magazin haberleri

Serdar Ortaç: Bir evim, bir arabam ve bisikletim var

O, Türkiye’nin en önemli söz yazarı ve bestecilerinden. Hafızalara kazınan sayısız hitin sahibi, ‘popun kralı’. Şimdi yeni single’ı ‘Biz İstemezsek’le gündemde. Serdar Ortaç’la kariyerinde geldiği noktayı, hastalığını, hatalarını, pişmanlıklarını ve hayattan aldığı dersleri konuştuk: “30 seneye bir sürü güzellik ve acı sığdırdım. Şu an anılarım benim hazinem. Hepsi benim için mücevher gibi.”



Üzerinde spor kıyafetleri, elinde çayı... Telefonun öbür ucunda da olsa samimiyeti hemen hissediliyor. Her zaman olduğu gibi yine içinden geldiğince konuşuyor: “30 senelik şöhret hayatımın 30 senesi kazık dolu. Ben sol yanağıma vurana sağı çeviriyor, ‘Buraya da vur’ diyorum.” En büyük pişmanlığının para biriktirmemek olduğunu söylüyor, “Beş evim vardı, hepsini sattım. Şimdi bir evim, bir arabam ve bisikletim var. Bana yetiyor” diyor. Konu aşka gelince eski eşi Chloe Loughnan’la ilişkisini de açıkyüreklilikle anlatıyor: “Ondan çocuk sahibi olmak, onunla beraber ölmek isterdim.” Serdar Ortaç, Hürriyet'ten Hakan Gence'ye  hakkında merak edilenleri anlattı.

İlk albümünüzün üzerinden 26 yıl geçmiş. Nasıl bir yolculuktu?

Binlerce şarkı yazmış bir adam için hiçbir şey kolay olamaz. O şarkılar havadan gelmiyor. Kimileri iki sözü bir araya getiremez, mani bile yazamaz. Ama sen koskoca bir şarkı yapıyorsun. Hatta bunlardan 2 bin tane üretiyorsun! O yüzden zor oldu. 30 seneye bir sürü güzellik ve acı sığdırdım. Şu an anılarım benim hazinem. Hepsi benim için birer mücevher gibi. Ama hiçbir şey bitmedi. Hâlâ şarkı yazıyorum. “Serdar Ortaç bitti” diyenler aldanıyordur.

Böyle düşünenlere ne söylemek istersiniz?

Son nefesimi verene, beni Zincirlikuyu’ya gömene kadar Serdar’ı bitiremezler. Bitmem! Çünkü içimde hâlâ müzik aşkı var. Tam “Bitti” dediklerinde, bir gece otururum, “Haber gelmiyor yârdan” diye bir şey yazarım, olaylar değişir!

Pop müzikte megastarlar, kraliçeler, süperstarlar var. Siz neredesiniz?

İyi bir yerdeyim. Ama o lakaplar da doğru. Türkçede en çok kullanılan sözcük ne biliyor musun?

Hayır, nedir?

‘Çok’. Biz her şeyin başına ‘çok’ koyarız. Abartmayı severiz; düzgün, basit tarifler kullanmayız. O yüzden ‘prens’, ‘kral’, ‘ucube’ demek normal. Bana da ‘popun kralı’ diyorlar. Ama ben yaptığım işin pop olduğunu da düşünmüyorum. Her tür de müzik yapıyorum.

Şu an müziğinizi nasıl bir yerde görüyorsunuz?

Ben ilahi okusam da dinlenir. Çünkü çok sevenim var. Yani bugün bir şey yapmasam da yaptıklarım bana bir ömür yeter.

Ama yeni bir şarkı çıkardınız; ‘Biz İstemezsek’. Ne anlatıyor?

Çok güzel bir şarkı. Sera Tokdemir’le ortak yaptığımız bir çalışma. Bir ortakla yapıldığı için dinleyiciye farklı gelebilir. Şarkıda ikimizin de kalbi var.

Şarkılarınızın hep birbirine benzediğini söyleyenler, sizi işin kolayına kaçmakla eleştirenler var....

Beni eleştirenler ‘Bilsem ki’ ya da ‘Dansöz’ gibi bir şarkı yapsınlar, sonra konuşalım!

Eski şarkılarınız konserlerinizde hâlâ her yaş grubu tarafından ezbere söyleniyor. Neden artık böyle şarkılar yapılamıyor?

Ben de bilmiyorum. Bu Allah’ın bir hediyesi... Bunu bana niye verdiğini de düşünüyorum, bir türlü bulamıyorum. Sana şimdi “Kırmızıyla moruna / Canım kurban yoluna/ Nar çiçeğim” desem kalkıp oynarsın. Bunu Salih Güngör’le 1993 senesinde yapmışız. Gelmişiz 2020’ye, insanlar hâlâ oynuyor.

Yeni çıkan isimleri takip ediyor musunuz? İçlerinden kimleri beğeniyorsunuz?

Ersay Üner’e bayılıyorum. Seçil Gür ve Irmak Arıcı iyi. Mustafa Ceceli’nin yaptığı her şey güzel. Norm Ender ve Ben Fero da güzel. Ama bir marka yaratmak kolay değil. Serdar Ortaç olmak hiç kolay değil. Ben yerimden eminim. Ve kafamda hiçbir soru işareti yok.

Sizce yeni nesilden bir Serdar Ortaç çıkar mı?

Elbette birileri çıkacak ama bir Serdar Ortaç olur mu, bilemem!

Korona testim temiz çıktı

Martta, koronavirüsün çıktığı ilk gün bronşlarım tıkandı. Öksürmeye başladım. Hastanede tomografiye soktular. Ciğerlerimin filmi çekildi. Buzlaşma görseler tehlikeliydi. Temiz çıktı. Ardından korona testi yapıldı ve o da temiz çıktı. Bu virüs bizi çok yalnızlaştırdı. Herkes evde kaldı, ancak ailesiyle yakınlaştı.

Serdar Ortaçtan çok konuşulacak açıklamalar: Kumar en büyük hatam, başkası olsa neyim varsa alırdı

Koronavirüs döneminde şarkıcılardan maddi olarak zorlandıklarını açıklayanlar oldu. Oysa sizler iş yaparken çok büyük paralar kazanmıyor musunuz?

Hazıra dağ dayanmaz. Pop camiasındaki şarkıcılar konserini yapar, paralarını alırlar. Mesela 10 lira mı aldılar? O parayı sahnede giymek için bir ayakkabı ya da cekete verirler. Pahalı olsun da farklı olsun diye düşünürler. Yanındakilere dağıtır ya da kendi eğlencesine harcar, yine biter.

Siz hiç para biriktirebildiniz mi?

Hiç biriktirmedim. Hatta en büyük pişmanlığım da budur.

Neler var şu an birikiminiz olarak?

Bir evim, bir arabam ve bisikletim var.

Yıllardır sahneye çıkan, herkese söz, beste veren Serdar Ortaç’ın malvarlığı sadece bu kadar mı yani?

Evet, bu kadar. Eskiden beş evim vardı Hakan. Ama hepsini sattım. Bunlar da şimdi bana yetiyor.

Çok mu harcadınız?

Çok harcadım. Bir sürü parayı kumara harcadım. Bir sürü parayı da çevreme dağıttım. Borç isteyen herkese borç verdim. Geri alamayacağımı hiç düşünemedim ve hiçbirini de geri alamadım.

Şimdi yine o kadar paranız olsa kumar oynar mısınız?

Asla bir daha kumar oynamam, çok pişmanım. Hayatımda yaptığım en büyük hata!

Chloe'yle mezarımız yan yana olsun isterdim

Serdar Ortaçtan çok konuşulacak açıklamalar: Kumar en büyük hatam, başkası olsa neyim varsa alırdı

Eski eşiniz Chloe Loughnan’la dışarıdan çok güzel görünen bir evliliğiniz vardı. Ama boşandınız. Ayrılık sizi nasıl etkiledi?
Beş sene evli kaldık. Üç sene flört ettik. Sekiz senemiz dip dibe geçti. Millet 15 günde boşanıyor değil mi? Ama çok üzüldüm. Chloe’den çocuk sahibi olmak, beraber ölmek, mezarlarımız yan yana olsun isterdim. Yapacak bir şey yok. Yürümedi.

Neden yürümedi?

Yaşı benden çok küçüktü. Chloe’yle o 18 yaşındayken birlikte olduk. Hiçbir şey yaşamadan benimle evlendi. Evini bırakıp bana geldi ve hiç bilmediği bir ortama girdi. Türkleri tanıdı. İnsanları tanıdı. E artık o da hayatını yaşasın... Gençti, gezerdi. Ben de gençken yerimde durmazdım. “Ben gençliğin ne olduğunu bilirim ama sen ihtiyarlığı bilemezsin” derdim. Bu sebeple her konuda ona hak verirdim. Gençliğini yaşaması lazımdı.

Siz de ihtiyar değilsiniz canım, ne yaptınız!

Yaş aldığımız için onlar gibi genç değiliz. Bunu kabul edeceğiz. Orta yaşın güzelliğini yaşıyoruz.

Karşılıklı bir sessizlik sözleşmesi yaptığınız doğru mu?

Hayır ama nafaka sözleşmemiz var. Ben ayrılınca “Yeni bir hayat kurmam için bana yardım edecek misin?” dedi. Ben de “Ne kadar lazım” diye sordum. Diyelim ki üç lira istedi. Ben “10 lira vereyim, helali hoş olsun” dedim. Ama zor duruma düşünce hepsini ödeyemedim. O da anlayış gösterdi. Altı aydır beni “Para para” diye asla aramıyor, “Ne zaman paran olursa o zaman öde oğlum” diyor. Başkası olsa mahkemeye gider, neyim varsa alırdı.

Bugün onun hayatına yeni biri girse üzülür müsünüz?

Çok üzülürüm. İlla biriyle olacak ama karşısına iyi bir adam çıksın isterim. Benim gibi kılına zarar vermeyecek biri...

Son Harbiye Açıkhava konserinizde “Bir daha yabancı gelin almam” gibi laflar söylemiştiniz...

Çok moralim bozuktu. Yeni ayrılmıştım. Çok üzülüyordum. Sahnede o atmosferin havasına kapıldım, şaka yapmak istedim. Ama başarılı olamadım. Şakayı da berbat ettim. İyi ki Chloe’yle evlendim, iyi ki onu tanıdım.

Onu aldattığınız doğru mu?

Ben Chloe’nin üstüne gül koklamadım. Birlikteliğimiz boyunca onun kokusundan başka kadın kokusu hatırlamıyorum. Zaten hiçbir birlikteliğimde de aldatmam. Kusarım, dokunamam ki! Diyelim yatağa girdik, kendimi yataktan atarım. Sanki içimde bir makine var, beni engelliyor. Babam da böyleydi. Ona çekmişim.

Böyle diyorsunuz ama bir dönem arabanızda en az sekiz kadınla gecelere akardınız…

Ben gençken de hiçbir kızı aldatmadım. Kulisimin önünde kuyruklar olurdu. Ama ben birisine aitsem onunlayımdır.

Belki de paramı har vurup harman savurdum diye hasta oldum

Uzun zamandır MS hastalığıyla mücadele ediyorsunuz. Süreç nasıl gidiyor?

Ayağım çok ağrıyor. Bazen ayakta zor duruyorum. Ama hastalığa alıştım. Allah’ın takdiri. Demek bir hata yaptım ki bana bir ceza verdi.

Neydi o hata?

Bilmiyorum. Aslında kimseyi kırmadım. Belki de paramı har vurup harman savurdum diye oldu. Dedi ki: “Oğlum sana milyonlar verdim. Almayı da bilirim. Bir de ceza veririm, çek cezanı.” Olabilir.

Bu rahatsızlık hayat düzeninizde neler değiştirdi?

Yüzmek çok önemli. Her gün evimin havuzunda yüzebildiğim için şükrediyorum. Her gün bisiklet kullanıyorum. Bunlar olmasa herhalde çok daha kötü olurdum.

Bu dönemin cinselliğe etkisi oldu mu?

Türkiye’de 60 bin MS’li var. Aralarında MS olup da 55 yaşında baba olan en az 10 bin adam var. MS’in cinselliğe sıfır etkisi var. Ama ayağın ağrıyor diye yatakta eskisi kadar neşeli olmayabilirsin.

Çapkınlık da mı yok?

Canım hiç kadın çekmiyor, hiçbir ilişki istemiyor. Yalnızlık şu an o kadar güzel ki... Hayatıma giren kadınların birikimi belki de beni yordu. Ama çok âşık olursam arkadaş olurum ve seversem aşk, ilişki yaşarım. Büyük konuşmayayım, belki de yüzük takarım.

Yeni bir maceraya yelken açamadım

Son ilişkiniz neden bitti? Seçil Gür’den neden ayrıldınız?

Seçil çok iyi bir kız. Onu da çok sevdim. Bana çok iyi baktı. Ama boşandıktan sonra başka bir ilişkiye adapte olamadım.

Eski eşinize hâlâ âşık mısınız?

Hayır, o iş bitti. Ben yeni bir maceraya yelken açamadım. Sanırım biraz zaman gerekiyor.

Müzik sektöründe çok kazık yediniz mi?

30 senelik şöhret hayatımın 30 senesi kazık dolu.

Siz onu mu yaşadınız?

Bende o da olmadı. Enteresan!

Çocuk sahibi olmak istiyor musunuz?

50 yaşındayım. Yarın baba olsam 10 yaşındaki çocuğumu 60 yaşındayken okula gidip almak istemiyorum. O yüzden kalsın. Yeğenlerim var, onları seviyorum. Allah belki de benim çocuk sahibi olmamı istemedi. “Bir tane Japon yeter” dedi.

Yeniden evlenir misiniz?

Evlenmem. Çünkü evlilik çok büyük bir sorumluluk. Dünyanın en zor şirketini kuruyorsun.

Neden öyle?

Sol yanağıma vurana sağı çevirip “Buraya da vur” diyorum.

Niye bu hoşgörü?

Çünkü Allah cezasını veriyor. Hiç kimsenin ahını alma. Hele senden daha güçsüzün ahını hiç! Bütün insanlar iplerle birbirine bağlı. Bugün birine iyilik ya da kötülük yaparsan yarın sana geri döner.

Sanat camiasından kimlerle küssünüz?

Kimseye küs ya da kırgın değilim. Sadece kendime küsüm.

Neden?

Bütün hatalarımı sevaba çevirecek kadar sevap işlemem lazım. Şimdi onlara başladım. Üç-beş sevabı bitirdim. 10-20 sevabım kaldı.

Neydi en büyük günahınız?

Kumar. Uyuşturucum yok, resmini bile görmedim. İçkim eskiden vardı, 10 senedir içmiyorum.

Bir de Ahmet Kaya’yla ilgili suçlamalar var…

Ona çok üzülüyorum. Gereksiz yere suçlandım. Ama yapacak bir şey yok, adım çıktı. Asla çatal falan atmadım. Sahneden 10’uncu Yıl Marşı’nı okudum. O da Türk marşı.

Bugün olsa okur muydunuz?

Asla. Sahneye bile çıkmam. Otururum evimde, hiç karışmam öyle konulara, tövbeler olsun.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
 
LG
MD
SM
XS