magazin haberleri

“İyi yürekli insanlara ihtiyaç var”

Afra Saraçoğlu, “Aşk Bu Mu?” adlı yeni filmi için “Senaryoyu okuduğumda oynamak için sabırsızlanmıştım. Güçlü karakterleri çok fazla görmüyoruz. Oysa öyle pozitif ve iyi yürekli insanlara ihtiyacımız var” diyor.



Afra Saraçoğlu Milliyet'ten Özlem Ülkü'ye röportaj verdi. İşte o röportaj...
Yeni filminiz “Aşk Bu Mu?” ile karşımızdasınız. Neler barındırıyor hikaye? Canlandırdığınız Gülüm’ün sizi etkileyen taraflarını anlatır mısınız?

Filmimiz aslında birçok duyguyu aynı anda barındırıyor. O yüzden izleyiciler hem üzülecek, hem sevinecek. İniş çıkışlar yaşatacak. Gülüm, ayakları yere sağlam basan bir kız. Derslerinden kendine yeterince vakit ayıramamış. Yani kendini besleyecek şeyleri çok fazla yapamamış ama yaşamayı çok seviyor; hayat enerjisi çok yüksek. Bu benim için çok mühim.
Bir karakteri canlandırıyorsam güçlü olması çok önemli ve güzel. Çünkü güçlü kadınları canlandırmayı gerçekten seviyorum. Böyle karakterleri hayatımızda çok fazla görmüyoruz. O yüzden teklif geldiğinde bu fırsatı değerlendirmek istedim. Güçlü, pozitif ve iyi yürekli insanlara ihtiyacımız var.
Rolünüz için oyuncu koçuyla çalışmışsınız. Bu desteğin size kattıkları için neler söyleyebilirsiniz?

Ben aslında bütün projelerimde oyuncu koçlarıyla çalışmaya dikkat ediyorum
Çünkü karakteri yaratmamda çok büyük katkısı oluyor. Benim göremediğimi, düşünemediğimi fark ediyor ve gösteriyorlar. Her derste kendimle ilgili bilmediğim şeyler ortaya çıkıyor. Her projemde farklı eğitmenlerle çalışmaya dikkat ediyorum. Bu projede Süheda Çil’le çalıştım. Senaryoyu okurken çok ağladığım, boğazımı düğümleyen sahneler vardı. Oynamak için sabırsızlanmıştım. Psikolojik olarak zordu ama çok istemiştim. Karakterimin bir hastalığı var; karaciğer yetmezliği.
Ve biz bu hastalığa çalıştık. Nasıl bir evrede, neler olmalı... Bu rolüm sayesinde gördüm ki; işinde ne kadar başarılı olursan ol, ne kadar önem verirsen ver, çevrene ne kadar değer verirsen ver, en önemli şey sağlık. Sağlık olmadan her şey eksik kalıyor. Gülüm’le beraber bu eksiklikleri, zorlukları tattım. Ne kadar yoğun bir tempomuz olursa olsun, kendimizi aslında derbeder etmemeliyiz. Hiçbir işin bunun önüne geçmesine izin vermemeliyiz. Sonuçta sen ne kadar iyiysen çevren de o kadar iyi oluyor.
Yakın zaman önce vizyona giren “İyi Oyun” filminizle bu projenin çekimleri aynı zamana denk geldi. Bir setten çıkıp diğerine gittiniz..

Evet, bir gün ona bir gün diğerine gittim. Ama benim için canlandırdığım karakter sahnededir. Sonrasında ben o değilim, bunu çok iyi ayırt edebiliyorum. Bunu ayırt edemezsek, psikolojimiz bozulur. Bunu da hocalarımdan öğrendim. Kestik denildiğinde devam etmem, ben de keserim. Benim adıma sadece fiziksel olarak zorlanma oldu. Haliyle yoğun bir tempo oldu. İki katı mesai yapmış oldum.
“İkinci Şans” adlı filmle başladığınız oyunculukta kısa sürede dört film ve bir dizide rol aldınız. Proje seçimlerinde neye dikkat ediyorsunuz?

Öncelikle sinema projelerinde daha programlı, rahat ve keyifle çalıştığımız bir atmosfer oluyor. Dizi daha yoğun. Çünkü süreleri çok uzun. Ama tercih etme konusunda ikisini de çok seviyorum. Gerçekten içime sinen projelerde yer almaya çalışıyorum. Her gelen teklifi kabul etmiyorum. Kalbimle bir şeyler hissetmem gerek. İyi olacağına eminsem, karaktere kendimi yakın hissediyorsam kabul ediyorum. Çok şükür bugüne kadar iyi projeler denk geldi. Bu yüzden şanslı olduğumu düşünüyorum.
Bu kadar genç bir isim olarak, sizi ön plana çıkaran özellikler neler?

Ben her şeyden önce çok çalışıyorum. Her projemde en iyi halimle olmaya çalışıyorum. İşimde çok disiplinliyimdir. Belki de bu disiplin, işe olan inancım, güvencim ve çok çalışmam... Bunu da çalıştığım ekipler görüyordur.Ben ekipçiyim, her şeyin bir bütün olduğuna inanıyorum. Eğer ekibe saygı gösteriyorsan ve onların saygısını kazanıyorsan, ekran önünde de saygı gösterilen biri oluyorsun diye düşünüyorum. Bu benim için çok önemli. İşimi çok seviyorum.
İlerisi için kendinize koyduğunuz hedefler var mı?

Günlük hayatımda çok plan yapmam. Günümü, anımı yaşamayı çok severim. Eğer plan yaparsam ve olmazsa sinirlenir ya da üzülürüm. Kariyer anlamında ise hedeflerimi hep çok yüksek tutuyorum. Zaten disiplin ve başarı, birbirine bağlıdır. Her işimin bir öncekinden daha iyi olması için uğraşıyorum. Hep daha iyi olmak, hedeflediğim ilk şey. Türkiye’deki herkesin adımı biliyor olması benim için başarı demek değil. Başarı, şimdilerde yaptığım küçük yardımların daha büyük hale gelmesi.
Resim, müzik gibi ilgi duyduğunuz başka bir sanat dalı var mı? Kimselere göstermediğiniz çizimleriniz ya da yazılarınız mesela?

Küçük küçük şeyler çiziyorum ama yeteri kadar geliştiremedim kendimi. Çocukluğumda da resim yapmayı çok severdim, hocalarım da yetenekli bulurdu. Voleybol da oynadım, madalyalarım bile vardı. Üniversiteye başladıktan sonra oyunculuk yapmaya başladım. Okulumu da tamamlayamadım. Hobilerim de okulum da yarıda kaldı. Boş vakitlerimde onları canlandırmayı çok istiyorum.
Güzelliğin oyunculuktaki etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Güzellik tek başına bir şey ifade etmiyor, yani yetmez. Bütün olarak bakmalı. İşini, yeteneğinle, motivasyon ve disiplininle yaparsan, o zaman avantaj olur. İlerleyen yaşlarda anneyi, anneanneyi canlandıracağım. Onun için de başka şeylerin konuşulması gerekiyor.
İlişkilerinizde sizin için önemli olan noktalar neler?

Biriyle çok iyi anlaşıyorsanız, her şeyden önce çok iyi arkadaşsanız ve tabii ki bununla beraber duygusal bağ varsa, bu benim için yeterli. İlişki birbirini anlamayı, saygı göstermeyi kötü zamanlarında da yanında olmayı gerektirir. Oyun arkadaşı olmak gerekir. Benim için deli gibi sevmek yerine aklı başında olmak, bilinçli bir şekilde sevmek önemli. Kendimi böyle daha iyi hissediyorum.
Kararlarını duygularıyla mı mantığıyla mı verenlerdensiniz?

Çok küçük yaşlardan beri mantığımla hareket ettim. Mantığı daha ağır basan biriyim. Duyguların her zaman olmasa da beni yanıltacaklarını düşünüyorum. O yüzden ilk önce mantığımı devreye sokuyorum. Ondan sonra duygularıma geliyor sıra...
Kendinizi hırslı görüyor musunuz?

Ben tabii ki hırslıyım ama bu hırsın bana zarar vermesine asla izin vermem. O yüzden daha çok azimli olarak tanımlamayı seviyorum kendimi. Çünkü azim, hırstan daha önemli.
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS