İstanbul'da, doğum gününde bu hale geldi! 'Mucize adam' Ali'nin son hali şaşırttı

İstanbul'da, doğum gününde bu hale geldi! 'Mucize adam' Ali'nin son hali şaşırttı

İstanbul'da, doğum gününde bu hale geldi! 'Mucize adam' Ali'nin son hali şaşırttı

Evine giren hırsızla mücadele ederken üçüncü kattan aşağıya düşen ve kafatasının yüzde 83'ü zarar görmesine rağmen pes etmeyen Ali Çiftçi'nin yaşadıkları, mucize olarak nitelendiriliyor.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

İstanbul'da yaşayan iki çocuk babası 45 yaşındaki Ali Çiftçi'nin iki yıl önce, doğum gününde evine hırsız girdi. Hırsızı fark edip hemen müdahale eden Çiftçi başına geleceklerden habersizdi. Çiftçi o günü, “Evimiz üçüncü kattaydı. Çocuklarımız küçük olduğu için pencereleri gece onlar uyuduktan sonra açıyoruz. O gün pencere açık bir şekilde odadaki koltukta uyuyakaldım. Hırsız sabaha karşı beş civarında alt katımızdaki demir parmaklara basarak evimize girdi. Evin içinde yakaladığım hırsızla camın kenarında boğuşmaya başladım. Sonra ikimiz birlikte pencereden aşağıya düştük. Ancak ona hiçbir şey olmadı. Çünkü ben ona hava yastığı görevi gördüm. O da koşarak uzaklaştı” diyerek anlattı.

Pencereden düşen Çiftçi'nin bedeni ve kafatası büyük zarar gördü. Aylarca yoğun bakımda kaldı ve birçok ameliyat geçirdi. Hayatta kalma şansının doktorlar tarafından yüzde 10 olarak görüldüğünü söyleyen Çiftçi, “Kafatasımın yüzde 83’ü zarar gördü. Kollarım ve bacaklarımda da çok sayıda kırık vardı. Hafızamı kaybettim. 'Sana ne oldu' dediklerinde, 'Bana TIR çarptı' diyormuşum. Hastaneye gittiğimde doktorlar benim için 'Mucize adam geldi' derlerdi. Hırsız hâlâ bulunamadı ve olay faili meçhule düştü. Aslında hırsızın benim evimden alacağı bir şey yoktu. Maddi olarak kıt kanaat geçinen bir insanım” diye konuştu.

'KAFATASIMDAKİ KIRILAN KEMİKLER 4 AY KARNIMDA KALDI'

Doktorların kafatasından kırık kemikleri tek tek cımbızla topladıklarını anlatan Çiftçi, “Kemik parçalarından kullanılabilir olanları beslenmesi ve eski haline gelmesi için karnıma koydular. Dört ay boyunca kemikler karnımda kaldı ve bu durum bana çok sıkıntı verdi. Karnımdaki kemikleri 4 ay sonra alıp kafatasıma tekrar koydular. Ancak kırılan parçaları kullanamadıkları için var olan kemikler kafatasımı kapatmak için yeterli olmadı. Bu nedenle doktorlar kemikleri ikiye böldü ve kafatasımı o şekilde kapattı. İki yıl boyunca asimetrik kafayla hayatıma devam ettim” diyerek yaşadığı zor durumu dile getirdi. 

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

"Raporlarım bittikten sonra bana 'artık çalışabilirsin' dediler. Ancak çok ağır ameliyatlar geçirdiğim için ağrılarım hiç geçmedi. Her gün o ağrılarla otobüsle işe gitmekte ve çalışmakta çok zorlandım. Özellikle ayakta durmakta güçlük çekiyordum. Başım dönüyor, gözüm kararıyordu. Hatta dört kere yolda düştüm. Kaldırımın en solundan yürürdüm. Düşersem arabaların altında kalmayayım diye."

YOLDA GÖRENLER BANA GÜLÜYORLARDI’

“Kafamın görüntüsü nedeniyle insanlar yolda yürürken bana gülerlerdi” diyen Çiftçi, “Bu nedenle kafama şapka takardım. Tabii kafamın da hava ve güneş alması gerekirdi. Doktorlar, ağrılarımın kemikler tam olarak eski haline geldiği zaman geçeceğini söylüyorlardı. Ancak şikayetlerim gün geçtikte artıyordu. Ayakta durmakta ve çalışmakta zorlanıyordum. Ağrılarım, düşmelerim, baş dönmelerim, göz kararmalarım devam ederken yazıları okuyamamaya başladım. Artık rüya da göremiyordum. Bu şikayetleri yaşamamın sebebi, kafatasımdaki kemiklerin ince olmasıymış. Kafatasımdaki boşluklar nedeniyle beynim sağa sola sallanıyordu. Çoğu şeyi unutuyordum” diyerek şikayetlerini anlattı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

TİTANYUMDAN ÖZEL KAFATASI YAPILDI

Yaşadığı sağlık sorunları artan Ali Çiftçi’yi doktorlar, Ankara’daki Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yönlendirdi. Prof. Dr. Özkan Tehli ve ekibi yaptıkları incelemelerin ardından ameliyata aldıkları Çiftçi’nin kafatasına titanyumdan yapılan özel parçaları nakletti. Ameliyat sonrası hem eski sağlığına hem de eski görüntüsüne kavuşan Çiftçi, “Düşmelerim ve baş dönmelerim ortadan kalktı. Namaz kılarken secdeye varabiliyorum artık. Rüya görebiliyorum. Görme problemim de ortadan kalktı. Rahatlıkla çalışabiliyorum” diyerek iki yılın ardından sağlığına kavuşmanın sevincini paylaştı.

'CİDDİ BİR KEMİK DOKUSU KAYBI VARDI'

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Prof. Dr. Özkan Tehli, Ali Çiftçi'nin Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geldiğinde, kafatasının iki tarafında kafa kubbesi denilen kısımda ciddi bir kemik dokusu kaybı olduğunu söyledi. Çifçi’nin geçirdiği kaza ve dolayısıyla ameliyatlardan sonra kafatasını kaybettiğini aktaran Tehli, “Çiftçi bize başvurduğunda hafıza kaybı, güçsüzlük, kuvvetsizlik, stres, sıkıntı, konuşma güçlüğü ve depresyon gibi ciddi problemler yaşıyordu. Gülhane Medikal Tasarım ve Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (METÜM) mühendis arkadaşlarla birlikte hastanın kafatasını kapatacak şekilde titanyum alaşımı ürettik ve ameliyatını gerçekleştirdik. Ameliyattan sonra şikayetlerin tamamına yakınının kaybolduğunu gördük. Tabii bu durum da bizi mutlu etti” dedi. 

"Ali Çiftçi hastanemize geldiğinde hacim olarak kafatasının yüzde 83’ünü kaybetmişti. Yüzey alanı olarak da yüzde 67 gibi bir kaybı vardı. Kafatası olmadığı zaman atmosferik basıncın etkisiyle saçlı deri beyne doğru çöküyor. Asimetrik kafa yapısı hastalara sosyal problemler yaşatıyor." Prof. Dr. Özkan Tehli

'DÜNYADA İLK SIRADAYIZ'

METÜM bünyesinde 3 boyutlu yazıcılar kullanılarak medikal implantların tasarlanıp üretildiğini söyleyen Tehli, “Türkiye’de tek, dünyada ise sayılı merkezler arasında yer alıyoruz. Biz de dünyanın en çok bu tür ameliyatlarını gerçekleştiren ekiplerinin başında geliyoruz. Özellikli çift taraflı kusurların kapatılmasında dünyada ilk sıradayız. Bu durum sadece cerrahinin değil, METÜM’ün de başarısı. Böyle bir merkezin olması cerrahinin elini son derece kolaylaştırıyor” açıklamasında bulundu.

"Ameliyatın kozmetik sonuçları çok iyi. Hasta estetik olarak son derece memnun oluyor. Tabii bu ameliyatları sadece kozmetik, estetik olarak kafatasının şeklini iyi bir hale getirmek, sosyal yönden hastanın sıkıntı yaşamasının önüne geçmek için yapmıyoruz. Hastanın kafatasını bu şekilde kapattığımız zaman beyin fonksiyonlarında anlamlı düzelmeler görüyoruz. Hem beyin omurilik sıvısı yapısının fizyolojisi değişiyor hem de hemodinamik dediğimiz kan akım hızında birtakım değişiklikler oluyor. Doğal olarak hastaya birçok artısı oluyor."