Cumhurbaşkanı Erdoğan savcılığa başvurup tümünden şikayetçi oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan savcılığa başvurup tümünden şikayetçi oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı aracılığıyla 15 Temmuz darbe girişimi soruşturmalarını yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak, tüm FETÖ şüphelilerinden şikayetçi oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına avukatı aracılığıyla dilekçe göndererek, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili suçlar nedeniyle tüm şüphelilerden şikayetçi oldu.

Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, müvekkili Cumhurbaşkanı Erdoğan adına başsavcılığa 6 sayfalık suç duyurusu dilekçesi verdi.

Dilekçede, Anayasa'nın 104. maddesine göre cumhurbaşkanının devletin başı olduğu, bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birliğini temsil ettiği kaydedilerek, şöyle denildi:

"Anayasa'nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.' 'Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanlığını temsil etmek', cumhurbaşkanının görevleri arasında sayılmıştır. Yine Anayasa'nın 117. maddesinde 'Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevi varlığından ayrılamaz ve cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur' denilmiştir.

Fetullahçı Terör Örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz kanlı darbe girişimin bir parçası olarak suç tarihinde Marmaris'te bulunmakta olan Sayın Cumhurbaşkanımızın varlığını ortadan kaldırmaya yönelik bir operasyon gerçekleştirilmiştir. Bu şekilde şüpheliler, öncelikle seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olan ve milletimizin doğal lideri konumundaki Sayın Cumhurbaşkanımızın varlığını ortadan kaldırmak ve bu surette kanlı darbe girişimine karşı muhtemel direnişi bertaraf etmeye çalışmışlardır.

Sonuç itibarıyla Sayın Cumhurbaşkanımız, 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında şahsına yönelik olarak planlanan ve işlenen suçların yanında deruhte ettiği cumhurbaşkanlığı makamının temsil ettiği Türk milletinin birliğine ve diğer değerlere yönelik işlenen suçlar nedeniyle de tüm şüphelilerden şikayetçidir."

Dilekçede FETÖ'nün insanların inançlarını, dini ve milli duygularını istismar ettiği, söylemlerinde İslam'ın temel bilgi kaynaklarından çok rüyalar, gizemli hikayelerin revaç bulduğu söylenerek, bunlar aracılığıyla kitlelerin aldatılıp efsunlandığı, hastalıklı bir zihniyet oluşturulduğu ileri sürüldü.

Örgüt yapısı incelendiğinde kendini gizleme, olduğundan farklı görünme, ikiyüzlü davranma, çift dilli konuşma, takiye gereği helal-haram gözetmeme, kod adı kullanma, bulunduğu ortamda inandığından farklı yaşama, yalan söyleme, tecessüste bulunma, mahremiyeti ihlal etme, şantaj yapma, kayırmacılık, kötü emeller için örgütlü dayanışma gibi yöntemlerle yetiştirilen örgüt üyelerinin aile ve millet bağları koparılarak, Fetullahçı Terör Örgütünün amaçları için robot haline getirilmiş bir topluluk oluşturulduğu vurgulanan dilekçede, örgütün bürokrasi, üniversiteler, yargı teşkilatı, emniyet teşkilatı, silahlı kuvvetler ve devletin diğer organlarına üyelerini sistematik olarak yerleştirdiği, yahut yerleşmiş olan kişileri örgüte katarak, güç elde ettiği kaydedildi.

'İllegal kadrolaştılar'

Dilekçede, Fetullahçı Terör Örgütünün, Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal düzenini ortadan kaldırma saiki ile hareket ettiği, örgüt liderinden çeşitli kanallarla alınan talimatlar yoluyla kolektif bir şekilde mobilize oldukları, kamu erkinin kritik bürokratik alanları başta olmak üzere, kamusal alanı ele geçirme refleksi ile hareket ederek mülkiye, adliye, maliye, emniyet, eğitim ve ordu içerisinde kendi özel hiyerarşisi ile illegal şekilde kadrolaştıkları, devletin tüm kurumlarına uzun yıllardır sinsice yerleştiklerinin açık olduğu ifade edildi.

"Dini duyguları istismar etmek suretiyle güvenini kazandığı insanları yıllarca kendi emelleri doğrultusunda kullanan FETÖ/PDY terör örgütünün, ustaca maskeledikleri gerçek yüzünün ortaya çıkmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde etkin ve kararlı bir mücadeleye başlanılmasıyla örgütün, mensuplarını yeni ihdas edilen kadrolara yerleştirmek bir yana, mevcut kadroları korumakta zorlandığı" kaydedilen dilekçede, tasfiye sürecine giren, ekonomik ve siyasi yönden zayıflayan örgütün, yok olmasını önlemek için devlet içindeki en stratejik kuvvetleri harekete geçirmek suretiyle darbeye teşebbüs ettiği belirtildi.

Dilekçede 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaşananlar detaylarıyla anlatılarak 249 kişinin şehit olduğu, 2 bin 186 kişinin de yaralandığı hatırlatıldı.

'Görülmemiş bir ihanet yaşandı'

Darbe girişimiyle cebir ve şiddet kullanılarak anayasal düzenin ortadan kaldırılmaya ve başka bir düzen getirilmeye çalışıldığı anlatılan dilekçede, "Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yapılanmış FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının, yıllarca üzerinde çalıştıkları ve hazırlandıkları sinsi darbe teşebbüsünün, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliği ve milletin, ülkenin dört bir yanında gösterdiği eşsiz kahramanlık ile akamete uğratıldı" denildi. Dilekçede ayrıca milletin, tarihte emsali görülmemiş ve hiçbir devletin maruz kalmadığı ölçekteki bir ihaneti yaşamak durumunda kaldığı ifade edildi. Dilekçede şunlar dile getirildi: "15 Temmuz darbe girişiminin faillerinin, ülkemizdeki diğer tüm darbelerden farklı olarak sadece hükümeti devirmeyi, yönetimi ele geçirmeyi değil, aynı zamanda toplumu da ele geçirmeyi ve ülkemizi işgal etmeyi hedefledikleri açıktır."

Dilekçede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında şahsına yönelik planlanan ve işlenen suçların yanında deruhte ettiği Cumhurbaşkanlığı makamının temsil ettiği Türk milletinin birliğine ve diğer değerlere yönelik işlenen suçlar nedeniyle şüphelilerden şikayetçi olduğu belirtilerek şüpheliler hakkında kamu davası açılması talep edildi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS