"Gül'ün açıklamaları bir hesaplaşmanın olacağını gösteriyor"

"Gül'ün açıklamaları bir hesaplaşmanın olacağını gösteriyor"

"Gül'ün açıklamaları bir hesaplaşmanın olacağını gösteriyor"

Abdullah Gül'ün veda resepsiyonunda verdiği mesajları CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç da yorumladı. Koç, "Herhalde kimse Sayın Gül'ün İstanbul'a yerleşip Boğaz'dan geçen gemileri seyretmesini beklemiyor. Açıklamalar bir hesaplaşmanın olacağını gösteriyor" dedi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Haluk Koç Lice'de yaşanan heykel gerginliğini de yorumladı.

Haluk Koç, "Akıllı bir devlet bu süreci böyle mi yönetir? İstihbaratınız neredeydi?" diye sordu.

Koç, Selahattin Demirtaş'a da çağrı yaptı, "Birlikte yaşayacağız, birlikte demokratikleşeceğiz. Herkesi sağduyuya davet ediyorum" dedi.

Haluk Koç'un açıklamaları için tıklayın...

"Alman İstihbaratı" iddiaları

Alman İstihbaratı'nın Türkiye'yi takibe aldığı iddiaları CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç'un da gündemindeydi. Koç, "Her konuda esip gürleyen Başbakan neden bu konuda sesini çıkarmamaktadır? Alman İstihbaratı da paralelcilerin eline mi geçti?" diye sordu, "Türkiye de rehin edilmiştir" dedi.

Doğa Rutkay ile Kerimcan Kamal evleniyor

"Ortaklaşa hareket edilerek Anayasa ihlali yapılmaktadır"

Türkiye'de tüm kurumların cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kesin sonuçlarının açıklanmasından itibaren ağır bir suç işlediğini savunan Koç, "Anayasamıza göre tüm kurum ve kuruluşlar ve kişiler YSK kararlarına uymak zorundalar. Başkanalık ve Remsi Gazete maalesef bu işin üzerine yatar bir fotoğrafın içine girdi. Anayasa gereği olan emri yerine getirmiyor, getirmemekte de direniyor. Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürü Sayın Mustafa Özyar, nedense izne çıkıyor bu süre içerisinde veya izne çıkma talimatı alıyor. Yerine vekalet eden kişi, yardımcısı görevini yerine getirmiyor. Türkiye, cuma akşamından itibaren buharlaşmış bir ülke konumundadır. Tüm kurumlarıyla Türkiye siyaseten tarif edilemeyen bir ülke konumuna düşmüştür. Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık görevlerinin gereklerini yerine getirmez durumdadırlar şu anda. Ortaklaşa hareket ederek anayasa ihlali yapmaktadırlar. Ağır bir suç işlemektedirler" şeklinde konuştu.
 
"Sayın Çiçek de Anayasa'yı ihlal suçuna ortaklık etme durumundadır"

Haluk Koç, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanlığı makamı, artık kendi yol arkadaşlarının kendisine karşı hazırladığı resen emekliliğe sevk tuzağının duygusal tepkisi içerisinde. Cumhurbaşkanlığı makamının yansıması bu. Sayın eşleri ile beraber bu duygusal tepkilerini medyada izliyorsunuz, konuşmaları, açıklamaları biliyorsunuz. İçlerinden geçen tepkileri yansıtır vaziyetteler. Şu aşamada görevi nedir cumhurbaşkanının, Sayın Gül'ün hala? Boşalmış olan başbakanlığa atama yapması, gerekli bir nokta. Yapmıyor. Yapamıyor veya yaptırılmıyor.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Hayrünnisa Gül: "Asıl intifadayı ben başlatacağım!"

28 Ağustos'a kadar bekleyeceği görülüyor. Cumhurbaşkanı anayasada öngörülen yetkilerini ve görevlerini tarif eden hükümleri alenen çiğniyor. Hukuk deyimiyle söyleyelim, anayasayı ihlal suçu işliyor. TBMM Başkanı Sayın Çiçek, görevini yerine getirmemekten doğan eleştirilerimiz karşısında zaman zaman tepki gösterdiği bize yansıyor ama üzülerek belirtiyorum Sayın Çiçek de anayasayı ihlal suçuna ortaklık etme durumundadır. Cuma akşamında itibaren seçilen cumhurbaşkanının meclis üyeliğinin bittiğini ilan etmek zorundaydı. O da anayasayı ihlal suçuna bu bildirimi yapmamakla ortaklık etmektedir."
 
"Bu kanunsuz süreç..."

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Erdoğan'ın başbakan sıfatıyla kongreye katılacak olmasını eleştiren Koç, "Başbakanlık YSK kararını yayınlatmamaktadır, suça ortaklık etmektedir. Bu kanunsuzluğa eğer bir telkin, emir varsa uyanların da yasal sorumlulukları ortadadır. Bir çift söz de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na Seçilen cumhurbaşkanının YSK'nın resmi sonucu ilan etmesiyle seçilenin siyasi parti üyeliğinin bittiğinin belirtilmesi gerekir. 27 Ağustos'ta gelecek hafta yapılacak AKP Kongresi'ne  AKP Genel Başkanı sıfatıyla katılacak Erdoğan'ın bu sıfatla oraya yön vermesi, kurultayı açması ve idari ve siyasi tasarrufta bulunması yasal çerçeve içerisinde mümkün gözükmemektedir. Devlet, tüm kurumlarıyla tek kişinin siyasi hesapları üzerine buharlaştırılmış, sanallaştırılmış durumda. Hukuk işletilmiyor. Anayasa devlet kurumları ve organları eliyle ihlal ediliyor. En ağır hukuk suçu işleniyor. Tek bir kişi tüm anayasa ve hukuk sistemini 'Ben böyle istiyorum kardeşim, git bak işine' tarzındaki değerlendirmelerle çiğniyor. Bütün bunları topladığınızda 17 ve 25 Aralık süreçleriyle beraber şimdi yaşatılan bu kanunsuz süreç  eninde sonunda sorumluluklarını yargı önüne mutlaka taşıyacaktır" dedi.
 
Haluk Koç, "Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarıyla bağlı olarak resen görev yapması gereken tüm anayasal kurumlar, başta Cumhurbaşkanlığı makamı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü olmak üzere kanunsuz emir ve talimat yoluyla görevlerini yapamaz hale getirilmişlerdir. Felç edilmişlerdir. Toplumun hukuki anlamda hukuki karşılama noktasında nihai kurumlardan birisi haline gelen Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluyla talepte bulunma aşamasına gelinmiştir. Bu konudaki çalışmalar sürüyor" ifadelerini kullandı.
 
"Hangi bilgilerin şantajı altındasınız?"

Türkiye'nin Almanya'yı dinlediği iddialarına yönelik hükümete eleştirilerde bulunan Koç, şunları kaydetti:

"Bunları biz Alman medyasından öğreniyoruz. Uluslararası medyada dile getirildikten sonra Türkiye'ye yansımalarını görüyoruz. Türkiye'de böyle bir haber yapma hakkı var mı? Maalesef yok. Dışişleri Bakanı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan neden bu konuda hiçbir şey söylemiyorlar? Dışişleri Bakanı'nın durumu kurtarmak adına söylediği bir iki cümleyi açıklama olarak kabul etmiyoruz. Neden konuşmuyorsunuz? Sen değil miydin Mısır için ortalığı ayağa kaldıran? Sen değil miydin Suriye'nin Irak'ın iç işlerine karışan? Sen değil miydin Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan bir iç toplantının dinleme kayıtlarının Süleyman Şah Türbesi'ne tezgahlanan Türkiye kaynaklı saldırının Türkiye'nin Suriye'ye saldırması için bahane yaratılma olayı gibi bu ortaya çıktığında ortalığı birbirine katan siz değil miydiniz? Benim mahremime girilmiş, ailemle konuşmalar dinlenmiş diye ortalığı birbirine katan sen değil miydin? Niye sesin çıkmıyor? Bütün yaptıklarınız uluslararası istihbaratın bilgisi dahilinde. Kayıtlarda demek ki. O zaman siz sadece IŞİD'in rehinesi değilsiniz siz uluslararası rehinesiniz. Alman istihbaratı da paralelcilerin eline mi geçti? Konuşsanıza. Hangi bilgilerin şantajı altındasınız? Sadece sizi değil, Türkiye'yi de o şantajın o rehineliğin içine soktunuz"