Mehmet Ağar'ın Komisyona yanıtı: "İşkence, sert sorgu yöntemiydi"

Mehmet Ağar'ın Komisyona yanıtı: "İşkence, sert sorgu yöntemiydi"

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, "Susurluk davası" hükümlüsü Mehmet Ağar'ı, Yenipazar K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda dinledi. Faili meçhul cinayetler ile ilişkilendirilen "Bin operasyon yaptık" sözlerinin de sahibi olan Ağar, kayıp silahlarla ilgili soruya, "Mücadele için bu gerekiyordu" yanıtı verdi. Ağar işkence için de "Sert sorgu yöntemleriydi onlar" dedi.

28 Şubat Alt Komisyonu Başkanı AK Parti Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel başkanlığındaki 7 milletvekilinden oluşan komisyon üyeleri, Mehmet Ağar'la cezaevinde yaklaşık 4 saat görüştü.

Yaşar Karayel, cezaevi önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, Mehmet Ağar'dan özellikle ''28 Şubat süreci''ni dinleyeceklerini söyledi. Karayel, ''Komisyon üyesi arkadaşlarımızla Sayın Ağar'ı dinlemeye geldik. Burada arkadaşlarım o dönemle ilgili olarak sorular soracaklar'' dedi.

Gazetecilerin görüşmede Ağar'a hangi soruların yöneltileceğine ilişkin sorusuna Karayel, ''Bildiğiniz şeyler. Özellikle 28 Şubat döneminde Türkiye'nin yaşamış olduğu o travmalar ve döneme ait kendisinin şahitlikleri nelerse onları soracağız'' cevabını verdi.

28 Şubat Alt Komisyonu Başkanı AK Parti Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel başkanlığında cezaevine gelen komisyon üyelerinden AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, cezaevinden ilk ayrılan komisyon üyesi oldu.

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu Üyesi Selçuk Özdağ, darbe ve muhtıralara ilişkin bilgisine başvurdukları "Susurluk davası" hükümlüsü Mehmet Ağar'dan, 1960'tan 1971 kadar ve buradan 1980'e uzanan yılları tarihi bir serencam içinde dinlediklerini söyledi.

Özdağ, cezaevi çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, Mehmet Ağar'ı çok moralli bulduğunu ifade ederek, "Mehmet Ağar'dan 1960'tan 1971 kadar ve buradan 1980'e uzanan yılları tarihi bir serencam içinde dinledik.

"Darbenin kötü bir durum" olduğunu belirten Ağar'ın, "Siyasi istikrarın çok önemli olduğunu, siyasetin güçlü olması gerektiğini ve siyasetin güçlü olması durumunda, başkalarının darbe yapmaya zemin bulamayacaklarını" dile getirdiğine değinen Özdağ, gazetecilerin Ağar'a hangi soruların yöneltildiğine ilişkin sorusu üzerine, şunları söyledi:

"28 Şubat'la ilgili ben kendisine Uğur Mumcu'nun ölümünden sonra Güldal Mumcu'yla bir görüşmesinde 'bir tuğla çekersem altından çok şeyler çıkar' ifadesini kullanıp kullanmadığını sordum. 'Ben bu ifadeyi kullanmadım. Güldal Mumcu benim sınıf arkadaşımdır, hiçbir zaman 'ben bu olayların altından bir tuğla çekersek bütün duvar yıkılır ve altında çok kişi kalır' ifadesini kullanmadım' dedi ve 'bu konuyu birkaç defa tekzip etmeme rağmen hala bu konuyla suçlanıyorum' ifadesini kullandı."

Turgut Özal'a suikast girişimi

Özdağ, Mehmet Ağar'a, kendisinin ayrıca 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın kardeşi Korkut Özal'ın, "Turgut Özal'a düzenlenen suikast girişimiyle ilgili bütün planları Mehmet Ağar'ın bildiği ve bunları sakladığı" yönündeki iddialarını sorduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Ağar, 'Ben Özal'a çok büyük saygı duyuyorum. Türk siyasi hayatının çok önemli isimlerinden biriydi. Ben geldiğim bütün makamlara onun sayesinde geldim. Bildiğim bir şey olsaydı söylerdim. İstihbaratçı olarak önemli olayları aydınlatma iştiyakımız (arzumuz) vardır. Bunları aydınlatmak noktasında gereğini yapardım. Kartal Demirağ ile ilgili söyleyeceklerim; bir dış bağlantısının olduğunu sanmıyorum. Belki psikolojik olarak bu işi yapmış olabileceğini düşünüyorum' diye yanıtladı."

Görüşmenin tamamlanmasının ardından Yaşar Karayel, cezaevinden çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada, Ağar'a komisyon üyelerince "28 Şubat süreci" başta olmak üzere devlet kademelerinde görev aldığı dönemlere ilişkin sorular yöneltildiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Kendi dönemiyle ilgili ailesi de biliyorsunuz geçmişten bugüne hep devlette görev yapmış insanlardı. 1960 ihtilali, 1971 muhtırası, 1980 darbesi, 28 Şubat ve 27 Nisan'la ilgili bütün arkadaşlarımızın soruları oldu. Bu sorulara içtenlikle cevaplar verdi. Özellikle 28 Şubat döneminde kendi döneminden 1996'ya kadar ki dönemde İçişleri Bakanlığı'ndan ayrılmasına kadar ki kısmı arkadaşlarımız sordu. Özellikle 'Refahyol' hükümetinin düşürülmesiyle ilgili konularda arkadaşlarımız sordu. 27 Nisan'da cumhurbaşkanı seçimlerine hangi noktalarda girmediler, niye girmediler, girmeme gerekçeleri neydi arkadaşlarımız onları da sordu. Kendisi bu konularla ilgili cevaplarını verdi."

"Bizim için tatminkar bir görüşme oldu"

Mehmet Ağar'ın, "Devlet adamı anlayışı içerisinde yapmış olduğu hizmetler döneminde kimseye herhangi bir kusur izafe etmeden doğru bildiklerini komisyon üyeleriyle paylaştığını" dile getiren Karayel, "Bütün kamuoyunun bildiği, bilmesini istediği bütün soruları sorduk, o da cevapladı. Hepsini kayıtlara geçirdik" dedi.

Karayel, bir gazetecinin, "Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın Libya gezisi sonrası istifasıyla ilgili sorularınız oldu mu?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:

"Sorduk, özellikle Dışişleri Bakanlığı istihbaratlarından gelen bilgiler olduğunu, o bilgileri Sayın Erbakan ile paylaştığını, gitmemesi gerektiğini Bakanlar Kurulu'nda anlattığını, daha sonra da bir kararname hazırlandığını, bu kararnameyle ilgili basın mensupları sorular sorunca 'haberim yok, ben öyle bir kararname imzalamadım' değini, daha sonra Libya'ya gittiğini ve sonrasında da kendisinin haklı olduğunu söyledi."

"Sizin için olumlu bir görüşme miydi?" sorusunu Karayel, "Olumlu bir görüşmeydi. Şu ana kadar 200'e yakın Türkiye'nin geçmiş dönemlerine hizmet etmiş, şahit olmuş, şahitliğinde nelerin yaşandığıyla ilgili insanlarla konuştuk. Sayın Ağar'ı da bu noktada dinlemiş olduk. Bizim için tatminkar bir görüşmeydi. Kendisine 'geçmiş olsun' diyoruz. İnşallah kısa zamanda hürriyetine kavuşur. Kendisi iyi ve sağlıklı" diye yanıtladı.

"Kamuoyunun bilmediği bir şey anlatmadı"

Komisyon üyesi CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş ise Ağar'ın, kamuoyunun bilmediği bir şeyi anlatmadığını ifade ederek, şunları söyledi:

"Sizin bilmediğiniz hiçbir şeyi söylemedi. İsrail'den alınan ve kaybolan silahları sorduk, 'mücadele için bu gerekiyordu' dedi. 'Silahların kaydı yok' dedim, 'evet, bunların kaydı olmaz' dedi. Derin devletin ne olduğunu sordum, 'derin devlet, Musul ve Kerkük'ten başka toprak kaybetmemektir' dedi. Bundan ne anlıyorsanız anlıyorsunuz. Bir de işkenceleri sorduk, 'sert sorgu yöntemleriydi onlar' dedi. Sert sorgu yöntemlerinden ne anlamak gerekiyorsa bunu anlamak lazım."

Toptaş, gazetecilerin, görüşmeyi verimli bulmamasına karşın içerde uzun süre kalmalarını hatırlatması üzerine ise "Uzun şeyler anlattı ama hep bilinen şeyleri anlattı. Biz de anlatmasına fırsat verdik. Bir insan uzunca bir süre cezaevinde kalınca anlatma ihtiyacı duyuyor. Doğal karşılamak lazım. Beklediğim hiçbir şey alamadım. Sayın Ağar'dan ben zaten bir şey öğreneceğimizi beklemiyordum" dedi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS