Bakandan Emek eylemi açıklaması: İllegal örgütler vardı"

Bakandan Emek eylemi açıklaması: İllegal örgütler vardı"

İçişleri Bakanı Muammer Güler, Emek Sineması eylemine polisin sert müdahalesini incelettirdiğini söyleyerek, "Sanatçıların aralarına illegal örgütler karıştı" dedi.

Emek Sineması eyleminde polisin göstericilere yönelik sert müdahalesi Çağlayan Adliyesi önünde protesto edildi. Sinema Yazarları Derneği ve İstanbul Mimarlar Odası üyeleri, Kültür Bakanı'nı istifaya çağırdı. Hükümet kanadından açıklama ise İçişleri Bakanı Muammer Güler'den geldi. Güler, Emek Sineması önündeki gösterilerde, polisin orantısız güç kullanıp kullanmadığını incelettirdiğini bildirdi. Güler, protestoya illegal örgütlerin karıştığı iddiasında bulundu.

Beyoğlu'nda, Emek Sineması'nda yürütülen çalışmaları protesto eden gruba yönelik polis müdahalesi Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplanan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyeleri tarafından yapılan açıklamayla protesto edildi.

Adliye önünde toplanan grup, "Bu daha başlangıç, mücadele devam edecek" ve "Emek bizim, İstanbul bizim" sloganları attı.SİYAD Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamayı okuyan Senem Aytaç, "Kültür Bakanı'nı istifaya çağırıyoruz" ifadesini kullandı

Aytaç, İstanbul Film Festivali'nin yapıldığı bir zamanda ve konuk sinema sanatçıları, film eleştirmenleri ve yabancı medya temsilcilerinin bulunduğu bir ortamda, yüzlerce sinemaseverin ve İstiklal Caddesi'nedeki binlerce insanın hayati tehlikeyle karşı karşıya bırakıldığını belirtti. Açıklamada söz alan İstanbul Mimarlar Odası temsilcisi Mücella Yapıcı da, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerini, Emek Sineması'nın yıkımını ön gören projeyi durdurmaya ve sinemanın yeniden onarılarak kendilerine iade edilmesine istedi. Dün çıkan olaylarda gözaltına alınan Sinemacı Berke Göl de, Emek Sineması'nın yıkılmaması için yapılan barışçıl bir eylemin, polisin anlamsız bir şekilde feci bir müdahalesiyle dağıldığının herkes tarafından görüldüğünü belirterek, Türkiye'nin geldiği noktanın bu olmaması gerektiğini söyledi.

Bu arada meydana gelen olaylara ilişkin dün polisler tarafından gözaltına alınan ve bir süre sonra serbest bırakılan 6 kişi, avukatlarıyla birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ifade vermek için adliyeye geldi.

"Emek yoksa ben de yokum" dedi ve bıraktı

''Emek yoksa ben de yokum'' diyen sinema yazarı Atilla Dorsay, dün köşesinden okuyucularına veda etti. Sabah Gazetesindeki köşesini bırakan Dorsay, tarihi Emek Sineması'na dair kırgınlığını, okuyucularına yazdığı mektupta paylaştı.

Dorsay, mektubunda, şunları yazdı:

"Deneyimim var, bilirim: yazdığınız gazeteden ayrılmak, sevgiliden ayrılmaktan daha zordur!.. Aslında talihli bir gazeteci sayılmalıyım. Ayrılık kararı hep benden geldi, hiç kovulmadım. Ama işte, buradan da ayrılıyorum. Bunun temel nedenini biliyorsunuz: 'Emek Yoksa Ben De Yokum' başlıklı yazımı hatırlarsınız. Bu sinemanın hem kendisi önemliydi, hem de temsil ettiği kültürel altyapı, tarihsel birikim ve yaşam biçimi. Bugün artık Emek yok. Onun gerçek ve de simgesel önemini anlatamadık. Hiçbir girişimi değiştiremedik, hiçbir şeyi kurtaramadık. Benim için artık ne sözün, ne de yazının önemi kaldı. Bu belki, artık sessiz kalmanın çığlık atmaktan daha önem kazandığı bir durumdu. Ve bırakmak kaçınılmaz oldu. Bunca yıldır hep beni koruyup gözeten, uygar ilişkiler kurduğum tüm geçmiş ve bugünkü Sabah patronlarına, yöneticilere, yazar ve gazeteci dostlara, çalışanlara ve emekçilere gönül dolusu teşekkürler. Ayni biçimde, okur denen o büyük okyanusa da.. Yine bir yerlerde, en azından kitaplarda filan buluşmak umuduyla..."

İçişleri Bakanı incelettiriyor

İçişleri Bakanı Muammer Güler de Emek Sineması önündeki protestoya polisin müdahalesine ilişkin inceleme yaptırdığını söyledi. Güler, inceleme sonunda polisin orantısız güç kullanıp kullanmadığının tespit edileceğini bildirdi.

"Protestoya illegal örgütler karıştı"

İçişleri Bakanı Güler, "Emek Sineması ile ilgili protestolarda polisin orantısız güç kullandığını düşünüyor musunuz?" sorusuna üzerine şunları söyledi:

"Emek Sineması'nın önündeki gösterilerde maalesef sanatçıların arasına illegal örgütlerin, polisle daha önce çeşitli defalar olaylar çıkartan insanların karıştığını gördük. Bir çok sanatçımız bunun farkına vardı, birbirlerine mesaj göndererek oradan ayrıldılar. Bizim sanat ve sanatçıya sonsuz saygımız var. Emek Sineması önünde defalarda protesto eylemleri, basın açıklamaları yapıldı, polisin hiçbir müdahalesi olmadı. Ama bir önceki protestoda Emek Sineması'nın binası işgal edildi, inşaata girildi, orası özel bir mülkiyettir. Polisin mal emniyetini korumak gibi bir sorumluluğu vardır. Son protestoda da polise taş atılmak, bina işgal edilmek, demirler kırılmak istendi, polisimiz buna engel olmak istedi. Yoksa polisin sanatçılara yönelik herhangi bir kastı ve davranışı olamaz. Buna rağmen inceletiyorum olayı. Ben sanatçılarımızın da bu tip protestolarda aralarında illegal unsurların, olay çıkarmak, provokasyon yaratmak için bu tip olayları bahane ederek bu tip platformları kullanarak eylem yapmak isteyenlere de fırsat vermemelerini kendilerinden özellikle istirham ediyorum. Bunu sayın Kültür Bakanımız ile sanatçılarla da görüştüm. Elbette üzüntü verici bir olaydır ama polisimizi bu tip olaylarda orantısız güç kullanmaması konusunda devamlı kendilerini uyarıyor ve eğitimler veriyoruz. Ama o günkü olayda sanatçıların arasında bulunan, kendilerini yakından tanıdığımız, daha önceki olaylardan bildiğimiz kişiler, o topluluğu maalesef kullanmak suretiyle provokatif eylemlerde bulunmak istediler. Binanın işgal edilmesi, kapının demirlerinin kırılması, polisin taşlanması bunlar sanatçıların yapacağı eylemler değildir. Sanatçıların da bunları fark ettiğini biliyoruz."

Bir gazetecinin, "Orantısızlık var mıydı?" sorusuna Güler, "Önce bir eyleme bakalım. Protestoda orantısızlık var mı yok mu önce onu tartışalım. Eylemde polisin taşlanması, binanın işgal edilesi, özel mülkiyete girilmesi varsa bu yasalsa bunu tartışalım. Buna asla izin vermemiz mümkün değildir. Orantısız güç olup olmadığın da  incelettiriyorum. Bir özel mülke zorla girilmek istenmesi, polisin taşlanması, kapı demirlerinin kırılması, bina içinde pankartlar açılması asla bizim göz yumacağımız bir olay değildir. Hiçbir şekilde buna müsaade etmemiz mümkün değildir. Demokratik sınırlar içindeki her türlü protestolara biz şimdiye kadar kendilerini ifade etme çerçevesinde yaklaşıyoruz, herhangi bir müdahalemiz olmuyor, şimdiye kadar da olmamıştır. Ama aralarında bu tür provokatifler varsa onlar da lütfen bunlara dikkat etsinler. Kendilerinden ricam budur" diye cevap verdi.

Güler, Emek Sineması ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ilgilendiğini belirterek, "Zaten sinema da yapılıyor. Mahkeme kararı da var bu konuda. Özel bir mülkiyet. Buna rağmen sinema yapılıyor orada. Bunun ötesinde idare ve polis olarak yapacağımız bir şey yok" dedi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS