magazin

Gupse Özay: ''Barış’a bu konuda hayatı zindan ediyorum''

  1. Magazin
Gupse Özay: ''Barış’a bu konuda hayatı zindan ediyorum''

Gupse Özay, ‘‘Deliha 2’’ filmiyle bu hafta seyirci karşısına çıktı. Ünlü oyuncu, yeni filmine ve özel hayatına dair merak edilenleri Hürriyet yazarı Cengiz Semercioğlu’na anlattı. İşte o röportajda öne çıkan başlıklar…



''Deliha 2 feminist bir film''
Deliha’nın ilk filmi ile ikinci filmi arasındaki fark ne Gupse?
- Bence oyunculuğum da, yazarlığım da gelişti. 4 sene oldu. Her iş zaman geçtikçe daha iyi olur. Ben de hata yapa yapa, kendi hatalarımı göre göre daha iyi bir iş çıkardım. İlk filme göre ikincisi bence daha iyi.


“Deliha 2”de cinsiyetçi söylemler ya da bel altı küfür yok mu?
- Hiç yok. Aksine çok feminist bir film.

Giderek feminist mi olmaya başladın?
- Evet ya, yaşlanıyorum diye galiba...
''Seri yapacağım diye sağlığımdan olabilirim''
“Görümce”yi mi daha çok sevdiler sence, “Deliha”yı mı?
- Çocuk kitlesi “Deliha”yı daha çok sahiplendi. Deliha biraz daha oyuncak gibi bir karakter. “Görümce”, görümcesinden çeken kadınları etkiledi. Çocuklar görümcenin anlamını bile bilmiyordu.

“Deliha”nin ilk filmi 1.6 milyon, “Görümce” 1.9 milyon izlendi. “Görümce”nin ikinci filmini de yapacak mısın?
- İnsanlar istiyor. İkinci filmi yazacağımı düşünüyorum. Aslında devam filmlerine çok mesafeliydim. Ama baktım, sinemadan sonra televizyonda gösterilince daha çok kitleye ulaşıyor.

“Deliha”, “Recep İvedik” gibi seriye dönecek mi?
- Dönecek gibi duruyor. Ama ben bu kiloyu bir daha alıp verebilir miyim bilmiyorum. Seri yapacağım diye sağlığımdan olabilirim.
''İki ayda kilo alıp 1 ayda vermeye çalışıyorum''
Riskli değil mi?
- Riskli. Her sene daha da zorlaşıyor. Doktorlar “Saçmalama” diyorlar. Hollywood’da insanlar global işler yaptıkları için onların canına minnet. 100 milyon kazansam ben de 120 kilo alırım. Ben yaptığım işe saygı duyduğum için bunu yapıyorum. Ama çok kısa sürede yapıyorum. İki ayda kilo alıp 1 ayda vermeye çalışıyorum. Kollarım sallanıyor o yüzden.

Ağlayacak mıyız filmde yani?
- Evet ama amacımız bu değildi. İlk filmde karakter derinliği 10 metreyse, “Deliha 2”de 50 metre. Karakterin o travmalarını ve zayıflıklarını görmek insanları biraz üzüyor galiba.

Cem Yılmaz’ın karşısına çıkıyorsun. Onun da “Arif v 216” filmi vizyonda. Çok iddialı değil mi? “Keşke aynı anda çıkmasaydık” dedin mi?
- Dedim. Hatta Cem’e bile “Ulan yandık, bizi bitireceksiniz” demişliğim vardır. Şaka bir yana benim kitlem biraz daha çocuklar olduğu için “Neden olmasın” dedik. Bir de nereye kaçacaksın ki? Her hafta yeni bir film vizyona giriyor. Bir tanesinden kaçsan bir başkasının karşına mutlaka düşüyorsun. “Arif v 216”, “Aile Arasında”, “Ayla” gibi filmler sinemaya izleyici çekti. O yüzden başka filmlerin de şansı oluyor. Böyle deyip haftaya hastaneye yatarmışım “Tutmadı!” diye. (Gülüyor)
''İkimizin de ünlü olması iyi bir şey değil''
Dizilere dönmeyi düşünmüyor musun?
- Diziyi sevemedim. Televizyonda çok fazla ünlülük durumu var ve benim bununla aram iyi değil. Ünlülükten de zevk almadım, dizilerdeki o memuriyetten de. Her hafta bir şey yapmak zorundasın. Bağlılık gerekiyor. Benim ruhum, istediğim zaman istediğim şeyi yapmaya kurulu. Sinemada daha özgürsün. “Dizi yapmayacağım” diye bir şey demiyorum tabii. Belki dijital platformlar için bir dizi yapabilirim. Onu stok çekiyorsun.

Sen kendin ünlüyken, Türkiye’nin en ünlü adamlarından biriyle beraberken “Ünlülükten zevk almadım” demen garip değil mi?
- Bu hoşumuza gidiyor mu? Gitmiyor. İkimizin de ünlü olması iyi bir şey değil. Sinemaya gitmeyeli 2 sene oldu.

O zaman ünlü olmayan biriyle birlikte olsaydın...
- Ama aşk bu. İnsan ünlü diye aşktan vazgeçer mi?
''Ben sinemayı denemek istedim''
Bir diziyle yırttığını düşünüyor musun?
- Yırttığımı düşünmediğim için film sektörüne girdim.

Ama bir dizi yaptın, her şey değişti...
- “Yalan Dünya” hayatımın kırılma noktasıdır. Ömrüm boyunca vaktimde 2012 yılı işaretli olarak kalacak.
Ama diziye devam etmedim. Gülse Birsel’le çalışmak hayalimdi. En kaliteli yerden başladıktan sonra ya kendim yazıp oynamam lazımdı ki buna gücüm yoktu ya da sinemaya yönelecektim. Ben sinemayı denemek istedim.
Ama şimdi kendin yazıp, oynayıp üzerine de yönetiyorsun. Çok zor değil mi?
- Çok zor. Ama sinema-TV mezunu olduğum için yönetmenlik konusunda pratiğim vardı. Bana öyle bir teknik ekip kurdular ki, monitöre bakmasam bile gözüm arkada kalmazdı. Bir de Deliha’yı tanıdığımdan, karakteri tanımak için bir efor sarf etmedim. No name oyuncularda ego olmaz genelde. Onlarla çalışmak kolaydır.
''Onlar zaten hakkımı verirler''
O yüzden mi sevgilin Barış Arduç’u almadın ekibe?
- Yok. Hikaye başka yere kaydığı için Barış bu filmde olmadı. İlk filmdeki cast’la çok fazla devam edemedik.

Bu iş sana iyi para kazandırıyor mu? Mesela ilk filmden iyi kazandın mı?
- Film kazandırır ama BKM daha çok kazandırır. BKM biraz daha eli açık bir şirket.

Peki, gişe anlaşman var mı?
- Öyle bir anlaşmaya gerek yok. BKM özel bir yer. Onlar zaten hakkımı verirler.

''Bence Yunus bunun mizahını yapmıştır''
Hızlı konuşmaktan rahatsız oluyor musun?
- Ben değil, etrafım rahatsız.

Barış şikayet etmiyor mu?
- O da hızlı düşünen bir insan olduğu için beni yakalıyor. Yavaş düşünen insanlar yakalayamıyor.

Barış’la Elçin Sangu’nun “Mutluluk Zamanı” filmini nasıl buldun? Gişede iki seksen yattılar...
- Ne acımasızsın... Bir filmin izlenmemesinin birçok nedeni olabilir. Aslında çok güzel film. Bence televizyon izleyicisi bedavaya televizyonda gördüğü karakterleri para verip izlemek istemiyor.
Özcan Deniz’le Aslı Enver’in filmi de öyle oldu. Buğra Gülsoy ile Özge Özpirinçci’nin de aynı şekilde.

O filmde Elçin Sangu’nun sevgilisi, öpüşme sahnelerini izleyemeyip salonu terk etti, sonra da “İsviçre’de yaşamıyoruz” dedi...
- Bu olayı bilmiyorum. Yunus’u çok severim, arkadaşımdır. Bence Yunus bunun mizahını yapmıştır.
''Öpüşme sahnelerinde babam küser diye oynamıyorum''
Ne şakası, adam ortalığı yıktı...
- Kendi ağzından duymadığım için bilemiyorum. Haberlerde yazılanlar genelde abartı oluyor. Erkekler sevgililerin öpüşme sahnelerini izlemekten hoşlanmayabilir. Buna çaba sarf etmek lazım. Kişi özelinde konuşmamak lazım. Erkekler biraz daha muhafazakâr galiba.


“Deliha 2”de öpüşme sahnen var mı?
- Yok.

Olsaydı Barış’ın tepki göstermesini normal karşılardın o zaman...
- Evet. Ama ben öpüşme sahnelerinde babam küser diye oynamıyorum. Babam muhafazakâr değil ama hoşlanmaz gibi geliyor bana. Çok gerekli bir sahnede atıyorum öpüşmem gerekir, belki yaparım. Ama rahatsız olacaklarını bile bile yapmam. Komedide çok gerekli olduğunu düşünmüyorum zaten. Gülse’nin dizilerine bak, onda da öpüşme yoktur mesela.

Ailen baskı yapıyor mu evlilik konusunda?
- Yapmıyorlar. Bazı şeyleri toplumsal ve sosyolojik etkenlerden dolayı yapıyoruz.

Barış ne diyor bu duruma?
- Bu aramızda tartıştığımız bir konu değil.
''Barış rahatsız olur mu bilmiyorum''
Sen Barış’ın öpüşme sahnelerini gördüğünde rahatsız oldun mu?
- Bu bir seçim. Bundan rahatsız olmak da çok doğal. Olmamaya çalışmak da... Ben olmamaya çalışıyorum. Çünkü oyuncu olduğum için o durumu biliyorum. Empati kurabiliyorum. Oyuncu olmayan başka türlü düşünebilir. Karaktere bürünüyorsun sonuçta.

Belki senin öpüşme sahnen olsa Barış rahatsız olur.
- Bilmiyorum. Hep komedi yaptığım ve böyle bir durum olmadığı için bu konu gündemimizde olmadı.

Barış'a bu konuda hayatı zindan ediyorum''
10 / 12
Gupse Özay: ''Barış’a bu konuda hayatı zindan ediyorum''
Kontrol hastası olduğun doğru mu? Nasıl film çektin o halde?
- Doğru. 10 senem gitti. Odaklanmak çok zor oluyor benim için. Yazdığını oynamak, oyuncuları yönetmek, etrafı kontrol etmeye çalışmak dünyanın en zor şeyi.

◊ Barış’a zindan ediyor musun hayatı bu kontrol hastalığınla?
- Ediyorum ama kontrolden değil, hiperaktiflikten. “Bir otur, bir sus artık” durumu oluyor çevremde.



11 / 12
Gupse Özay: ''Barış’a bu konuda hayatı zindan ediyorum''
12 / 12
Gupse Özay: ''Barış’a bu konuda hayatı zindan ediyorum''
{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Description $}
{$ item.Title $}
{$ item.Description $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS