Başbakan'dan savcıya: "Seninle işimiz var"

  1. Türkiye
Başbakan'dan savcıya: "Seninle işimiz var"
Başbakan'dan savcıya: "Seninle işimiz var"

Başbakan Erdoğan, "Çıkıyor bir savcı efendi, makamını farklı bir şekilde kullanıyor. Gizlilik kaydı olan evrakları yanına aldığı yandaş medya ile birlikte kullanarak birçok masum insana iftira atmak suretiyle bu ülkede onları günah keçisi haline getiriyor. Bu nasıl savcı? Seninle işimiz var. Dur bakalım seninle işimiz var" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Manisa’nın Demirci ilçesinde konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Artık bizim yavrularımız geleceği farklı okuyacaklar ve ellerinde molotofkokteyli ile dolaşan gençler olmayacak, elinde satırla, baltaya gezen gençler olmayacak" dedi.

Erdoğan, "Bu ne demek ? Yani devletin içinde paralel devlet olamaz. Devletin içinde paralel devlet kurmaya gayret edenler bilsinler ki karşılarında bizi bulacaklardır. Bu hangi meşrepten olursa olsun hangi mizaçtan olursa olsun kim olursa olsun karşılarında bizi bulacaklardır. Bu ülkede devletin içinde hizmeti kalkıp da istismar etmek suretiyle, cemaati istismar etmek suretiyle tertemiz kardeşlerimizi maalesef bu ülkede bölmeye gayret etmek suretiyle onlar üzerinden rant elde etmek isteyenler bilsinler ki karşılarında bizi bulacaklardır. Çünkü bu ülke 76 milyonundur ve biz 76 milyonun hükumetiyiz. Bu ülkeyi bölmeye, parçalamaya kimse cüret edemez, kimsenin buna hakkı yok. Herkes yerini bilecek" diye konuştu.

Son olayların ulusal ve uluslararası boyutlarının bulunduğuna işaret eden Erdoğan, masum olanların isimlerinin deşifre edilerek haklarında iftiralar atıldığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"İşte son olan olayları görüyorsunuz. Uluslararası boyutu var, ulusal boyutu var. Kardeşlerim ne demek. Türkiye'nin kalkınmasını hazmedemeyenler boyuna geriyorlar. Bakın şuradaki zarar ortada, 120 milyar dolar, 11-12 günde. Bunun bedelini nasıl ödeyecekler. Çıkıyor bir savcı efendi, makamını farklı bir şekilde kullanıyor ve gizlilik kaydı olan evrakları yanına aldığı yandaş medyayla birlikte kullanarak bu ülkede bir çok masum insanları istismar etmek suretiyle, onları deşifre etmek suretiyle hiçbir günahları olmadığı halde iftira atmak suretiyle onları bu ülkede adeta günah keçisi haline getiriyor. Bu insanlar bu toplumun içinde yarın tertemiz olsalar da soruyorum nasıl dolaşacaklar.

Şimdi ben soruyorum bu savcı 4-5 gün önce başsavcımızın yaptığı açıklama var, çok manidardır. Biz hakim, savcılarımızın temiz olanlarını tenzih ederiz. Onlara yönelik en ufak bir sözümüz olamaz. Çünkü onlardan adalet elde ediyoruz. Ancak bu gücü kuvveti suistimal etmek suretiyle eğer bu ülkenin bölünmesine, parçalanmasına neden oluyorlarsa bunları da teşhir ederiz. Şimdi bu
nasıl savcı bakınız başsavcı ondan dosyayı istiyor diye feryat ediyor beyefendi.

Seninle daha işimiz var dur bakalım seninle işimiz var. Geçmişte militanlar benzer şekilde bildiri dağıtılıyordu biliyorsunuz. Sen de aynen militanlara benzer şekilde çıkıyorsun adalet sarayının önünde adalet değil de bildiri dağıtıyorsun. Nerede görüldü bu. Hangi savcı sokağa çıkar da sokakta bildiri dağıtır yahu. Biz bunları CHP'nin genel müdürünün yanında bazı böyle tipler vardır onlardan görüyorduk, biliyorduk. Şimdi aynen benzerini de bunlar yapıyor."

"Bunun adı kaset genel müdürüdür"

Hastane ve eczanelerde geçmişte çekilen sıkıntıların, çilelerin artık çekilmediğine değinen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu CHP'nin Genel Müdürü bir zamanlar SSK'nın da genel müdürüydü. Yolsuzluklarıyla meşhurdu biliyorsunuz. Daha sonra Rahşan affıyla kurtuldu. Aynı zamanda çok garip işlerle de meşgul. Şunu bilmenizi istiyorum. Bunun adı kaset genel müdürdür. Çünkü sayın Baykal'ı bir kasetle götürdüler. Şimdi iş ortaya çıkıyor. Demek ki bu işin arkasında birileri var ama kimler acaba sorusunun cevabı yavaş yavaş çıkmaya başladı. Tezgahı farklı kurmuşlardı ama bumerang gibi döndü şimdi kendilerini vurdu. Bunun adı tam manasıyla bir kaset genel müdürdür, kaset genel başkandır. Kendi genel başkanına bu tür tezgahı kuran bu ülkede her şeyi yapar. Çok enteresan merak ederdim."

İçişleri Bakanı Ala'ya yönelik eleştiriler

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun müsteşarı Efkan Ala'nın İçişleri Bakanlığı görevine atanmasını eleştirdiğine de dikkat çekerek, şunları kaydetti:

"Şimdi benim müsteşarımı İçişleri Bakanı yaptık diye rahatsız olmuş beyefendi. 'Parlamentoda kimseyi bulamadı mı' diyor, 'müsteşarını içişleri bakanı olarak atadın' diyor. Sen bana o soruyu sormayı bırak da önce kendine şu soruyu sor. Benim müsteşarım dürüst, işini bilen, bu ülkede yıllar yılı valilik yapmış, ondan sonra da müsteşarım olmuş bir insan. Şimdi ben sana soruyorum, partinizden

yolsuzluklar sebebiyle ihraç ettiğiniz bir kişiyi yolsuzluk klasörleri önünde poz verdiğin o kişiyi şimdi sen İstanbul gibi bir şehre nasıl belediye başkanı adayı olarak atıyorsun. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Önce sen bunun hesabını ver.

Yolsuzluk sebebiyle partinizden ihraç ediyorsunuz ondan sonra elinde yolsuzluk klasörleriyle pozlar veriyorsun, daha sonra getirip İstanbul gibi bir şehre belediye başkanı adayı yapıyorsun. Bunların geçmişi de böyle. Ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni CHP'den devralmıştım. Ama İstanbul yolsuzluklar şehriydi, çöp dağlarıyla berbat olmuştu, hava kirliliğiyle berbat olmuştu. İstanbul susuzdu. CHP, susuzluktur, CHP hava kirliliğidir. CHP çöptür çöp. Maalesef bunların devirleri hep böyle olmuştur.

Yolsuzluk bizimen büyük düşmanımızdır, yoksulluk en büyük düşmanımızdır, yasaklar en büyük düşmanımızdır. Babamızın oğlu olsa, evladımız olsa biz yoksullar noktasında asla prim vermeyiz

Toplumlar layık olduğu idareyle idare olunurlar.İnşallah biz size layık olmaya çalıştık. Bizim rotamızı siz çizdiniz, o rota istikametinde gideceğiz."

"EVLADIM OLSA..."

Başbakan Erdoğan Aksihar'daki konuşmasında da "yolsuzluk"lara değindi:

"Evladım olsa..."

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS