Haşimato tiroidinde beslenmeye dikkat

Haşimato tiroidinde beslenmeye dikkat

Diyetisyen Dila İrem Sertcan Konu Hakkında Bilgiler Verdi.

Haşimato tirodi, sık rastlanan, tiroid yıkımının meydana geldiği otoimmün bir hastalıktır. Tiroid peroksidaz (TPO) ve tiroglobuline (TG) karşı artan antikor seviyeleri tiroid hormonlarının seviyesinde ve metabolizmasında değişikliklere neden olur ve fiziksel ve psikolojik semptomlara yol açar. En belirgin haşimato belirtileri; sıklıkla kilo alma, cilt kuruluğu, kolay üşüme, yorgunluk ve kabızlıktır. Bu hastalığın gelişmesinde en önemli etken genetik faktörler iken sigara, alkol, yetersiz veya aşırı beslenme, stres gibi çevresel faktörler de katkıda bulunabilir. Uygun beslenme tedavisi hastalığın gidişatını olumlu yönde etkiler. Bakalım haşimato tiroidinde beslenme şekli nasıl olmalıdır? 

Kilo artışına dikkat! 

Tiroid fonksiyonun azalması nedeniyle dinlenme metabolizma hızı azalır, bu durum vücut ağırlığında ve yağ dokusunda artışa neden olabilir. Fazla kilo durumu var ise fiziksel aktivitenin artırılması, ılımlı kalori kısıtlamasıyla beslenme tedavisi gibi yaşam tarzı değişikliğine gidilmelidir. Beslenme tedavisinde yeterli protein tüketimi sağlanmalıdır. Protein kaynağı olarak et, tavuk, hindi, balık, yumurta gibi işlenmemiş ürünler tercih edilmelidir. 

Demir eksikliği görülebilir

Haşimato tiroidinde sıklıkla bağırsak geçirgenliği artar bu da demir ve diğer minerallerin de emiliminin bozulmasına neden olur ve eksiklik görülebilir. Tiroid hormonlarının üretiminde demir gereklidir ve eksikliği, demirin gerekli olduğu tiroid peroksidaz aktivitesini bloke eder. Sonuç olarak, tiroid hormonlarının sentezinde bir azalma, TSH seviyesinde ve bez hacminde artış gözlenir. Anemi gelişmişse gerekli takviyenin yapılmasının yanında beslenmeye kırmızı et, tavuk, balık, yeşil yapraklı sebzeler gibi demir kaynaklarının eklenmesi de büyük önem taşır. 

İyotlu tuz mu? İyotsuz tuz mu? 

İyot, tiroidin düzgün çalışması için gerekli bir mineraldir aynı zamanda aşırı alımı tiroid fonksiyonlarının yavaşlamasına neden olur. Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük 5 g tuz önerisini aşmadan iyotlu tuz tercih edebilirsiniz. 

Selenyum 

Selenyum tiroid bezinin sağlıklı işleyişi için gerekli bir elementtir. Beslenmede yumurta, ayçekirdeği, balık, tavuk, hindi gibi selenyum kaynaklarına yer verilmelidir aynı zamanda hekim kontrolünde selenyum takviyesi alınabilir. 

Çinko 

Çinko tiroid hormonlarının üretiminde rol oynar ve eksikliği, tiroid hormonlarının düzeylerinde bozulmaya ve tiroid antijenlerine karşı antikor titrelerinde artışa neden olur. Bu nedenle kabak çekirdeği, hindi eti, kaju, keten tohumu, tam tahıllı ekmek, karabuğday gibi zengin çinko kaynakları beslenmeye eklenmelidir. 

Magnezyum 

Magnezyum, tiroglobüline karşı antikor düzeyini düşüren anti-inflamatuar aktiviteye sahiptir. Bu sayede hastalığın semptomlarını azaltır. Kakao ve bitter çikolata, avokado, fındık, tam tahıl ürünleri, kurubaklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler iyi magnezyum kaynaklarıdır. 

D vitamini 

D vitamini de anti-inflamatuar etkisi sayesinde hastalığın semptomlarını azaltır. Yeterli D vitamini için güneş ışığından faydalanılmalı ve yumurta, yağlı balıklar (somon, sardalya) gibi D vitamini kaynakları tüketilmelidir. Güneşten yeterli miktarda yararlanılamadığında hekim kontrolünde takviye gerekebilir. 

Omega-3 

Anti-inflamatuar etkisi nedeniyle omega-3 tüketimi de oldukça önemlidir. Haftada 2 kez balık tüketilmeli ve keten tohumu, ceviz, chia tohumu gibi omega-3 kaynakları beslenmeye eklenmelidir. 

Lif 

Haşimato tiroidinde, bağırsak disbiyozisine bağlı olarak gelişen kabızlık sık rastlanan bir problemdir. Yeterli lif tüketimi bağırsak fonksiyonlarını iyileştirir. Bu nedenle tam tahıllı ürünler tercih edilmeli ve günde en az 5 porsiyon olacak şekilde sebze ve meyve tüketilmelidir. 

Laktoz ve gluten intoleransına dikkat! 

Haşimato hastalarının büyük bir kısmında laktoz intoleransı veya gluten intoleransı görülebilir. Süt ve süt ürünleri tüketiminden sonra karın ağrısı, şişkinlik, gaz gibi sindirim problemleri yaşıyorsanız laktoz beslenmeden çıkarılmalıdır. Arpa, buğday, yulaf, çavdar ve bunları içeren gıdaların tüketiminden sonra gaz, şişkinlik, yorgunluk, baş ağrıları gibi semptomlar yaşıyorsanız gluten beslenmeden çıkarılmalıdır. 

Guatrojen besinleri beslenmenizden tamamen çıkartmanıza gerek yok. 

Karnabahar, brokoli, lahana, turp, şalgam, brüksel lahanası, ıspanak, soya ürünleri, hardal, şeftali, çilek gibi guatrojen besinler iyot emilimini engelleyerek tiroid fonksiyonunu baskılayabilir. Bu besinleri beslenmenizden tamamen çıkartmak yerine, ilaç kullanımına yakın saatte tüketmeyerek ve tüketim miktarını ve sıklığını azaltarak tüketmeye devam edebilirsiniz. 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS