"Yarının Rekabetçi Sektörleri" Uludağ'da konuşuldu

"Yarının Rekabetçi Sektörleri" Uludağ'da konuşuldu

Capital ve Ekonomist dergileri tarafından düzenlenen, CNN TÜRK'ün medya sponsoru olduğu Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin Intel ve Cisco sponsorluğunda gerçekleştirilen "Yarının Rekabetçi Sektörleri" oturumunda moderatörlüğü THY Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su İlker Aycı üstlendi.

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker, HepsiBurada Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan Boyner, Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, Sabancı Holding Perakende ve Sigorta Grup Başkanı Haluk Dinçer, Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın'ın konuşmacı olarak katıldığı panelde gelecek yıllarda ortaya çıkacak fırsatlar, riskler ve öne çıkacak sektörler ele alındı.

Zaman zaman keyifli anların yaşandığı panelde, şirketlerin rekabetçiliğe ve yaşamaya devam etmesi için dikkat edilmesi gereken konular konuşuldu.

Oturumun moderatörü İlker Aycı, Yatırım Ajansı Başkanlığı döneminde gittiği ülkelerden aklında kalan konulardan bahsetti. Lider ve çok hızlı büyüyen şirketlerin Ar-Ge bütçelerini sorduğunu ve o şirketlerin turnover'leri içerisinde yüzde 50-60 gibi rakamlardan bahsedildiğini aktaran Aycı, lider şirketlerin Ar-Ge bütçelerini büyütmelerinin ve Ar-Ge'ye bakış açılarının gelişmesinin öneminden bahsetti.

Doğan Gazetecilik Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan Boyner, "Bugün bu panele özellikle Hepsiburada.com'un başkanı olarak katılmak istedim. Çünkü bugün sabah panellerinde yerleşik şirketlerin dijital devrime nasıl ayak uydurulacağı konuşuldu. Oysa hepsiburada.com zaten bu dijital dönüşümünü yapmış, bu çağa uyum sağlamış bir şirket. Biz Hepsiburada.com'u yerleşik şirketlerdeki bürokrasi gibi dinamiklerden etkilenmemesi için Doğan Grubu'nun diğer şirketlerinden bağımsız bir yapı içinde büyütmeyi tercih ettik. Başarılı da olduk" diye konuştu.

Hanzade Doğan Boyner, Türkiye'den dünya çapında bir teknoloji devi çıkmasının yolunun bazı temel taşların yerine konulmasından geçtiğini söyledi.

Hanzade Doğan Boyner, 'Türkiye'den dünya çapında bir şirket çıkar mı' sorusuna, "Çıkar, çıkmaz demek çok kötü olur. Ancak bu noktada hiç sevmediğim halde bir 'ama' cümlesi kurmak istiyorum. Dünya çapında bir teknoloji devi çıkarabiliriz, ama bunun için Türkiye'de bazı taşların yerine konulması lazım. Nedir bu taşlar, toplumda doğru değerlerin oturtulmasıdır, şeffaflıktır, güvendir, doğruyu ödüllendirmedir, kötüyü cezalandırmadır, hukukun üstünlüğüdür, kapsayıcılıktır, birliktir, bütünlüktür. İşte bütün bu temel taşların oluşturulması için politika yapıcılar, iş dünyası, sivil toplum örgütleri ile tüm kesimlerin uzun vadeli yaklaşımlarla çaba göstermesi gerekiyor" şeklinde cevap verdi.

Türkiye'de son dönemde Ar-Ge inovasyonun desteklenmesi için çok doğru politikalar uygulanmaya başladığını kaydeden Hanzade Doğan Boyner, şöyle devam etti:

"Zaman zaman üniversitelerdeki etkinliklerde gençlerle konuştuğumda çoğu, 'Benim tanıdığım yok, benim torpilim yok bana destek verirler mi' diye soruyor. Bu Türkiye'nin önündeki en büyük engellerden biri... Biz bütün bu gençlere şu güveni vermeliyiz; 'Bu ülkede haklının hakkı yenmez, kanunlar işler'. İşte bu düzeni kurduğumuz zaman, bu güveni verdiğimiz zaman tabii ki teknoloji devi de çıkar bu ülkeden. Bu ortamı oluşturduktan sonra bir diğer önemli konu da kaybetmekten ve başarısızlıktan korkmamak... 1000 tane proje desteklenecek, bunun da 2 tanesi tutacak başka da yolu yok."

Şirketlerin de tıpkı hayat gibi bir 'S' eğrisinden oluştuklarını kaydeden Hanzade Doğan Boyner,  "Kurulurlar, büyürler, dururlar ve sonra düşerler. Kalıcı olmak için bu 'S'nin doğru yerinde şirketi yeniden yapılandırmak gerekir. Biz geçen yıl hepsiburada.com için bunu yaptık. Şirket belli bir büyüklüğe geldikten sonra yeni kurallar getirdik. Örneğin toplantılarımızda herkes mutlaka bir sorununu dile getirmek, bununla ilgili çözüm yollarını konuşmak zorunda. 10-20 sayfalık sunumlar yapmıyoruz. Herkese kendini eleştirme kuralı getirdik. Çünkü kendini eleştirmeyen başarılı olamaz" dedi.

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker, yurtdışındaki satın alma işlemlerinden, Holding büyümesiyle değişen yönetim anlayışından ve yeni yol haritalarını anlattı.

Ali Ülker, 4 milyar dolarlık bir pazara hitap ettiklerini, globalleşirken aynı zamanda yerelleşmek üzerine kurulu bir iş modeli benimsediklerini belirtti.

Büyüme stratejileriyle ilgili de bilgi veren Ülker, "United Biscuit gibi sansasyonel bir alım kapıda yok. Farklı coğrafyalarda marka arıyoruz. Üretim tesisi arıyoruz. Ufak bir ekibimiz de şu anda Çin'de. Belki oradan ufak bir fabrika katılacak. Ama manşete girecek büyüklükte bir satın alma zannedersem beklemiyoruz. Ama hayat ne getirir onu da bilemiyoruz" diye ekledi.

Şirketlerin sahipliğinin değişmesinin şirketin çok daha uzun süre yaşamasına yol açtığının altını çizen Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, "Yani yıkıp yapmak yerine, yükseldiği ve sizin boyutlarınızı açtığı zaman exit yapabilmeli, o şirketten çıkmayı becerebilmelisiniz. Şirketten çıkmayı becerdiğiniz zaman, şirkete yeni gelen, para yatıran kişi, mutlaka o parayı yatırdığı için sizden daha iyi yönetmeye muktedir bir kişidir. Ve yönetecektir. En azından sizden bir 10 sene daha iyi yönetecektir" dedi.

Rekabetçi gördüğü sektörlerle ilgili düşüncelerini de paylaşan Akın, motorlu araba yerine elektrikli araba yapılabileceğini belirtti. Akın, "Motorlu arabayla bizim dünyayla aramızdaki teknoloji farkı 100 yıl. Biz eğer yüzde 100'ünü yerli yapmak istersek 100 yıl sonra motor yapmaya başlayacağız. Ama elektrikli arabada bizim dünyayla aramızdaki fark, bir yıl veya iki yıl olacak. Çok büyük bir fark yok. Dolayısıyla elektrikli arabayı yerli olarak yapabiliriz" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin doğal rekabet gücüne sahip olduğu sektörlerin çok az olduğunu belirterek sözlerine başlayan Sabancı Holding Perakende ve Sigorta Grup Başkanı Haluk Dinçer, işgücünün pahalı olmasıyla Uzak Doğu'nun öne çıktığını söyledi.

Türkiye'de enerjinin ve emtianın olmadığını, sermayenin de pahalı olduğunu vurgulayan Dinçer, "Birkaç tane sektör var ki son dönemde çok ciddi yatırımlar yapıldı. Mesela Türkiye'de 200 tane üniversite var. Dolayısıyla Türkiye'de eğitim sektörü bir patlama yapabilir. Sağlık turizmi son dönemde çok konuşuluyor. Burada çok önemli bir potansiyel olduğunu düşünüyorum" dedi.

Dinçer, bu sektörlere ek olarak tarım ve turizmde de potansiyeli olduğunun altını çizdi.

Konuya iletişim hizmetleri sektöründeki rekabetin yaratıcılarından biri olduklarını belirterek başlayan Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, bu alandaki güçlerini nasıl arttırdıklarını anlattı.

Gelecekle ilgili planlarından da bahseden Terzioğlu, "Önümüzdeki dönemde, benim en önemli hedeflerimden bir tanesi Turkcell olarak Türkiye'nin bir numaralı küçük ekran televizyon operatörü haline gelmek. Büyük ekran televizyon yayıncılığını küçük ekranlara çekmek istiyoruz. Bu platformlarda sadece eğlence değil eğitim, sağlık, her türlü hizmet içeriğini sağlamak için çalışıyoruz" diye konuştu.

Panelde bir sunum gerçekleştiren Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, güçlü ve zayıf yönleri iyi değerlendirmenin önemine dikkat çekti. Aydın, "Güçlü bir rekabete sahibiz. İyi bir insan kaynağına sahibiz. Sektörde, bunları hepimiz görüyoruz biliyoruz. Bunlar bizim güçlü yanlarımız" ifadelerini kullandı.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS