hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow

    İnternete filtre gelişinin 1. yılı

    İnternete filtre gelişinin 1. yılı
    expand

    "Güvenli İnternet Hizmeti" adı altında kamuoyuna sunulan ancak sansür getirdiği gerekçesiyle toplumun tepki göstermesi üzerine tırpanlanan ve 22 Kasım'a ertelenen filtre sistemi 1. yılını doldurdu.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Daha önce Bianet ve Sol internet sitelerinde yapılan uyarıların ardından CNNTurk.com'un "İnternetin Ölüm Tarihi: 22 Ağustos" başlığıyla yaptığı haber sonrası kamuoyunun farkına vardığı sansür getiren "filtre sistemi"ne karşı Türkiye'nin birçok yerinde gösteriler düzenlenmiş, bu girişim protesto edilmişti. Dünya medyası da o gün orada yerini almış ve ertesi gün bütün dünya Türkiye'de neler olduğunu öğrenmişti.

    BTK daha sonra bu sisteme geçişi ertelemişti. Tepkiler dinmeyince bu sistemi epey budayarak 22 Kasım'da yürürlüğe soktu. Bu budamalar hiçbir zaman yeterli bulunmadı.
     


    İNTERNETİN ÖLÜM TARİHİ: 22 AĞUSTOS 2011... HABER

    DIŞ BASINDA İNTERNETİME DOKUNMA EYLEMLERİ... FOTO GALERİ


    İNTERNET SANSÜRÜNE KARŞI YÜZ BİNLER SOKAKTA... FOTO GALERİ



    Alternatif Bilişim Derneği'nin açıklaması


    Peki aradan geçen 1 yılda ne oldu? Bu konuda Alternatif Bilişim Derneği bir basın bildirisi yayınladı. İşte o bildiriyi noktasına, virgülüne dokunmadan size sunuyoruz;

    "Yurttaşı “Güvenli İnternet Hizmeti” değil, İnternet’in bilinçli ve farkındalık sahibi güvenli kullanımı korur…

    Geçen yıl 22 Kasım 2011 tarihinde yürürlüğe giren sözde “Güvenli İnternet Hizmeti” adı altında yurttaşlara sunulan “Devlet Eliyle Merkezi Filtre Sistemi” uygulaması ve uygun/ideal toplum tasarımı 22 Kasım 2012'de birinci yılını dolduracaktır. Bu uygulamaya ilişkin yürütmeyi durdurma istemiyle açılan iptal davası halen Danıştay’da devam etmektedir.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Bu vesileyle siber uzamda bilgiye ve enformasyona erişim hakkını sınırlayan ve devlet eliyle düzenleyen bu uygulama ile ilgili kamuoyunun merak ettiği bazı hususlara dikkat çekmeyi toplumsal sorumluluğumuz olarak addediyoruz. Özellikle aşağıdaki şu hususlarda sorularımıza yanıt bekliyoruz.

    Güvenli İnternet Hizmeti Çalışma Kurulu (GİHÇK)

    BTK, 22 Şubat tarihinde sessiz sedasız aldığı birinci filtre kararını, 15 Mayıs 2011’de on binlerce vatandaşımız tarafından sokaklarda protesto edilmesi, ülkemizdeki bilişim STK'larının hemen hepsinin “merkezi filtre uygulaması kabul edilemez” diyerek karşı çıkması, AGİT ve daha bir çok uluslararası raporların ifade özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle eleştirmesi gibi gelişmeler sonucunda geri çekmek zorunda kalmış ve Ağustos ayında "görüşlere açılan ve onaylanan" son filtre kararında, İnternet’e uygulanacak filtrenin meşruiyetini sağlamak ve "ilkelilik/bilimsellik" görüntüsü sağlamak amacıyla, BTK'nın filtre üzerindeki belirleyici yetkisini bozmayacak şekilde, aile ve çocuk filtresi için esas alacağı "ilke ve kriterleri" danışacağı "Güvenli İnternet Hizmeti Çalışma Kurulu" isimli bir yapı gündeme gelmiş bulunmaktadır.

    Güvenli İnternet Hizmeti’nde aile ve çocuk filtresinde yer alacak listeleri oluşturmak için Güvenli İnternet Hizmeti Çalışma Kurulu (GİHÇK) kurulmuş olup, bu Kurulun çalışması ile ilgili olarak bugüne değin kamuoyunun bilgilendirilmediği görülmüştür.

    1. Acaba bu Kurul geçtiğimiz süre boyunca kaç kere toplanmıştır?
    2. Kimler bu toplantıya iştirak etmiştir?
    3. Aileye uygun listenin kriterleri nelerdir?
    4. Çocuğa uygun listenin kriterleri nelerdir?
    5. Bu listeler hazırlanırken hangi uzmanların görüşlerine başvurulmuştur?
    6. Dünyadaki ve Türkiye'deki hangi bilimsel araştırmalardan yararlanılmıştır?
    7. Uyar-kaldır sistemi Güvenli İnternet Hizmeti’yle ne kadar ilişkilendirilmiştir?
    8. Standart paket kullanan yurttaşlar “merkezi filtre sistemi”nden ne kadar etkilenmektedir?

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Bilindiği üzere yönetişim uygulaması, tüm kamunun ve kamu erkiyle ilgili Kurulların hesap vermesi ve şeffaflığı ilkesi üzerine kurulmuş olup, Güvenli İnternet Hizmeti Çalışma Kurulu’nun da 22 Kasım 2011-22 Kasım 2012 tarihleri arasında yaptığı çalışmaları düzenli ve sistematik bir şekilde kamuoyu ile paylaşması gerekmektedir. Kurul’un çalışmalarına ilişkin olarak özellikle iletişim bilimleri, eğitim bilimleri ve diğer ilgili sosyal bilimler alanındaki uzman öğretim üyeleri ile fikir teatisi ve istişaresi içinde olması beklenirdi. Ancak, ne yazık ki böyle bir Kurul - akademi işbirliğinin somut adımları yoktur.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Güvenli İnternet Hizmeti uygulamasından sonra İnternet okuryazarlığı durumunda olumlu bir değişiklik yoktur…

    33 Avrupa ülkesinde gerçekleştirilen araştırmada Türkiye’nin de katılımcı ülke olduğu Avrupa Çevrimiçi Çocuklar Araştırması (EU KidsOnline) Ekim 2012 Türkiye Raporuna bakıldığında, Ekim 2011’deki sorun saptaması ve tespitin bire bir devam ettiği görülmektedir. Türkiye’de hem çocuklar hem de ebeveynler İnternet mecrasında düşük beceriye, düşük kullanıma sahiptir bundan ötürü de görece düşük risklerle karşı karşıya kalmaktadır. EU Kids Online National Perspectives adlı bu Rapora göre: “Türkiye’de, çocuklar Avrupa’daki çocuklar arasında internet kullanım becerileri açısından en son sırada yer almaktadır: Türkiye’deki çocukların ortalaması sekiz üzerinden 2.6 iken diğer Avrupa ülkelerinde bu oran 4.2’dir. Türkiye’deki çocuklar ayrıca güvenli internet kullanımı becerileri konusunda en az bilgiye sahiptir… Tüm Avrupa ülkeleri arasında, Türk ebeveynlerin internet kullanımı en düşük seviyede ve internet hakkında en az bilgiye sahiptirler.” (2012)

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Güvenli İnternet Hizmeti ile toplumumuz için tek bir aile tipi ve tek bir çocuk tasarımı verili ve doğal kabul edilmiş, yurttaşların bilinçli ve farkındalık sahibi İnternet kullanımına eğitsel yatırımlar yapmak, adeta dijital okuryazarlık seferberliğini gerçekleştirmek yerine, İnternet mecrası bir “öcü” ve “tehdit” kaynağı olarak görülerek, bu mecraya erişim sınırlandırılmış ve BTK eliyle ortam disipline edilmiş, düzenlenmiştir.

    Korumacı/kollamacı devlet-pasif yurttaş klasik yaklaşımını somutlayan "Güvenli İnternet" uygulaması, yurttaşların bilinçli ve farkındalık sahibi olarak İnternet’i güvenli kullanmalarına yönelik bir zemin hazırlamamıştır. Bu uygulama aynı zamanda, İnternet dolayımlı işlenen kimi bilişim suçlarını azaltmaktan uzaktır. Bilakis, anaakım ulusal medya ve kamu erki sürekli İnternet dolayımlı suçlara yönelik bir panik söylemi üretmektedir.

    EU Kids Online National Perspectives adlı raporda yer alan Türkiye ile ilgili şu saptama oldukça yerindedir:

    “Maalesef, bugün Türkiye’de, hükümetin çabaları daha güvenli bir internet oluşturma konusunda daha üst düzey erişim kısıtlamalarına odaklanmıştır. Bu kısıtlamalar mevcut yasal önlemlerin geniş, orantısız ve keyfi kullanımı aracılığıyla uygulanmaktadır. En az 14.907 web sitesi Ağustos 2011-2012 arasında kanun hükümleri uyarınca engellenmiştir. Bu tür eylemler kesinlikle panik reaksiyonunun sonucudur ve çeşitli AB raporlarında ve toplantılarında belirtildiği gibi hükümetin internet kısıtlama ve sansür etme girişimleri kesinlikle vatandaşlar için daha güvenli bir internet sağlamak için uygun değildir. Türkiye vatandaşları için güvenli interneti sağlamak için daha demokratik çözümler geliştirmelidir.” (2012: 68).

    Alternatif Bilişim Derneği olarak “Güvenli İnternet kullanımı” hizmetinin arkasında duran kurumların, “İnternet’in güvenli kullanımı” yaklaşımını benimseyerek hareket planlarını güncellemeleri gerektiğini savunduğumuzu ve bu yaklaşımın kamuoyu nezdinde takipçisi olacağımızı duyururuz.

    BTK'yı, kurulların gerçekten kurulduğu, filtreye filtre denilen, ailelerin ve çocukların çeşit çeşit değer yargıları ile beslendiği, özgür, tarafsız ve ucuz bir İnternet erişiminin temel iletişim haklarımızdan biri olduğu, BTK'nın getirdiği bu devlet eliyle filtrenin uygulanması için Türkiye'nin İnternet omurgasına kurulmuş bulunan Derin Veri Analizi - DPI teknolojisinin ise bu hakkımızın en pervasız ihlallerine sebebiyet verebileceği gerçek dünyaya davet ediyoruz."

    Sıradaki Haberadv-arrow
    Sıradaki Haberadv-arrow