Erdoğan Netanyahu'ya seslendi: "Hesabını iyi yap"

Erdoğan Netanyahu'ya seslendi: "Hesabını iyi yap"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Netenyahu'ya sesleniyorum; şu anda 2008 yılında değiliz, 2012 yılındayız. Bilesin ki 2012'nin şartları 2008'in şatları gibi değildir. Hesabını iyi yap" dedi.

Erdoğan, Türk-Mısır İş Forumu'nda işadamlarına hitap etti.

Konuşmasının başında anlamlı bir buluşmada bir araya geldiklerini belirten Başbakan Erdoğan, Türkiye-Mısır İş Formu'nun önemli bir buluşma olduğunu, ilk defa bu boyut ve çapta bir buluşmanın gerçekleştiğine dikkati çekti.

Gerçekleştirilen Türkiye-Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nı tarihi bir toplantı olarak değerlendiren Erdoğan, toplantıda 27 anlaşmanın imzalandığını da söyledi.

"Keşke birlikte olabilseydik"


Gazze'ye bomba yağdırıldığını belirten ve Gazze'ye giden Mısır Başbakanı Hişam Kandil'i kutlayan Erdoğan, dün bir araya geldiği Kandil'e Gazze'yi sorduğunu dile getirerek, "Keşke birlikte olabilseydik, inşallah o da olur" dedi.

Mısır'da yapılan tüm anlaşmalara rağmen tarihinde olduğu gibi, bu ateşkes anlaşmasını da bozmak suretiyle Gazze'ye füzeler atan İsrail'in buna karşılık Gazze'den atılan roketleri bahane ettiğini ifade eden Erdoğan, İsrail'in 3 ölüsünü 300, 3 bin, 50 Filistinliyi ise 5 gösterdiğini söyledi.

"Hesabını iyi yap"

500-600 yaralıyı hiç saydığını, yerle yeksan edilen Gazze'yi görmezden geldiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu İsrail'in karakteristik yapısıdır, cibiliyetinde vardır. Her zaman bunu böyle yapmıştır. Aynını bize yapmadı mı? Uluslararası sularda Gazze'ye insani yardım taşıyan, 30'u aşkın ulustan insanın bulunduğu o gemiyi vurmadılar mı? 9 şehidimiz olmadı mı? Oldu. Sadece Furkan yavrumuzun vücudundan yakın mesafeden atılmış 5 mermi çıktı. Bu mermilerden bir tanesi, bizzat adli morg tespiti olarak gördüm, iki kaşının arasında sıkılmış bir mermiydi. Bunu yapan kim, İsrail. İsrail budur.

İsrail çocuklara acımaz, işte dün İsmail Haniye kardeşimizin kucağındaki yavruyu gördünüz. Onlar 9 aylık yavruları vuracak kadar acımasızdır. Cumhurbaşkanlarına malum Davos'ta da söylemiştim, 'siz çocukları öldürmeyi gayet iyi bilirsiniz, siz orantısız güç kullanamyı gayet iyi bilirsiniz. Çünkü sizde adalet diye bir şey yok, insaf diye bir şey yok. Siz zulmederek, ezerek yükselmeyi hep kendinize ideal edinmişsinizdir'.

Bunu periyodik olarak yapıyorlar. 2008 seçimleri öncesinde yaptılar. O zaman Gazze'de bin 500 şehit, 5 bin yaralı vardı. Şimdi yine seçim yaklaştı, seçim öncesi yine aynı provayı yapıyorlar. Fakat buradan Netenyahu'ya sesleniyorum, şu anda 2008 yılında değiliz, 2012 yılındayız. Bilesin ki 2012'in şartları 2008'in şartları gibi değildir. Hesabını iyi yap."

"Sizin sesiniz ne zaman çıkacak?"

Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e, "Gelin fazla vakit kaybetmeden süratle hemen şu ateşkesi ilan edelim, şu iş durdurulsun. Siz İsrail tarafını ikna edin, biz de Hamas'la görüşelim, Mısırlı kardeşlerimizle görüşelim. Bu işi bir an önce yoluna koyalım" dediğini hatırlattı.

Buna rağmen İsrail'in saldırılarının dün yine devam ettiğini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

"Eğer dürüstlerse, samimiyseler egemen güçlerin yapması gereken bir şey var. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nden bu noktada artık ben çok şey beklemiyorum. Dünyada adaleti ihdas için özellikle barışı sağlamak için kurulmuş bir BM Güvenlik Konseyi artık 5 liderin dudakları arasına sıkışmıştır. Oradan çıkacak ifadeler, çıkacak kararlardır tüm dünyayı ilgilendiren ama şu anda bu konuda atılmış bir adım ne yazık ki hala yok.

Sayın Obama'dan bunu istedik ama dün yine aynen İsrail'in bombalamaları devam ediyor. Söylenen ne, 'Hamas'a söyleyin roket atmayı durdursun'. Yahu İsrail canı bu kadar kıymetli de Gazze'de yaşayanların canı kıymetsiz mi? Biz adalet istiyoruz, biz diyoruz ki eş zamanlı olarak ateş durdurulsun. İstediğimiz bu, eş zamanlı ateş durdurulsun. İsrail durdurmayacak, Gazze durduracak.

Böyle bir adaletsizlik, böyle bir anlayış, böyle bir yaklaşım olabilir mi? İşte mesele, bunun karşısında dik durmak. Arap Ligi'ne de sesleniyorum; sizin sesiniz ne zaman çıkacak diyorum. Yani oturacağız, yemekleri yiyeceğiz, sohbetleri yapacağız, ondan sonra dağılacağız. Bunun ne anlamı var? Aynı şekilde İslam İşbirliği Teşkilatı'na sesleniyorum, siz ne yapıyorsunuz? Kendilerine bunları hep söylediğimiz için buradan söylüyorum. İlk defa burada söylemiyorum, onun için bu kurumların, kuruluşların reforme edilmesi şart. Bu iş böyle yürümez."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS