Akdeniz fırtınası 'ne mesaj' veriyor?

Akdeniz fırtınası 'ne mesaj' veriyor?

Türkiye ve KKTC tarafından yürütülen ve 10 Eylül’e kadar KKTC’de icra edilecek olan ‘Akdeniz Fırtınası Tatbikatı’ başladı. Tatbikat ile karşılıklı eğitim, işbirliği ve birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesi amaçlansa da Doğu Akdeniz’de suların böylesine ısındığı bir dönemde olmasının bir başka mesajı var mı? Türkiye ve KKTC el ele Doğu Akdeniz’de kendilerine karşı kurulan ittifaka gözdağı mı veriyor? (Fulya Soybaş/Hürriyet)

Tatbikatın geçtiğimiz yıl da yapıldığını belirterek söze giren eski Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı “Her sene yapılıyor ama böylesi ‘sıcak’ bir ortamda yapılıyor olmasının verdiği bir mesaj var elbette. Planlı faaliyetlerin hiç aksamadan, 1 sene önceden planlandığı şekilde icrası, TSK’nın rutinini bozacak bir durum olmadığının göstergesidir. Bu tatbikatlar harbe hazırlık seviyesini geliştirmek, durum tespiti yapmak için önemli. ‘Akdeniz fırtınası’ da olası bir harbe karşı hazırlıklı olduğumuzun ispatı. Yani demem şu, ‘kritik’ denilen hiçbir durum TSK’nın rutinini bozacak önemde dahi olamaz. TSK her süreçte her duruma hâkimdir” diyor.

DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU

Yunanistan ordusunun içinde olduğu durum nedeniyle planlı faaliyetlerini aksatabileceğini ancak TSK için durumun tam tersi olduğunu belirten Tümamiral Yaycı şöyle devam ediyor: “Eğitim düzeyimiz Yunanistan’ın çok üzerinde. Biz savaşan bir orduyuz, Yunanistan değil. Savaşan bir ordu olarak planlı eğitimlerin aksatmadan sürüyor oluşu TSK’nın tüm konjonktüre hâkim olduğunu da gösteriyor. Esas planlı bu faaliyetler yapılmasaydı o zaman bir sorun var demekti. Yapılıyor olması dosta güven, düşmana korku veriyor.”

DOĞU AKDENİZ’DE ÇATIŞMA OLMAZ

Tümamiral Yaycı, Doğu Akdeniz’de bir çatışma olacağını düşünmediğini belirterek “Yunanistan’ın bunu göze alabileceğine inanmıyorum. Bir çatışma çıkarsa bu Doğu Akdeniz değil adalarda olur ki bu da onların zararına. Türkiye, Yunanistan’ın haksız taleplerine karşı meşru haklarını kullanmaya hem diplomatik hem de uluslararası hukuk zemininde devam edecek” diyor. 1 sene öncesinden NATO ve Uluslararası platformlara yapılacağı deklare edilen bir tatbikata ‘provokasyon’ denilmesinin mümkün olmadığını söyleyen Yaycı “Cumhuriyet tarihimiz boyunca provokasyona tenezzül eden bir devlet bilinci ya da hükümet olmamıştır. Kışkırtan taraf hep Yunanistan’dır ki bugün bunu bazı devletleri arkasına almaya çalışarak yapıyor. Bizim taleplerimiz ise maksimalist değil ‘optimalist’in de altında. Halkımız müsterih olsun bu deniz alanı anamızın ak sütü gibi helal bize” diyerek noktalıyor.

TÜRKİYE KARŞITI İTTİFAKA ‘ASKERİ’ MESAJ

2014 yılında TSK’dan emekli olan ve halen Altınbaş Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Dr. Eray Güçlüer, yapılan askeri tatbikatların aslında devletlerin siyasal politikalarını desteklemek için kullanılan güçlü ve etkili yöntemlerden biri olduğunu hatırlatıyor. Bu noktadan bakacak olursak KKTC ile Türkiye arasında yapılan tatbikatın da askeri yönünden ziyade vereceği siyasi mesajlar var. ‘Nedir o mesajlar?’ Dr. Güçlüer “Türkiye şu an Doğu Akdeniz ve Ege’de çok önemli ve son derece ciddi jeopolitik bir mücadele veriyor. 

Türkiye zaten BM deniz hukuku sözleşmesine dayanarak ilan ettiği kıta sahanlığı sözleşmesinin içerisinde de yer alan enerji arama ve sondaj faaliyetlerine devam edeceğini ilan etmişti. Ancak Akdeniz’e kıyısı olan başta Yunanistan, Mısır, İsrail gibi ülkelerle ve kıyısı olmayan, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri ve Rusya gibi diğer bazı ülkeler de bu jeopolitik mücadelenin içinde yer almaya çalışıyor. Haliyle Türkiye bölgedeki hak ve menfaatlerini korumak adına yürütmekte kararlı olduğu enerji merkezli siyasal politikalarını, gerekirse askeri anlamda desteklemekten çekinmeyeceği mesajını bu tatbikat ile yeniden vermiş olacak” diyor.

FRANSA’YA CEVAP

Fransa, Doğu Akdeniz’de gerilimi tırmandırarak, ordusunun ‘en güçlü silahı’ olarak bilinen Charles De Gaulle uçak gemisini Doğu Akdeniz’e doğru yola çıkarmıştı. Güçlüer “Türkiye ile KKTC arasındaki planlı-ortak tatbikat Fransa’nın bu meydan okumasına da güçlü bir cevap niteliği taşımakta. Doğu Akdeniz’de jeopolitik önemi yüksek konumdaki Kıbrıs üzerinde gerekli olduğunda kullanabilecek askeri güç ve üslerinin olması Türkiye’ye üstünlük sağlamaktadır ki bu ortak tatbikat bunun en güçlü örneğidir. Böylelikle Türkiye karşıtı oluşturulan Yunanistan, GKRY, Mısır, İsrail ve bunları dışarıdan destekleyen BAE, Suudi Arabistan, Fransa ittifakına hem Türkiye hem de KKTC devleti önemli bir mesaj vermiş olacaktır. Bölgedeki hak ve menfaatlerin mutlaka korunacağına dair teyittir” diyor.

RUSYA-TÜRKİYE YAKINLAŞMASI

Geçtiğimiz hafta Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin sismik araştırma ve sondaj yaptığı bölgelere çok yakın alanlarda Rusya’nın atışlı eğitim faaliyetleri için Türkiye üzerinden NAVTEX ilan etmesini ‘Türkiye-Rusya yakınlaşması’ olarak nitelendiren Dr. Güçlüer “Bu karşı cepheye verilen önemli bir mesaj olmakla birlikte Rusya’nın Türkiye’nin uluslararası hukuka uygun şekilde ilan ettiği kıta sahanlığını da zımnen kabul etmiş olduğu anlamına gelmesi açısından son derece önemli. Libya-Doğu Akdeniz/Kıbrıs-Suriye hattında yalnızlaşan Rusya’nın bu doğal alanlarda Türkiye ile işbirliğini tercih etmesi, önümüzdeki dönem başka konularda da iki ülkenin birlikte hareket etmesinin önünü açabilir” diyor.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
 
LG
MD
SM
XS