Kılıçdaroğlu yanıt verdi: "Militan yargı"

Kılıçdaroğlu yanıt verdi: "Militan yargı"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir mitinginde Yargıtay'a seçilen üyeler için kullandığı "militan yargı" ifadesi tartışılıyor. Kılıçdaroğlu, "özür bekliyoruz" açıklaması yapan HSYK'ya "asıl onlar benden özür dilesin" yanıtını verdi; bir kez daha "yargının militanlaştığını" savundu.

Kılıçdaroğlu, 2012 yılı bütçe tasarısının TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerinde yaptığı konuşmada,bütçelerin, sadece Türkiye için değil, bütün ülkeler için önemli belgeler olduğuna işaret etti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da bugün Genel Kurulda olmasını, eleştirileri dinlemesini istediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a, rahatsızlığı nedeniyle Allah'tan şifa dileyerek, bir an önce sağlığına kavuşmasını temenni etti.

"Çok başlılık sağlıklı karar alınmasını engelliyor"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ekonomi yönetiminde kaos ve çok başlılık olduğunu ileri sürerek, Ekonomi, Kalkınma, Maliye, Bilim, Sanayi ve Teknoloji, Gümrük ve Tekel bakanlıkları, Hazine'den sorumlu başbakan yardımcılığı olduğunu anımsattı.

Kılıçdaroğlu, çok başlılığın söylemlere de yansıdığını ileri sürdü. Başbakan Erdoğan'ın, 26 Haziranda yaptığı konuşmada, "Türkiye şu anda sağlam zeminde yürüyor, krizle işimiz yok" dediğini, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı'nın ise "Ekonomik kriz yolda, fazla para harcamayın" uyarısında bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Kime inanacağız?" diye sordu. Kılıçdaroğlu, bu çok başlılığın, sağlıklı kararların alınmasını engellediğini ifade etti.

"6 mali af"

BM İnsani Gelişme Endeksi'ne göre 2000'de dünya sıralamasında 80. sırada olan Türkiye'nin, 2010'da 92. sıraya gerilediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Yazık günah değil mi bu ülkeye? O kadar borçlandınız, dünyanın malını sattınız, geldiğiniz sonuç bu" görüşünü savundu.

Bir başka rekorun daha olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini, "Cumhuriyet tarihinde AKP dışında hiçbir hükümete nasip olmadı; 9 yılda 6 tane mali af. Niye mali af çıkar; vatandaş borcunu ödeyemiyor diye. Bir çıkarıyorsun, iki çıkarıyorsun, üç çıkarıyorsun; ödeyemiyor. AKP'li milletvekillerinden rica ediyorum. Yurtdışına gittiklerinde sorsunlar hangi hükümet kendi döneminde bu kadar mali af çıkarmıştır. Bu kadar mali affın anlamı, ekonomi iyi yönetilmiyor. Yönetilseydi herkes parasını öderdi" diye sürdürdü.

Kılıçdaroğlu, bu kadar af çıkmasının, vatandaş ile devlet arasında güven bunalımı doğurduğunu vurgulayarak, toplumda, "Niye ödeyeyim, nasılsa af çıkacak" beklentisinin oluştuğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, Hükümetin, bu beklentiyi oluşturduğunu ileri sürerek, Hükümetin, bu açıdan "defolu" olduğunu savundu.

"Koltuğuna çivilenmiş"

Kılıçdaroğlu, herşeyin siyaset konusu olabileceğini ancak bilim dünyasına siyasetin giremeyeceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, KHK ile "TÜBA'ya atamayı biz yapacağız" denildiğini belirterek, "Bu şuna benzer, (Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'ndaki çalgı çalanlardan 3'ünü ben atayacağım , sen atama)" diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Hükümetin, Van, Erciş depreminde "çuvallama rekoru" kırdığını, ilk kez bir hükümetin, bir depremde bu kadar çuvalladığını ileri sürdü.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, "baltayı taşa vurduğunu, deprem vergileriyle yol yaptıklarını" söylediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Bunu söyleyen Sayın Bakan, kusura bakmasın ama verginin ve bütçedeki birlik prensibinin ne olduğunu bilmeyen bir bakandır. Açsın bütün üniversitelerde okutulan bütçe kitaplarına baksın, bunları okuyan her yurttaş böyle bilir" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın, "Ruhsatları kim bilir kim izin veriyor?" dediğini, bu inşaat ruhsatlarını Tabip Odası, Uganda'daki belediyenin vermediğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, Japonya'da deprem olduktan sonra, bir bakanın, yaptığı açıklamayla depremzedeleri kızdırdığı için istifa ettiğini dile getirerek, "Bizde istifa eden var mı? Hepsi koltuğunda çivilenmiş vaziyette, asla gitmez" dedi.

HSYK'ya cevap

Özgürlük ve adaletin olmadığı yerde barış ve huzurun olmayacağını belirten Kılıçdaroğlu, "Milletvekillerine soruyorum: Dünyanın hangi ülkesinde iktidarı eleştirdi diye bir milletvekili hakkında fezleke düzenlenir. Buradan bizim için 'özür dilesin' diyen yargıçlara sesleniyorum. Bana bir örnek göstersinler, eleştirdi diye bir milletvekili hakkında fezleke hazırlanan başka bir ülke var mı? İktidar ve onların arka bahçesi konumundaki yargıçlar söylesinler, hangi ülkede 70 gazeteci hapistedir. Çin'i geçtik. Hangi uygar ülkede hülle ile Anayasa Mahkemesine yargıç atanır. Hülle ile yargıcın atandığı mahkeme, mahkeme olur mu?" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu ayrıca AK Parti'li 3 milletvekilinin, dokunulmazlıklarının olduğu halde dosyalarının işlemden kaldırıldığını, arzu edenlere bu milletvekillerinin isimlerini ve dosya numaralarını verebileceğini söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu, bir AK Parti'li milletvekilinin de "hayali ihracat" dosyasının bulunduğunu, bunun da zaman aşımından kaldırıldığını öne sürerek, "Nasıl oluyor? Bu adalete nasıl güvenilir? HSYK'ya sesleniyorum: Bu savcılar hakkında siz ne yaptınız? Büyük bir ihtimale önümüzdeki günlerde Yargıtaya üye seçilecekler" diye konuştu.

Tutuklu milletvekillerinin de başka bir demokrasi ayıbı olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, yargıçlara seslenerek, esas alınması gereken, uluslararası anlaşmaların kuralarına neden aykırı davranıldığını sordu.

"Güçlünün hukuku, hukuk olmaz"

Kılıçdaroğlu, Yargıtaya 160 üye atandığını, seçimlerdeki ilk turda üyelerin boş oy kullandığını belirterek, "Bu, yargının militanlaşması demektir. Onlar benden ve adalet isteyen herkesten özür dilemek zorundadır. Güçlünün hukuku, hukuk olmaz" dedi.

Özel yetkili mahkemelerin, siyasal iktidarın kendi gücünü kanıtlama mahkemeleri olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Niye sıkı yönetim mahkemeleriydi bunlar? Bu mahkemelerde özel hukuk uygulanır. Özel yetkili mahkemeler kalkmadığı sürece bu ülkeye demokrasi gelmez. Adı üstünde bunlar özel görevli mahkemeler. Bunlar yarın sizi de yargılayabilir. Emin olun olun önce biz çıkacağız ve 'böyle saçmalık olmaz' diyeceğiz. Adalet herkes için olmalı.

Adalet birileri için ise olmaz. Adalet güçlünün delip geçtiği, güçsüzün takılıp kaldığı bir ağ olmalı. Tutuklama, gözaltı olabilir ama hukuk içinde olacak. Rencide etmeden olacak. 160 Yargıtay üyesi seçildi. Bir de referandum yapıldı. Bir yargıç olan Sayın Ertekin, kitabında referandumun yargıdaki perde arkasını anlatıyor. Bu arkadaşımız referandumda 'evet' oyu verilmesi çağrısında bulundu. Kitapta, bir yargıcın söylediğini size anlatmak istiyorum. Kıdemli bir hakim. HSYK'da seçim sürecindeki trajediyi sergilerken şöyle diyor: 'Adalet Bakanlığı, eşeği aday gösterse, eşeğe de oy verir.' Bu bir yargıç. Eğer adaleti sağlayacaksak, hukuku sağlayacaksak, herkes için adalet ve özgürlük olmalı."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS