Dünyanın Erdoğan'a bakışı

12 senedir girdiği hiçbir seçimi kaybetmedi. Türkiye'nin 12.Cumhurbaşkanı seçildi. Peki bu 12 sene içerisinde Recep Tayyip Erdoğan dünyada nasıl görüldü? (Hazırlayan: CNN Türk Dış Haber Merkezi)



Recep Tayyip Erdoğan, 2002'de lideri olduğu AKP ekonomik kriz sonrası iktidara geldiğinde dünya basınında "Türkiye'de Yeni Dönem" başlıkları atıldı.

Recep Tayyip Erdoğan onların deyişiyle "Ilımlı İslamcı" partisini zafere taşımıştı.

Türkiye'nin Avrupa Birliği arzusunu hayata geçirmek amacıyla Avrupa başkentlerine döndü. İlk günler Türkiye'nin NATO gibi batı eksenindeki yükümlülüklerine bağlılığının altını çizmekle geçti.

Erdoğan'ı dış politikada ilk kriz 2003 ''Irak Savaşı'' ile buldu.

TBMM, Türkiye topraklarının Amerikan işgalinde kullanılmasının önünü açmayınca AKP iktidarında Türk-Amerikan ilişkilerindeki ilk pürüz yaşandı.

1 Mart Tezkeresi'nin reddiyle Erdoğan kamuoyunun istemediği Irak Savaşı'na destek vermeyen lider olarak nitelendi. Bu onun Arap sokağındaki ilk başarısıydı.

2004 Aralık ayında Türkiye'nin Avrupa Birliği serüveninde somut adım geldi. Katılım müzakereleri için tarih verildi.

Müzakereler uzun, ucu da açık olacaktı. Erdoğan özel koşul dayatılmasın dedi. Bu Ankara Brüksel hattında Almanya-Fransa ve daha sonra üye olacak olan Kıbrıs sebebiyle yıllarca sorun olacaktı.

Yıllar sonra Erdoğan "Masadan kalkan biz olmayız ama oyalamasınlar Şangay Beşlisi'ne girelim" diyerek kızgınlığını dile getirecekti.

Erdoğan liberallerden destek gören bir lider olarak niteleniyordu. Bunda en büyük pay askere yönelik hamlelerinin ülkenin üzerinden 1982 Darbe Anayasası yükünü kaldırabilecek bir fırsat olarak görülmesiydi.

Erdoğan ülke ekonomisini düze çıkaran bir liderdi. BBC'ye göre kötü bir ekonomi devralan AKP iktidarıyla piyasalara güven geri geldi.

Faiz oranları düşmeye ekonomi de büyümeye başladı. Türk lirasından altı sıfırı atıldı. Bu Erdoğan'ın Türk lirasına itibarını geri kazandırma çabası olarak geçti uluslararası basında kayıtlara.

Askeri vesayeti bitirme hamleleri dünya basınının gözünü bir kez daha Türkiye'ye dikti. Ergenekon soruşturması onlardan biriydi.

Ekonomi ve siyasette kazanılan puanlar AKP'yi 2007'de yeniden iktidara taşıdığında Newyork Times'ın yorumu dikkat çekiciydi. Sonuç İslamcı bir gündemi zorlayan partinin cezalandırılacağını düşünen laik devletin yerleşik enstrümanlarına indirilen bir darbeydi.

Batıyı şaşırtan ama Ortadoğu'yu coşturan vaka 2009'da yaşandı. Davos'ta Dünya Ekonomik Forumu'nda Erdoğan'ın İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e yaptığı ''one minute'' çıkışı manşetlere oturdu.

Erdoğan çevirisi bile günlerce tartışılan ''Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz" sözleriyle Arap dünyasında kahraman, batıdaysa Türkiye'nin eksenini kaydıran lider oldu.

2010 yılında 9 Türk'ün hayatını kaybettiği Mavi Marmara Baskını sonrası İsrail'le diplomatik ilişkiler dibi gördü.

Obama'nın, Netanyahu'ya telefonuyla normalleşme için umut görünse de İsrail'in Gazze saldırılarıyla ilişkiler düzelemedi.

Ama ekonomik ve ticari ilişkiler sürdürüldü.

Aynı yıl Türkiye İran'ın nükleer programı konusunda yürütülen diplomaside öne çıktı. Brezilya ile birlikte Batı ve Tahran arasındaki anlaşmada arabulucu oldu.

Hatta İran'a imza attırıldı Tahran Deklarasyonu ile. Ama Batı özellikle de Amerika "İran anlaşma yapılana kadar stoğunu artırdı" diyerek deklarasyonu bir kenara itti.

Parlamentoda çoğunluğu azalmış olsa da 2011'de Erdoğan ile AKP üçüncü zaferini kazandı.

Hem Kürt açılımıyla hem de sonradan o alandaki geri adımlarıyla konuşuluyordu.

O yıl Erdoğan için proaktif dış politikada kritik bir dönemin başlangıcıydı. Arap isyanları sıfır sorun politikasıyla öne çıkan Türkiye'yi hazırlıksız yakaladı.

En büyük gürültü o politikanın ayaklarından biri olan Suriye'de koptu. Cumhurbaşkanı Esad'la iç savaştan önceki fotoğrafları eşliğinde Erdoğan dünya basınında eleştirildi.

Türkiye Arap dünyasında halkların tepkisi yanında yer aldı. Mübarek'in devrildiği Mısır'da da. Coşkuyla karşılandığı Kahire'deki ziyaretinde laliklik vurgusu yaptı.

Müslüman Kardeşler kökenli Mursi iktidarda bir yılını doldurmadan darbeyle devrilince olayların sembol meydanı olanı Rabia'yı simgeleyen bu işaretle Erdoğan tavrını belli etti.

2013 yazında dünya Türkiye'yi bu görüntülerle izledi. Gezi olaylarındaki sert polis müdahalesi dünyada bir şok etkisi yarattı. Avrupa Birliği'nden ve Amerika'dan sert eleştiriler geldi. Erdoğan dış güçleri suçladı. Avrupa'dan polis müdahalesi örnekleri verdi.

Cemaat hükümet gerilimi ile başlayan tape gündemi dünya basınını da sarstı. Bir dönemki müttefiki ile Erdoğan neden kanlı bıçaklı olmuştu.

Hemen her gün Gülen- hükümet kriziyle ilgili bir haber çıkıyor, Uluslararası basın Türkiye'deki bu "paralel krizi" anlamaya çalışıyordu.

Yolsuzluk operasyonu geldi. Konu, İran bağlantısı da olunca tüm dünyanın ilgisini çekti.

17 Aralık'la birlikte yolsuzluk soruşturması Erdoğan'a kadar yaklaştı manşetleri atıldı. 30 Mart'ta genel seçim havasında geçen yerel seçimle uluslararası basında da dikkatle takip edildi.

AKP'nin zaferi sonrası Pensilvanya göndermesinin anlamını dünya da öğrendi. Erdoğan'a göre paralel yapı iddialarının dünya medyası ayağı vardı. Miting meydanlarından uluslararası basına yüklendi.

Cumhurbaşkanlığı seçimine giden süreci dünya yakından izledi.

İlk kez halkın Cumhurbaşkanını belirleyeceği bu seçimde en küçüğünden en büyüğüne İstanbul'u ve Türkiye'yi ilgilendiren projelerde başı çeken Erdoğan'ın adaylığı siyasi kariyerinde tepe noktası olarak görüldü.

Ve seçilmesi halinde bu yıllardır egemen olduğu partisinin artık kendi yağıyla kavrulması demekti.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS