2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu

  1. Kültür Sanat
  2. Kitap
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu

2017'de yayımlanan en iyi 50 romanı; editörler, eleştirmenler ve yazarlardan oluşan idefix jürisi belirledi. Jüri, edebiyatın numaralandırılıp sıralanamayacağını düşünse de bu yılın öne çıkan romanları şu şekilde listelendi:



Jürinin notu
51 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
"Söz konusu liste, bu yıl içinde basılan binlerce roman arasından hangilerinin öne çıktığını (hakkında en çok konuştuğumuz/tartıştığımız romanları kapsayan bir ifade olarak “öne çıkan”) göstermek için hazırlandı. Edebiyatın içinde nefes alan bir ekip olarak, edebiyatın numaralanıp sıralanamayacağını, dışarda kalanın içeridekinden pek çok açıdan “daha iyi” olabileceğini; içeride olanın bile hakkaniyetle değerlendirilemeyeceğini ve hatta belki de, dışarıda kalan o bir tanecik romanın gelecek yüzyıllara damgasını vuracak yegane yapıt olma olasılığını barındırdığının farkındayız elbette. Amacımız, aslında bu yıla dair bir bellek oluşturma çabası... Şu anda bilgilerimiz taze olduğu için kolaylıkla toparlayabiliyoruz kafamızda. Ama aradan birkaç yıl geçtikten sonra, "o yıl hangi romanlar dikkatimizi çekmişti"nin cevabını kolaylıkla vermek mümkün olmuyor; edebiyat dünyasına ne kadar yakın olursak olalım... 2012 yılında hangi romanlardan söz etmiştik örneğin, neler heyecan yaratmıştı? Benzer bir soruyu birkaç yıl sonra 2017 için sorduğumuzda, işte bu listeye kısaca bir göz atmak bile, en azından genel bir çerçeve çizmemize imkân tanıyacaktır diye düşünüyoruz."
7 Korku
50 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Yedi Korku, dokuz ay boyunca sadece üç gün uyuyabilen bir roman. Delilik ile uzlaşma, savaş ile barış, yaşayanlarla ölüler, evlilik ile yalnızlık dilemmalarını tutuyor içinde. Bosna Savaşı’nın ardından insanların bölünmüşlüğü üzerine yoğunlaşan, gerçeküstü ögelerle harmanlamış büyük bir roman bu. Salgın bir hastalık gibi hızla yayılan ve insanları esir alan korkular. Karanlığa, savaşın tamtamlarına bulaşan histerik körlüğümüz. Slav mitleri ile Pegasus. Balkanların, sıra dışı yazarı Selvedin Avdić’in kaleminden dökülen bu başyapıtla yıkım dolu bir dünyaya başımızı önümüze eğerek giriyoruz.
Süreyya
49 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Nil Sakman, uzun bir yaşamı geride bırakmış sıradışı bir kadının hakikat savaşına çağırıyor bizi Süreyya’da: Çocukluğundan beri yakasını bırakmayan uyumsuzluğun, yurtsuzluğun ve utanç duygusunun arkasına bakmaya çalışıyor Süreyya Hanım; en derine, iç’in de içine... Bu tüketen kavganın külleri arasında yolları yollara, sebepleri sonuçlara eklerken, “kendine kavuşamayacak olmanın” sızısıyla yorgun düşen nice huzursuza da göz kırpıyor.
Çocuk dediğin tatlı, sevimli bir hayvan Süreyya. Eğitilmesi, insan gibi yaşamayı öğrenmesi için önce sevilmesi, sonra da utanması gerek. Sevgiyi devamlı kılması, hak etmesi. Medeniyet utanç üzerine kurulu Süreyya. Derin, sarsıcı bir utanç.
Mösyö Pain
48 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Mösyö Pain, Edgar Allan Poe öykülerini anımsatan puslu ortamları ve esrarlı karakterleriyle Roberto Bolaño’nun hayal gücünün karanlık katmanlarını yansıtıyor.
Aşkımı Öldürdüm
47 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Aşkımı Öldürdüm, şimdiye dek bilinmeyen bir kadın yazarın bilinmeyen romanı…
Halide Edip Adıvar’ın kardeşi Belkıs Sami Boyar’ın yazdığı, 1926’da Son Saat gazetesinde tefrika edilen, ancak daha sonra kitap olarak basılmayan roman, tutkulu bir aşk hikâyesi anlatıyor.
Hayal-i Celal
46 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Ava giderken dikkat edilmesi gerekenler. Dikkat edilmezse olabilecekler. Kız vermenin incelikleri. “Ne hoş ve mümkün bir tasarı bu.” Türkçedeki ilk roman olarak bilinen Araba Sevdası’nın yazarı Recaizade Mahmut Ekrem’in ağabeyi Recaizade Mehmet Celâl’in yapıtı Hayal-i Celâl, edebiyat tarihimiz açısından son derece ilginç bir keşif. Araba Sevdası’ndan yaklaşık 30 yıl önce yayımlanmış olan kitap, belki de yazarının genç yaşta ölümüyle unutulmuş. Engin Kılıç’ın araştırmaları sonucunda ortaya çıkardığı, Latin alfabesine çevirdiği ve sadeleştirdiği metin, Mehmet Celâl’in gözünde bir “roman”; bugün belki bir “proto-roman” olarak nitelendirmek daha doğru olur. Kitapta Erol Köroğlu’nun sunuş yazısı, metnin sadeleştirilmiş hali ve Latin alfabesiyle orijinal metin bir arada sunuluyor.
Yanlış Tercihler Mahallesi
45 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Mario Levi, yeni romanı Yanlış Tercihler Mahallesi’nde sıradışı bir mahallede yaşayan sıradışı karakterlerin iç içe geçmiş öykülerini son derece çarpıcı bir biçimsel üslupla anlatıyor.
Başlangıç
44 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Melekler ve Şeytanlar, Da Vinci Şifresi, Cehennem, Kayıp Sembol gibi kitaplarla dünya çapında büyük bir başarı yakalamış ünlü macera yazarı Dan Brown, 2017 kitabı Başlangıç - Origin ile raflardaki yerini almaya hazırlanıyor.
Saten Ada
43 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Saten Ada gece kulüpleri, petrol sızıntıları, paraşüt kazaları, kanser, protesto gösterileri gibi ilgisiz görünse de tarihi saran şeffaf bir ağla birbirine bağlanan, çok sayıda verinin yüküyle ağırlaşmış dünyanın âdeta on dört bölümlük bir dökümü.
Ağaçtaki Kız
42 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Bu zamanın ruhunun, içinden geçtiğimiz günlerin romanı. Hayatın altüst olması diye bir şey varsa bunu bizden başkası bilemez. Ne olacak kaygısıyla yaşayan, endişeli, hayat standartları şaşmış, işinden olmuş. Ama her şeye rağmen hayat dolu, umut eden, direnen. Şebnem İşigüzel anlatıyor. Coşkuyla, tutkuyla, hazla. Eşsiz bir hayal gücüyle taçlanan Ağaçtaki Kız unutulmayacak bir hikâye sunuyor. Aklınızın ucundan geçmeyecek bir yerde karşılıyor bizi genç kahramanımız. Sonra başlıyor içtenlikle, tatlı tatlı şakımaya, anlatmaya. "Bu bir özgürlük ve aşk hikâyesidir. İki hasta gencin hikâyesi. Birisi benim." Böyle söylemesine rağmen bu aynı zamanda manzaraya hasret kalanların, aşkın, âşıkların, arkadaşlıkların, vicdan sahibi insanların, hayallerin, yere çakılmanın, bu hayatın romanı. Genç kız tam da bizi anlatıyor: gençlerini, çocuklarını, kadınlarını sevmeyen ülkeyi. Dallardaki kuşlar gibi cıvıl cıvıl diliyle bir solukta okunan, soluksuz okunan bir roman bu.
Fındık Kabuğu
41 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Edebiyat tarihinin en genç Hamlet’i babasının katline engel olmaya çalışırken pek bilindik bir varoluş krizine düşer: Olmak ya da olmamak!
Çocukluk Adası
40 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Knausgaardmania Amerika'da "Çocukluk Adası" ile başladı ve etkileri tüm dünyada hissedilen kuvvetli bir edebi fırtınaya dönüştü. Çocukluk Adası, hep geri dönmek istediğimiz çocukluk zamanlarını anlatıyor. Knausgaard, bilinmeyen zamanların büyüsüne ve güzelliğine götürüyor bizleri. Özlemleriyle hepimize seslenen bir çocuğa hayat veriyor: hepimizin içindeki çocuğa.
Mektupların Romanı
39 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Rusya'nın en önemli üç edebiyat ödülüne de layık görülen tek yazar olan Mihail Şişkin, büyük bir edebiyat geleneğini, benzersiz bir hayal gücüyle ve kendisine has yeniliklerle buluşturuyor.
Kapalıçarşı
38 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
1450’lerin ikinci yarısı, aylardan ağustostu. Marmara Adası’ndan yola çıkan mavnanın, Fatih Sultan Mehmed’in şehrine, İstanbul’a taşıdığı yük, mermer levhalardı. Nice badireden sonra tek bir mermer levha karaya ulaşabildi. Ama Kapalıçarşı’yı bezemek için daha çok mermere ihtiyaç vardı. Taşların sırrına eren Nazar Usta’nın iksirle çoğalttığı mermerler Trakya’dan gelen arkadaşlarıyla birleşince Kapalıçarşı’yı donatmanın önünde bir engel kalmadı. Ustanın el emeğiyle çarşıdaki dükkânlar bereketlendi ve çarşı, şehr-i İstanbul’un gözbebeği oldu.
Bütün Bir Ömür
37 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Küçük yaşta annesini kaybeden Andreas Egger, uzak akrabası olan zalim bir çiftçinin yanında büyür. Zorlu çocukluğunun ardından az konuşan, fiziken güçlü ve çok çalışkan, ama bir o kadar da kırılgan ve içine kapalı bir adama dönüşür. Dünyanın hızına, insanların hırsına ve öfkesine yetişemez, aslında bunu istemez de. Dağların kocaman boşluğu içinde kaybolmak ona iyi gelir. Avusturya Alpleri’nde kendi dünyasında yaşayan Andreas, günün birinde Marie’ye âşık olur. Marie ilk çocuklarına hamileyken çığ altında kalarak hayatını kaybedince Egger her şeyi bırakıp evini terk eder ve savaşa katılır. Savaşta esir düşer, çalışma kampına gönderilir ve aradan yıllar geçer... Dağlarına, evine döndüğünde kurulan teleferik hattıyla modernizmin o yalın kırsalı nasıl ele geçirdiğiyle yüzleşmek zorunda kalır.
Karanlıkta Dans
36 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
"Her gece saat artık geç oldu, okumayı bırakmalı ve uyumalıyım dedim kendime. Ama her defasında yalnızca bir saat bir saat daha diyerek okumaya devam ederken buldum kendimi. Kahraman ister soğanları kızartsın, ister küvette içki alemine isterse de kötülük üzerine düşüncelere dalsın fark etmiyor. Bağımlılık yapıyor, okumayı bırakamıyorsunuz."
Kanguru Defteri
35 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Kangurunun cebinden çıkan bir defter, ayaklarından Turp filizi çıkan bir adam, kendi kendine şehirde gezinen bir yatak ve turp filizi hastalığına derman olması beklenen bir kükürt kaplıcası. Cehennem vadisine yerleşmiş kükürt kaplıcasına doğru yatağıyla seyahat eden hastayı bekleyen cüce cinler ve daha niceleri… ve eğri Gözlü kız: hiç aklınızdan çıkmayacak eğri gözlü kız!..
Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın
34 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Fukuko, tam da kocası Şozo ile yeni bir hayata başladığı günlerde kocasının eski karısı Şinako’dan bir mektup alır. Yuvası dağıldıktan sonra “kırık bir çanak” bile almayan bu kadın, duygu yüklü mektubunda tek bir şey istemektedir: Şozo’nun deliler gibi sevdiği kedisi Lili’yi.İlk bakışta, masum bir istektir elbette bu. Ne var ki Lili -tüm kediler gibi- girdiği hayatların en olmadık yerlerine kıvrılmıştır ve dâhil olduğu yaşamların karanlık köşelerinde gezinmeye başlar mektupla birlikte.
Gölgesinde
33 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
“Topukluları çıkarıp da ayağıma yürüyüş ayakkabılarımı geçirdikten sonra değişti her şey. Tersinden bir Külkedisi masalı belki de bu.” Irmak Zileli, kadınlığı da erkekliği de birer insanlık hali olarak ele alıyor; parçalarına ayırıp onları yeniden ve yeniden keşfetmemizi sağlıyor. Bizi, insanın insan karşısında olduğu kadar, doğa karşısındaki kibriyle de yüz yüze getiriyor. Bir yanda, bir erkeğin dört duvar arasında, aynadaki yansımasıyla karşılaşmaya dayanamayıp parçalanışına tanık oluyoruz. Bir yanda ise başkalarının hikâyelerinde kendi hikâyesini yeniden kuran bir kadının yürüyüşüne. Bir sabah, korunaklı dünyasından vazgeçen Leylâ, şehrin sokaklarında plansızca yürümeye başlar ve merkezden uzaklaştıkça dışlanmışların hayatına karışır; bildiğini sandığı, emin olduğu doğrular giderek puslanır... Eşik ve Gözlerini Kaçırma romanlarıyla tanıdığımız Irmak Zileli, edebiyattaki yürüyüşünü daha önce girmediği sokakları keşfederek sürdürüyor.
Dokunmadan
32 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Adalet, yirmi dokuz yaşında genç bir kadın. Hayata ve insanlara dokunmadan, ne mutlu ne mutsuz, öylesine yaşayıp gitmektedir. Ta ki doktoru, ölümcül bir hastalığa yakalandığını söyleyene dek... Hastalığı için kendini suçlayan Adalet, hayatını didik didik ederek, ilk günahını, masumiyetini kaybettiği ilk gerçek suçunu bulmaya çabalar. Bu uğurda çıktığı yolda kendiyle de, içinde yaşadığı ülkeyle de yeniden tanışacaktır. Dokunmadan, kahramanın hayatı sorguladığı, değişimi yaşadığı ve belki de aşka rastladığı sürükleyici bir yolculuğa davet ediyor okuru.
Kabuk
31 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Bir ailenin tarihini, deliliğini, derinliğini, karanlığını, neşesini, acayipliğini kumaşlar ve yiyeceklerle çevrelenen üç kadının gözünden anlatıyor Zeynep Kaçar Kabuk’ta. Kendini gerçekleştirme çabası içindeki üç kuşağın hayatın gelip dayattıkları karşısında başkalaşması, kabuk değiştirmesi, kabuğuna sığamadıkça çaresizleşmesi, çaresizleştikçe gerçeklikten uzaklaşması sarmalını incelikle örüyor. Her bir birey için savaş alanına dönüşen ailenin aynı zamanda bütün yaraları iyileştirmedeki mucizevi mahirliğini de sakınmasızca ele alıyor.
Meteliksiz Aşıklar
30 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Yeniyetme Sur’un, ailesi ve kız arkadaşı Norma’yla ilişkisini merkeze alarak 1950’ler Türkiyesinin röntgenini çeken keskin bir toplumsal eleştiri romanı Meteliksiz Âşıklar. Lise son sınıf öğrencisi Sur’un, başta anne ve babası, sonra İstanbul Ermeni toplumu ve nihayet çevresindeki her şeye karşı isyan duygusuyla dolmasına yol açan çelişkileri ve çatışmaları gözler önüne sererken, havada adeta asılı duran gerginliklere dikkat çeken Zaven Biberyan, 6-7 Eylül sonrası ve 27 Mayıs askeri darbesi öncesinde Türkiye toplumunun sinir uçlarında dolanıyor adeta. Yıllar yılı çabalayarak Ermeni cemaati içinde nihayet bir mevki sahibi olan taşra kökenli babası ve İstanbullu annesi, onların değerler dünyası, tutuculukları ve burjuva yaşam tarzları karşısında derin bir tiksinti duyan, kız arkadaşının kendisinden yaşça büyük ve üstelik çalışan bir kadın olması nedeniyle ailesinin baskısıyla karşılaşan Sur, gençlere özgü güven bunalımları ve erkeklik halleriyle çevresine ördüğü duvarın içinde, giderek yoğunlaşan bir öfke sarmalı içinde kavruluyor. Bugün artık tarih olmuş bir İstanbul’un arka planda salındığı Meteliksiz Âşıklar, kâh Adalar, kâh Eminönü, kâh Şişli sokaklarını adımlarken, bir ailenin hikâyesi etrafında geçmişten geleceğe devredilen travmaların sürekli sızlayan izlerine odaklanıyor. Adı artık 20. yüzyılın en önemli Ermeni yazarlarından biri olarak kabul edilen ve Türkçeye de çevrilen eserleriyle sadık bir okur kitlesine sahip olan Zaven Biberyan’ın bu çarpıcı romanı, ülkemizde ‘Edebiyat ve Felaket’ kitabıyla tanınan filozof Marc Nichanian’ın sunuşuyla yayımlanıyor.
Yerkuşağı
29 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
İlk romanı Ahraz’la dikkatleri üzerine toplayan Deniz Gezgin’den, ağırlığını vermeden yaşamayı, göze görünmeyenlerin bolluk saçan varlığını, yabanıl sesi duyuran bir roman: Sırtına yük olduğumuz hayvanın gözünden eğilip dünyayla yüzleşme çağrısı. Sesleri duydu diye av sofrasından kovulan Moy, kanadını bir ağızdan güç bela kurtaran Şuri ve her şeyden bir şey toynaklı sarmaşık Hagrin’le yok yere bir yolculuk.
Kıymetli Şeylerin Tanzimi
28 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Dilin kalbin inanmadığı laflar etmesi ne kolay. Elbette aşkım, ben de seni, sonsuza kadar. Onlar da bir zamanlar gerçekti (daha geçen hafta gerçekti, daha dün gerçekti), ama insanın yüreği bir anda rüzgârların uğuldadığı bir vadi. Alışılmış bıkkınlıklar, küçük ve sıradan kıyıcılıklar, avuntular, fısıltılara kananlar… Kıymetli Şeylerin Tanzimi, bir aile tarihi, soluk ve pırpır eden bir ışığın altında geçen hayat muhasebesi… Sezen Ünlüönen duman gibi hafif, merakla ve sessizce geziniyor evin içinde...
Altın Köşk Tapınağı
27 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Ali Volkan Erdemir’in güzel çevirisiyle Türkçeye kazandırılan Altın Köşk Tapınağı, 1950’lerde yaşanan gerçek bir olayı konu alıyor. Şiirsel üslubu ve dramatik sahneleriyle dünya edebiyatına damgasını vuran Mişima’nın sık sık ele aldığı şiddet, tutku, din ve tarih gibi konular bu romanda kusursuzca harmanlanıyor.
Hüznün Fiziği
26 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Romanın anlatıcısı, başkalarının zihinlerine nüfuz edip onların yaşadıklarını yaşayabilen, hayat denen labirentte kaybolmuş, kendini kaybedip başkalarında bulmuş bir adam. Onun hikâyesinin iç içe geçmiş koridorlarında dolaşırken biz de kaybolup kendimizi onda buluyoruz – zira anlattıkları öylesine samimi, öylesine duygulu, hüzünlü, komik, derin, dokunaklı…
Sibop
25 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Aslı, galiba ben kendimi evliliğe hazır hissetmiyodum. Geçen hafta evlendik mi gerçekten biz? Nikâh memuru inandı mı gerçekten, sözüme güvendi mi? Kara kaplı deftere atılmış öcü imzadan söz etmiyorum ben Aslı. Kimse ciddiye almaz ki beni... Seninle yaşlanmak istiyorum ama yaslanmak istemiyorum. Hem ne suçum var ki benim? Öyle köşemde saksı gibi duruyodum ben. Günün birini bekliyordum. Sen istedin. Geldin sen bulaştın bana.
Kirliydi Kar
24 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Polisiyenin en büyük ustalarından Georges Simenon’un, 20. yüzyıl edebiyatının başyapıtları arasında yer alan 1948 tarihli Kirliydi Kar adlı romanı, 2. Dünya Savaşı sırasında, işgal altındaki Fransa’da ayakta kalmaya çalışan 19 yaşındaki Frank Friedmaier’in suçla tanışmasını, kesif yalnızlığını ve iç dünyasını resmeder.
Mevsim Yas
23 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Doksanlarda bir coğrafyada yaşananları gözlerden pervasızca saklayan pus, orada sürüp giden yaşantıların üzerine telafisi imkânsız bir biçimde çökerken, gerçeklerin önüne bir ışık huzmesi dahi sızdırmayacak kadar sağlam bir inkâr duvarı örüyordu. Mevsim Yas, bu pusun içinden geçip sağ kalabilen ve bitimsiz tedirginliklerin gölgesinde kesişen yaşamların öyküsüne “tanıklık ediyor.” Umutsuzluk ve yalnızlıklarla kuşatılmış karanlık bir Batman mahallesinden; politik atmosferin çetin çıkmazlarında ayakta durmaya çalışan, mezar evler, genç kadın intiharları, sağaltılmamış şiddet ve toplumsal cinnetin ortasında umutlarını toplu mezarların başında nöbete dikenlerin kapkara kesilmiş kalplerine dokunuyor. Mehtap Ceyran, bu ilk romanında anlatmaya hasret insanların anlaşılmaya mahkûm öyküsüne ses veriyor. Yas mevsimi ise o iklimde yaşanmaya devam ediyor.
Hadi, Yarın Görüşürüz
22 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Lloyd Wilson'ın öldürülüşü birçok şeyle birlikte, zanlının oğlu ile komşu çiftlikte yaşayan, aynı yaşlardaki bir çocuk arasında doğmaya başlayan arkadaşlığın da son bulmasına neden olur. Aradan yıllar geçer, hatta yarım yüzyıl… Komşu çocuk, neredeyse yaşlı bir adam haline geldiğinde meşum olayı tekrar hatırlar. Fakat elinde bilgi kırıntılarından ve birkaç soluk anıdan başka bir şey olmadığını fark edince gerçekleri yeniden inşa eder. Boşlukları yavaş yavaş doldurur. Yaşanmış bir zamanı tekrar kurar zihninde. Hatta öyle bir kurar ki, sonunda "kurgu" sözcüğünün somutlaşmış bir örneği çıkar. Sadece adli bir vakanın değil, hayatın boşluklarına nüfuz eden bir hayal gücünün büyüsünü sunar William Maxwell.
Gerçek Hayat
21 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Zaman içini çekti sanki. Ve kendinden daha fazlasını dışına çıkardı. Çukurcuma büyüdü genişledi, sokakları sokaklara bağlandı, sokaklara bakan evlerin kapılarından pencerelerinden yüzlerce, binlerce kadınsı hayalet semte, oradan bütün bir şehre yayıldı. Tek bir cümle mırıltı halinde şehrin üzerini kaplamıştı, “Davamız ilmi, siyasi, edebidir.” Arzu pazarlıkları, vehimler, zalimlikler, kırklara karışanlar, kupkuru ve yapayalnız sesler, iniltiler. Fatma Aliye, Suat Derviş, Cahit Uçuk. Kim bu kadınlar? Oylum Yılmaz, geçip giden, yaşanmış olması için sözcüklere ihtiyaç duyan hayatı, ağır ağır bir bilmeceyi çözer gibi anlatıyor. Sarmaşık, sinsi bir davetkârlıkla gittiği yolu belirliyor. Ya hayat artık çiçeklenmezse? Gerçek Hayat, içi içine sığmayan aşkın, karaltının içindeki umudun yeni sesli romanı… Gerçeği yaşanmaz olunca hayaline sarılıyor herkes.
Kan ve Gül
20 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Evlendiğim ve boşandığım tarih, nikah dairesindeki memur ve avukatımızın tuhaf ve müşterek bir cilvesiyle, aynı güne denk gelmekteydi. Doğum 17 Ocak 1995, ölüm 17 Ocak 2004. Dokuz sene; flört dönemimiz de hesaba katılınca, on altı. Flört ne demekse? “Ayrılık acısından kurtulmak için gereken süre, birlikte geçirilenin yarısı kadar” demişti bir arkadaşım Nergis’le boşandığımızda. O zamanlar sekiz seneyi kendimi öldürmeden ya da ne bileyim, en iyi ihtimalle aklımı kaçırmadan geçirebileceğime pek ihtimal vermemekteydim ya, yuvamızın yıkılışının onuncu sene-i devriyesini geride bıraktığım günlerde, o arkadaşımın bu teoriyi belki de beni teselli etmek için uydurduğunu düşünmeye başlamıştım. Çünkü bu aşkın, bu sevdanın üstünden kış geçiyor, bahar geçiyor, yaz geçiyor, ömür geçiyor lâkin kalbimdeki yara geçmiyor, geçemiyordu.
Balık Boğulması - Beni Unutma Dörtlemesi 2
19 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Roman türünün tüm imkânlarıyla, öykülerinden aşina olduğumuz o büyülü anlatımıyla bu kez ülkemizin en küçük şehirlerinden biri Bilecik’in merkezine denizi getiriveriyor. Haliyle başkahramanı da kendisi doğmadan önce ölen ağabeyinin adını alan, ikame çocukluktan çıkamamış, yoksul, genç bir çımacı Müşfik. İsmini bir kader gibi paylaştıkları dedeleri Müşfik ise mahzene kapatılmış bir aklıevvel. Birbirine kâbuslarla bağlı karakterler dinmek bilmeyen yağmurun altında, çiğdeci kuşunun şahitliğinde, tuhaf bir cinayetin etrafında birbirlerine ağlar örüyorlar. İkame bir şehir Bilecik’i İstanbul yapamadığı gibi Müşfik’i de ağabeyi Müşfik yapamayan kaderin vurduğu, çoğu yalnız ve yoksul karakterlerin bir vapura binip de toplu bir çıldırışa doğru gidişlerini hüzünle izliyoruz. Bir balık boğulması bu. Çirkinlik çağının unutma ayini.
Mutlak Mutluluk Bakanlığı
18 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Parçalanmış bir hikâye nasıl anlatılır?
Yavaş yavaş hikâyedeki herkese,
Hayır,
hikâyedeki her şeye dönüştürerek
Biz Hep Şatoda Yaşadık
17 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Bugün Stephen King’den Neil Gaiman’a değin pek çok çağdaş yazarın ilham kaynakları arasında andığı Shirley Jackson, Amerikan Gotiği’nin klasiklerinden sayılan Biz Hep Şatoda Yaşadık ile anlatıcı olarak ustalığını gözler önüne seriyor ve kız kardeşliğe dair unutulmayacak bir metne imza atıyor. Doğada hiçbir şey yoktan var olmuyor ve sarayların enkaza, hayallerin hezeyana dönmesi için bir an yetiyor; geriye kala kala biraz toz, belki biraz da kül kalıyor. En ölümcül zehirler, tıpkı en kuvvetli tılsımlar gibi insan yüreğinde büyüyor ve hiçbir yer, ama hiçbir yer insanın evi gibi olmuyor.
Yaşam Suyu
16 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Brezilya’nın Dünya Edebiyatına Armağanı Clarıce Lıspector’un Başyapıtı: “Yaşam Suyu”
Sona Ermek
15 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
“Besbelli aynı sabaha karşı. Beyaza değil, siyaha. Korkun aynı korku: Hiçbir bahçe kalmayacak, hiçbir güzellik.”
Edebiyatının 50. yılında Selim İleri’den yepyeni bir roman: Sona Ermek.
Öyle Güzel Bir Yer Ki
14 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Murat Gülsoy okurunu bir yandan hayatın sonsuz anlarını kaydeden bir zihne davet ediyor diğer yandan görünmez bir kapanın içinde kısılı kalmış küçük hayatların, bireysel acıların, bencil hırsların hemen yanı başında kanayıp duran geçmişe ait söylenmeyenleri işaretliyor.
Öyle Güzel Bir Yer Ki, siren seslerine kapılıp giden yaşamımızın, alacakaranlık dünyamızın romanı…
Dişlerimin Hikayesi
13 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Dişlerimin Hikâyesi, anlatmak için yaşayanların ve anlatıdan beslenerek yaşama tutunanların kitabı. Gerisi mi? Gerisi safi edebiyat.
22:04
12 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
22:04’ün kahramanı, New York’ta yaşayan, ilk romanı ses getirmiş bir yazar ve şair. Yayıncıların büyük avanslar ödemeye hazır olduğu ikinci romanına başlamanın eşiğindeyken bazı gelişmeler hayatını değiştiriyor: Ölümcül olması muhtemel bir kalp rahatsızlığı olduğunu öğreniyor, çocuk sahibi olmak isteyen en yakın arkadaşı ondan yardım istiyor, büyük bir kasırga New York’a yaklaşıyor, Wall Street’i İşgal Et hareketi şehirde kendini hissettiriyor. Pek çok gelecek ihtimalini barındıran bu manzaranın içinde yolunu bulmaya çalışırken, 22:04’ün kahramanı gerçek ve kurmaca, geçmiş ve gelecek, sanat ve hayat üzerine düşünecek ve başkalarıyla bağ kurmanın, ironiden samimiyete varmanın imkânlarını araştıracak.
Uyku Krallığı
11 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Yazarın ikinci romanı Uyku Krallığı ise, hem bugünün, hem de geçmişin dolambaçlı yollarına sürüklenen Fikret’i anlatıyor. Tek bir günde, hasta yatağına mıhlanmış Fikret’in “Akmcılar’daki o pazar günü”nde geçen roman, “tarihçi” Fiko’nun büyülü Wisconsin gecesine ve “şair” Fikret Efendi’nin gençlik günlerine gidiş gelişlerle ilerliyor. Thomas Bernhard’a ve W. G. Sebald’a zarif göndermelerle, örtük ve açık alıntılarla, “dalgalar, döngüler ve girdaplar” yaratan son derece basit ve “çalışılmış” cümlelerle kurulan roman, sürekli aynı yere dönme hissini yaratıcı bir anlatı stratejisine dönüştürüyor. Uyku Krallığı, satır aralarında, küçük olaylarda, konuşmaların birbirine dolandığı örgüde birdenbire ortaya çıkıveren mizahıyla, hem komik olmaya çalışmaksızın güldüren, hem de derin bir hüzün yaratan, hınzır, ironik, akıcı ama aynı zamanda tuhaf bir roman.
Montano Hastalığı
10 / 51
2017'nin en iyi 50 romanı belli oldu
Ne var ki etkisi herkeste farklıdır bu hastalığın. Örneğin Montano, artık yazmayı bırakan yazarlara dair romanını bitirdikten sonra tek bir cümle bile kuramaz olur. Ona yardım etmek isteyen babası içinse gerçek hayat ve edebiyat birbirine girmiştir zaten. Şehirler ciltlere, günler sayfalara ve şahsi anılar edebi anektodlara karışır. Her şey o denli birbirine girer ki, muzdarip olduğu derdi anlatan yazarın romanında türler bile iç içe geçer. Anlatıcımızın satırları yer yer günlüğe, biraz anıya ve çokça felsefi ve edebi spekülasyona bulandıktan sonra sıkı bir alıntılar antolojisine dönüşebilecekken unutulmaz bir okuma tecrübesi sunan sıra dışı bir romana dönüşür.
Uyku Sersemi
Hakan Bıçakçı, kaybolan maziyi, vinçleri, kamyonları, sahte ay ışığını, uykusuzluğu, kötü rüyaları anlatıyor. Görünmez elin hırsla yırttığı sayfalar...
Uyku Sersemi, kayıp bir şehir rehberi. Bir yıkım günlüğü.
Dağ Yolunda Karanlık Birikiyor
Hüseyin Kıran, uzak zamanlarda ve uzak ülkelerin birinde bir ceza memurunun Efendiler'ince elçi olarak yetkilendirilerek bilmediği yollara, bilmediği dünyalara düşmesini anlatıyor Dağ Yolunda Karanlık Birikiyor'da. Küçük adamdan nasıl kolaylıkla bir "büyük adam" çıktığına, fermanı götüreceği yeri bile bilmeyen Elçi Yakup'un kişiliğindeki ve dilindeki değişime, gücü tanımayanın onu ele geçirdiğinde dönüştüğü muktedire yol arkadaşlığı ettiriyor. Karanlık artarak birikiyor dağ yolunda, düz ovada, surların içinde, surların ardında... Karanlık ete kemiğe bürünüp yanımıza kuruluyor. Anlatılanlar uzak zamanlar, uzak ülkeler olmaktan çıkıyor.
Anlatış
Karanlığın Sol Eli ve Sürgün Gezegeni gibi unutulmaz kitapların dahil olduğu Hainli Döngüsü’nün özenli bir parçası olan Anlatış, 1974’te yayımlanan Mülksüzler’in ardından Le Guin’in yazdığı ilk Ekumen ve şimdilik, yazarın kaleminden çıkmış son bilimkurgu romanı.
Arafta
“Sevdiğimiz her şey sonlanmak zorundaysa sevmeye ve yaşamaya nasıl devam ederiz?”
Vejetaryen
Rüyalar başlamadan önce Yonğhe ve kocasının hayatları gayet sıradandı. Evliliğin tekdüzeliğinde normal bir yaşam sürerlerken, Yonğhe rüyalar görmeye başladı ve vejetaryen olmaya karar verdi. Evdeki tüm etleri bir torbaya doldurdu. Kalamarları. Yumurtaları. O hafta kocası, iş yerine ilk kez ütüsüz bir gömlekle gitti. Bu, korkunç değişimin başlangıcıydı.
Buradayım
Foer, yine kimsenin başaramadığını başarıyor ve yaşam akışını olduğu gibi, tüm güzelliği ve sefaletiyle sayfalara yansıtıyor, satırlarını yüreklerimize kazıyor. Hayat denen trajikomedinin insafına kalmış olan bizler... işte, bakın, buradayız, buradayız, buradayız.
Taksitle Ölüm
Yayımlanışından tam 81 yıl sonra Türkçeye ‘‘bulaştırılan’’ Taksitle Ölüm küfürbaz, asi, provokatif, müptezel, haz düşkünü, sınır ihlali yapan, kaotik bir metin.
Hayatta dikiş tutturamayanların, dahası tutturmak istemeyenlerin başucu kitabı…
4321
Auster kitabını yorumlarken, “Kendi yaşamımdan bazı şeyleri aktardım, ama hangi yazar bunu yapmaz ki?” diyor ve, “Ben tanıdığım, bildiğim dünyayı, kendi yaşadığım ve sürprizlerle dolu deneyimleri yansıtmaya çalışıyorum, ömrüm boyunca bu kitabı yazmak için bekledim,” diye tamamlıyor sözünü.
Yeraltı Demiryolu
Eleştirmenlerden tam not alan, çoksatarlar listelerinde aylar boyunca bir numarada kalan ve ödüllere doymayan Yeraltı Demiryolu, Sefiller’den Sevilen’e uzanan bir yelpazede yer alan engin çağrışımlarıyla son yılların en önemli ve en çok ses getiren kitaplarından biri.
{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Description $}
{$ item.Title $}
{$ item.Description $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS