Cinsel istismar davasında "rıza beraati"

Cinsel istismar davasında "rıza beraati"

Diyarbakır'da 16 yaşındaki bir çocuğu istismar ile suçlanan ve 36 yıl hapis istemiyle yargılanan Ş.B., beraat etti. Mahkeme kararında, mağdurun istismara uğradığı yere şüpheli ile birlikte gitmesini, "mağdurun rızası" olarak yorumladı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede 2013'te 27 yaşındaki Ş.B.'nin mağduru suçlayan ve "rızası olduğunu" öne süren anlatımlarına yer verildi. Cinsel saldırıda bulunmakla suçlanan Ş.B'nin, çocuğa istismar girişiminde bulunduğu iddiasına da yer verilen iddianamede, şüphelinin 16 yaşındaki mağduru döverek, "basit şekilde" yaralama suçu işlediğine yer verildi.


Merkel'den tacizciler için sınır dışı sinyali


Şüpheli Ş.B'nin savunmalarına dayalı olarak olayın anlatımına yer verilen iddianamede, mağdur S.S'nin alıkonulduğu gecekondudan şüphelinin uyumasından yararlanarak kaçtığı bilgisi paylaşıldı. Ancak, reşit olmayan 16 yaşındaki mağdurun o gecekonduda yer alması iddianamede, "gecekonduda şüpheli ile buluşma" olarak ifade buldu. Şüphelinin suçlamaları kabul etmediği anlatılan iddianamede, mağdurun babasının iddia edilen olayın vuku bulmasından 2 ay sonra şikayetinden vazgeçtiği dile getirildi.


Taciz ediliyorum dedi, başka okula tayini çıktı!


Savcı iddianamede 16 yaşındaki mağdurun darp edildiğini gösteren adli raporları da paylaştı. Buna göre mağdurun sağ yanak ve sol elmacık kemiğinde yaralanmalar oldu. Savcı cinsel istismar nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulduğunu da belirtti. İddianamede şüpheli Ş.B'nin "Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "Çocuğun basit cinsel istismarı" suçlarından 36 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.


Cinsel tacize uğradı, intihar etti, intiharı kovuşturulmadı


2014 yılında tutuksuz yargılanması kararlaştıran şüpheli Ş.B, yargılandığı davada mağdura yönelik suçlamalarda bulundu. 


Mahkeme, sanık Ş.B.'nin beraatine karar verdi. Mahkemenin gerekçeli kararında olaydan 1 gün sonra verilen raporda mağdurun yüzünün iki ayrı yerinde yaralanma izleri tespit edildiğini, olaydan 2 yıl sonra Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi heyetinin ise ruh sağlığının bozulmadığına dair rapor verdiği belirtildi. Dosyada mağdur S.S.'nin ifadesinden başka kanıt bulunmadığını gerekçe gösteren mahkeme, sanığın suçlamayı kabul etmemesini ise kararına dayanak olarak aldı. Mahkeme, 16 yaşındaki S.S'nin sanıkla birlikte gitmesinde, "rızasının açık olduğu" yorumunda bulunarak, iddia edilen suçun işlenip işlenmediğinin şüpheli kaldığını ifade etti. Mahkeme beraat kararının gerekçeleri arasında, ceza hukukunun "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine de göndermede bulundu. 


 


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS