Bu tedavi yaşlanmayı geciktiriyor, zihinsel performansı artırıyor!

Bu tedavi yaşlanmayı geciktiriyor, zihinsel performansı artırıyor!

Bu tedavi yaşlanmayı geciktiriyor, zihinsel performansı artırıyor!

Tıpta teknolojilerin gelişmesi sayesinde artık güzelliği, sağlığı bir noktaya kadar satın alabiliyor olsak da henüz yaşlanmayı durduran bir teknolojiye erişebilmiş değiliz. Ancak bugün geldiğimiz noktada yaşlanmayı geciktirmek için pek çok farklı çalışma yapılıyor. Yaşlanma oldukça karmaşık bir biyo-psiko-sosyal bir süreç ve bu nedenle sadece bedensel değil, zihinsel yaşlanma süreçleri de önemli bir madde konusu. Yapılan çalışmalara göre vücudumuzda doğal olarak üretilen ve tıpta "ana anti-oksidan" adı verilen glutatyonun yaşlanmanın gecikirilmesinde ve zihinsel performasın korunmasında çok önemli bir etken olduğu gösterilmiş durumda.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Glutatyon, vücuttaki yabancı mikroorganizmalara karşı bağışıklığı güçlendiren önemli bir protein. Yapılan çalışmalara göre vücudumuzda doğal olarak üretilen ve tıpta "ana anti-oksidan" adı verilen glutatyonun yaşlanmanın gecikirilmesinde ve zihinsel performası korumasında çok önemli bir etken olduğu gösterilmiş durumda. Glutatyona “ana anti-oksidan” denilmesinin sebebi, onun serbest radikalleri yakalayarak karaciğere taşıması ve burada kendisini yenileyerek tekrar işine geri dönebilmesi. 

Glutatyon en basit hali ile; vücutta bulanan serbest radikallerin yine vücutta bulunan reaktif oksijenin yok edilme işlevini yerine getirmesini görevini üstleniyor. 

Yaşlanma oldukça karmaşık bir biyo-psiko-sosyal bir süreç ve bu nedenle sadece bedensel değil, zihinsel yaşlanma süreçleri de önemli bir madde konusu. 

20 yaşından sonra doğal glutatyon üretimi her on yılda ortalama yüzde 10 azalıyor. Vücutta glutatyon miktarının azalması, gözde katarakt ve sarı nokta dahil bir çok hastalığa neden olabiliyor. Ancak glutatyonun azalmasının sonucu sadece bunlar değil.  Glutatyon; yaşlanma, kanser, kalp damar hastalıkları, demans ve başka birçok kronik ve dejeneratif hastalığın önlenmesinde temel öneme sahip. Gastroentoloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral, sülfür açısından zengin yiyeceklerin vücuttaki glutatyon seviyelerini artırabileceğinden bahsediyor. "Aynı zamanda damardan veya tablet olarak da alınabilen glutatyonun en ideali, doğal sebze, meyve ve egzersizdedir" diyor.

KUŞKONMAZ MUCİZESİ 
Kuşkonmaz, yoğun glutatyon içeren besinlerden biri. Prof. Dr. Vedat Göral, kuşkonmaz için bitkisel antibiyotik dendiğini belirtiyor.

Kuşkonmaz, yoğun glutatyon içerir. Zengin vitamin ve mineraller sayesinde 'bitkisel bir antibiyotik' olarak biliniyor. Bitkide A, C, K ve B vitamini, potasyum, demir, folik asit ve lif bulunuyor. Antioksidan ve lif içeriği sayesinde kolon kanserinde koruyucu etki gösteriyor.
GLUTATYON İNSAN SAĞLIĞINI HANGi ALANDA KORUYOR?

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Hücredeki DNA hasarını engelleyen; hüce büyümesini ve ölümünü olumlu yönde düzenleyen; kalp sağlığını koruyan; yaşlanmayı ve kanserin ilerlemesini yavaşlatan glutatyon yanı zamanda sinir hasarını onarıyor ve bağışıklığı düzenliyor. İnsülin direncine karşı kişiyi koruyan glutatyon aynı zamanda karaciğer hücrelerindeki hasarı da onarıyor.

GLUTATON SEVİYESİNİN DÜŞMESİNİ HIZLANDIRAN ETKİLER 
Glutatyon seviyelerinin 20 yaşından sonra düşmeye başladığını haberin başında belirtmiştik. Ancak bazı dış etkenler glutatyon seviyesinin daha dramatik bir biçimde düşmesine de yol açıyor.

Prof. Dr. Göral; deterjan, çamaşır yumuşatıcısı, oda kokusu, naftalin, beyazlatıcı gibi ev temizlik ürünlerine maruz kaldıkça vücuttaki glutatyon miktarının azaldığını belirtiyor.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

YAPAY TATLANDIRICILARA DİKKAT!

Akaryakıt ve yan ürünleri, bazı ilaçlar, radyasyon, böcek ve haşere öldürücüler, ağır metaller, sentetik boyalar, yapay tatlandırıcılar, aseton, elektromanyetik alanlar, kimyasal artıklar, klorlu su, röntgen ışınları, sigara dumanı, mangal dumanı, egzoz dumanı gibi nedenlere bağlı olarak da glutatyon azalıyor.

Prof. Dr. Göral yetersiz beslenme ve stres gibi faktörlerin de glutatyon seviyesini azaltan etkiler arasında olduğunu söylüyor. Çünkü bu gibi faktörler glutatyona olumlu etkisi olan melatonin hormonunun salınmasını da baskılıyor.

Öte yandan yetersiz beslenme, başka antioksidanların yetersizliği, aşırı egzersiz, kronik stres, kaygı, endişe, depresyon da glutatyonun azalmasına neden olur. Başucu lambaları, cep telefonu, tablet gibi cihazların ekranından yayılan mavi ışık da melatonin salınmasını baskılayarak glutatyonu azaltır.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

SEVİYESİ AZALDIKÇA HASTALIKLAR ARTIYOR! 
Prof. Dr. Vedat Göral, glutatyon eksikliğinin kalp krizi, damar sertliği, yüksek kolesterol, eklem romatizması, enfeksiyon, kanser, Alzheimer, Parkinson, diyabet, osteoartrit, katarakt, astım, hepatit gibi hastalıklara neden olabileceğini belirtiyor.

Dahiliye Uzmanı Dr. Gökhan Erbağ da, glutatyon tedavisi ile seviyenin yükseltilmesinin yaşlılığı geciktirdiğini ve zihin performansını arttırdığını söylüyor.

GLUTATYON SEVİYESİ AZALDIKÇA OTOİMMUN HASTALIKLAR ARTIYOR!

Glutatyon tedavisi ile yaşlılığın geciktirildiğini ve durdurduğunu belirten Dahiliye Uzmanı Dr. Gökhan Erbağ, "Bu proteinin vücutta yaşla birlikte azaldığını ve bu proteinin azalmasının birçok hastalığın tetiklediğini biliyoruz. Bunların içerisinde birçok otoimmun hastalık var. " diyor ve glutatyon azalmasına bağlı olarak görülen hastalıkları sıralıyor.

Tip 1 diyabet, otoimmun troid hastalıkları, haşimato gibi birçok hastalık bu protein seviyesinin azalmasından kaynaklanıyor. Dolayısıyla biz bu proteini vücutta yüksek tutmaya çalışıyoruz. Aslında hepimizde bu protein mevcut ama yaşla ve serbest oksijen radikallerinin vücutta birikmesi bu protein seviyesini azaltıyor. Birçok farklı hastalığa karşı tedavinin etkinliğinin olduğunu söyleyen Dr. Erbağ, "Özellikle 40 yaş üzeri hastalarda bu protein seviyesinin düştüğünü; bunun Alzheimer, demans ve birçok kanser türüne neden olduğunu biliyoruz" diyor.

40 YAŞ ÜSTÜ İÇİN BİLİMSEL OLARAK KANITLANMIŞ TEDAVİ BİÇİMİ 
40 yaş üzeri hastalıklarda glutatyon tedavisinin etkinliğinin bilimsel olarak kanıtlanmış ve gösterilmiş olduğunu belirten Dr. Erbağ, bu tür hastalıklarda hastalığın oluşabilecek konforlu ortamını bozmak hem de kişilerin hasta olmalarını engellemek adına sağlıklı bireylere de uygulandığını ifade ediyor.

Glutatyon tedavisi sağlıklı bireylere de uyguladığımız bir tedavi şekli. Tedavinin iki formülü var; bunlar oral tablet formu ve serum formu. Biz daha çok serum şeklinde olan formu tercih ediyoruz. Çünkü serum şeklinde uyguladığımız formül kan düzeyinin belli bir seviyeye ulaşmasını daha hızlı sağlıyor ve daha uzun süre vücutta glutatyon seviyesini yüksek tutuyor. 

Dr. Erbağ, "Tedavinin süresi kişiye göre, hastalığa göre ve sağlığına göre değişmekte ama ortalama olarak biz bunları kürler şeklinde ayarlıyoruz. Hastalığı olan bir bireyde ortalama olarak ayda bir kez üç ay süreyle düzenli olarak bu tedaviyi uygulamanın hastalığı baskılamak ve semptomları kontrol altına almak açısından büyük önemi var. Yaşlandırmayı durduruyor, gerçekten çalışmalar bunu söylüyor." diyor.

Glutatyon seviyesini yükseltmenin özellikle yaşlılığı geciktirdiği, zihin performansını arttırdığı, demans girişini azalttığı çalışmalarla gösterilmiş durumda.

GLUTATYON SEVİYESİNİ ARTIRMAYA YARDIMCI BESİNLER 
Vücutta glutatyon miktarını artırmanın yollarını açıklayan Prof. Dr. Göral, "Özellikle avokado ve kuşkonmazda daha fazla olmak üzere kükürtten zengin brokoli, karnabahar, su teresi, Brüksel lahanası, radika, şalgam, zerdeçal, tarçın, sarımsak, soğan, yumurta, fındık, ceviz, karaciğer, balık ve tavuk glutatyon üretimi açısından tüketilebilecek besinler arasında sayılabilir." diyor.