Spor yazarlarının derbi yorumları

Spor yazarları Süper Lig'in 23. haftasında oynanan Fenerbahçe - Beşiktaş derbisini yorumladı.



Eyyam yaptı!

Ahmet Çakar (Sabah)

Bir eski hakem olarak, Cüneyt Çakır'ın dün sahada ne yapmak istediğini çok net gördüm ve hissettim. Eyyam yaptı!

Dün gece F.Bahçe kazandı ve bence lig yeni başlıyor. Peki F.Bahçe kazanmayı hak etti mi? Kesinlikle. Özellikle ilk yarı Beşiktaş kafasını kaldıramadı. F.Bahçe sahanın her yerinde öyle bir baskı kurdu ki Beşiktaş neye uğradığını şaşırdı. Özellikle kanatlarda oynayan Volkan ve Alper her iki kanadı da korkunç şekilde iyi kullandı. Aslında F.Bahçe maça 1-0 önde başlamış gibi oldu. İlk dakikalarda kazanılan serbest vuruşu Caner çok farklı kullandı. Herkes yüksek atıp dolduracağını düşünürken o markajsız bomboş duran Volkan Şen'e oynadı. Volkan da gelişine çok iyi vurdu. Aslında F.Bahçe ilk yarıda 2'yi 3'ü bulabilirdi ama bulamadılar.

Beşiktaş'ta ise Quaresma'nın karşı karşıya yakaladığı pozisyon gol olsa sonuç farklı olabilirdi. F.Bahçe ikinci yarıda hep yaptığını yaptı. Maçı kilitlediler, geriye çekildiler, kontra bulmaya çalıştılar. Bu yarıda Beşiktaş da golü bulabilecek pozisyonlar yakaladı ama bence gecenin en iyilerinden biri olan Volkan Demirel takımını kurtaran isim oldu.
Sonuçta görünen o ki lig yeni başlıyor ve yine görünen o ki son haftaya kadar inanılmaz bir yarış bizleri bekliyor. Fenerbahçe dün gece sadece 3 puan kazanmadı. Hem moral buldu hem de Beşiktaş ile olan ikili averajı lehine çevirdi.

Gelelim hakem Cüneyt Çakır'a. Yazık! Bir eski hakem olarak sahada ben onun ne yapmak istediğini çok net gördüm ve hissettim. En masum ifadeyle eyyam yaptı. Aslında bazı düdükler ve bazı yaklaşımlar eyyamdan da ötedeydi. F.Bahçe'nin golü bulduğu serbest vuruşta faul falan yok. Tamamen uydurma. Maç boyu ona benzer o kadar çok pozisyona 'devam' dedi ki anlaşılır gibi değil. Sarı kartı olan Caner'i en az iki defa oyundan atması gerekirken atamadı, atmadı. Bu çok tehlikeli bir durum. Herkese yedirebilirsin ama Cüneyt Çakır bana yediremezsin! Sonra Beck'in F.Bahçeli oyuncunun sırtına basmasında gıkı çıkmadı. Onu da atamadı. Ve ikinci yarı... 5 dakika içinde art arda 3-4 önemli faulü yapan Volkan Şen'i de atamadı ve gecenin bence de en kötü isimlerinden biri oldu.

Volkan & Volkan -

Şansal Büyüka (Milliyet)

Fenerbahçe’nin genlerinde “derbi“ oynamak zaten var... En kötü dönemlerinde bile derbilerin diri takımı olduğunu biliyoruz... Beşiktaş deseniz, geçmiş yılların derbi fakiri Beşiktaş değil... Özellikle bu sezon daha güçlü, daha kaliteli, daha olgun ve daha tecrübeli...

Fenerbahçe alışılmışın dışında bu maçta topla daha az oynayan taraftı. Bu sezonun en az pas yaptığı maçını da oynadı. Aslında Beşiktaş, sonlarda Cenk Tosun’un kaleyi bulamayan kafa şutu da düşünülürse, Fenerbahçe kadar, belki de daha fazla pozisyona girdi. Ama iştahıyla, mücadelesiyle, sahadaki sağlam duruşu ile maçı hakeden Fenerbahçe’ydi.

Maçın özeti derseniz; Bir Volkan attı, bir Volkan tuttu, Fenerbahçe üç puanı kaptı.
Etiket:

Maç büyük olunca Pereira büyüyor

Uğur Meleke (Hürriyet)

Nani-Alper tercihi karşılaşmanın kaderi belirledi. Hem Alper iyi başladı hem Nani iyi bitirdi. Hem de duran topları Caner'in kullanması daha verimliydi. Bir büyük maçta daha büyüdü Vitor Pereira.

SEZONUN geneline bakıldığında Fenerbahçe’nin ilk yarıyı Beşiktaş’ın ikinciyi iyi oynayacağını sezmek çok zor değildi.

Ama ilk 45’teki futbol farkı skora da yansıyınca Beşiktaş’ın 45-75 arası çabası puan almaya yetmedi.

Bu noktada Pereira’nın 11 tercihinin de değişikliklerinin de Güneş’e göre çok daha doğru olduğunun altını çizmek gerek.

Haftalar sonra 11’de başlayan Alper’in hırsı, isteği, etkinliği ilk yarının anahtar faktörlerinden biriydi.

Günün adamı Pereira
Rıdvan Dilmen (Sabah)

Pereira müdahale etmese 2. gol gelmezdi. Ben olsam Nani'yi oynatırdım. Yüreğinden dolayı tebrik ediyorum.

Derbide iki apayrı yarı izledik. Devre arasında "Bu tempoyla maç nasıl biter" diye düşünmüştüm. Benim çocukluk yıllarımda seyrettiğim, gençliğimde oynadığım derbileri düşünüyorum, ilk yarıdaki tempoya bakıyorum, benzerini hiç görmedim. Ekonomik oynamadan, sert başladı Pereira'nın öğrencileri. Pereira bunu yaparken kulübe avantajını düşünüyordu. Quaresma'nın karşı karşıya olduğu pozisyon haricinde istediğini yaptı, ilk yarıda maçı bitirebilirdi, üç farklı bitirebilirdi. İkinci yarıda ise maç değişti, Beşiktaş'a döndü. İkinci yarının ilk 15 dakikasında 3 pozisyon ürettiler. Sonra devreye giren Pereira oldu. Devreye girdikten sonra pozisyon vermemeye başladı son anlara kadar. Alexis'in hatası, diri Ozan'ın çabası da ikinci golü getirdi. Kadıköy gerçekten normal bir deplasman değil. Fenerbahçe seyircisi derbilerde belki de esasen kendi takımı üstünde baskı kuruyor, yorgunluğu hissetmemeni sağlıyor. Bir kere bu skor şu demek, genel averaj rafa kalktı. Puan puana durumunda Fenerbahçe kazanacak. Bu da ligin yüzde 50-50'ye gelmesi demek.

Çakır'ın Caner'e iki kez sarıdan kırmızı kart vermemesi hatadır, Beck'in atılmaması hatadır. Bireysel performans açısından ise ilk yarıda Volkan Şen, ikinci yarıda Volkan Demirel hatasız oynadı. Her şeye rağmen günün adamı Pereira'dır.
Volkan başlattı, Volkan bitirdi
Mehmet Demirkol (Fanatik)

İlk yarıdaki korkunç temponun ardından Fenerbahçe çok yapmadığı bir şeyi yapıp çekildi ve dinlendi. Maçı ise Volkan Şen başlattı, Volkan Demirel bitirdi. Arada da Quaresma şov seyrettik.

Pereira’nın başlangıç planı geçen yıl İsmail Kartal’ın ve Hamza Hamzaoğlu’nun Olimpiyat’ta uyguladığıyla birebir aynı. Üçlü orta sahaya Beşiktaş’ın mükemmele yakın oyun kaynağını baskılayıp, alışıldık pas trafiğini kesmek üzerine kurulu. Atiba ve Oğuzhan’ın Sosa’yla bağlantısını koparmak Quaresma ve Olcay’ı beslemelerini engellemek üzerine dizayn edilmiş. Burada Alper ve Volkan tercihleri Fenerbahçe’yi orta sahada hep daha kalabalık yaptı. Misal sağlıklı olsa Markovic ve Nani’yle bunu yapmak olası değil.

Merkez üçlüsünü oyuna sokamadan bundan fazlasını bulamazlardı. Fenerbahçe de herhalde Shakhtar ve Molde maçları dışında bu kadar şans tanımadı kimseye. Maçı Volkan Şen başlattı, Volkan Demirel bitirdi. Arada da Quaresma şov seyrettik.
Pereira yazdı takımı oynadı

Halan Ünsal (Hürriyet)

VITOR Pereira, maçı yazdı, çizdi ve oynadı. Sahaya çıkardığı kadro ile bir adım öne geçti.

Rakibinin sistemini iyi çözmüş. Şenol Güneş derbiye gelirken rahattı. Maçın çok başında yenilen golü beklemiyordu ve hem kendi hem takımının kendine gelmesi zaman aldı.

Savunma kazandı
Ersun Yanal (Milliyet)

Öncelikle şunu söyleyelim, Fenerbahçe’de Van Persie - Fernandao olayı bu boyutlara taşınmamalıydı. Van Persie oynatılarak kazanılmalıydı. Van Persie hazır mı? Bence değil. Performans konusunda Hollandalı futbolcu bugüne kadar takımına çok az katkı sağladı. Teknik direktör Pereira’nın, Nani’yi yanında oturtup Alper Potuk’la derbiye başlaması da sürpriz bir karar olarak değerlendirilebilir.

Tempolu ve zevkli geçen derbide Fenerbahçe’nin agresif savunması, sezon başından bu yana hücum gücü yüksek olan Beşiktaş’ı durdurdu. Kuşkusuz Fenerbahçe’nin galibiyeti ile ligin kalan bölümünde kıyasıya bir yarış izleyeceğimiz aşikâr.
Beşiktaş'a 3 kişi yetmedi
Metin Tekin (Sabah)

İlk 45 dakikadaki Beşiktaş ile ikinci 45 dakikadaki Beşiktaş arasındaki fark neden?

Esas fark, Fenerbahçe'den kaynaklanıyor. Fenerbahçe, ilk yarı doğru bir strateji ile yani yüksek tempo, önde baskı isteği ve coşkusu ile oynadı. Ve amacına ulaşarak 45 dakika boyunca çok başarılı oldu. Önemli olan baskı yapıp rakibini bozması değil, kazandığı topları da kullanmasıydı. Sadece bozmadı aynı zamanda üretti. İlk yarıda Alper mükemmel koşular yaptı. Volkan Şen müthiş oynadı ve golü buldu.Bu oyunu 90 dakika sürdürebilmesi çok zordu ve Fenerbahçe, özellikle ikinci yarının ilk 30 dakikasında oyunu Beşiktaş'a verdi. Yani benim değerlendirmem Beşiktaş'ın ilk yarı ve ikinci yarı arasındaki fark değil de Fenerbahçe'nin farkıydı...

* Beşiktaş'ta kimler bekleneni veremedi?

Beşiktaş'ın beklenen oyunu, ikinci yarının 20-25 dakikalık bölümde vardı. Yani oyunu ele alan, domine eden Beşiktaş... Burada da 4-5 tane çok net pozisyon vardı. Bence bu oyunun anahtar ismi Oğuzhan'ın yanı sıra Olcay çizgilerinin çok gerisinde kaldı. Beğendiğim üç isim vardı: İlk yarıdaki kurtarışlarıyla Tolga. Oyun isteği ve yaptıkları ile Quaresma ve Atiba...Bu üçlünün dışındakiler çizgilerinin altında oynadı.

* Güneş oyuncu değişikliklerinde geç mi kaldı?

Hayır... Güneş, doğal olarak ilk yarının sonunda Olcay-Gökhan Töre değişikliğini yaptı. Ha, iyi sonuç aldı mı söylemek zor. Cenk'i geç almasının sebebi, oyunun onun istediği gibi olmasıydı. Yani Beşiktaş oyunun hakimiydi ve pozisyon üretiyordu. Geç kalmasının sebebi buydu ve bence doğru olanı yaptı. Sırf Cenk'i oyuna almak için mevcut baskıyı bozmak çok da akıllıca değildi.

* Lig yarışında bundan sonra ne olur?

Şimdi herşey sıfırdan başladı. Beşiktaş'ın 1 maçı eksik. Trabzon deplasmanında ne olacağını bilemeyiz ama 11 haftalık kafa kafaya bir yarış bizi bekliyor.

* Hakem Cüneyt Çakır nasıl maç yönetti?

Genelde iyi yönetti diyebilirim. Ama Caner'in çift sarı kartını atladığını düşünüyorum. Kararlarını bu kadar da ince ince incelemek futbol için çok da doğru bir bakış açısı değil.
Pereira Güneş'e ders verdi
Erman Toroğlu (Sabah)

Enteresan bir maç oldu. Tansiyon yüksekti, o tamam. Peki kalite? Vasat... İlk yarıda yüzde 100 Fenerbahçe üstünlüğü var. İkinci yarıda da 40 dakika bu sefer Beşiktaş üstünlüğü... Maçın genelinde Fenerbahçe, Beşiktaş'a göre yakaladıklarında attığıyla işi bitirdi. Maçın geneline bakıp da bu maç kimin hakkıydı diye sorsalar bana...

Kesinlikle Fenerbahçe'nin derim, Beşiktaş'ın diyemem. Sebebi Fenerbahçelilerin futbolun gerektirdiklerini daha iyi yapmaları.

Yok, karışmadılarsa o zaman da Van Persie'ye helal olsun. Her zaman şunu söylerim, "Beşiktaş seyircisi muazzam bağırıyor" diyorlar. Hayır, Beşiktaş seyircisi zamanında bağırmıyor, alakasız yerlerde bağırarak enerjisini tüketiyor. Sonra da gerektiği yerlerde ne rakibine ne oyuna, ne de hakeme etki edebiliyor. Bunu en iyi yapan seyirci Fenerbahçe seyircisi. Öyle yerlerde bağırıp, oyuna müdahale ediyorlar ki rakip de hakem de etkileniyor. Maçı Beşiktaş alsaydı lig büyük ölçüde bitecek gibiydi. Ama şu anda mücadele yeniden başladı.
Şenol Güneş'in kendisini sorgulaması lazım. Bu maçta benim hatalarım neydi? Ne yapabilirdim, nerede hata yaptım? Çok klasik işler yaptı dün. Pereira ise yaptığı değişikliklerle Şenol'a teknik olarak üstünlük sağladı.
Pereira Güneş'i kararttı!

Attila Gökçe (Milliyet)

Derbiler böyledir. Bazen iki tarafı da yüceltir, kutsarsınız.. Sonra da hayal kırıklığına uğrarsınız. Hayır, yüceltirken ya da kutsarken abartmış sayılmazsınız... Evet, iki takım da bu ligin ortak efendileridir... İkisi de iyi futbol oynamakta, zaman zaman döktürmektedir. O nedenle takdir hislerinizi yüceltme ve kutsama ölçeğine çıkarabilirsiniz. Ama yanıltabilirler sizi... Dün olduğu gibi... Dün ev sahibi batırır ve döktürürken, Kadıköy’e lider kimliğiyle gelen konuk takım şaşırdı, pıstı, tırstı.

İlk yarı Volkan Şen 2. yarı Volkan Demirel

Güntekin Onay (Vatan)

Beşiktaş gibi bir takımın 3. dakikada duran toptan yediği gol siyah-beyazlı ekibe yakışmadı. Volkan Şen beceri dolu bir vuruşla şık bir gole imza attı ancak o kalabalığın içinde boş kalması kabul edilemezdi. Maça adeta 1-0 önde başlayan F.Bahçe, golün de getirdiği moralle tribünlerin de desteğini arkasına alarak Beşiktaş’a iyi pres yaptı. Özellikle kanatları kullanan Alper ve Volkan Şen çok etkili oldular.

Orta alanda F.Bahçe’nin agresif oyunu karşısında Sosa ve Oğuzhan ayakta kalamazken baskı yiyen Beşiktaş savunması bocaladı. Buna rağmen Quaresma ile %100’lük bir pozisyon yakalayan siyah-beyazlılar beraberlik şansını kullanamadı.

Lig yarışı 11 hafta kala yeniden başladı. F.Bahçe’nin UEFA Avrupa Ligi’nde oynayacak olması ve Beşiktaş’ın 1 maç eksiği olması siyah-beyazlıları yarışta bu yenilgiye rağmen avantajlı kılıyor.

Kahramanlar sonunu düşünmez

Rüştü Reçber (Hürriyet)

Kazanmanın her iki takım için de çok şey ifade ettiği bir derbi izledik.

Vitor Pereira’nın cesaretli olduğunda elindeki kadroyu ne kadar iyi değerlendirip sahaya sürdüğünü görmüş olduk. Kazanma zorunluluğu olan maçta tamamen kazanma üzerine bir oyun sistemi kurması takımdan bundan sonra olacak beklentileri yükseltmiştir.

Kayıp sadece 3 puan

Beşiktaş kaybetmesine rağmen Trabzon maçını kazanırsa hala liderdir. Yenilgi ikili averajda kendisine bir dezavantaj olmuştur. Bunun dışında oyun anlayışları devam ettikçe şampiyonluğun en büyük adayıdır. Dolayısıyla Beşiktaş için kaybedilen şampiyonluk değil sadece 3 puandır.

Her başa aynı tıraş olmaz

Ercan Güven (Milliyet)

Fenerbahçe maça tek devre oynanacakmış gibi başladı. Fenerbahçe tribünlerinin coşkusunu aratmıyordu ev sahibi... Baskılı agresif, sert, öne doğru ve çok yüksek tempoluydu.

Üçüncü dakikada öne geçip hızını hiç kesmese de ilk yarı biterken tabela aynı kaldı ama 4-1 ev sahibinin üstünlüğü ile bitebilirdi 45 dakika.

Çünkü, üstün oynamakla yetinmedi Fenerbahçe, Beşiktaş’ı da oynatmadı.
Sebeplerden ilki, Pereira’nın tıpkı ligin ilk yarısında yaptığı gibi aksayan Nani’yi kesip kanatlara Alper ve Volkan gibi iki enerji küpünü yerleştirmesiydi.

İkinci sebep ise Mehmet Topal etkisi... Topal’ın yaptığı en önemli iş artık klasikleşmiş rakip kale yakınında hızlı Beşiktaş paslarına engel olmasıydı.

'Kişisel beceri'ye fazla bel bağlandı

Cem Dizdar (Fanatik)

Sezon başından bu yana ağırlıklı olarak müdafaa temelli oynayan Fenerbahçe’nin Alper/Diego/Van Persie’li düzeni esasen pek de tahmin edilen yerleşim değildi. Belli ki Pereira, arkaya sarkma konusunda ülkenin marifetle oyuncularından Alper’in yaratacağı gediklerden yararlanmayı planlamıştı. Bir ‘hücum takımı’ olarak ün yapmış olan Beşiktaş ise erken yenen golün de etkisiyle 35. dakikaya değin süren rakip baskısını karşılamakta zorlandıkça acemileşti!

Quaresma’dan verim alınamadı

Diğer belirleyici nedenlerde biri de sağ köşede sinip golü bulan Volkan’ın terse geçip Beck ile karşılaştığı her pozisyonda üstünlük kurmasıydı. Bu ikilinin eşleşmesi ilk yarıya rengini veren eşleşmeydi. Fenerbahçe’nin ablukasını ancak 30’uncu dakikanın sonlarına doğru dengeleyen Beşiktaş, devre boyu en çok da Quaresma’nın işçiliğine bel bağlamıştı ama ondan da beklenen verimi alamadı.

Alexis’ten acemice hatalar

Maç planında Beşiktaş’ın ‘yumuşak karnı’ olan stoperlerine yüklenmeyi hedefleyen Pereire’nın hesabı tuttu. Baştan sona tedirgin oynayan Alexis, acemice savuşturmalara devam etmeye kalkınca ikinci gol de geldi. İkinci yarı ilkine göre görece daha canlı görünse de kanatları işlevsiz, en güçlü yeri olan orta sahası sönük kalınca Beşiktaş o bildik efor oyununu oynayamadı. Kişisel beceriye fazlaca bel bağlandığı için oyun onlar açısından büyük bölümde ‘silik’ geçti. Maç boyu hemen her topu ezen Quaresma’nın 88’deki ‘rabona’sı ve 90+4’teki ‘trivela’sı sonuca değilse bile oyunun süslenmesine yardım etti, o kadar.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS