22. İstanbul Tiyatro Festivali'nde kaçırmamanız gereken 10 oyun

Kasım ayı demek, tiyatro tutkunları için İstanbul Tiyatro Festivali demektir. İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın bu yıl 22. kez düzenlediği festival, 17 Kasım'da başlıyor. Türkiye ve yurt dışından 24 oyun ve dans gösterisi 2 hafta boyunca İstanbul seyircisiyle buluşacak. Öğrenci biletleri bu yıl da 10 TL. İşte festivalden öne çıkan 10 yapım…



Hamlet | Collage (Rusya)
Moskova'nın yenilikçi tiyatrosu Theatre of Nations'ın sahnelediği Hamlet, "boşluğa" konumlandırılmış bir küpün içinde yorumlanıyor. Rus sinemasının da önde gelen oyuncularından biri olan Evgeny Mironov, fizik kurallarını zorlayan bu küp tasarımının içinde 11 Hamlet karakterine adeta nefes veriyor ve onları Hamlet'in bilincinde yeniden yaratıyor. Küpe yansıtılan görüntüler, seyirciyi soluksuz takip edeceği bir yolculuğa çıkarıyor.
Artık Bir Davan Var
Kafka'nın Dava'sından esinlenen bu bol iğneli oyun, hukuksuz bir topluma dair eleştiri sunuyor. Kafka'nın Bay K'si adaletin zerresinin kalmadığı, Kafka'yı bile şaşırtacak bir memlekette tutuklanırsa eğer, ne tür bir karabasanın içine düşer? Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu'nun sahnelediği Artık Bir Davan Var'da Bay K, şiddeti gözümüzün önünde artan bir hukuksuzluk sarmalında karşımıza çıkıyor. Yanındaysa, kendisinin eylemsizliğinin aksine, muhalif bir karakter olan kız kardeşi var.
Gece Sempozyumu
Festival seyircisinin soluksuz izleyeceği vadedilen bu performans sahne tasarımı, seyirciyle kurduğu ilişki ve anlatısıyla öne çıkıyor. Belçikalı yazar Eric De Volder'in oyunundan uyarlanan Gece Sempozyumu; bir anne, üç oğlu ve ailesini demir pençesinde tutan kayıp bir babaya dair trajediyi, günlük bir ritüele dönüştürüyor. Oyuncular arasında iki usta isim; Güven Kıraç ve Derya Alabora da var.
Amor (Yunanistan)
Geçen yıl İstanbul Tiyatro Festivali'nde, imza attığı üçlemenin son halkası olan Bir Daha'yı seyirciyle buluşturan Yunan yönetmen Theodoros Terzopoulos, bu kez üçlemenin ikinci oyunu Amor'u ve ilk oyunu Alarme'ı peş peşe İstanbul seyircisinin beğenisine sunacak. Politik anlatım gücüyle dikkat çeken Amor, her şeyin satın alınabildiği küresel kriz çağına dair bir kompozisyon yaratıyor. Otoriteyi manipüle eden ve otorite tarafından manipüle edilen insanların davranışlarındaki aşırılık, bir aşk vaadiyle baltalanıyor.
Zebercet
Yusuf Atılgan'ın ölümsüz eseri Anayurt Oteli'nin sıra dışı ve içsel kahramanıdır Zebercet… O bir "görünmeyen"dir. Talimhane Tiyatrosu'nun Firuze Engin'in uyarlaması ve Kerem Ayan'ın rejisiyle sahnelediği tek kişilik bu oyunda, varlığını kendisinin bile sorguladığı ama bir o kadar da yaşam dolu bir taşra adamı olan Zebercet, iç ve dış dünyasını kendi ağzından anlatıyor. Ona, genç oyuncu Halil Babür hayat veriyor.
Nederlands Dans Theater 1 (Hollanda)
1959 yılından bugüne 600'ü aşkın koreografiyle yılda 150.000 seyirciye ulaşan dünyanın en iyi dans topluluklarından Nederlands Dans Theater; müzik kullanımları, yenilikçi sahne ve ışık tasarımları, 16 farklı ülkeden yetenekli dansçıları ile güncel dansın geleceğini belirliyor. Topluluğun en üretken dört koreografından dört bölümlük bir dans maratonu (Shut Eye, Shoot the Moon, The Statement ve Woke up Blind) İstanbul seyircisini bekliyor.
Yüz Yılın Evi
Osmanlı'yı yaşamış, Cumhuriyetle değişimi görüp 1959'da yok olmuş bir köşk... 1919'da o köşkte doğmuş ve bugün hala olan bitene tanıklık eden bir kadın… GalataPerform; asırlık öykümüzü dinlemek üzere Yüz Yılın Evi'ne davet ediyor bizi. Yeşim Özsoy'un yönetimindeki, belgesel ile kurgunun iç içe geçtiği Yüz Yılın Evi; 1918-2018 hattında, dünya savaşlarının ucunda filizlenen kavramlar ve değişimler üzerine kafa yormamıza vesile olacak öznel bir bakış açısı sunacak.
Komik Tiyatro (İtalya)
İtalyan komedi tiyatrosunun Venedikli büyük ustası Carlo Goldoni (1707-1793) imzalı oyun, 1947 yılında Milano'da kurulan Piccolo Teatro'nun yorumuyla sahneleniyor. Goldoni Komik Tiyatro'da 16. Yüzyıl'da İtalya'da gelişen commedia dell'arte türündeki tiplemelerin ve maskelerin ötesine geçerek özgün karakterler yaratıyor. Klasikleri güncel bir bakışla ele alan yönetmen Roberto Latini, doğrudan oyunun özüne iniyor. Geçmişin mirasına sadık kalırken, Avrupa'da tiyatronun geleceğini de tahayyül ediyor.
Timsah
DasDas, İngiliz mizah yazarı Tom Basden'la ikinci randevularında bu kez çağın hastalıklarından birine mizahi bir bakış atıyor. Basden'ın Dostoyevski'nin aynı adlı öyküsünden esinle yazdığı oyun, gösteri toplumunun sistemle el sıkışmayı seçen aktörleriyle, bir timsahın karnından "hesaplaşıyor." Oyun, en az hayatta şahit olduklarımız kadar "tuhaf ama gerçek". Yönetmen ve senarist İlksen Başarır'ın çevirdiği oyunun yönetmen koltuğunda Mert Fırat ve Volkan Yosunlu var.
Pixel (Fransa)
Yönetmenliğini 1990'ların başında hip-hop sahnesinin en etkin figürlerinden Mourad Merzouki'nin üstlendiği Pixel, dans, akrobasi, ışık ve sesi harmanlayan olağanüstü bir performans sunuyor. Sokak dansını, sirk, akrobasi ve ışıkla buluşturan Merzouki'nin topluluğu Compagnie Käfig, geçtiğimiz 20 yılda, 60 ülkede 3000 performans sergileyerek tam 1,5 milyon seyirciye ulaştı. Pixel'in müzikleri ise Armand Amar imzalı…
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS