"Muhalif gazeteciler el altında bir avukat bulundursun"

"Muhalif gazeteciler el altında bir avukat bulundursun"

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), geçen yıl dünyada en az 46 gazetecinin görevi başında öldürüldüğünü bildirdi. Başı çeken ülke ise Pakistan. Raporda Türkiye'de ise gazetecilere yasa yoluyla baskı uygulandığı belirtilerek, "muhalif gazetecilerin el altında bir avukat bulundurması gerektiği" söylendi.

Merkezi New York'ta bulunan CPJ, 2010'da öldürülen gazeteci sayısının 44 olduğunu hatırlatarak, Arap Baharı ile birlikte 2011'de riskli röportaj sırasında kaydedilen ölüm sayısının rekor artış gösterdiğini belirtti.

Geçen yıl Pakistan'da yedi, Irak'ta beş, Libya'da beş gazetecinin öldürüldüğünü bildiren CPJ, 17 gazetecinin tehlikeli olayları izlerken öldüğünü, bunların çoğunun askeri çatışmalar ve Arap dünyasını sarsan ayaklanmalarda
yetkililer ile protestocular arasındaki şiddet olayları sırasında meydana geldiğini kaydetti.

Kurbanların yüzde 40'ını foto muhabiri ve kameramanların oluşturduğunu ve bu oranın şimdiye kadar kaydedilen en yüksek oranın iki katı olduğunu belirten Amerikan sivil toplum kuruluşu, 2008'den önce çok ender görülen internet gazetecilerinin ölümünde de artış olduğunun altını çizdi.

Amerikan STK'sı 2011'de hayatını kaybeden 35 diğer gazetecinin ölümünün de işleriyle bağlantılı olup olmadığını araştırdığını bildirdi.

Türkiye'de yasa yoluyla baskı var

CPJ, Türkiye'de AB reformlarından vazgeçildiğini ve yasa yoluyla gazeteciler üzerinde baskı uygulandığını da raporunda vurguladı. CPJ'nin bir çok ülkedeki basın özgürlüğü ve basına karşı saldırıları irdeleyen raporunda, Türkiye'ye sert eleştiriler yöneltildi.

"Muhalif gazeteciler el altında bir avukat bulundursun"

Raporda, "Bugünün Türkiye'sinde muhalif gazetecinin el altında bir avukat bulundurması şart" görüşüne yer verildi ve "Basın, çatırdayan bir hukuk sisteminin ve her düzey politikacı ile resmi yetkilinin muhabirler ve muhalif yorumculara karşı silah olarak kullanmanın cazibesine karşı koyamadığı antika, muğlak bir mevzuatın gölgesinde çalışıyor" sözlerine yer verildi.

Türkiye'nin AB üyeliği için gerçekleştirmek istediği yasal ve anayasal reformlarda durağanlığa sürüklendiği vurgulanan raporda, "Doğu'ya doğru genişlemeye ilişkin endişelerden rahatsızlık duyan AB de 75 milyon Türk'ü bünyesine almaktan soğudu. Son seçimlerde kazandığı açık ara zaferle moral bulan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise Avrupalılardan, hükümetinin insan hakları alanındaki kusurlarına dair nutuk dinleyecek havada değil. AB üyeliği gündemi ve onunla birlikte yasal reformlar da oldukları yerde sayıyorlar" denildi.

Başbakan Erdoğan'ın yüzde 9'luk ekonomik büyüme yaşayan Türkiye'yi yönetmekte ustaca diplomatik manevralar yaptığı, böylelikle Arap Baharı ayaklanmalarından Türkiye'nin karlı çıktığı ve bölgedeki nüfuzunu artırdığı belirtilen raporda, ABD'nin Türkiye'nin insan hakları ve basın özgürlüğü sicilini sorgulamakta çekimser gözüktüğü de kaydedildi. Raporda, "Washington, NATO üyesi ve bölgedeki kritik bir ABD müttefiki olarak Türkiye'yi, İran, Irak, Suriye gibi komşularına kıyasla ilerici ve laik bir demokrasi, ifade özgürlüğü alanında bir model olarak tanımlamaktan memnun" görüşüne yer verildi.

CPJ Başkan Yardımcısı Robert Mahoney tarafından hazırlanan 6 sayfalık raporda, gazetecilerin anti terör, ulusal güvenlik gibi özel yasalara dayanılarak tutuklanıp hapse atıldığı, bunun da meslek içinde giderek yayılan bir korkuya ve oto sansüre yol açtığı belirtildi. Raporda Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları gerekçesiyle tutuklu bulunan gazetecilere de yer verildi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS