Muhafız taburu, Meclis'ten ayrıldı

Muhafız taburu, Meclis'ten ayrıldı

TBMM yerleşkesindeki Muhafız ve Tören Taburu, düzenlenen törenle Meclise veda etti. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, gönderden indirilen tabur flamasını ve şükran plaketini, Tabur Komutanı Piyade Yarbay Mehmet Ali Şenkara'ya teslim etti.

TBMM Başkanlığı İdari Teşkilat Kanunu'nun yürürlüğe girmesi dolayısıyla Meclisteki görevi sona eren tabur için TBMM Başkanı Çiçek, Meclis bürokratları ve taburda görevli askerlerin katılımıyla tören düzenlendi.

Çiçek, askerleri selamladı, ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Taburun tarihçesinin okunmasının ardından TBMM Başkanı Çiçek, bir konuşma yaptı.

Çiçek, törenin nedenini, "TBMM'nin kuruluşundan bugüne kadar önemli görevler üstlenen TBMM Muhafız Taburunun, yaptığı hizmetlere şükranlarını sunmak" olduğunu söyledi.

Kurumların, ihtiyaçlardan doğduğuna, ihtiyaçların da zamanın şartlarına ve eldeki imkanlara göre giderildiğine işaret eden Çiçek, Tabur Komutanlığı'nın 91 yıl önce kurulurken bir ihtiyaca karşılık geldiğini anlattı. Çiçek, taburun, TBMM'nin güvenlik ihtiyacına cevap vermek üzere oluşturulduğunu anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"1920'li yıllar, Anadolu'nun en zorlu yıllarıydı. Ankara, o yıllarda Anadolu'nun ortasında yalnız bir şehirdi. Türk devleti mevcudiyetini muhafaza edebilmenin kaygısını taşıyordu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Erzurum ve Sivas kongrelerini ikmal edip 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldiğinde, Anadolu'da güvenlik sorunu had safhadaydı. 1920'li yıllarda Ankara'nın nüfusu, Ulus'ta bulunan 19 Mayıs Stadına sığacak kadar küçüktü. Ülkede, bir yandan işgale karşı direniş örgütlenmeye çalışılırken, diğer yandan Meclis-i Mebusan'ın Ankara'da toplanması için çalışmalar yürütülüyordu. Aynı dönemde Anadolu'nun değişik yerlerinde iç isyanlar baş göstermişti. Bu isyan hareketleri Ankara'yı da güvensiz hale getirince, TBMM'ye ve Mustafa Kemal Atatürk'e yönelecek tehdidi savuşturacak hiçbir meşru güç bulunmuyordu."

"Sadece koruma görevi üstlenmedi"

TBMM Başkanı Çiçek, konuşmasında, taburun tarihçesi hakkında bilgi verdi. Çiçek, Meclis Taburu'nun, o zamanki ihtiyaçlar doğrultusunda 18 Temmuz 1920'de Meclis-i Milli Muhafız Takımı olarak üsteğmen İsmail Hakkı Tekçe tarafından kurulduğunu, kurulduğunda 9 manga asker, yani 80 askerin görev yaptığını anlattı.

Tekçe'nin, Şubat 1920'den itibaren Atatürk'ün refakat subaylığına görevlendirildiği için koruma düzeninin takım düzeyine çıkartılmasını teklif ettiğini belirten Çiçek, kurulduktan 1 ay sonra Ağustos 1920'de bölük düzeyine çıkartılan koruma birliğinin, bugünkü adını da 16 Ekim 1920'de aldığını söyledi.

Meclis Muhafız Takımı'nın, Ankara'da koruma görevi üstlenen düzenli ve legal tek askeri birlik olduğuna dikkati çeken Çiçek, "Rauf Orbay'ın anlatımıyla; o tarihlerde Ankara'da bu Muhafız Kıtası'ndan başka asker denilebilecek bir şey yoktu. Jandarmaların çoğu cephede bulunuyordu. Meclis Muhafız Taburu, memleketin dar ve zor günlerinde sadece Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve TBMM mensuplarının korunması görevini yürütmedi. Aynı zamanda cephede de aktif görevler üstlendi. İkinci İnönü ve Sakarya savaşlarının yanı sıra Büyük Taarruz'da da düşmana karşı kurşun sıktı. Tabur, Kurtuluş Savaşı'nda 7 Subay ve 15 er ve erbaşını şehit vererek, ülkemizin tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Bu vesileyle bütün şehit ve gazilerimizi şükran ve minnetle anıyorum" diye konuştu.

Tarihçesi

Çiçek, Kurtuluş Savaşı'nın sona ermesinin ardından, TBMM'nin ülkeyi yeniden yapılandırmasının gündeme geldiğini, Cumhuriyetin ilan edilmesiyle Mustafa Kemal Atatürk'ün de Cumhurbaşkanlığına seçildiğini anımsattı. Atatürk'ün Cumhurbaşkanı olmasının, Meclis-i Milli Muhafız Taburu'nun yeniden yapılandırılmasını gündeme getirdiğini ifade eden Çiçek, "Bundan ötürü Tabur, hem Köşkte hem de TBMM'de koruma görevini üstlenmiştir. Artan iş yükünden ötürü 1 Haziran 1927 tarihinde tabur teşkilatı genişletilmiş ve alay seviyesine çıkartılmıştır" dedi.

İkinci Dünya Savaşı günlerinde Meclis-i Milli Muhafız Alayı'nın yeniden yapılandırılmasının gündeme geldiğini vurgulayan Çiçek, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye'nin savaşa girecek gibi hazırlık yaptığı o günlerde, Alay Tugay seviyesine çıkartılmış ve Eylül 1939'da 64. Tugay adını almıştır. 9 Mayıs 1940'ta ise tümen seviyesine çıkartılmış ve Çatalca'da konuşlandırılmıştır. Bu tümen, İstanbul Komutanlığı ve 4. Kolordu Komutanlığı emrinde görevlendirilmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından tümen 1948 yılında lağvedilmiştir. O dönemde tümene bağlı bir bölük de Ankara'da bırakılmıştır. Bölük daha sonra yeniden yapılandırılarak tekrar Tabur seviyesine çıkartıldı. Daha sonra Kıt'a ve daha sonra Alay seviyesine getirildi. 16 Mayıs 1953'te bugünkü adını yani Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı adını alarak bugüne kadar görevini sürdürmüştür. TBMM Muhafız Taburu da 1953'te Alay seviyesinde yapılandırılan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'na bağlı olarak hizmet vermeye başladı."

"Tarihin altın yapraklarında yerlerini alacaklar"

Çiçek, TBMM'nin, Türk milletinin kalbinin attığı, milli iradenin tecelli ettiği yer olduğunu dile getirerek, "Hepimiz burada millete hizmet etmek için görev yapıyoruz" dedi.

Çiçek, konuşmasında askerlere, "Sizler, milletimizin gözbebeği olan kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en seçkin mensuplarısınız. Hepiniz buraya özel olarak seçilip gönderildiniz. Burada bulunduğunuz sürece, sizden önceki vatan evlatları gibi vatan hizmetini büyük bir özveriyle yerine getirdiniz.

Burada yaptığınız askerlik hizmeti hepinizin hatıralarında ayrı bir yere sahip olacak. Sizler burada görev yapan son askerler olarak 91 yıl önce görev yapan dedeleriniz gibi özel olarak anılacaksınız" diye seslendi.

TBMM Teşkilat Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle TBMM'de bir nöbet değişimi gereği doğduğunu ifade eden Çiçek, sözlerini şöyle tamamladı:

"91 yıldır Meclisimize şanla şerefle hizmet veren askerlerimizin Meclisi koruma görevleri sona erdi. Günümüzde güvenlik hizmetleri çok çeşitlendi. Artık güvenlik hizmetleri emek yoğun olmaktan çıkmaya başladı. Teknolojik yeniliklerin getirdiği imkanlar, güvenlik hizmetlerini merkezileştirmeye başladı. İnsan ve çevre güvenliğinde kameralı takiplerin ağırlığı arttı. Bugün TBMM yerleşkesinin güvenliğinde onlarca kamera hizmet vermektedir. Nöbet noktalarında eskisi gibi insan bulundurmak gerekmiyor. Meclis çevresi gece gündüz kameralarla takip edilebiliyor. Dolayısıyla yoğun bir koruma zinciri artık gerekli değil. Üstelik uzunca bir süredir askerlerimizin koruma hizmetlerindeki varlığı sembolik denilecek düzeye inmişti. Bugünden sonra tarihin altın yapraklarındaki yerlerini alacaklar. Burada olan sadece TBMM Muhafız Taburunun görevi sona ermiştir. Onlar Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayındaki yerlerini alacaklar ve yeni görevler üstleneceklerdir. Taburumuzda siz ve sizden önce hizmet veren bütün vatan evlatlarına sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Bugüne kadar milletin kalbini korudunuz. Bugün nöbeti devrediyorsunuz. Hepinize sevgi ve şükranlarımı sunuyorum."

Konuşmanın ardından tabur flaması gönderden indirildi, iki asker eşliğinde getirildi. Çiçek, tabur flamasını ve şükran plaketini Tabur Komutanı Piyade Yarbay Mehmet Ali Şenkara'ya teslim etti.

Çiçek'in konuşmasının ardından tabur bölüğü, tören geçidi yaptı.

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS