Köyceğiz'e gittiğinizde görmeniz gereken yerler

  1. Seyahat
  2. Türkiye
Köyceğiz'e gittiğinizde görmeniz gereken yerler

Tarihi ve doğal güzellikleriyle yaz tatili için popüler lokasyonlardan biri olan Köyceğiz'de görmeniz gereken yerleri sizler için derledik.



İztuzu Plajı
Kumsalın uzunluğu kumların hareketi ile farklılık gösterir ama ortalama 6 kilometredir. Kaplumbağaların yumurtlama döneminde kumsalda gece kalınması yasaktır. Ayrıca yumurtalara zarar verilmemesi için kumsala köpek gibi hayvanları getirilmesine ve işaretli yerlere şemsiye saplanması, çukur kazılması da yasaktır. Köyceğiz'den İztuzu'na gitmenin iki yolu vardır; birincisi Köyceğiz' den kalkan tekneler ile Gizemli Köyceğiz Gölü'nü geçerek , Labirent gibi Kıvrılan Dalyan Kanalından İztuzu'na açılabilirsiniz. Bir diğer yol ise; Köyceğiz'den kara yolu ile Dalyan'a ulaşıp oradan da İztuzu'na yine kara yolu ile devam edebilirsiniz. Mükemmel bir protein deposu olan mavi yengeç ülkemizde Akdeniz kıyılarında dolayısıyla Köyceğiz kanallarında ve İztuzu Plajı'nda da yaşar. Adını kıskaçları ve ayaklarındaki mavi renkten alan mavi yengeç, asıl ana vatanı Kuzey Amerika'dır. Rivayete göre Ege kıyılarından geçen büyük yük gemileri tarafından bırakılan daha sonra Ege kıyılarındaki lagünlere yerleşmişlerdir.
Ekincik Plajı
2 / 12
Köyceğiz'in Akdeniz kıyısında bulunan köyü Ekincik Koyu, uzun plajı, nefis koyu ve yat limanıyla, su sörfü, su kayağı ve yüzme için elverişli yerlerden biridir.her gelenin eşsiz bir yer keşfettim dediği ekincik tatilde sessizliği,huzuru,güzel deniz ve ormanı arayanlar için ideal bir koydur.
Köyceğiz Gölü
Öğle vaktine kadar, karıncaların dahi su içebileceği durgunlukta su olan Köyceğiz Gölü, kano ve kürek sporunun yapılabileceği uzunca parkur olduğu gibi öğleden sonra esen ve Köyceğiz’e hayat veren meltemi ile sörf ve yelken sporu yapmak için uygun bir ortamdır.
Kaunos Antik Kenti
Köyceğiz Gölü'nü Akdeniz'e bağlayan Dalyan kanalı kıyısındaki Kaunos Antik Kenti limanın kuzeyinden başlar ve Dalyan köyünün üst kısmındaki kayalıklarda son bulur. Efsaneye göre Miletos'un oğlu olan Kaunos, kız kardeşi Byblis kendisine aşık olunca onun bu aşkına cevap vermemiş ve Byblis kendini asmıştır. Bunun üzerine sürgüne gönderilen Kaunos, Karya bölgesine gelerek kenti kurmuştur. O tarihten itibaren de bu tür acıyla biten aşklara Kaunos aşkı demek gelenekselleşmiştir. Kaunos, ilk kez İngiliz Rd. Hoskyn tarafından keşfedilmiştir.
Hoskyn 1840 yılında yaptığı ziyareti sırasında bulduğu yazılı bir bloğun üzerindeki "Kaunos halkı ve meclisi" yazısından bu yörenin Kaunos kenti olduğu sonucuna varmıştır. Antik kentin en önemli özelliği günümüzde bile dimdik ayakta durak kaya mezarlarıdır. Amasyalı coğrafyacı Strabon'a göre Kaunos'ta tersaneler ve Akropolis'in (Kale ve Surlar, Şehir merkezi) aşağısında (Şimdiki Sülüklü Göl) liman vardı. O zamanlar deniz Akropolis'e kadar geliyordu.
Kaunos antik kenti zaman içinde Pers, Mısır, Rodos, Bergama krallığı ve Roma imparatorluğu yönetimine geçti. Deniz çekilip Kaunos limanı kumla dolduktan sonra önemini kaybetti. Şehrin kuzey duvarları orta çağdan kalıntılar şeklindedir. Kaunos şehir tiyatrosu Akropolis'in alt kısmındadır, 33 sıralıdır. Şehirde ayrıca Roma hamamı, Tapınak, Bazilika, toplantı salonu ve bir çok heykel kaidesi vardır.
Sultaniye Kaplıcaları
Köyceğiz Gölü'nün güney batısında Ölemez Dağı'nın eteklerinde yer alan Sultaniye Kaplıcaları'nın tarihi günümüzden binlerce yıl öncesine dayanır. M.Ö. 100 yıllarında Kaunos'lular tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Bizans döneminde ise genişletilerek konaklama tesisleri yapılmıştır. Günümüzde Bizans döneminde yapılan tesisler Köyceğiz Gölü'nün suları altında kalmıştır. Roma döneminde kapsamlı bir hastane haline getirilmiştir. Kaynaklara göre, hastanenin girişine "Tanrılar adına buraya ölüm giremez" diye yazılmıştır. Ölemez Dağı da adını buradan almıştır.
Sultaniye kaplıcaları, Romatizma, böbrek ve idrar yolları rahatsızlıkları , metabolizma bozuklukları, ruhsal yorgunluk, cilt ve kadın hastalıkları gibi birçok hastalığa direk tedavi olarak şifa gösterilir.. Sultaniye Kaplıcaları'nın suyu kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür, bromür, radon ve radyoaktif maddeler içermektedir.
Palmiye Merkezi
Palmiye Merkezi ülkemizde palmiye sevgisinin ve türlerinin arttırılması amacı ile 1993 yılında, 80 bin metre kare alan üzerinde, Muğla'nın Köyceğiz ilçesinde kurulmuştur. Merkezin Botanik Bahçesi 2005 yılında açılmıştır. Palmiye Merkezi Köyceğiz'e 2 km uzaklıkta Ekincik yolu üzerindedir. Botanik Bahçesi, Palmetum (yaşayan palmiye müzesi), Kaktüs ve Sukkulent evi, Tropik Sera, Tropik Meyveler Bölümü ve Su Bahçelerinden oluşmaktadır. 140 tür palmiye yanında, ülkemizde ilk üretimi yapılan, tropik ve subtropik bitkiler, zengin su bitkileri koleksiyonu, tropik meyveler, sikaslar, nolinalar, starliçeler bulunmaktadır.
Yayla Köyü
Bir doğa harikası olan Yayla Köyü - Ağla - havası, suyu ve muhteşem çınar ağaçlarıyla bir terapi ve dinlenme limanı özelliğine sahiptir.
Köyceğizden, yaklaşık 11 km uzaklıkta ve 800 metrelik rakıma sahip olan bu güzelliğe ulaşabilirsiniz.
Ekincik'te ne yenir?
8 / 12
Gökçe Ova Gölü
2294 metre yükseklikteki Sandras Dağı zirvesine doğru yolculuğa devam edebilirsiniz. Zirveye doğru tırmanırken Gökçe Ova pınarlarının bulunduğu Dikenliova civarında Altın Sivrisi tepesi eteğinde yapay bir gölle karşılaşacaksınız.
Kartal Gölü ve Sandıras Dağları
10 / 12
Köyceğiz'e gittiğinizde görmeniz gereken yerler
Yuvarlakçay
11 / 12
Köyceğiz'e gittiğinizde görmeniz gereken yerler
Köyceğiz'in kuzeydoğusunda bulunan Yuvarlakçay, Topgözü pınarlarından doğar ve Dalyan Ovası’nın kuzeyindeki suları toplayarak Köyceğiz Gölü’ne dökülür. Yuvarlakçay’ın kaynağı, göle yaklaşık 30 km. uzaklıktadır. Yaz döneminde sulamada kullanıldığından göle taşıdığı su miktarlarında azalma olmaktadır. Yuvarlakçayı’nın kaynağından itibaren çeşitli istasyonlarda yapılan su kirliliği analizlerinde, kaynaktaki suyun 1.sınıf kalitede olduğu görülmüştür.Bu çayın üzerinde birçok dinlenme tesisi vardır.
Ak Köprü
12 / 12
Köyceğiz'e gittiğinizde görmeniz gereken yerler
30 metre yüksekliğinde ve 50 metre uzunluğundaki köprü, 2 kemerli ve 3 ayak üzerine yapılı. Dalaman nehrinin iki tarafı arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkileri de şekillendiren Ak Köprü, Köyceğiz'e 33 kilometre uzaklıkta. Taşların kimi yerlerde demir kancalarla tutturulmuş olması nedeniyle aradan geçen zamana rağmen aslını koruyan Ak Köprü, Dalaman Çayı üzerinde rafting yapanların da son durağı olma özeliği taşıyor.

Not: Fotoğraflar koycegiz.com.tr'den alınmıştır.
{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS