Emre Karayel'den 'Bir İstanbul Masalı' itirafı!

Emre Karayel'den 'Bir İstanbul Masalı' itirafı!

Emre Karayel'den 'Bir İstanbul Masalı' itirafı!

Hülya Koçyiğit'in sunumuyla TRT 2'de yayınlanan 'Film Gibi Hayatlar' programının bu haftaki konuğu Emre Karayel oldu. 2004 yılında 'Zekeriya' karakteriyle 'Bir İstanbul Masalı'nda, 2007'de ise 'Zafer Sasonlu' karakteriyle 'Kurtlar Vadisi Pusu'da rol alan oyuncu, sokakta tanınır hale geldikten sonra gördüğü ilgiye alışmasının çok kolay olmadığını söyledi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Eşi Gizem Karayel ile 25 Ocak'ta oğulları Can Öcal Karayel’i kucaklarına alan Emre Karayel, baba olmanın çok güzel bir duygu olduğunu belirterek, "Babalık, anlatılmaz bir duygu, ancak yaşanır. Bunun mutluluğunu tarif edemem" dedi.

YENİ PROJESİ

Kariyerinin başında profesyonel olarak kukla programları yapan oyuncu, "Birçok çocuk işleri yaptık ve ben bayağı profesyonel kukla oynatıcısıyım. Şimdi de TRT Çocuk’a tekrar geri dönüyorum. TRT Çocuk için kukla projesi yapacağız inşallah" dedi.

"HAYATIMDA BİLMEDİĞİM BİR ŞEYDİ"

'Bir İstanbul Masalı' ve 'Kurtlar Vadisi' dizilerinde rol alan Karayel, "O dönem neredeyse hayat duruyordu Türkiye’de. Çok sevilen işleri yapmama vesile olan, bu piyasaya gerçek anlamda girip ismimi ve kendimi tanıtmama vesile olan bir iştir Bir İstanbul Masalı" açıklamasını yaptı.

Şöhret olduktan sonra insanların kendisine olan ilgisine alışmakta zorluk çeken 49 yaşındaki oyuncu, şu ifadelerini kullandı:

Bu diziler çok ciddi reytingler alıyordu ve İstanbul'a taşındıktan sonra İstiklal Caddesi'nde yürürken, sürekli kafalar dönmeye başlıyordu. Alışık olmadığım şeylerdi, hayatımda bilmediğim bir şeydi. Ona alışmak çok kolay değildi. Sonra alışıp, mesleğimizin bir parçası olduğunu öğrenince, işin güzel tarafı da bu oldu. Beğenilmek ve sevilmenin güzel olduğunu anlayınca o geçti gitti. Bu işin bize en büyük getirisi aslında maddi değil manevi. Elbette para kazanıyoruz, geçimimizi bu işten sağlıyoruz ama o sevgisizlikten de çok korkuyoruz. Bizi motive eden, bizi ayakta tutan, mesleğimizi geliştirmemiz için çaba sarf etmemizi sağlayan bir dinamik sevenlerimiz

"DEMET OĞLUMUN HALASIDIR"

Yaklaşık 35 bin skeçle ekranlarda büyük ilgi gören 'Bir Kadın Bir Erkek' dizisiyle ilgili ise Emre Karayel, "Müge Turalı yapımcısıydı işimizin. Partnerimin Demet (Evgar) olduğunu duyduğumda gerçekten çok mutlu olmuştum. Tanımıyorduk birbirimizi ama ben izlemiştim onu sahnede. Müthiş bir uyumumuz vardı. Hepsini çok keyifli çektik. Belki ileride biraz daha yaşımız ilerleyince, o dönemi yapalım diye düşündük. Demet'le her zaman görüşüyoruz. Halasıdır oğlumun. O yüzden sahnede bir şeyler yapmak istiyoruz. Böyle bir hayalimiz hep var, uygun proje denk geldiğinde ikimizi de mutlu edecek, içimizi canlandıracak, heyecanlandıracak bir şey bulduğunda neden olmasın. Özlüyoruz arada bir açıp açıp, eskilerden biz de kendimizi izliyoruz. Bazen Demet bana yolluyor, ben Demet'e yolluyorum" şeklinde konuştu.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

"KOMEDİ İŞLERİ YURT DIŞINA ÇOK SATILMIYOR"

Televizyonda komedi dizilerinin olmaması hakkında düşüncelerini paylaşan ünlü oyuncu, "Biraz mizahı dışladık açıkçası. Hem biz mizahı dışladık hem de sektör de biraz dışlandı. Çünkü dizilerin yurt dışı satışları başladı ve bu satışlarda komedi ve erkek işleri çok satılmıyor. Bizde biraz onun da etkisi oldu. Yoksa biz mizahı ülke olarak çok severiz, çok da iyi yaparız, çok iyi yapılmış dizilerimiz var" dedi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

"SADECE BİZ OYNAYACAĞIZ ANLAMINA GELMİYOR"

Tiyatro Yeniden ile Maltepe Sahne Cumhuriyet’i kuran Emre Karayel, "Pandemi sürecinde özel tiyatroların yaşadığı sıkıntıları biliyoruz. Cumhuriyet Parkı içerisinde Sahne Cumhuriyet'i açtık. Maltepe bölgesinde İstanbul'un yeni bir sahneye ihtiyacı olan bölgede. Orada, o parkta hem tiyatro hem kültürel faaliyetler yapmayı planlıyoruz. Konserler, dinletiler... Bunun için çaba sarf ediyoruz şu anda. Tiyatro Yeniden’in Sahne Cumhuriyet’in sahibi olması demek, sadece biz oynayacağız anlamına gelmiyor" sözleriyle, tiyatronun sahneye ihtiyacı olan tüm tiyatrolara açık olduğunu vurguladı.