"Annemin Yarası'nı izleyip duyarsız kalmanız imkansız"

"Annemin Yarası'nı izleyip duyarsız kalmanız imkansız"

Savaş, içinde olalım ya da olmayalım bir şekilde yaralar ve acılar bırakıyor. Kimisinde hafif kimisindeyse derin ve unutulamaz bir yara... Ozan Açıktan'ın yönetmenliğini yaptığı "Annemin Yarası" filmi savaşa, savaşın sonrasına ve savaşta açılan yaralara dokunuyor. Başrol oyuncularından Ozan Güven, Meryem Uzerli ve Belçim Bilgin filmi anlattı.

"Annemin Yarası" filminin senaryosunda sizi en çok etkileyen neydi?

Ozan Güven: Gerçekten filmi seyrettikten sonra anlayacaklar ki bu hikayeyi okuyup ya da seyredip bir insanın duyarsız kalması mümkün değil. O yüzden, hikayeyi okuduğumda "Bu hikayenin film olması lazım" dedim. Ben oynayayım ya da oynamayayım bu hikayenin anlatılması, çekilmesi lazım diye düşündüm.
Görmeniz gereken 40 tarihi fotoğraf!
Meryem Uzerli: Beni sadece bir nokta etkilemedi, hikayeden bütün olarak etkilendim. Filmi bu yüzden çok değerli ve derin buluyorum, hayat gibi. Şimdi bana sorsalar "Seni hayatında etkileyen nokta ne zamandı?" diye 25 ya da 30 yaşım diyemem, hayatım bütün olarak etkileyici benim için. Sadece dram olarak bakmıyorum bu hikayeye çünkü hayat da sadece bir dram değil. Filmde de hayattaki gibi mutlu, hüzünlü, inişli, çıkışlı anlar var. Bütün olarak etkilendim ve çok teşekkür ediyorum Allah'a böyle güçlü bir hikayenin içinde olabildiğim için.



Ozan Güven:
Meryem kendini artık ne güzel anlatıyor, çok tebrik ederim.

Belçim Bilgin: Meryem'in söylediklerine katılıyorum. Bu senaryoda her karakterin hikayesine, derinliğine girme şansı vardı. Tarih açısından dün sayılabilecek bir insanlık dramına şahit olduk ve hiçbir şey yapamadık. Onun içine girme şansını yakaladık. Yüzde yüz empati kurulacak bir senaryo yazılmıştı. Ben de Meryem gibi çok şanslı hissediyorum kendimi Nerma'ya (filmdeki rolü) ruh verme şansı bana verildiği için.

Suriye'de devam eden bir savaş var. İki yılda yaklaşık 5 bini aşkın mülteci hayatını Ege ve Akdeniz'de kaybetti. Seyirciler, bu filmi izledikten sonra oradaki insanlarla empati kurabilecek mi?

Belçim Bilgin: Filmimiz, savaşın olduğu her için bir empati kurduracak. Savaşın aslında kesinlikle galibi yoktur. Bir taraf kazandığını iddaa etse de savaşa muhatap olmuş herkes eksiktir, yaralıdır ve bunun bedellerini öder. Dolayısıyla savaşın içinde bulunan her yerde, aslında bizzat yaşanılmasa bile o coğrafyada tabii ki onlara bir ayna tutup bir şeyler gösterecek.

Ozan Güven: Bir atasözü vardır; "Ateş düştüğü yeri yakar" diye. Normalde ben atasözlerine katılırım ama buna katılamayacağım. Elbette düştüğü yeri yakar fakat aslında ateşin düştüğü yere ne kadar uzaktasınız ne kadar yakındasınız asıl sorun o. Ben bu filmden sonra insanlar neyi sorgulayacak bilmiyorum ama vicdanı olan herkesin bu filmde duyarsız çıkmayacağına çok eminim. O yüzden böyle bir film yaptığımız için gerçekten gurur duyuyorum.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS