Cumhurbaşkanı'ndan NATO'da sert mesajlar

Cumhurbaşkanı'ndan NATO'da sert mesajlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hilton Bomonti Otel'de NATO Parlamenter Asamblesi Sonbahar Genel Kurul Toplantısı'nda konuştu. NATO üye ülkelerine de çok sert mesajlar verdi. Terörle mücadele konusunda Türkiye'nin daha çok desteğe ihtiyacı olduğunu dile getiren Erdoğan, 'Dost acı söyler; mücadele ettiğimiz terör örgütlerinin elinde dostlarımızın ürettikleri silahları görüyoruz' dedi.

Erdoğan ABD televizyonuna konuştu: Hayal kırıklığına uğradım


Cumhurbaşkanı başdanışmanı: Diktatör anandır


Cumhurbaşkanı ErdoğanNATO Parlamenter Asamblesi toplantısında konuştu. Gündeminde terör örgütleri vardı. Türkiye'nin terör örgütlerine karşı amansız bir mücadele verdiğini söyledi. NATO üyesi ülkelerin kayıtsız şartsız Türkiye'yi desteklemeleri gerektiğini ifade etti.


İşte Erdoğan'ın konuşmasından  satır başları:


Günümüz dünyasında hiçbirimiz bir yangın çıktığında 'nasıl olsa dumanı ve ateşi bana gelmez' diyemeyiz. Böyle bir şansımız yok. Er ya da geç bu yangın, bu duman bize de ulaşacaktır. Tehditlerin küreselleştiği ve güç dengelerinin değiştiği böyle bir dönemde mevcut kurumların da kendilerini gözden geçirmeleri şarttır. Bu tehditlerin bertaraf edilmesi ve fırsatların kazanımlara çevrilebilmesi için meselelerin daha kapsayıcı
platformlarda ele alınması gerekiyor.


Unutulmamalıdır ki NATO hiçbir zaman sadeceortak tehditlere karşı kurulmuş bir savunma örgütü olmamıştır. NATO demokratik değerleri geliştirme idealine bağlı olan devletleri bir araya getirmiş birgüvenlik platformudur.


Erdoğan'dan Batı'ya: Verdiğiniz silahlardan hepinizin adresini biliyoruz


 Bugün sizlerle birlikteysek milletimizin 15 Temmuz'da gösterdiği destansı mücadelesi sayesindendir. 15 Temmuz'dan bu yana eli kanlı kanlı FETÖ terör örgütüyle mücadele ediyoruz. 21 Temmuz günü ilan ettiğimiz olağanüstü hal çerçevesinde darbe girişiminin izlerini silmek, terör örgütlerini etkisiz hale getirmek için gereken her önlemi alıyoruz. Demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün korunması için başlatılan bu süreç, temel hak ve özgürlükler gözetilerek sürdürülüyor.


15 Temmuz darbe girişimi


15 Temmuz'dan sonra dayanışma mesajları gösterilen dostlarıma teşekkür ediyorum. Mücadelenin ortak verilmesi gerekiyor. FETÖ yapılanmalarına karşı mücadelemizde sizin desteğinize güveniyoruz. Tüm terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadeleye desteğinizi bekliyoruz. Terör örgütleri mensuplarının ülkelerinizde rahatça hareket etmelerine, propaganda yapmalarına, militan devşirmelerine,tehditle haraç toplamalarına engel olmanızı istiyoruz. Özellikle Avrupa Birliğinin terör örgütü olarak ilan ettiği PKK'nın Avrupa Birliği üyesi ülkelerde çok rahat dolaşmasını ve buralarda terörist başının posterleriyle aynı şekilde parlamento binasının koridorlarında afişleriyle cirit atmalarını terör mağduru bir ülke olarak, biz hazmedemiyoruz.



Türkiye, terör örgütleriyle Avrupa başta olmak üzere dünyanın geri kalan bölümü arasında adeta bir set gibidir. Eğer biz bu mücadelede başarısız olursak, yani bu set yıkılırsa teröristler tıpkı bir sel gibi tüm dünyayı ateşe ve kana bulayacaktır. Biz diyoruz ki 'gelin bu seti zayıflatmak yerine güçlendirelim.' Terörizmle mücadelede Türkiye'ye verilen her destek, o ülkenin kendi geleceğini güvence altına almasına katkı sağlayacaktır.


Türkiye olarak güçlü bir desteğe ihtiyacımız olduğunu size ifade etmem gerekir. Teröre karşı ikircilik tutum alan ülkeler eninde sonunda bunun bedelini kendi toprakları içerisinde ödeyecektir. Biz bu tecrübeyi onbinlerce güvenlik görevlimizin ve vatandaşımızın canı pahasına öğrendik. Şunu burada birkez daha ifade etmek isterim; bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Biz terör örgütlerini bizzat kaynağında imha etmeye çalışıyoruz. 


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan HDP açıklaması


Mülteci sorunu


NATO bünyesinde 2. büyük orduya sahip olan Türkiye soğuk savaş boyunca NATO'nun vazgeçilmez parçası olmuştur. Türkiye ulusllararaası barışın korunması için askeri ve siyasi destek vermeyi sürdürüyor. Bilindiği gibi Suriye'deki krizin başından bu yana siyasi çözüm arayışlarında ön saflarda yer aldık. İnsani sorunların çözümü konusunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık. 3 milyon Suriyeli ve Iraklıya biz sahip çıktık. Şu ana kadar yaptığımız harcamalarda bize söz verilen destekler de cüzi bir miktarda kaldı. Ayrıca sınır hattımızın öteki tarafındaki Suriyeliyi de açlığa ve ölüme terk etmedik. Türkiye'nin bu yükü omuzlayacak kudrette bir ülke olması kurumları da korudu. Avrupa'ya mülteci akını olunca hemen panikledi. Kimse Türkiye gibi ne kadar gelirse gelsin alırız demedi. Biz o insanları bombaların altında bırakamayız. Aylan bebeği dergilerde kapak yapılınca feryad edenler, burada timsah yaşları döküyordu. Bunlar sadece ikircikli davranıyorlardı. Biz tavır koyarak yaşıyor, onların yaında yer aldığımızı ifade ediyorduk. Yalnız bırakılmış olmamız çok acı bir durumdur ve gelecek için kötü bir örnektir.


Bilir misiniz, Irak ve Suriye'de bizim terör örgütü ilan ettiğimiz örgütlerin elinde dostlarımızın ürettiği silahların çıktığını, bu silahların seri numaraları bizde mevcut. Bunları kendilerine söylediğimizde hiç ilgilenmiyorlar. Ya eski dönemde verilmiş silahlardı, ya da YGP/PYD'yi terör örgütü kabul etmiyoruz diyor. Bir terörist başka teröristle savaşıyor diye iyi diyebilir misiniz? Biz bu bölgenin nabzını en iyi tutan ülkeyiz. Onlarla bizim tarihi, kültürel, her türlü birlikteliğimiz var. Akrabalık bağlarımız var. Halep'i vuranlar belli ama Halep'te yaşayanların Gaziantep'te ve Kilis'te yaşayanlarla akrabalık bağları olduğunu Batı biliyor mu? Bizim canımız yanıyor. Canı yanmayanlar TV ekranlarına bakıp ah vah ediyor, o kadar. Milletimiz bu manzara karşısında haklı tepki içindedir.



DEAŞ'la mücadele


DEAŞ ile mücadelede Türkiye kadar büyük bedel ödeyen ve somut neticeler alan başka bir ülke yoktur. Bizler sınırda ciddi tehditler aldık. DEAŞ'tan aldık, PYD'den aldık, YPG'den aldık. Eğer Türkiye, Özgür Suriye Ordusu ile birlikte Suriye'ye girdiyse bunun sebebi, bu tehdidi ortadan kaldırmak içindir.


Uluslararası toplum olarak zor bir dönemden geçtiğimiz bir gerçektir ancak bunların aşılamayacak sorunlar olmadığını düşünüyorum. Bizler ortak çıkarlarımız çerçevesinde, iş birliği ve dayanışma içinde hareket ettiğimiz müddetçe ne kadar karmaşık olursa olsun, önümüze çıkan sorunlar karşısında güçlü bir duruş sergileyebiliriz. Bunu başarmak, temsil ettiğimiz ülkelerle birlikte milletlerimizin asli birer unsurunu oluşturduğu uluslararası topluma karşı da en büyük görevimizdir.


Asamble Başkanı'ndan hatırlatma


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önce konuşan NATO Parlamenter Asamblesi Başkanı Micheal Turner da iki gündür gerçekleştirdikleri toplantılarda bazı üyelerin Türkiye'nin demokratik değerlere bağlılığı ve hukukun üstünlüğüne ters bazı uygulamalarla ilgili endişelerini dile getirdiklerini hatırlatıp, " Sayın Cumhurbaşkanı, yapılan sunumlardan anladığımız kadarıyla, yargı süreciyle mutlaka bu kişilere karşı süreçlerin devam ettirilmesi gerekiyor. Bu yargı süreçleri, hukuk sınırları içinde olmalı, kamuya açık olmalı ve kanıta dayalı olmalı diye düşünüyorum" dedi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS