'inin kaynağı olan, milyonlarca insanımızın yaşadığı, binlerce öğrencimizin üniversitelerinde eğitim gördüğü bir Birlik ile 52 yıllık bir maziye sahip ilişkilerimizin durması söz konusu değildir. GKRY'yi dönem başkanlığı süresince muhatap kabul etmeyecek, ancak müzakere sürecine yönelik teknik çalışmaları birlikte yürüttüğümüz Avrupa Komisyonu ile ilişkilerimiz devam edecektir."

Bağış, Türkiye'nin arzusunun; Temmuz 2012'de eşit siyasi statüye sahip iki kurucu devletten oluşan bir Kıbrıs'ın Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığını yürütmesi olduğuna işaret ederek, "Kendi sorunlarına çözüm üretebilmiş bir Dönem Başkanlığı hem Türkiye-AB ilişkilerinin bugün olduğundan daha ileri seviyelere taşınmasına hem de AB'nin küresel bir aktör olma çabalarına önemli katkı sağlayacaktır. Ada'da sağlanacak barış ve istikrar ortamı, bölgenin çok daha ötesinde yankı bulacaktır" görüşünü savundu.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS