CHP: "Toplumsal uzlaşmayla düzenlenmeli"

CHP: "Toplumsal uzlaşmayla düzenlenmeli"

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran, kesintisiz eğitime son veren kanun teklifin görüşmelerinin ertelenmesi, sivil toplumda tartışılması ve ihtiyaçlar doğrultusunda toplumsal uzlaşmayla yeniden düzenlenmesini istedi.

Hamzaçebi, AK Parti Grup Başkanvekillerinin verdiği zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran, kesintisiz eğitime son veren kanun teklifine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

1997-1998 öğretim yılından bu yana, milli eğitim sisteminin en temel kazanımının, 8 yıllık zorunlu temel eğitim olduğunu ifade eden Hamzaçebi, bu projeyle 6-13 yaş grubunda okullaşma oranının 1998'den bu yana yüzde  85'ten yüzde 98'e yükseldiğini belirtti. Hamzaçebi, bu seviyenin son derece önemli olduğunu vurguladı.

AK Parti grup başkanvekillerinin getirdiği teklifin ise zorunlu temel eğitimi "4 4 4" formülüyle parçaladığını savunan Hamzaçebi, bu çerçevede ilk 4 yıllık zorunlu eğitimden sonraki ikinci 4 yıllık dönem için evde eğitim (açık öğretim) ile okula gitmemenin yolunun açıldığını belirtti. Hamzaçebi, bunun anlamının, 8 yıllık eğitimin ilk 4 yılının zorunlu, ikinci 4 yıllık dönemde ise okula gitmeden evde eğitimle okuldan mezun olunabileceği olduğunu kaydetti.

Hamzaçebi bu projenin, Türkiye şartlarında kız çocuklarının okula gitmemesiyle sonuçlanacağını ileri sürerek, AK Parti'nin 2003'te uyguladığı "Haydi Kızlar Okula" projesinin, bu teklifle "Haydi Kızlar Eve" projesine dönüştüğünü savundu.

Teklife yönelik eleştirilerini sıralayan Hamzaçebi, çıraklık yaşının 11'e indirilerek çocuk işçiliğinin önünün açıldığını, bunun da Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu anlattı.

Hamzaçebi, 8 yıllık zorunlu eğitimin diğer önemli bir kazanımının, çocuk yaştaki (16 yaş grubundaki) evlilikleri önlemesi olduğunu, AK Parti'nin teklifinin ise çocuk yaştaki evliliklerin önünü açtığını iddia etti. Hamzaçebi, "Bu 'çocuk gelinler' demektir. Sonuç, sosyal problemler yanında çocuğun eğitimden kopması ve okullaşma oranında düşüş olacaktır" dedi.

Türkiye'nin de tarafı olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesinin, çocukları anne ve babanın evladı olarak değil, bir insan ve çocuk olarak hakların öznesi kabul etttiğini vurgulayan Hamzaçebi, şunları kaydetti:

"Bu sözleşmeye göre çocuklar görüşlerini serbestçe ifade etme, kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınmasını isteme haklarına sahiptir. Teklif çocukların görüşlerini almamıştır. Bu nedenle çocukların görüşleri alınmalıdır. İlköğretimde evde eğitim (açıköğretim), çocuğun okuldan kopmasına neden olacak, onun sosyalleşmesini engelleyecek ve toplumdan dışlanmasına yol açacaktır. İkinci 4 yıllık dönemde farklı okul türleri olacağından çocuklar ikinci sınıftan itibaren dershaneye gitmek zorunda kalacaktır. Bu durum erken
yaşta bir sürü sınav demektir. Türkiye'de eğitimin en önemli sorunu fırsat eşitliğinin olmayışıdır. Teklif bu konuda herhangi bir iyileştirme getirmemektedir. Teklifte okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi konusunda hiçbir düzenleme bulunmamaktadır. Teklifin görüşmeleri ertelenmeli, sivil toplumda tartışılmalı ve ihtiyaçlar doğrultusunda toplumsal uzlaşmayla yeniden düzenlenmelidir."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS