Yeni Osmanlıcı mı?

Yeni Osmanlıcı mı?

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "100 yıl sonra kimse ile savaşmadan, düşman ilan etmeden Saraybosna'yı Şam'a, Bingazi'yi Erzurum'a bağlayacağız" dedi.

Ak Parti Bursa Teşkilat İçi Eğitim Programına Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç ile katılan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bursa'ya övgüler yağdırdı.


Bursa siyasetinde başarılı olmayanların Türkiye siyasetinde de başarılı olamayacağını söyleyen Davutoğlu, "Bursa nasıl bu geri çekilme döneminde bir sığınak olmuşsa şimdi nasıl, Avrupa başkenti ve dünyaya açılan bir merkez olduysa Türkiye'de geri çekilme döneminin travmasını atlatarak ulu çınarın dibine su verme dönemini yaşıyor. Onu sulayacak olanlar bilim adamları, işadamlarıdır. Son 10 yıldır yapılmak istenen bu. Ben bu dönemi restorasyon olarak görüyorum. Camiler türbeler nasıl restore edilmesi gerekiyorsa devletlerinde milletlerinde belli dönemlerde kendine çeki düzen vermesi gerekli. biz uzun yıllar boyunca böyle bir silkelenişin özlemini duyduk. On yıllar boyunca bu engellenmeye çalışıldı" dedi.


Dış politikada mekan ve zamanı tekrar tanımladıklarını söyleyen Davutoğlu, "Bu coğrafyanın temel özelliği çok boyutlu olması. Biz bir Avrupa, Asya devletiyiz, Akdeniz devletiyiz, Karadeniz ülkesiyiz, Afrika, Balkan devletiyiz, Kafkasya, Orta Asya, Mezopatamya, Orta doğu devletiyiz. Bu unların hangisi kopartılırsa bizde bir eksiklik meydana gelir o medeniyetlerde de bir eksiklik olur" dedi.


"Ya mazlumun ya da zalimin yanında olacaksın"


Muhalefetin, 'politikada maceralara yer yok' dediğini kaydeden Davutoğlu, "Bekle gör politikasıyla, zamanla ne olacağını görelim ondan sonra kendimize yer ediniriz' diyorlar. Tarihte bir kez özne olan millet her zaman özne olur. Hiçbir zaman bu milleti nesne haline getiremezler. Ana muhalefet partisi de Suriye Ulusal Konseyi temsilcileriyle görüştü. Görüşmenin ardından CHP açıklama yaptı. 'Biz ne rejimin yanındayız ne muhalefetin. Biz ne zalimi ne de mazlumun yanındayız'. Üçüncü bir taraf yok ya mazlumun ya da zalimin yanında olacaksın" dedi.


Ortadoğu'da her hangi bir meselenin özellikle Filistin'in Türkiye olmadan tartışılamayacağını belirten Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Filistinli kardeşlerimizle birlikte devlet olarak tanınması için tek tek ikna eden Türkiye idi. Türkiye'nin olmadığı bir barış süreç söz konusu olamaz. Bizi nesneleştirmek isteyenlere karşı bu millet her zaman özneydi özne olmaya devam edecek. Bursa nasıl bir ulu bir çınarsa bizim devletimizde ulu bir çınar olmak zorunda mazlumun yanındı olmak zorunda. Derdiniz varsa Anadolu'daki kardeşleriniz çözer. Artık 10 yıl önceki başkalarından yardım isteyen bir Türkiye yok. Kendimizi yeni bir düzenlemeden restorasyondan geçirmek istiyoruz" diye konuştu.


Türkiye'deki restorasyonun üç aşamada yapıldığına dikkat çeken Davutoğlu, bunun il aşamasının demokrasinin güçlendirilmesi olduğunu söyledi.


"Bursa ve Diyarbakır ebedi olarak kardeştir"


Milletin ideallerini yansıtan bir dış politika beslediklerini anlatan Davutoğlu, "Millet iradesinin verdiği güçten daha büyük bir güç olamaz. Yurtdışında başımız dik hareket ediyorsak bu milletimizin verdiği güçtür. En ufak bir oy düşmesi olsaydı bu değişirdi. Bazıları için yüzde 20, 30, 40 başarı olabilir ama bizim için daima büyümektir. Bizim yapacağımız o kadar çok şey var ki millet iradesini her an hissetmeliyiz. Bursa da, Türkiye'de sürekli yükselen bir trend için de olmasaydık dış politikada da bu kadar iddialı olamazdık. Bu milleti bölmek isteyenler karşı bu milletin ulu çınar altında toplanmasını temin edecek yeni bir aidiyet sürecini başlatılmalı. Bizim için Bursa neyse Diyarbakır'da odur. Bursa'Daki Ulucami neyse Diyarbakır'daki de odur. Bursa ve Diyarbakır ebedi olarak kardeştir ve ebedi olarak kardeş kalacak. Bu sefer koparamayacaklar. Biz birleştireceğiz onlar bu ülkenin iddialarını küçülmek isteyecekler biz inadına bu topraklarda yaşayan herkesi komşu coğrafyalarla birleştireceğiz" dedi.


İkinci restorasyonun ekonomide yapıldığını dile getiren Davutoğlu, "Başınızı dik tutacak bir refah seviyesinde değilseniz konuşamazsınız. Somali'ye 300 milyon dolar gönderildi. Bu millete hamiyet duygu devam ediyor. Bu milletin hamiyet duygusunu devam ettirecek parası var. Dünyanın her tarafına yetişebilecek eli olan kolu olan bir Türkiye ortaya çıktı" dedi.


"60 yıldır ezilen halk izzet aramak için çıktı"


Üçüncü ayağın aktif bir dış politika olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Demokrasi ve güçlü bir ekonomi olmadan aktif bir dış politika uygulayamazsınız. Bizim milletimiz aç kalabilir ama onursuz kalamaz. Başbakanımızın Davos'taki 'One minute' çıkışı o yüzden tüm mazlumların işaret fişeği oldu. Herkes onur ve izzeti arıyor. Arap sokağına çıkan gençleri aradığı nedir diye sorarsanız izzet izzet. 60 yıldır ezilen halk izzet aramak için çıktı.


Afrika ile ticaretin dört, beş misli arttığını belirten Davutoğlu, Ak Parti'nin dış politasının gönülden gönüle konuşma olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Bizim kaderimiz bütün medeniyetlerle ya bütünleşeceğiz ya da Allah muhafaza iç gerilimlerle tüm bu coğrafyalarla çatışma içinde olacağız. 2012 yılından beri büyük değişimler yaşanıyor. 2013 kalıcı hükümetlerin dönemi olacak. Kuzey Afrika'da, Mısır'da, Libya'da, Tunus'ta geçici hükümetleri destekledik. Kalıcı hükümetleri de destekleyeceğiz. Bütün dünyaya çağrıda bulunduk. Ortadoğu'da barış isteyenler Kuzey Afrika'daki yeni demokrasilere destek vermeli. Halkın gönlündeki en derin yere sahip olan Türkiye oralarında kökleşmesi ve güçlenmesi için her türlü desteği verecek. 10 sene önce bu ülkenin Başbakanı depremden sonra Ankara'dan İzmit'e gelememişti" şeklinde konuştu.


"Artık hattı diplomasi yoktur sathı diplomasi vardır. Satıh da bütün dünyadır"


Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da 100 yıl sonra kimse ile savaşmadan, düşman ilan etmeden açılan parantezi yeniden kapatacaklarını aktaran Davutoğlu, "100 yıl önce Yemen ile Üsküp aynı ülkenin parçasıydı. Ya da Erzurum'la Bingazi. Bunu dediğimizde bize Yeni Osmanlıcı diyorlar. Bütün Avrupa'yı birleştirenler yeni Roma'cı olmuyor da, Ortadoğu'yu birleştirenler Yeni Osmanlıcı oluyor" dedi. Suriye'deki olayları 10 ay önceden gördüklerini ve uyarılarda bulunduklarını söyleyen Davutoğlu, "Niye Suriyeli mültecilere kapılarınızı açtınız' diyorlar. Kapınıza gelene kapıyı kapatmak bizim kültürümüzde yok. Bizde Tanrı misafirini geri çeviremezsiniz. İlk mülteciler geldiğinde kampa gittim. Yaşlı bir kadına' neden buradasın diye sordum'. 'Namusumu kurtarmak için geldim' dedi. Namusunu kurtarmak için gelen bir hanıma ne halin varsa gör benim kapım kapalı diye bilir misiniz? Ama bunu dememizi istediler. İki oğlu şehit olan kadına kapımız kapalı diyebilir misiniz? Asırlar boyu mazlumların yananda olmuş bu milletin devletine mazluma kapıları kapamak yakışmaz"dedi.


Alevi -Sünni, Türk- Kürt, Sünni- Şii, Arap- Türk, Müslüman- Hıristiyan çatışması çıkarmak istendiğini söyleyen Davutoğlu şunları söyledi: "İnşallah başarılı olamazlar. Bu coğrafyada yeniden bölgesel bir düzen getirmek bizim boynumuzun borcu. Hükümet olarak böyle bir politikaya izin vermeyeceğiz. Bunun için gecemizi gündüzümüze katarak çalışacağız. Artık hattı diplomasi yoktur sathı diplomasi vardır. Sathı da bütün dünyadır. 24 saat yetmiyorsa 25' inci saatin bulacağız. 7 gün yetmiyorsa da 8' inci günü bulacağız.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS