Atatürk ile ilgili az bilinenler

Bu 10 Kasım'da Atatürk'ü az bilinen yönleriyle anıyoruz.



"Ata" lafını sevmezdi

''Atatürk'' hitabını ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmıştır. Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştır. Fakat kendisine ''Ata'' diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

En sevdiği yemek

Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayatı boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama canı istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.

En büyük hayali dünya turuna çıkmaktı

Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

Başucu kitabı ''Çalıkuşu''ydu

Atatürk'ün binlerce kitabı vardı. Ama bunların arasında bir tanesini hayatı boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin'in ünlü ''Çalıkuşu'' romanını hep yanında taşır, her gün rastgele bir yerinden açar birkaç sayfa okurdu.
Kabul salonundaki at yavrusu

Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. ''Foks'' adını verdiği köpeği Gazi'nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tay ve annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.

Tam bir salon adamı

En sevdiği dans valsti. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu. Klasik Batı müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

Gömleklerinin tümü beyazdı

Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre'de özel olarak dikilirken sonra yerli malı kullanma kampanyasına öncülük edebilmek için Beyoğlu'nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı. Takım elbiselerine çok özenliydi

Takım elbiselerine çok özenliydi

Takım elbiselerinin tasarımlarını kendisi yapardı.

Ölçüleri

Atatürk'ün boyu 1.74 idi. Hayatının son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46'ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.

Rumeli Şivesi

Atatürk özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.

Hazin Bir Hikâye

Hayatında bir dönem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal'in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanım'ın mezarının nerede olduğu bilinmiyor.

Cumhurbaşkanlığı'ndan sıkılıyordu

Hayatının çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.

Papa'nın temsilcisine elbise

Kıyafet kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa çıkmaları yasaklanınca Monsenyör Roncalli'ye kendi terzisi Kemal Milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.

Kendisi tıraş olmazdı

Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi. Yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanın üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahve ve sigarasını içerdi. Bir diğer özelliği de asla kendi kendine tıraş olamamasıydı.

Düzen takıntısı vardı

Evinde, çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.

Hoşgörülü lider

Köylünün birinin gazete kâğıdına sardığı tütünü içmeye çalışırken eli yanmış ''alsın bunu kendisi içsin'' diyerek Atatürk'e küfretmişti. Adam mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra, ''Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin!'' dedi.

Sigara pazarlığı

Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr. Fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş; Atatürk, ''sekiz'' demişti. Doktor bunu günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülerek cevap vermiş, ''Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım.'' demişti.

Bu nasıl halkçılık?

Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. Kondüktörün milletvekillerinden bilet parası almamasına şaşırmış, nedenini sormuştu. Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey sinirlenmiş, ''Ne de güzel halkçılık ama...'' demişti.

Laiklik adam olmaktır!

İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak üyeye cevap vermişti: ''Adam olmak demektir hocam, adam olmak!''

Yabancı dile merakı

Askeri Lise'de öğrenmeye başladığı Fransızca'yı sonraki yıllarda geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de eklerdi. Atatürk'ün yabancı dil bilgisi Fransızca'yla sınırlı kalmadı ve İngilizcesi'ni de fazlasıyla ilerletti.

Fasulyesine Poker

Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı. Oyun sonunda kazandıklarını iade ederdi.

Kan görmeye dayanamazdı

Cephelerde düşmanla göğüs göğüse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

Kulakları duyan tek kişi

Fransız tarihçisi Herriot Ankara'ya geldiğinde Gazi'nin kulaklarının duyuyor olmasına çok şaşırmış ve anılarında bunu espirili bir dille anlatmıştı: ''Türkiye Cumhuriyeti'nden bir tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar.''

Bilardo ve yüzme

Atatürk, sportmen bir kişiliğe sahipti. Her gün ata biner, yüzmeye gider ve bilardo oynardı.

En Başarılı Ders

Eğitim hayatı boyunca Atatürk'ün en başarılı olduğu ders matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayatı boyunca sürdü.

Köşkteki güvercinlik

Atatürk kuşları çok severdi. Çankaya Köşkü'nde özel bir bakıcının ilgilendiği özel bir güvercinliği vardı.

Son Yılbaşı Gecesi

1937'yi 1938'e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ile baş başa geçirdi. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
 
LG
MD
SM
XS