magazin haberleri

Aslı Samat'tan 'kilolu kadınlara başrol verilmiyor' açıklaması: O kişinin kim olduğu ile ilgili

Hercai dizisinde oynadığı 'Melike' karakteri ile adından sıkça söz ettiren oyuncu Aslı Samat, hurriyet.com.tr'den Onur Karademir'in sorularını yanıtladı. 173 kilodan 70 kiloya kadar düşen Samat, sahnede kim olursan ol yargılanmazsın, ‘olduğun gibi kabul edilirsin’e inandığı için bugünlere geldiğini söyledi. Son günlerde çok konuşulan "Kilolu kadınlara başrol verilmiyor" tartışmasını da yorumlayan güzel oyuncu konuyla ilgili, "O kişinin kim olduğu ile ilgili..." dedi.



Pek çok sanatçının görüşünü paylaştığı kilolu kadınların başrol olup olamaması ile ilgili konuşan Aslı Samat, "Başrol, yan rol gibi ayırmadan söylemek isterim ki toplumsal bir algı var ve diziler, filmler hep buna hizmet ediyor" derken, "Herhangi bir yapımcı ‘Başrolümüz için güzel, yetenekli, ağzı şöyle burnu böyle, 38 beden kız bulmalıyız’ dediği gibi ‘Başrolümüz için kilolu, yetenekli bir kadın oyuncu bulmalıyız’ dediğinde benim için ‘o algı yıkılıyor’ olur" açıklamasında bulundu.

* Hikayesi olan oyuncuların anlatacak çok nedenleri olur genelde... Senin de bir hikayen var. 173 kilodayken tiyatro sahnesinde sırtında yük taşıyan bir asistanın, oyuncu olma hayalindeki motivasyon neydi?

Oyuncu olma motivasyonumu 7 yaşında kazandım. İzlediğim bir tiyatro oyununda “Sahnede kim olursan ol yargılanmazsın, olduğun gibi kabul edilirsin.” Gibi bir fikre kapıldım ve bugünlere geldim.

* Bir zayıflama sürecin var ki her yerde haber oldun. Olmaya devam ediyorsun ama sen kariyerinde verdiğin kilolar yüzünden rol almaya başlamadın. Kendinle ilgili bu süreci yaşarken oyunculuğa hep devam ettin. Bu bize senin oyunculuğun ile ilgili bir başarı hikayesi mi anlatıyor sence?

Başarı diyebiliriz sanki. Ben hangi fiziksel ölçüde olursam olayım hep işimi yapmaya devam ettim. Filmler, diziler, reklam, tiyatro oyunları… Hepsinde de keyifle canlandırdığım rollerim oldu.

* Hazal Kaya'nın bir açıklaması oldu. " Kilolu kadınlara başrol verilmiyor " diye... Pek çok sanatçıdan da görüş geldi bu açıklamadan sonra... Eski zamanlara göre günümüzde bu algı biraz değişmedi mi?

Başrol, yan rol gibi ayırmadan söylemek isterim ki toplumsal bir algı var ve diziler, filmler hep buna hizmet ediyor. Şöyle düşünelim; sokakta güzellik algınıza uymayan bir kadınla, size göre çok yakışıklı bir erkeği el ele gördüğünüzde bile şaşırıp arkalarından yorum yapıyorsunuz. Bu yorumları yapan kitle ekrana o kadını başrol olarak koyduğunuzda kabul eder mi? Bence risk alınmalı mı? Kesinlikle alınmalı. Her kadının ve her adamın kendi hikayesi var. Türk insanının da hepsinin 90-60-90 olmadığı aşikar sanırım. Bence seyirciye kendi hikayelerini anlatmayı deneseniz zamanla kabul ederler. Orada iş yapımcılar ve kanallarda.

* Ezgi Mola'da bu konuda, "Rolün kiloyla hiçbir ilgisi yok. Ben bu algıyı yıktım" dedi. Bu algı oyuncuların yeteneklerini daha iyi göstermesiyle tamamen yıkılır mı yoksa cast bakışı her zaman belli sınırlarda mı başrol tercih edecek sence?

Orada şöyle bir durum var. ‘Canım Ailem’ zamanı 10 yıl önce güzellik algısı bu kadar sınırlı değildi. Aynı dönemde Aslıhan Gürbüz de hafif kilolu olarak ‘Yahşi Cazibe’de başrol oynuyordu. Belki böyle bir sorun bile yoktu. Zamanla bu duruma geldi. Şimdilerde yine aynı iki isimle bu algı yavaş yavaş değişmeye başladı gibi oldu ama ‘bu algıyı yıktım’ diye bir şey yok. O kişinin kim olduğuyla ilgili. Herhangi bir yapımcı ‘Başrolümüz için güzel, yetenekli, ağzı şöyle burnu böyle, 38 beden kız bulmalıyız’ dediği gibi ‘Başrolümüz için kilolu, yetenekli bir kadın oyuncu bulmalıyız’ dediğinde benim için ‘o algı yıkılıyor’ olur.

* Tiyatro, dizi ve sinema tecrüben var. Hepsinin ayrı hikayesi, ayrı zorluğu ve motivasyonu vardır eminim. Aşağıda üç başlık açacağım. Her biri için spesifik bir anını paylaşabilir misin?

Zor sordun. Hafıza yoklamalı soru. Sinema anısı diyorsak bak o ‘Uzaklarda Arama’. Türkan Şoray! Ekibi fazladan 1 saat çalıştı diye sabahın 5’inde setin kapısına kahvaltı kurduran ve içeceklerin başında durup ‘herkes aldı mı, almadı mı’ diye kontrol eden bir kadın. Sonsuz saygım ve sevgim var.

Tiyatro Yıldız Kenter! Ama o biraz acıklı bir anı. Kraliçe Lear oyuncu seçmeleri yapılacak. 18 yaşında genç kız aranıyor. Bende 18 yaşında genç bir kızım o zamanlar ama sanırım 120-130 kiloyum belki 150. Yıldız Hoca yanımdan geçerken bana bakıp içli içli “Ahh tontişim ah zayıf olsaydın biz o seçmeyi yapmayacaktık ah!” dedi. Tabii gerisi hüzün.

Şubat 2019 yer Midyat gece 03:00 falan Reyyan’ın kınasını çekiyoruz. 10 ana cast oyuncusu ve 50 yardımcı kadın oyuncu. Hava -10 sanırım. Bu anıya dair veriler yeterli diye düşünüyorum (gülüyor)

* Çok merak ederim. Uzun saatler süren setler, karavanda geçen dakikalar ve sonrasında o hafta bölüm yayına giriyor. İzleyici heyecanla o bölümü izlerken siz aslında işin mutfak kısmında olduğunuz için o bölümün duygusuna girebiliyor musunuz?

Tabii ki duyguya girebiliyoruz. Hatta daha da bağlanarak izliyoruz.

* Hercai'nin Melike'si Aslı'yı karşısına alsa onu hangi konularda uyarır, ne anlatırdı sence?

Küçük dünyasındaki mutluluğunu anlatırdı. Hayatının kıymetini bil derdi.

* Hayatında?
En sinirli
Babamdı. Artık sinirli değil.

En saf
Sid – ikinci köpeğim

En çok para harcayan
Vallahiii bilemedim.

En sorumsuz
Hihi veremem ismini. Ama bir kız arkadaşım diyeyim.

En komik
Gizem diye bir arkadaşım

En şaşırtan
Ben

En kıskanç
Şeftali – ilk köpeğim

* En son en çok istediğin şey neydi?
Köpeklerimi görmek

*En son en çok hüzünlendiğin anı paylaşabilir misin?
Hayır. Hahahaa. Merkür retrosu ne fenaydı değil mi?

* En son en çok neye şaşırdın?
Eve balon hediye geldi, ona şaşırmıştım.

* En son en çok neyi yanlış anladın?
Şu kilo mevzusunda yersen pişman olmazsan kilo almazsın demişlerdi yanlış anlamışım. O her şeyi üç gün içinde yiyebilirsin demek değilmiş. * En son en çok neye hayır dedin?
Hayatımı özgürce ve huzurla yaşamama engel olan her şeye.
 

* Çoğu kişi öyle biliyor ama aslında doğrusu;
tanıdığınızı sandığınız kişileri aslında tanımıyorsunuz.
Tam o anda instagramdan bir mesaj gelmişti ve heyecanımı tutamamıştım içimde…
Sadece AÇKEN anlarımda huysuz olurum
Mutluyken bana ısrarcı davranarak ilgi çekmeye çalışmak tadımı kaçırır.

* O’na aslında öyle olmadığını anlatır mısın?
Hayır. Çünkü ‘öyle olduğuna’ inanmak istiyorsa inansın. Kimseyi ikna etmekle uğraşamam.

* Kendini affettireceğin bir andasın şu an, seni dinliyor. Anlatır mısın?
Özür dilerim öyle olsun istemedim, aşırı tecrübesizdim ve yaşadığın sürece boyunca her şeyimi beni affet diye veriyor olacağım.

* O sürprizi gerçekten anlamamıştı, sence neden?
Allah’a şükür öyle bir arkadaşım yok.

* O’nu nasıl sevdiğini tarif eder misin?
Ponçiklerim! Canımdan can gibi seviyorum. İnatlarını, huysuzluklarını, kıskançlıklarını, denizde yüzmelerini, uyumalarını, her şeylerini ayrı seviyorum.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS