Sanattan san_art'a yolculuk!

Şanlıurfa’da yaşayan ressam Vahap Aydoğan sanata farklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Klasik materyaller yerine kendisinin belirlediği araçları tercih eden Aydoğan, sürrealist çalışmaları ile ön plana çıkıyor. Sanatın duvarlarının ve sınırlarının olmadığının altını çizen sıra dışı ressamın yeni hedefi ise kendi dijital sergisini açmak.



İşte Vahap Aydoğan’ın kendi ağzından sanata dair yolculuğu…
Bu denli ağır evrensel ve sosyal bir konuyu [sanatı] kelimelere dökmeyi hiç düşünmemiştim.
İnsanın bir zamanlar yaşamış olduğu duyguyu, kendisinde canlandıktan sonra aynı duyguyu başkalarında hissetmesi tam da sanatın tanımıdır...
Bir duygu alışverişi gibi. Sanatın çok yönlülüğünü hayal gücünün diğer alanlara da etki ettiği şüphesiz bir gerçektir..
Bu düşünceyle hareket etmiş olursak kendimden yola çıkarsam formal eğitim öğretim sürecince resim öğretmenimin olmayışı resim sanatıyla, sanatın kendisiyle geç tanışmama neden olmuştur... Bu yüzden resim sanatıyla ilgili daha natürel çalışmalarım oldu. Ama bu konuda ışık olacak bir zeminim maalesef olmadı.
Benim şimdiki resim sanatına bakış açım hep farklıydı. Tek düze bir resim çizme tarzım olmadı. Küçük yaşlarda bile hep varlıkların ait olduğu mekânların dışında çizimlerim oldu. Aslında resim tarz olarak Sürrealist resimlerdi. Fakat bunun bir sanat akımı olduğunu sonradan öğrendim. Lise yıllarımda da sanata ilgim vardı. Yaptığım resimler daha da olgunlaşmıştı ama maalesef orda da sanata dair hiçbir faaliyet yoktu. Resim dersi yine yoktu... Çok ağır matematik dersleri vardı.
Akademik olarak okulda derslerde hep başarısız bir öğrenci oldum. Matematik o kadar ağır gelmişti ki lise son sınıfta sınıfta kaldım. Bir yıl sonra bütünleme sınavına girerken matematik sınavında yazılı sınav esnasında geometri sorularının [üçgen kare daire] içine sınav esnasında resim yaptım. Hocam daha fazla zorlamaya gerek olmadığını hatta olmayacağını resim ile ilgili bir alana yönelmemi, güzel sanatlar fakültelerinin sınavlarına girmemi istedi....
Aynı yıl Atatürk üniversitesi güzel sanatlar fakültesini iyi bir dereceyle kazandım...ilk defa akademik anlamda resim ve sanatsal çalışmaları burada yapmaya başladım ve ilk resim sergimi açmış oldum..
Küçük yaşlarda yaptığım resim çalışmalarım gitgide olgunlaşmış ve daha kapsamlı resim yapmaya başlamıştım... Sürrealist resimleri sanatçıları daha iyi tanımama vesile oldu. En çok İspanyol ressam
JOAN MİRO’dan etkilendim ve onun sanatına olan ilgim halen de devam etmektedir. Çalışmalarıyla bana ışık tutan Joan MİRO’ nun sanat anlayışını İspanyadan kadim Anadolu ve Mezopotamya nın sanatıyla sentez oluşturmak bana büyük bir güç veriyordu. Genel anlamda evrensel çizgilerle yerel çizgileri birleştirip bir sentez oluşturdum.
RESİMLERİMDE
Kullandığım tarza gelince hep aykırı ve farklı çalışmalar yaptım. Tarzımı farklı kılan şey sanatın duvarlarının ve sınırlarının olmayışıdır.
Yaptığım resimlerde bir projeksiyon gibi olanı değil düşünceleri modern çizgilerle ifade etmeyi seçtim.
Özellikle gerçek materyalleri resimle birleştirmeye çalıştım... Çukurova’da çalışan mevsimlik işçilerin pamuk çuvallarını
. Yan tarafımdaki inşaatta çalışan çocuk işçilerin paslanmış eğrilmiş çivilerini
. Bir eskicinin sattığı kullanılmış eşyalar demir parçacıkları
. Bir annenin başına bağladığı oyalı yazmayı

.Bir emek işçisinin kullandığı halatlar iplerini

Tablolarımda somut bir şekilde yapıştırarak kullandım. Hayata dair gerçeğe dair var olan değerleri tablolarımla buluşturdum.

 Kullanılmış çuval, ipler, çiviler, oyalı yazmalar, toplumun gerçek kesitleri değerleriydi. Bundan dolayı duyguyu bir tabloda yaşatmak bu kadar somut ve içten olamazdı. İnsanların tablolara bakınca kendinden izler bulmaları, geçmiş yaşantılarına yâda şimdiki yaşantılarından izler yakalamaları benimde gerçek hayattan beslenmemi sağlıyordu. Tablolarda Bir annenin oyalı yazma görmesi, bir mevsimlik işçinin pamuk çuvalını görmesi, bir inşaat emekçisinin kırık çiviler görmesi kendilerini bu sanat tarzına resimlerime yakın hissetmelerini sağlıyordu.
SÜRREALİST resimlerde bilinç bilinçaltı ve insanın gerçek hayatla içsel dünyasına bir bakış, bir yolculuk yapma olanağı sunduğumu düşünüyorum. Tamda bu noktada yaptığım eserlerin daha çok kişiye ulaşması için sosyal medyadan @san_artt hesaplarını açtım kısa süre içinde on binlere ulaşma şansı yakaladım.
Sanatı dijital alanda insanların her gün bir sergiyi ziyaret eder gibi izleme eleştirel bakma şanslarına sahip olduğunu düşünüyorum... Sanatı dört duvar arasında değil dijital alanda sergiyi milyonlara ulaştırabilecek bir alanın olacağını düşünüyorum. İleride sergimi de bu düşüncelerle dijital ortamda sosyal medyadan açmayı hedefliyorum.
Sürrealist resimleri ile ön planda olan Vahap Aydoğan, çalışmalarını takip etmek isteyenler için "@san_artt " hesabından paylaşımlarını yapmaya devam ediyor.
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS