Gebelikte depresyon

Gebelikte depresyon

Gebelik döneminde fizyolojik, ruhsal ve sosyal değişimlerin yaşandığına dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı-Perinatolog Prof. Dr. Sevtap Hamdemir Kılıç, gebelikte depresyon hakkında açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Sevtap Hamdemir Kılıç'ın açıklamaları şöyle:


Bir bebek sahibi olmak, anne olmak hemen hemen her kadının kaçınılmaz içgüdülerinden birisidir. Gebelik dönemi kadın yaşamında fizyolojik, ruhsal ve sosyal değişimlerin yaşandığı ve bu değişimlere uyumu gerektiren önemli bir süreçtir.











Sevtap Hamdemir Kılıç

Gebeliğin öğrenildiği andan başlayan ve 40 hafta boyunca devam eden bebeğin dünyaya gelmesinden sonra da sürebilen duygu değişikliklerine rastlanır. Bir tarafta anne olmanın verdiği heyecan, annelik hissi ve mutluluk rol oynarken diğer tarafta beğenilmeme duygusu, değersizlik hissi, halsizlik korku ve kaygılar baş göstermektedir. Bu durum da eşlerin yani baba adaylarımızın gösterdiği ilgi oldukça önemlidir. Belki de normal ilişkilerinde gösterdikleri hassasiyetten daha hassas daha korumacı davranmalıdır. Özellikle cinsellikten kaçınmamalı, eşlerinden uzak kalmamalıdırlar. Genel olarak gebelerimizde ve eşlerinde yeni sorumlulukların kazanılması, sosyal ve ekonomik sıkıntılar, doğum ve bebeğin bakımı ile ilgili pek çok sorun yaşanabilir. Bu sorunlar beraberinde ağır bir yük ve stres oluşturur.


Anne oluyorsunuz, evet dile kolay gelen belki de sadece bir kelimeden ibaret olan bir şey gibi 'anne.' Ancak yeni bir can, yeni bir kalp dünyaya getiriyorsunuz. Bizler sizin USG eşliğinde ilk kalp seslerini duyduğunuz anki heyecanınıza ortak olanlarız. O mutluluğu gözlerinizde gören ilk insanlarız. Bu nedenle aslında hep mutlu, o anki heyecanla kalmanızı isteriz. Dokuz aylık bir serüven diye nitelendirirsek bunu aslında sadece dokuz ayla bitmiyor. Asıl serüvenin kucağınıza aldığınızda, kokusundaki huzur da başladığını görüyorsunuz. Gecesi gündüzü olmayan nöbeti bitmeyen tatlı bir meslek olarak da isimlendirebiliriz belki de.


Gebelik depresyonunda belirtiler


- Sürekli üzüntü hali
- Dikkat dağınıklığı
- Çok az veya çok uzun süre uyuma
- Normalde hoşlanılan aktivitelerin artık zevk vermemesi
- Umutsuzluk
- Ölüm kaygısı
- İçine kapanma
- Yalnızlık
- Eşinden uzaklaşma
- Sürekli ve aniden ağlamak
- Cinsel isteksizlik
- Aşırı unutkanlık


Hamilelik depresyonu mutlaka tedavi gerektiren bir durumudur ve geciktirilmemelidir. 'Nasıl olsa doğumdan sonra geçer, gebeliğin getirdiği durumlardır' düşüncesiyle ertelenmemelidir. Tedavi edilmediği takdirde hem anne hem bebek açısından çeşitli sakıncalar doğurabilir. Gebelik süresince çift olarak ya da annenin psikolojik destekle ilerlemesi fayda sağlayacaktır. Hiçbir şey kaybettirmemekle beraber belki de daha sağlıklı bir süreç getirecektir.


Annedeki stresin bebeğe etkisi nedir?


- Erken doğumda artış
- Düşük riskinde artış
- Bebeğin dikkat eksikliğinin az olması
- Duygusal anlamda problemler görülmesi
- Hiperaktif bebekler
- Bebeğin zihinsel fonksiyonlarında gerileme

Elinizden geldiği kadar stresten, üzüntüden kendinizi çekmeye çalışarak dengeli beslenmeye, uyku düzeninize özen göstermeli sıkıntılarınızı, kaygı ve korkularınızı içinize atmamalı, doktorunuzla uygun bir egzersiz ve spor planı yapmalı gerek duyulursa psikolojik destek almaktan kendinizi hiçbir zaman geriye çekmemelisiniz. Stres ve sıkıntı bebeği olumsuz durumlara sürükleyen başlıca nedenlerdendir.


Hayatta hiçbir yeni sayfa stressiz heyecansız ve emeksiz açılmaz


Unutmayın ki aslında annelik en kutsal en özel ve ömür boyu süren bir meslektir. Bu meslek için ise en büyük emek sabırdır. Yeri gelecek kahkahalarınız yerini gözyaşlarına bırakacak, yeri gelecek gözyaşlarınız mutluluktan olacak. Siz dünyanın en güzel görevini yerine getiriyorsunuz, yeni bir kalp sizinle birlikte doğuyor. Aklımızdan çıkmamalı ki dünyaya gelen bir bebek değildir aslında aynı zamanda bir anne ve bir baba da onunla birlikte yeniden doğar.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS