Demirtaş: "Başkanlık tartıştırmak size hak da özerklik önermek bize niye suç"

Demirtaş: "Başkanlık tartıştırmak size hak da özerklik önermek bize niye suç"

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Meclis'te basın toplantısı düzenledi. Demirtaş, yeni anayasa, başkanlık sistemi ve özerklik talepleriyle ilgili önemli açıklamalar yaptı.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, basın toplantısında konuştu. Yeni anayasa ve başkanlık sitemine ilişkin Demirtaş  "Varsa yoksa başkanlık. Ne diyor Başbakan, muhalefet bunu tartışmaktan çekiniyor. En azından tartışalım diyor. E tartışalım. Peki biz özerkliği tartışalım dediğimizde neden vatan haini oluyoruz. Senin önerdiğin model bizimki de model. Sen bütün ülkeyi bir adama teslim edelim diyorsun biz hayır ülkeyi vatandaşlara teslim edelim diyoruz. Seninkini tartışmayınca üzülüyorsun da biz tartışalım dediğimiz de neden vatan haini, bölücü terörist oluyoruz. Başkanlık tartıştırmak size hak da özerklik önermek bize niye suç" dedi. 


Bozdağ'dan flaş Demirtaş açıklaması


''HDP, Türkiye'nin suç makinesi''


Demirtaş, "Ülkenin bir bölümünde bu kadar ağır bir savaş, ölüm her gün acılar yaşanırken siyasetin ve toplumun önemli bir kesiminin bütün olup bitenlere duyarsız kalması elbette beklenemez. Türkiye sıradan olağan şeylerden geçmiyor. Ortadoğu genelinde olağanüstü gelişmeler, tarihsel süreçler yaşanıyor. Ülkemizde de 7 Haziran sonrasında Ortadoğu benzeri şeyleri yaşamaya başladık. Her geçen gün artan dozu itibariyle de tırmanan savaş süreciyle karşı karşıya kaldık. Ülkeyi yönetenler kendi cephelerinden hiçbir suçlarının, günahlarının olmadığını ülkede bütün olup bitenlerin sorumlusunun HDP olduğunu söyleyip duruyorlar. 13 yıldır iktidarda olan bu zihniyet Türkiye'de gerçekleşmiş  hiçbir olumsuzluğu üstlenmedi. Yapılan bütün iyi şeyler AKP tarafından kötülükler de muhalefete tarafından yapılmıştır. Hep bu yalan arkasına sığınarak ülkeyi maalesef yönetmeye devam ediyorlar" diye konuştu. 


"Çözüm süreci buzdolabında diyen zihniyet bugün yaşananların sorumlusu"


Demirtaş, "Çözüm süreci buzdolabında sözü kime ait? Bu cümlenin sahibi kimse, bugün yaşananların sorumlusu bu zihniyet. Çözüm sürecine buzdolabına kaldıran HDP değildir. Müzakere masası yoktur. Kürt sorunu bitmiştir diyen biz değiliz. Yalın açık çözüm sürecini bitirme anlayışı varken, bugün bütün olup bitenlerden HDP'yi sorumlu tutulmaktan toplumu kandırmaya çalışmaktan başka bir şey değildir. Çok ucuz bir politikadır. Çözüm sürecini bitirenlerden şu cesareti ve samimiyeti beklerdik; evet biz çözüm sürecini bitirdik, inanmıyoruz. Askeri seçeneği yeniden gündeme aldık. Açık yüreklilikle bir beyan beklerdik" açıklamasında bulundu. 


"Sanki askeri, polisi, tankı, topu o sokaklara HDP göndermiş gibi" 


Demirtaş, "Sanki barikatları, hendekleri HDP  kazmış oluşturmuş. Sanki Operasyon emrini HP vermiş. Sanki askeri, polisi, tankı, topu o sokaklara HDP göndermiş gibi. Ülkenin bütün günahlarını HDP üzerine yığarak bu işten kurtulacaklarını zannediyorlar" dedi. 


"Herkesin yüzde 100 HDP'ye inanmasını beklemiyoruz" 


Demirtaş, "Herkesin yüzde 100 HDP'ye inanmasını beklemiyoruz. Böyle bir şey olamaz bizim böyle bir beklentimiz de yok. Ama her insanın göğüs kafesinde bir kalp, yürek bir de vicdan vardır. Vicdanın kırıntısı kalmışsa bir insanda o kırıntıya sığınarak bütün bu olup bitenleri doğru bir şekilde anlamlandırabilir" dedi.


"Hendekler, barikatlar diyalog, müzakere ile ortadan kalkar, kalkmalı diyoruz" 


Demirtaş, "HDP'yi suçlayarak bizi linç ettirmeye çalışarak günahlarından kurtulamazlar. Devleti siz yönetiyorsunuz savaş emirlerini siz veriyorsunuz. Biz gece gündüz barış müzakere çağrısı yapan bir partiyiz. Hendekler, barikatlar diyalog, müzakere ile ortadan kalkar, kalkmalı diyoruz" dedi. 



"Başkanlık tartıştırmak size hak da özerklik önermek bize niye suç" 


Demirtaş, "Masadan kana kendileriydi. Uzlaşma komisyonunu dağıtan kendileriydi. Şimdi yeniden anayasa yapıyormuş gibi davranıyorlar ama hayır tek bir maddeye ihtiyaçları var. Başkanlık. Bu konuda samimiyet yok. Varsa yoksa başkanlık. Ne diyor Başbakan, muhalefet bunu tartışmaktan çekiniyor. En azından tartışalım diyor. E tartışalım. Peki biz özerkliği tartışalım dediğimizde neden vatan haini oluyoruz. Senin önerdiğin model bizimki de model. Sen bütün ülkeyi bir adama teslim edelim diyorsun biz hayır ülkeyi vatandaşlara teslim edelim diyoruz. Seninkini tartışmayınca üzülüyorsun da biz tartışalım dediğimiz de neden vatan haini, bölücü terörist oluyoruz. Başkanlık tartıştırmak size hak da özerklik önermek bize niye suç" diye konuştu. 


"Diyalog kapılarını AKP kapattı" 


Demirtaş, "Sonra geri dönüp bizi terör uzantısı olarak suçluyorlar. Yaptıkları hatalardan dolayı hesap vermek yerine bizden hesap sormaya kalkıyorlar. Çünkü bir an için toplum gerçekleri görmeye başlasa AKP'nin ödeyeceği siyasi fatura çok ağır olacak. Diyalogla medeni bir şekilde bir sorunu çözmek varken o yöntemi denememek tankla, topla ben bu sorunu çözerim demek kan ve göz yaşıdır. Bu tercihte bulunan HDP değildir. Başbakan açık bir şekilde halkı, toplumu yanıltacak beyanlarda bulunuyorlar. Diyalog ve müzakere kapıları kapalı değil. AKP kapatmıştır. HDP, Kürtler kapatmamıştır. Kürtler hala bu ülkede bir arada yaşayabilmenin kapılarını zorluyorlar. Bütün bu ölümlere, zulümlere rağmen. Ağır insan hakları ihlalleri yaşanıyor" diye konuştu.
"Başbakanla görüşürsek cenazeleri neden yol ortasında bırakıyorsunuz diye soracaktım?" 
Demirtaş, "Öldürülen sivillerin cenazeleri yerde haftalarca çürümeye terk ediliyor. Başbakanla görüşürsek cenazeleri neden yol ortasında bırakıyorsunuz diye soracaktım? Fakat kendisi ben hesap vermeye gitmem diyor" dedi.


"Hadi HDP ile olan randevundan kaçtın, azrail ile olan randevundan kaçabilecek misin?" 


Demirtaş, "Hadi HDP ,ile olan randevundan kaçtın, Azrail ile olan randevundan kaçabilecek misin? Er geç yaradanın huzurunda o soru sana sorulacak.  Onu da iptal edebilecek misin? Sen niye cenazeleri işkence yaptın diye o soru ahirette sana sorulacak. Nereye kaçacaksın. Diyarbakır'da hala 3 çocuğun cenazesi, 12, 15 gündür yerde. Aileler alamıyor. 3 gündür anneler açlık grevi yapıyor. Sadece defnetmek istiyorlar bu ülkenin Başbakanı buna izin vermiyor. Bu soruyu sormaya hakkımız yokmuş sormak istersek randevu iptal. Biz diyor kimseye hesap vermeyiz HDP'ye mi hesap vereceğiz diyor. Her gece saraya hesap vermekten utanmıyorsun. Muhalefete hesap vermek mi zor? Sizden hesap sormak için seçildik sayın Başbakan. Muhalefetiz. Çocuk, bebek, sivil öldürtüyorsun bunun hesabını sormayalım mı?  yutalım mı? kızacaksın, küseceksin, oynamayacaksın diye bütün bu haksızlıkları sineye mi çekelim" açıklamasında bulundu.


"Çatışmayı, savaşı durdurmaya çalışıyoruz" 


Demirtaş, "Çatışmayı, savaşı durdurmaya çalışıyoruz. Diyalog kanallarını açmaya çalışıyoruz. Halkımız sahipsiz bırakamayız. Bizim AKP'nin yanında olmamızı kimse beklemesin. Halkımızın yanında olacağız" dedi.


"Biz ne başka bir örgütün uzantıyız ne silahlı, şiddetli bir örgütüz" 


Demirtaş, "Biz ne başka bir örgütün uzantıyız ne silahlı, şiddetli bir örgütüz. Ne destekleriz ne de peşinden gideriz. Halkımız neredeyse biz omuz omuza yan yana yürümeyi onur borcu olarak kabul ederiz" dedi.


"IŞİD'in bu siyasi uzantısı, bizi terörist olmakla suçlayıp yargılamakla tehdit ediyor, şantaj yapıyor" 


Demirtaş, "Kendi yurttaşlarını anlamaya çalışmıyor. IŞİD'in bu siyasi uzantısı, siyasi anlayışı şimdi bizi terörist olmakla suçlayıp, yargılamakla tehdit ediyor, şantaj yapıyor. Çok ilginç. Çok ilginç" dedi.


"Hepimizin dokunulmazlığını bir günde kaldırabiliriz. Biz hazırız evet oyu kullanacağız" 


Demirtaş, "Hepimizin dokunulmazlığını bir günde kaldırabiliriz. Biz hazırız evet oyu kullanacağız. Kürsü  dokunulmazlığı dışında dokunulmazlığa sahip olunmamalı bunu yanlış görüyoruz zaten. Milletvekilin ne özelliği var. Bu kadar dokunulmazlığa karşıyız, rahatsızız. Herkes rahatsızsa buyursunlar. MHP destekleyecekmiş dokunulmazlıklarımızın kaldırılmasını. Eyvallah biz de hazırız buyurun getirelim tek bir madde ile değişiklik yapalım bütün milletvekillerin dokunulmazlık zırhını kaldıralım. Biz de yargılanalım onlar da yargılansın. Kimin ne dosyası varsa mahkemenin huzuruna çıkalım. Biz kıvırmadan ne yaptıysak söyleyeceğiz. Peki siz çaldıklarınızı çalmadık, soyduklarınızı soymadık diyebilecek misiniz? Demirtaş, Yüksekdağ özerklik dedi derhal mahkemenin önüne atacaksınız. Buna da demokrasi denecek. Eşit olalım. Biz bu yargıdan bile korkmuyoruz hesap verebiliriz" ifadelerini kullandı.


"Cumhurbaşkanın yargıya, parlamentoya talimat verme yetkisi yok suçtur" 


Demirtaş, "Cumhurbaşkanın yargıya, parlamentoya talimat verme yetkisi yok suçtur. Fakat ülkede kaç tane savcı, cumhurbaşkanına, başbakana soruşturma açabilir ki? Ortada kanun bırakmadınız. Biz hangi kanuna aykırı davranıyoruz? Sizin yok dediğiniz anayasaya mı aykırı davranıyoruz" dedi.


"Ülkenin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı de facto darbe yapmış durumdalar" 


Demirtaş, "Ülkenin cumhurbaşkanı ve başbakanı de facto darbe yapmış durumdalar. Devleti ele geçirmiş durumdalar. Hiçbir mahkeme kararını tanımıyorlar. Vay efendim, gençler barikat kurmuş diyorlar. Siz böyle yaparsanız cemaatin böyle yapması son derece normal. Toplumun kanuna, yasaya olan inancı kalmaz ki. Şimdi böyle bir ortamda, gözyaşının yaşandığı ortamda siyasi gerilimin bu kadar hat safhada olduğu ortamda anayasayı tartışmak da başka bir tuhaflıktır. Sivil, özgürlükçü bir anayasaya tabii ki  ihtiyacımız var" açıklamasında bulundu.


"Masadan kaçan uzlaşma komisyonunu dağıtan kendileriydi" 


Demirtaş, "Ama böyle bir ortamda anayasa yapmanın imkanı var mı? AKP bizden daha iyi biliyor bunu. Siyasi partiler arasında bu kadar ayrımcılık yaşanırken, anayasası nasıl yapacağız bilmiyorum. En son 2003 yılında, bizler Anayasa Uzlaşma Komisyonu masasından kalkmadık. AKP kalktı, üç toplantı üst üste mazeretsiz katılmazsa bir parti komisyon dağılmış sayılır. Ve son üç toplantıya AKP temsilcisi katılmadı. BDP,  MHP, CHP katıldı, AKP temsilci göndermedi. Masadan kaçan kendileriydi. Uzlaşma komisyonunu dağıtan kendileriydi. İstek varmış gibi davranıyorlar ama tek bir maddeye ihtiyaçları var; başkanlık. Sırf onu geçirebilmek için tartışıyorlar. Bu konuda samimiyet yok, ciddiyet yok. Ne diyor? Muhalefet bunu tartışmaktan çekiniyor; tartışalım diyoruz. Özerkliği tartışalım dediğimizde niye vatan haini oluyoruz? Biz ülkeyi vatandaşlara bırakalım diyoruz, sen bir adama bırakalım diyorsun. Niye bölücü oluyoruz?" ifadelerini kullandı.


"2013 yılında anayasa uzlaşma komisyonuna sunduğumuz metin özerklik savcılar niye harekete geçmedi?" 


Demirtaş, "2013 yılında anayasa uzlaşma komisyonuna sunduğumuz metin burada. Resmi olarak BDP'nin önerisidir. Özerklik. Bölgesel kamu yönetimi. O dönem, savcılar niye harekete geçmedi? Niye suç yoktu? Uzlaşma komisyonuna sunduk, anlaşamadık. Siz başkanlığı sundunuz uzlaşamadık. Kimse kimseyi hain ilan etmedi. Bugün niye bölücü olduk? Burada bölünme yok. Burada bölünme mi var? Burada diktatörlük panzehiri var. Bu yüzden bu kadar bizi suçluyorlar. Devletin bütün imkanlarını suçluyorlar. Artık Türkiye iki tercihle karşı karşıyadır. Ya diktatörlük ya da demokratik halk yönetimi. Kardeşim, etle tırnak, 1000 yıllık geçmişimiz var Kürtler de bu ülkenin halkıysa, Türk kardeşlerim de bu gerçeği görmelidir" ifadelerini kullandı.


Hitler modeli önermek serbest, İsveç modelini önermek suç" 


Demirtaş, "Türkiye'nin tamamında bölgesel yönetim, özerk yönetimler hayata geçerse nefes alacağız. Ülke bölünmez, Kürtler bu ülkede kendini ikinci sınıf yurttaş olarak hissetmekten kurtulacak. Buna karşı soruşturma açmak yerine dikkatlice dinleyip anlasalar ne kadar iyi niyetli bir teklif olduğunu görecek.  Başsavcı hazretleri derhal soruşturma açacağına, şunu bir okusun. Üniversitede bize öğrettiler, aynı fakültenin sıralarından geçtik. Bu bir yönetim modelidir, bölünme değil. Hitler modeli önermek serbest, İsveç modelini önermek suç. İlginç. Biz herhalde Hitler modelini önerseydik tek kişilik bir hücrede ömür tüketmeye başlayacaktık. Biz teklifimizin arkasındayız, ciddi bir birlikte yaşama teklifidir. Bir bölünme arayışı, gizli bir ajandanın sonucunda ortaya çıkmış bir şey değil. DTK'nın söylediği budur, bizim de isteğimiz budur. Bütün Türkiye'nin böyle anlaması lazım. İktidar biz ne dersek diyelim, kışkırtmaya çarpıtmaya devam edecek. HDP olarak yapmaya çalıştığımız budur. Sırt çevrilir, destek verilmez, abuk subuk yaklaşımlar gösterilirse biz bu işin içinden çıkamayız" diye konuştu.


"Türkiyelileşme Ankara'da durup, Cizre'yi temizleyeceğiz demek değil, saygı duymaktadır" 


Demirtaş, "Türkiyelileşme Ankara'da durup, Cizre'yi temizleyeceğiz demek değil, saygı duymaktadır. Orada bölge halkı yok, Kürt halkı var. Bunu açıkça söyleyebilmek Türkiyelileşmektedir. Kimmiş bu bölge halkı? Kürt'ün ismini bile söyleyemiyor, sorununu nasıl çözecek? Bizler etle tırnaksak, bölge halkı mıyız? Türkiye'de bir bölge halkı bir de Türk halkı mı yaşıyor?" dedi.


"Bize bir bedel ödetince Türkiye'ye 100 bedel olarak fatura ediliyor" 


Demirtaş, "HDP, Türkiye'deki biricik Türkiye partisidir. Geri kalanı tekçidir, ırkçıdır. Çoğulcu olan tek parti HDP'dir. Tıpkı Türkiye gibiyiz. HDP dışında çoğulculuğu temsil eden bir parti yok. Lütfen vicdanınıza danışarak hareket edin. Öyle çaresizlik içerisinde korku, panik içerisinde hareket eden bir parti değiliz. Ödemediğimiz bedel kalmadı geçmişimizde. Bize bir bedel ödetince Türkiye'ye 100 bedel olarak fatura ediliyor. Biz bunu durdurmaya çalışıyoruz; kişisel korkumuz yoktur. Demokratik siyaset bizim biricik yolumuz yöntemimizdir. HDP bunda ısrar etmeye devam edecektir" açıklamasında bulundu.


"Diyanet çıkmalı 'haddimiz, yetkimiz yok' demelidir"


Demirtaş, "Cemevi'nin ibadethane olup olmadığını belirleme hakkı ne yasa, vicdan, ahlaki olarak Diyanet'e ait değildir. Bir grup, çıkıp herhangi bir kulübeyi, bize çok anlamsız gelebilecek bir kulübeyi, ibadethane olarak belirleyebilirler. Başka inançları ve hakları taciz etmeden ibadet edebilirler. Devlet buna karışamaz. Başka dinler buna karışamaz, yetkisi yoktur. Cemevi'nin ibadethane olup olmadığını kararlaştırma yetkisi, Alevilere aittir. Alevi olmayan herhangi birisinin Aleviler adına ibadethane belirleme yetkisi yoktur. Mezhep çatışmasını körüklüyordur, düzeltilmesini bekliyoruz. Diyanet çıkmalı, haddimiz, yetkimiz yok demelidir" dedi.


"Sağlık Bakanı'nın beş katı bütçe alacaklar çıkıp mezhepçilik yapacaklar" 


Demirtaş, "Suriye, Irak, Arabistan ve İran'da yaşananlar Türkiye'de yaşanmasın istiyorsak ayrımcılık yapmak yerine eşit görebilir bir politika oturtmamız lazım mezhepler için. Sağlık Bakanı'nın beş katı bütçe alacaklar çıkıp mezhepçilik yapacaklar. İnsanlara gömlek, don biçecekler. Şurası inanç yeri olamaz, seninki mezhep değil diyecekler. Bu gerilim ve politikadan kimseye fayda gelmez" dedi.


"AKP'nin dümen suyuna girecek halde değiliz" 


Demirtaş, "HDP parlamentonun üçüncü büyük gücüdür. Bizi dışlayarak, bize kötü çocuk muamelesi yaparak da kimse HDP ile anlaşma sağlayamaz. Nasıl bir teklif gelecek bunu görmek istiyoruz. Kaçan taraf değildik biz, bugün ciddiler mi değil mi bunu görmek istiyoruz. İki satır yazıyla usulen masaya davet edilmek isteniyorsa kusura bakmasınlar biz dinlemek istiyoruz. AKP'nin dümen suyuna girecek halde değiliz. Zaten MHP-AKP birlikte anayasa yapabilirler. Birçoğu zaten AKP-MHP uzlaşacağı maddelerden oluşuyorlar. Niye yapmıyorlar? Yapsınlar. HDP'yi bu işe alet etmenin bir anlamı yok. Hepsini tartışmaya açığız. Başkanlığı tartışalım deyip özerkliği Savcılığa gönderen bir zihniyet ile nasıl tartışılır bilmiyoruz. Bizim önerdiğimiz sistemde başkanlık yok, parlamenter sistem var. Biz parlamentoda bir komisyon önerdik, en ciddi formül bu" ifadelerini kullandı.


"Bütün partiler bir araya gelsin bir çözüm sürecinden sorumlu bir komisyon olsun" 


Demirtaş, "Bütün partiler bir araya gelsinler ama bir çözüm sürecinden sorumlu bir komisyon olsun. HDP ve AKP arasında bir çözüm süreci şeklinde işlemesin. Komisyon yürütsün, kiminle, nerede görüşecek bu komisyon karar versin. Şeffaf çalışsın. Herkes teklifini komisyona yapsın. Çatışmayı da durdursun, hendekleri de kaldırsın. Kapı duvarsa karşımızdaki anlayış aşamıyoruz. HDP çözüm sürecinde büyüyor, barış bize yarıyor savaş onlara yarıyor" ifadelerini kullandı.
"Numan Kurtulmuş'un da bilmesini istiyorum, kişisel iyi niyetle çözülmüyor" 
Demirtaş, "Partiler bir araya gelir ve yeni anayasa konusunda tartışma yürüttüler. Bizimle yürütülen bir konuşma yok. Üç parti şu an anlaşma sağladılar; itirazımız yok. Usül, yöntem ne bilmiyoruz. Bir satır iki satır yazıp komisyon kurulacak diye yazı gönderen ciddiyetsiz bir tavır görmek istemiyoruz. Grupların bu konuda karar alması bile aykırı. Dediğim gibi Türkiye'ye kazandıracak bir iş olsa, bizim çözüm önerimiz budur. Ben özellikle sayın Numan beyin, bu konularda vicdanlı olduğunu biliyorum. Güveniyorum vicdanına. Çağrılarını ve vermek istediği mesajı da yürekten anlıyorum. Aynı cesaretle cevap veriyoruz. Barış çağrılarını politikasını, çözüm dilinin bir resmi politika haline dönüşmesi lazım devlette. HDP, kendi eksik ve yetmezliklerini gözden geçiriyor ve tartışıyoruz. Sayın Numan Kurtulmuş'un da bilmesini istiyorum, kişisel iyi niyetle çözülmüyor" açıklamasında bulundu.


"Cuma namazı kararı son derece makul mantıksız ve saçma olan Cemevi'ne farklı yaklaşma" 


Demirtaş, "Olabilir. Cuma günü insanların cuma namazında ibadetini rahatça yapabilmesi için son derece makuldür. Mantıksız ve saçma olan Cemevi'ne farklı yaklaşmasıdır. Herkese eşit yaklaşsanız sorun yok, tabii ki kılabilsinler. İbadetlerini yerine getirebilsin de. Çifte standarta karşıyız" dedi.


Demirtaş, "Kulislerde biz erken seçim diye bir şey duymadık. Türkiye'nin gündeminde böyle bir şey yok" dedi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS