Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Ya baş eğeceksin ya baş vereceksin''

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Ya baş eğeceksin ya baş vereceksin''
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'ye PYD/YPG açıklamaları nedeniyle tepkilerini sürdürdü. Erdoğan, "Ne diyorlar? PYD/YPG terör örgütü değil. Bal gibi terör örgütüdür" dedi. Erdoğan, sonra da ABD'ye bir kez daha sordu: "Ey Amerika! Size kaç kere söyledim. Siz bizimle beraber misiniz yoksa bu terör örgütü PYD ve YPG ile mi berabersiniz? Kimin yanındasınız?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis Teşkilatı’nın 171’inci kuruluş yıldönümü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen toplantıda konuştu. Polislere seslenen Cumhurbaşkanı'nın hedefinde paralel yapı vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkenin ve milletin emrinde olan adeta yerli ve milli bir polis teşkilatı inşa ediliyor" dedi. Erdoğan ayrıca 'paralel yapı' ile ilgili olarak, "Millete yaptıkları zulmü maalesef çok geç fark ettik" ifadelerini kullandı.

Konuşmasından satırbaşları:


Polisimizin içine sızarak teşkilatı ve mensuplarını kendi hain emellerine alet etmek isteyenler var. Bu tür teşebbüsler geçmişte de yaşanıyordu ancak son karşılaştığımız sıkıntı öncekilerin hiçbiriyle mukayese edilemez büyüklüktedir. Devlet içindeki her kurum çok önemlidir ama emniyet ve adalet teşkilatları doğrudan insanların hayatlarına dokunan, hayatlarını etkileyen yönleriyle diğerlerinden farklı bir konuma sahiptir. Bu iki yapının birden aynı şer kurumun eline geçmesi tam anlamıyla bir fecaattir. 


Paralel yapı


Türkiye bu faciayı yaşadı. Paralel devlet yapılanması denilen bir şer örgütü, emniyet ve adalet teşkilatı içindeki mensupları aracılığıyla ülkemizi uçurumun eşiğine getirdi. Geriye dönüp baktığımızda ülkenin ve milletin başını ağrıtan pek çok musibetin gerisinde bu yapının elemanlarının izlerini görüyoruz. 


17-25 darbesi girişiminin ardından, tam bir temizlik harekatına dönüştürdük. Emniyet teşkilatımızda bu dönemde fiziksel ve zihinsel bir yeniden yapılanma sürecine girdik. Bu süreçte birlikte şu yapının, şu şahsın değil ülkenin emrinde olan yeni bir polis teşkilatı inşaa ediliyor. Daha yapılacak çok iş olduğunu biliyorum. Emniyet teşkilatını yeniden devletinin ve milletinin emrinde kendi hiyerarşisi içinde hukuk devletine hizmet eden bir yapı içerisine getirme mücadelesinde sonuna kadar yanınızda olacağım.


Sizlerden ricam şudur: Biz sadece Allah'a kul oluruz. Sakın kula kul olmayın.


İnsana, insan haklarına, hayata değer veren bir milletiz. Ama bu demek değildir ki, varlığımıza, birliğimize kastedenlere eyvallah diyeceğiz. Asla. 


Bugün güneydoğu bölgemizdeki bir takım ilçelerde kendi akıllarınca alan hakimiyeti kurmaya çalışan o teröristlerin anlamadıkları işte budur.


Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin merhameti, hoşgörüsü başka hiçbir ülkeyle mukayese edilemez. Ama bunun da bir sınırı vardır. Peki o sınır nedir? Tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatandır. Bu çerçevede hareket etmeye mecburuz.


Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla biz tek milletiz. 


Ya baş eğeceksiniz ya baş vereceksiniz


 Bu vatanda operasyon kimseye yaptırmayız. Yapmaya gayret edenler bugün olduğu gibi bedelini bu şekilde öderler, ödemeye de devam edecekler. 


Ülke ve millet olarak üzerinde yükseldiğimiz ikinci temel bayraktır. Bizim bayrağımız hiçbir bayrağa benzemez. Orada renk, şehidimizin kanıdır, hilal, bağımsızlığımızın ifadesidir, yıldız, şehidimizin ta kendisidir. Öyle paçavralarla, şunlarla, bunlarla asla... Onlar paçavralarını gitsinler tabutlarının üzerine sersinler. Biz ise bayrağımızı şehitlerimizin tabutunda kullanırız. Tek vatanımız var, bu vatanda operasyon kimseye yaptırmayız. Yapmak isteyenler bugün olduğu gibi bedelini öder, ödemeye de devam edecek.


 Siz, milletimizin birliğine, vatanımızın bütünlüğüne, devletimizin bölünmezliğine saldırdığınız an karşınızda güvenlik güçlerimizi bulursunuz diye bunlara devamlı haykırıyoruz. İş bu noktaya geldiğinde de, ya baş eğeceksiniz ya baş vereceksiniz. Bunun başka yolu var mı? Her türlü eylemi yapayım, devlet bana karışmasın, silahımın önüme geçmezse ateş etmem böyle bir anlayış dünyanın neresinde görülmüş.


Üzerine gidilmesi gerekir


Onların malum STK'ları bir araya gelmişler, raporlar yayınlamışlar. Bir defa bu raporları yayınlayanların ayrıca üzerine gidilmesi lazım. Sen neyin raporunu yayınlıyorsun? Benim ülkemde tehdit oluşturan ve bölgemi parçalayan, hendekler açan, devletin belediyeye gönderdiği mali desteğini kalkıp da dağa gönderenler karşılarında bu devleti bulacaklardır. Bunu yapacağız. Teröriste, terörist diyemedikleri için bu saçmalıklara zırvalayanlar dökülen kana ortaktır. 


Geçtiğimiz günlerde Amerika'daki polis şiddetini gösteren bir video gösterisini arkadaşlar yaptı bana. İnanın o görüntünün tek bir tanesi, ülkemizde yaşansa sizi de bizi de perişan ederler. Başbakanlığım döneminde bu ülkede işkenceyi ortadan kaldıran bir siyasetçi olmama rağmen şahsıma demediklerini bırakmadılar. Bu işkenceleri ben de yaşadım. Geldiğimizde de bu işkenceleri kaldırdık. Karakollarımız korkulan, ürkülen yer olmaktan çıktı, istisnalarını bir kenara koyalım. Bir şefkat kapısı haline geldi. 


Terör örgütünün güdümündeki partinin dokunulmazlık zırhlarını kullanarak polislerimize nasıl sataştığını görüyoruz, benim de içim içime sığmıyor. O yüzden sabrediyoruz. Sabretmeye devam edeceğiz ama bir taraftan da bu sıkıntıyı da aşarak, o arzuladığımız günleri de inşaa edeceğiz.


Ana muhalefet partisinin edep, adap yoksunu, hakareti, küfrü, yalanı, saldırganlığı siyaset sanan bir takım mensuplarının sizlere yönelik densizliklerini de zaman zaman şahit oluyorum.


Siz devleti temsil ediyorsunuz, siz vakur bir şekilde milletimizin sizden istediği vaziyeti yerine getirmeye devam edin.


AB ile anlaşma


Bizim AB ülkeleri dahil, dünyanın bir çok ülkesiyle suçluların iadesi anlaşmamız var. Bu anlaşmaya göre, ülkemizde suça ve teröre karışmış hükümlülerin iadesini talep ediyoruz. Ancak anlaşmaya rağmen bu ülkeler eli kanlı canileri, terör örgütü liderlerini, kırmızı bültenli aranan suçluları dahi iade etmiyorlar. Geri kabul anlaşmasında da durum aynıdır. Burada da takip edilmesi gereken bir süreç var. Şayet Avrupa Birliği atması gereken adımları atmaz, tahahütlerini yerine getirmez ise Türkiye'de anlaşmayı uygulamaz.


Terörle mücadelenin zorlanma nedeni: paralel yapı


Paralel yapının büyük tahribat verdiği istihbarat gibi, terörle mücadele gibi, kaçakçılık gibi alanlarda yeni ve daha güçlü bir yapının süratle oluşturulması şarttır. Bugün Türkiye, terörle mücadelede bu kadar zorlanıyorsa bunda paralel yapının önemli payı vardır. Ben özellikle bu yapı içerisinde olan kardeşlerimize sesleniyorum; başınızı iki elinizin arasına alının, düşünün, ben kime hizmet ediyorum? 


Bizim temel ilkemiz: hesaba çekilmeden, kendinizi hesaba çekin. Hesabın başlangıç noktası burasıdır. Ölüm ötesinde gerçek hesap vardır. 


Şöyle bakıyorum ön sıralarda çok genç polis kardeşlerim var. Onlar 20 yıl öncesi Türkiye'nin ne konumda olduğunu tam bilmiyorlar. Ama biz o dönemleri çok iyi yaşadık, biliyoruz. Şu anda inşaa edilen Türkiye farklı bir Türkiye, herkesi kendine hayran bırakan Türkiye var. 


 


{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS