AK Parti Kongresi'nden notlar

AK Parti Kongresi'nden notlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 13 yıl 13 gün sonra partisine veda ettiği 1. Olağanüstü Kongre'nin ardından Ak Parti bugün bir genel başkanını daha uğurladı. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 633 günlük görev süresinin ardından partisine veda ettiği Ankara Arena Spor Salonu'ndaki kongreden ayrıntıları Umut Alphan yazdı.

* Ankara'da serin ve hafif yağmurlu bir sabah. Kongrenin yapıldığı salona yaklaştıkça balonlar, davul ve zurnalarla karşılaşıyoruz. Güvenlik nedeniyle trafik salona belli bir mesafe kala kesildiği için yolun kalanını yürümek zorundayız. Yürürken partililerin aralarındaki konuşmalara tanıklık ediyorum, kongrede ne olacağından ziyade yemek verilip verilmeyeceği, dışarı kolayca çıkıp çıkamayacakları gibi detayları merak ediyorlar.

* Türkiye'nin birçok noktasından 1300 otobüsle gelenler arasında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin bastırdığı şapkaları takanlar, boynunda Sakaryaspor kaşkolları taşıyanlar, Adıyamanlılar, kısacası her kentten partililer var. Yoğun kalabalığın arasından sıyrılıp 3 arama noktasından geçtikten sonra salona varıyoruz. Saat henüz 9.30 olmasına rağmen salon neredeyse dolu.

* Adı Ak Parti 2. Olağanüstü Kongresi ama ortada hiç de olağanüstü bir durum yok. Başı sonu belli bir prosedürün yerine getirilmesinden ibaret sadece. Bu nedenle coşku dozunun oldukça düşük olduğunu söylemek haksızlık olmaz. Zira anonslarla, görevlilerin yakın markajıyla yapılan zorlamalara rağmen o enerji belli bir düzeyin üstüne bir türlü çıkamadı.

* Biraz da bu durumun farkında olduklarından, görevliler salondakileri coşturmak için çok uğraştı. Yaptıkları anonslarda, hashtag de vererek tribündekilere sürekli tweet atma çağrısı yaptılar. Bu çağrılar yapıldıkça, o tweet'ler atıldı. Kongrenin ana teması olan "Kutlu Yürüyüşe Devam" sloganını söyleyelim dediler, slogan sırayla 3 tribünü birden dolaştı. "Flaşları yakalım, basına görüntü verelim" dediler, herkes telefonunun flaşını yaktı. Yani her şey bir makine düzeninde işledi.

* Flaş mevzusu pek uzatılmadı, zira yeni bir anonsla gençlere "Telefonların pilini bitirmeyelim, tweet atmaya devam" uyarısı yapıldı. Kongrenin sloganı Twitter'da TT (trending topic) oldu mu bilmiyorum ama bu kadar gayrete doğrusu bunu hak ettiler. Üstelik teknik açıdan hiçbir engel de yoktu. Çünkü özellikle maçlarda ve Spor salonlarında yoğun kalabalıktan dolayı yaşanan telefon çekmemesi sorunu bu salona hiç uğramadı. Yani o tweet'ler adresine ulaştı.

* Salonda en ufak bir güvenlik sıkıntısı yaşanmadı. Katılımcılar için hazırlanan 60 bin kumanya ve binlerce su, koltukların altına önceden bırakılmıştı. Salondaki pankartlarda 2023 vurgusu dikkat çekiciydi. "Durmadan 2023'e", "Durmadan 100. yıla", "2023 yolunda" bu pankartlardan bazılarıydı. Bir de kimin hangi kentten geldiğini anlatan pankartlar vardı, görebildiklerim arasında Van, Erzincan, Keşan, Şırnak, Adıyaman vardı.

* Ayaktaki misafirlere yapılan ısrarlı çağrıların ardından Ak Parti'nin yeni Genel Başkanı, Türkiye'nin yeni Başbakanı Binali Yıldırım saat tam 10.40'ta salona girdi. Eşiyle birlikte kızı ve torunları da yanındaydı. O sırada tribünlerdekilerin tamamı ayağa kalktı, çığlıklar, ıslıklar, alkışlar başladı ve salonu müthiş bir uğultu kapladı. Partilileri karanfillerle selamlayan Yıldırım'ın yüzünde gerginlikten eser yoktu, aksine mutluluğu ifadesine yansımıştı. Belli ki 'düşük profil' tartışmaları yeni Başbakan'ı zerre etkilememiş. Bu kendinden emin tavrın altında, kabinedeki en kıdemli bakan olmasının büyük etkisi olsa gerek.

* Yıldırım'ın turu devam ederken, salonda Uğur Işılak'ın "Recep Tayyip Erdoğan" şarkısı çalmaya başladı. O esnada dev ekranlara tribünde gözyaşı döken partililerin görüntüleri yansıdı. Aslında bu sahne, bu kongrenin fikir olarak doğduğu andan vücut bulduğu bugüne kadar olan bitenleri ve bundan sonra olacakları anlatan net bir mesajdı. Daha netini, Divan Başkanı seçildikten sonra bir konuşma yapan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ verdi, o mesajı biraz altta okuyacaksınız.

* Binali Yıldırım'ın salon turunu tamamlamasının ardından saat 11.20'de Başbakan Davutoğlu salona "Davutoğlu Ahmet Hoca" şarkısı eşliğinde girdi. İşte o an tribünlerdeki coşku görülmeye değerdi. Ve bu sahne Davutoğlu'nun adının her geçtiği anda tekrar tekrar yaşandı. Talimatla ya da gönülden, orasını bilemem ama partililer Davutoğlu'nu kongre boyunca hep hoş tuttu. Coşkuyla kucakladılar, asla yalnız hissettirmediler.

* Davutoğlu turunu tamamladıktan sonra, halefi Yıldırım'ın yanındaki koltuğa oturdu. İkisinin de kırmızı kravat takması dikkat çekiciydi. Çünkü benzer bir sahne 27 Ağustos 2014'te Erdoğan ile Davutoğlu'nun yan yana oturduğu 1. Olağanüstü Kongre'de de yaşanmış, hatta bu durum Cumhurbaşkanı ile Başbakan'ın uyumlu bir çalışma sergileyeceklerinin işareti olarak yorumlanmıştı. Öyle olup olmadığı, okurların takdirinde.

* Divan Başkanı Bekir Bozdağ'ın kağıttan okuyarak yaptığı konuşmanın en çarpıcı bölümü, "Ak Parti Tayyip'in partisidir, tek bir lideri vardır o da Recep Tayyip Erdoğan'dır" demesiydi. Bozdağ'ın konuşmasının ardından Gençlik Kolları'nın hazırladığı koreografinin sunumu yapıldı. Önce Davutoğlu'nun, ardından Erdoğan'ın, en sonunda da Yıldırım'ın dev posterleri ipli düzenek yardımıyla yukarı çekildi. İşte bu, Davutoğlu'nun salonda gördüğümüz ilk ve tek posteriydi. Kısa bir süre sonra üçü de indirildi.

* Kutlu Yürüyüş Filmi de izledik kongrede. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 4 ay yattığı Pınarhisar Cezaevi'nden görüntülerle başlayan filmin neredeyse tamamında "Ak Parti'nin önü böyle kesildi" vurgusu vardı. Bir yandan 13 yıllık icraatların anlatıldığı filmde "Muhtar bile olamaz" başlığı, 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimindeki 367 kararı, Gezi olayları, 17-25 Aralık soruşturmaları ana unsurlardandı. Elbette ki Erdoğan ekranda her göründüğünde salondakiler büyük tezahürat yaptı.

* Filmde Davutoğlu'nun Erdoğan'dan görevi devralışı anlatılırken, salondan yine büyük bir uğultu yükseldi. Daha önce de belirttiğim gibi, tribünler Davutoğlu'na özel bir ilgi gösterdi, hatta adeta helalleştiler. Üstelik bu helalleşme karşılıklı yaşandı, Başbakan da yaptığı kısa konuşmada buna uygun şekilde partililerden 3 kez şahitlik istedi. Konuşmasındaki dikkat çekici bölüm ise Divan Başkanı Bozdağ'ın kullandığı "Tayyip'in partisi" vurgusunun aksine "Milletin partisi" ifadesini kullanmasıydı.

* Kongrede heyecanın en çok yükseldiği an, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yazılı mesajının okunduğu bölümdü. Bekir Bozdağ'ın 'Önderimiz' ve 'Bu büyük hareketin lideri' sözleriyle anons ettiği Erdoğan'ın mesajını salondakiler ayakta dinledi. "Ak Parti'yle hukuki bağım kesilmiş olabilir ama gönül bağım kesilmedi, kesilmeyecek" diyen Erdoğan, yeni anayasayla birlikte 'bu çarpık düzen'in değişeceğini belirterek Başkanlık sistemi isteğinin altına kuvvetli bir çizgi çekti.

* Adaylığı kesinleştikten sonra kürsüye gelen Binali Yıldırım, konuşmasına Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı selamlayarak başladı., "Ak Parti demek bölünmüş yol demektir" cümlesi, 'refik'lerle yolların ayrıldığı günlere denk geldiği için ilginçti. Düşük profil tartışmaları altında adaylığı açıklanan Yıldırım, profil değil ama 'düşük ses' konusunda büyük sıkıntı yaşadı. Konuşmasının 10'uncu dakikasında kısılan sesi kendisini çok zorladı. Sesi onunla inatlaştı, o da sesiyle. Tam pes edecekti, hatta konuşmasını sonlandırmaya karar verdiğini bile söyledi ancak getirilen özel bir içeceği yudumladıktan sonra gür bir sesle uzun bir süre daha konuşmaya devam etti. O sırada "Sesime inat konuşacağım" diye bağırınca salon bir anda uykudan uyanmışçasına hareketlendi. Bir not daha, Yıldırım'ın içtiği özel karışımı, Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu'nun Başbakanlık doktorlarına hazırlattığı öğrenildi.

* Müstakbel Başbakan Yıldırım birlik, bütünlük mesajları verdi, terörle mücadelede kararlılık vurgusu yaptı. İcraatları anlattı ama onun da konuşmasının en önemli noktası başkanlık sistemiydi. Hatta Yıldırım mevzuyu interaktif bir şekle taşıdı ve salona "Başkanlık sistemini getirmeye hazır mısınız?" diye sordu. Sanırım aldığı yanıtı söylememe gerek yok. Yıldırım'ı sonuna kadar dinleyen Davutoğlu, konuşmanın bitiminin ardından salondan ayrılmak üzere hareketlendi. Kendisini gelişinde karşılayan Binali Yılıdrım, aynı şekilde salondan uğurladı.

* Sonrası malum, hatta en başından zaten belliydi. Oylamaya geçildi, herhangi bir sürpriz yaşanmadı ve Binali Yıldırım Türkiye'nin yeni Başbakan'ı olmak üzere Ak Parti Genel Başkanlığı koltuğuna oturdu. Büyük kısmı önceden boşalmış olan salonun son misafirleri de son selfie'lerini çekti, herkes bugün burada olduğunu bir yerlere not düştü ve olağan tadındaki bu olağanüstü kongre sona erdi.

Peki "Kongrenin kazananı kimdi?" derseniz, bence başkanlık sistemiydi. Bugünkü karşımıza çıkış şeklinden sonra artık hiç şüphe yok, önümüzdeki dönem siyasete bu tartışma yön verecek..

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS