Davutoğlu: "Herkes net tercihini ortaya koymalı"

Davutoğlu: "Herkes net tercihini ortaya koymalı"

CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Hande Fırat'ın sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, terörle mücadele konusunda olumlu bir psikolojik ortam bulunduğunu öne sürerek, "Aktörleri tek tek net tercihe zorlamak lazım. Sayın Leyla Zana'nın çizdiği çerçevede bir süreç mi işleyecek, yoksa teröristlerin ortaya koyduğu tercih mi işleyecek? Yanlış tercih ortaya koyanlar kaybetti" dedi.

CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Hande Fırat'ın konuğu olan Dışişleri Bakanı Abdullah  Davutoğlu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. PKK saldırılarından Kuzey Irak'la ilişkilere, Suriye'deki gelişmelerden AB ile ilişkilere kadar gündemdeki konuları değerlendiren Davutoğlu, İsrail ile ilişkilerde gelinen noktayı da anlattı. Kürt sorununda Leyla Zana'nın açıklamalarıyla gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve taraflara net mesajlar veren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, öte yandan Avrupa Birliği (AB) ile vizelerin kaldırılması için resmi sürecin de bugün başladığını açıkladı.

Dağlıca'da yaşanan olayın iki tarafı ortaya koyduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, tarafların aldığı tutumla orta olduklarını ifade ederek, bir tarafta Türkiye'nin bölgedeki gücünü ve içerdeki gelişmeleri dikkate alan Leyla Zana'nın açıklamaları doğrultusunda düşünenler, diğer tarafta da terörü tercih edenlerin olduğunu söyledi.

"İki taraf var: Leyla Zana gibi düşünenler, terörü tercih edenler, BDP tarafını ortaya koymalı"

"Türkiye'nin zaten ilkesel olarak hiçbir zaman yapmayacağı müzakereleri, terörü kullanarak yaptıracağını düşünenler büyük bir yanılgı içindedir" diyen Davutoğlu, sorunun çözümüne ilişkin siyasi tercihler değil benimsenen yöntemler bağlamında taraflarla biraraya gelebileceklerini söyledi. Davutoğlu, şunları söyledi:

"Karşı tarafı siyasi tercihler bağlamında değil de yöntem bağlamında görüyoruz. Leyla Zana gibi düşünenler, bu meselenin makul bir şekilde tartışılması gerektiğini düşünenler ile bir araya geliriz, aynı taraftayız. Ancak, bu işin hala şiddet dilini kullanılarak yapılacağını düşünenler karşı taraftadır. Bundan sonra izlenecek yol siyasi tercihle değil, yöntem tercihiyledir. Biz bunu bundan sonra böyle göreceğiz. Yöntem olarak şiddeti terörü ve toplumsal kutuplaşmayı tercih eden tarafla, bu safları son olay kesin olarak ortayaç ıkarmıştır. BDP'nin hangi tarafta yer alacağını ortaya koyacağı bir dönemden geçiyoruz.

Ortadoğu ve Avrupa'nın yeniden şekillendiğini dile getiren Davutoğlu, Türkiye'nin bu iki bölge arasında istikrarla yükselen bir ülke olduğuna dikkat çekerek, "Bu ülkenin vatandaşları her konuda eşit haklara sahiptir. Bu halk, öyle iki teröristin istediği şekilde birbirine düşecek bir geçmişten gelmiyor. Asırlara dayanan bir ortak geçmişten geliyor" dedi.

"Terör, Barzani'nin net tavır alması gereken bir konudur"

Mesut Barzani ile PKK'ya karşı işbirliği yapılması konusunda da bilgi veren Davutoğlu, "Biz Irak siyasetine yaklaşırken, bütün tarafları etnik ve mezhep kökenine bakmaksızın kardeş olarak görürüz ve birlikte çalışma yürütürüz. Kuzey Irak'la ilişki geliştirirken, söylendiği gibi Basra, Musul'a ilişkilerimiz zayıflamıyor. Terör, Kuzey Irak yönetiminin net tavır alması gereken bir konudur. Son dönemde bazı adımlar atma yönünde güçlü irade görüyoruz. Bizim irademiz Kuzey Irak topraklarının teröre bir sığınak halinde olmaması; bu konumdan çıkarılmasıdır. Bu konuda hem ABD; hem Irak hem de Kuzey Irak'la yoğun görüşmelerimiz var" diye konuştu.

"Yanımızda olanlar güçlenir, karşımızda olanlar tasfiye olur"

PKK ile Kuzey Irak yönetimi arasındaki ilişkiye dair de soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, "İstihbarat birimlerimiz arasında yakın çalışmalarımız var. Bu konuda PKK'nın Kuzey Irak'la ilişkisi eskisi kadar rahat yürütülemiyor. Kuzey Irak'ın terör sığınağı olmaktan çıkarılması konusunda güçlü bir irademiz var. Ayrıca Türkiye-Irak-ABD arasında Üçlü Mekanizma var, Kuzey Irak yönetimiyle de ikili çalışmalarımız var. Şu anda herkes bir tercih aşamasında ve tercihini ortaya koymak zorundadır. Yapılacak tercih de önümüzdeki on yılları belirleyecektir. Bizim yanımızda olanlar bölgede ve dünyada güçlenecek, karşımızda olanlarsa zayıflayacak ve tasfiye olacaktır."

"Herkes tek tek net tercihini ortaya koymak zorunda"

Şu anda terörle mücadele konusunda olumlu bir psikolojik ortam bulunduğunu öne süren Davutoğlu, "Aktörleri tek tek net tercihe  zorlamak lazım. Sayın Zana'nın çizdiği çerçevede bir süreç mi işleyecek, yoksa teröristlerin ortaya koyduğu tercih mi işleyecek? Türkiye söz konusu olduğunda yanlış tercih ortaya koyanlar kaybetti. Barzani de Türkiye ile beraber olduğunu son görüşmelerde ortaya koydu. Talabani, Irak Cumhurbaşkanı olarak her zaman muhatabımız oldu. Net tercihler derken, Türkiye'de siyasetin içinde yer alanlar için de aynı şey söz konusudur" diye konuştu.

"Suriye PKK'ya destek veriyor, PKK da kaostan yararlanıyor"

Son dönemde düzenlenen saldırıların emrini verdiği ileri sürülen PKK yöneticilerinden Fehman Hüseyin'e ilişkin yapılan yorumları ve Suriye'nin etkisini de değerlendiren Davutoğlu, şunları söyledi:

"Fehman Hüseyin, Suriye kökenli olmakla beraber 1990'lardan itibaren bu tür saldırıların arkasında olmuş bir isim. Bu yeni bir durum değil. Bütün terörist liderler gibi o da takındığı tutumun bedelini öder. Suriye konusuna gelince, yönetim kendi halkıyla barışçıl bir süreç yaşamaktansa, şiddeti tercih etti ve büyük bir kaos ortaya çıktı. Suriye'nin PKK'ya verdiği desteğin yanında bir de yarattığı kaos ortamının PKK'ya sağladığı olanaklar var. Suriye rejimi şimdi kendilerine destek veren herkesle işbirliği yapmaya çalışıyor. Bunu devlet organlarımızca yakından takip ediyoruz. Hem verilen desteği hem de PKK'nın yaratılan kaostan yararlanmasını yakından takip ediyoruz. Öte yandan, Şam'ı bile kontrol edemeyen bir yönetimin bu gibi konuları kullanarak, Türkiye'ye zarar vermesi mümkün değil, bunun olabileceğini düşünüyorsa bu mümkün değildir."

"Her türlü hazırlığımız var"

Türkiye'nin sınır güvenliğini sağlamak için her türlü hazırlığı bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, "Bunu derken ilkesel bir durumdan bahsediyorum. Türkiye hangi sınırını tehdit eden bir durum ortaya çıkarsa, bunun tedbirini alır. Türkiye bir tehditle karşı karşıya kaldığında uluslararası hukukun da verdiği yetkiyle gerekli tedbiri alır" dedi.

Fehman Hüseyin ve Murat Karayılan neden yakalanamıyor?

"Abdullah Öcalan bile yakalanmışken, Fehman Hüseyin'in neden yakalanamadığı" yönündeki soruya yanıt veren Ahmet Davutoğlu, şunları söyledi:

"Fark şu; Öcalan Şam'dayken bulunduğu yer belliydi, elimizdeki istihbarat bilgileriyle karşı tarafta muhatap bir devlet vardı. Fehman Hüseyin ve Murat Karayılan için nerede bulunduğuyla ilgili bir lokasyon bilgisi elimizde yok. Kandil bir dağ silsilesi ama bu konuda da hep mücadelemiz sürecek. Kimse bu konuda bedel ödemekten kaçınamaz, bu herkes tarafından bilinmeli. Bugün ya da yarın... Terörün yanında yer alanlar bedel ödeyecektir. Kim olursa olsun, nerede olursa olsun. Türkiye içinde demokratik süreci işletmekten yana olan ve konuşanlar kazanacaktır, bunun karşısında yer alan uluslararası aktörler de dahil kaybedecektir. Sayın Leyla Zana'nın konuşmaları üzerine ortaya çıkan olumlu durum, toplumun da buna hazır olduğunu gösteriyor. Bunu işletecekler gelecekte de kazançlı çıkacaktır. Kendi siyasi taleplerini de dile getirerek, ele alabilecekler. Bu bizim demokrasimizin doğal yansıması. Bütün bu ortam varsa, silaha hala başvuran ve terörü bir araç olarak kullananlara karşı mücadelemiz sürecektir. Türkiye Cumhuriyeti, bu konuda hem kapasite olarak güçlüdür hem de bin yıllık ortak geçmişiyle her şeyi konuşmaya hazır bir olgunluğa sahiptir."

Öcalan'a ev hapsi

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Abdullah Öcalan'a tecridin kaldırılması, ev hapsi de konuşulabilecek konulara dahil mi?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:

"Her şeyi konuşmak derken kastım, hukuk devleti ve kuralları içinde konuşmak.  Siyasal anlamda her talebin dile getirilmesi, tartışılabilmesi ve olabilecek taleplerin belli bir mutabakat ve demokratik süreç içinde hayata geçirilmesi. Hukuk devletini aşan talepler ortaya konulamaz. Sayın Bülent Arınç da bu konuda açıklama yaptı."

Oslo görüşmeleri: "Güvenliğimiz için ne gerekiyorsa yaparız"

PKK ile yürütülen Oslo sürecine ilişkin yapılan eleştiri ve yorumları da değerlendiren Davutoğlu, "Terörün durdurulması, mücadelenin kararlı bir şekilde neticeye ulaştırılması, toplumsal barışın sağlanması ve vatandaşların güvenlik ve esenliği için her türlü görüşmeyi yaparız. Türkiye, kendi güvenliği için elbette her tedbiri düşünür ve gerektiğinde uygulamaya koyar. Bu ne tür tedbir olursa olsun...."  diye konuştu.

"ABD yönetimi, Predatörler için ellerinden geleni yapıyor"

G-20 toplantısı kapsamında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Barack Obama ile görüşmesi öncesinde mevkidaşı Hillary Clinton ile bir görüşme yaptığını belirten Davutoğlu, şunları söyledi:

"ABD Dışişleri Bakanı sayın Hillary Clinton'la hazırlık ve çerçeveyi oluşturmak mahiyetinde bir görüşmem oldu. Bu çerçevede predatörler konusu da görüşüldü. Obama ile Başbakanımızın görüşmesinde ilkesel olarak üzerinde duruldu. Obama-Putin görüşmesi Suriye konusunda olduğu için detaylı olarak Suriye konuşuldu. Benim Clinton'la yaptığım görüşmede predatörler daha detaylı görüşüldü. Terörle mücadele konusunda desteği teyid ettiler; predatörlerle ilgili Kongre'deki süreçte ellerinden geleni yaptıklarını söylediler."

AB'ye vizesiz giriş için süreç başladı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu AB ile ilişkiler konusunda da "AB'ye vizesiz girş için resmi süreç başladı. Bu Gümrük Birliği ile birlikte atılması gereken bir adımdı, Schengen sürecinde atılması gereken bir adımdı hep geciktirildi. Kiminle konuşsak, 'biz engellemiyoruz' diyordu. Takvimlendirmede bundan sonra AB tarafı bize bir eylem planı getirecek ve takip edilecek yol haritasıyla ilgili bir plan getirecek. Biz bunun bir an önce getirilmesini istiyoruz. Eylem planı, bir vize muafiyetiyle uygulanma noktasına geldiğinde, biz de geri kabul anlaşmasını onaylayacağız" diye konuştu.

"İsrail'in açıklamaları önemli ama özür bekliyoruz"

İsrail ile ilişkiler konusuna dair soruları da yanıtlayan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İsrail Başbakan Yardımcısı Şaul Mofaz'ın "Türkiye süper güç haline geldi, artık geçmişi geride bırakıp geleceğe bakmalıyız" açıklamalarını değerlendirdi. Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin yanında olanlar kazanır, karşısında olanlar kaybeder. Bu, bundan sonra her alanda  böyledir. Bizim dostluğumuzun ilkesel bedelleri vardır. Bizimle dostluk kuranların vatandaşlarımıza ve en temel hakkı olan yaşam hakkına saygı göstermesini bekleriz. Bunun belli şartları var. Bu saygı çizgisi, Mavi Marmara tarafından aşılmıştır. Bu kendilerine defaetle söylenmiştir. Bu saygının gösterilmesini bekleriz. Açıklamalar sadece Türkiye'nin artan gücünün fark edildiğini ortaya koyuyor. Bunu olumlu bir açıklama olarak değerlendiririz. Dünyanın her tarafından fark edilen bu konunun onlar tarafından fark edilmesi önemlidir. Ancak, ne talep ettiğimiz bellidir. Bu gerçekleştiğinde atacağımı adımı herkes biliyor."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS