Kireçlenme en sık kadınlarda görülüyor

Romatizmal hastalıklar sınıfında olan kireçlenmenin en çok kadınlarda görüldüğü ifade ediliyor. Zayıf kas yapısı ile birlikte aşırı kilolu olma durumu nedeniyle ayaklarda ve omuzlarda ağrılar artıyor. Eklem hareketlerinde kısıtlamaların oluşturduğu kireçlenmelere karşı ise yaşam kalitesini yükseltmek ile geçiyor. Tedavi yöntemleri kişiden kişiye farklılık gösteriyor.



Romatizmal hastalıklar arasında en çok rastlanan kireçlenmenin, kadınlarda daha sık görüldüğü bildirildi. Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Murat Yıldırım, obezite ve zayıf kasların kireçlenmeyi tetiklediğini söyledi.
Eklem yapısının deforme olması sonucu oluşan kireçlenmenin, hastaların eklem hareketlerinde kısıtlanma yaşamasına sebep olduğunu belirten Dr. Murat Yıldırım, hastalığın kıkırdak dokusunda yıkım yapım arasındaki denge bozulduğu için asitite artışı gerçekleşmesiyle oluştuğunu kaydetti. Kireçlenmenin, kalça ve diz protezi uygulamalarının en sık sebebini oluşturduğunu vurguladı.
Obezite, eklem yaralanmaları, kas dokusunda zayıflık, yaş, cinsiyet, genetik yatkınlık, asidite olarak bilinen bedenin toksin yükü, barsak florası bozuklukları gibi faktörlerin kireçlenme sürecini hızlandırdığını söyleyen Dr. Yıldırım, "Kireçlenme özellikle ağrı ve eklem tutukluğu belirtileriyle kendini gösteriyor.
Tedavi ise muayene bulguları ve risk faktörlerine göre belirleniyor. Bu sebeple tedavinin hastaya özel olması gerekiyor. Tedavide kişinin yaşam kalitesini artırmak için ağrıyı ortadan kaldırmak, mobiliteyi arttırmak, oluşabilecek sakatlıkların önüne geçebilmek amaçlanıyor." dedi.
Hafif orta derece semptomları olan hastalarda fizik tedavi uygulamaları, kas güçlendirici egzersizler veya ortezleme uygulanabildiğini söyleyen Yıldırım, tedavi yöntemleri ile ilgili şu bilgileri verdi: "Nöral terapi, akupunktur, ozon tedavisi, manuel terapi gibi tamamlayıcı tıp uygulamaları da yapılabiliyor. Eklem içi enjeksiyonlar klinik tabloya göre uygulamaya eklenebiliyor.
Kıkırdak hasarının vücuttaki asidite ile ilişkisi nedeniyle barsak florasının probiyotiklerle desteklenmesi ise önem taşıyor. Sonuç olarak, oluşmuş kıkırdak hasarını geri döndürmek pek mümkün olmasa da gerekli müdahalelerle hastalığın ilerlemesi ve kalıcı hasarlar bırakması önlenebiliyor."
{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS