KHK ile atılan muhalif akademisyenler Kocaeli Üniversitesi'ndeki odalarını boşalttı

KHK ile atılan muhalif akademisyenler Kocaeli Üniversitesi'ndeki odalarını boşalttı

Kocaeli Üniversitesi’nden 672 sayılı kararname ile "FETÖ'cü" iddiasıyla ihraç edilen Barış için Akademisyenler bildirisi imzacısı bilim insanları, odalarını boşaltmak için gittikleri üniversiteye alınmadı. Akademisyenler uzun süre bekletildikten sonra odalarını boşalttı. 19 bilim insanı kendilerine destekleyenlere hitap ederek, "Bu kısa bir veda. Öğrencilerimizi de bu okulu da hiç kimselere bırakmayacağız" dedi.

Darbe girişimi ardından 2 Eylül'de yayımlanan 672 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile üniversiteden atılan 2 bin 346 öğretim üyesi arasında bulunan ve sol muhalif kimlikleriyle tanınan Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyeleri dün odalarını boşalmak için gittikleri üniversiteye saatlerca alınmadı.


'OHAL fırsatçılığı'


FETÖ'cü suçlamasına maruz kalan ancak bu yapılanmaya da iktidarın uygulamalarına da muhalif kimlikleriyle bilinen ve pek çok yönüyle eleştirilen kararnameye dahil edilmeleri, "OHAL fırsatçılığı" olarak değerlendirilen akademisyenlere, Kocaeli Üniversitesi yönetiminden "Çarşamba gününe kadar odalarınızı boşaltın" tebligatı yapıldı.


'FETÖ'cü diye üniversiteden muhalif isimler de atıldı


'Odanızı boşaltın' diye çağıran rektörlük okula sokmadı


Bunun üzerine dün sabah kendilerine destek veren akademisyen ve öğrencilerle birlikte üniversitenin Anıtpark ve Umuttepe yerleşkelerine giden akademisyenler kampusa alınmadı. Üniversiteye sokulmama gerekçesi olarak da yine kendilerine tebligatta bulunan rektörlüğün kararı söylendi.


Odalarını nezaretçilerin eşliğinde boşalttılar


11 Ocak'ta yayımlanan “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı barış bildirisinin de imzacısı olan Fen Edebiyat, İktisadi ve İdari Bilimler, Mühendislik ve Tıp Fakültelerinde görevli 19 akademisyeni güvenlik görevlileri uzun süre kapı önünde bekletti. Avukatlarının itirazı üzerine daha sonra öğrencileri ve destekçileri dışarıda bekletilerek kendileri içeri alınan 19 bilim insanı, odalarının anahtarının bile değiştirildiğini gördü. Akademisyenler, üniversite bürokratlarının yanlarına atadığı nezaretçilerin eşliğinde odalarını boşalttı.


FETÖ'cü iddiasıyla gözaltına alınan sosyalist akademisyen Candan Badem serbest bırakıldı


'Bu kısa bir veda'


Öğrencileri ve uğradıkları muameleye karşı çıkma cesaretini gösteren bazı meslektaşları da bilim insanlarına bu sırada alkışlarla destek verdi. Akademisyenler, odalarını boşaltırken hukuk dışı kararı tanımadıklarını ifade ederek, “Bu kısa bir veda, geri döneceğiz” diye konuştular.



Evrensel gazetesinin haberine göre, Yrd. Doç. Dr. Hülya Kendir odasından eşyalarını toplarken şöyle konuştu: “Ders aralarında gidip bir çocuğun daha öldürüldüğünün haberini almak hiç kolay bir şey değildi. Sonra tekrar derse gidip barışı anlatmak özgürlüğü anlatmak hiç kolay değildi. Ama bunları yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Bu kısa bir veda. Öğrencilerimizi de bu okulu da hiç kimselere bırakmayacağız.”


'Barış İçin Akademisyenler' memurluktan çıkarılabilir mi?


'Bu hukuk dışılığın gündelik uygulayıcılarından da hesap sorulsun'


Yrd. Doç. Dr. Yücel Demirer de, hukuki niteliği olmayan bu kararları tanımadıklarını ve hukuk dışı uygulamaların uygulayıcılarından hesap soracaklarını belirterek, “Hukuki niteliği olmayan bu kararı, biz yakın çevremize dönüp açıklama ihtiyacı bile hissetmedik. Bu bir hukuk garabetidir. Bir şey özellikle tarihe geçsin istiyorum, sadece en tepedeki karar vericilerden değil, bu hukuk dışı uygulamanın gündelik uygulayıcılarından da hesabının sorulması için elimizden yapacağız” dedi.


'1980'de de böyle olmuştu'


Daha önce görev aldığı üniversitelerden iki kere uzaklaştırılan mühendislik fakültesinde görevli Prof. Dr. Veli Deniz de, “1980 darbesinde de görevimden uzaklaştırılmış, geri dönmüştüm. Özel bir üniversitede çalışırken, sonrasında orasıyla da ilişiğim kesildi” dedi. Ardından akademik giysisini eline alan Deniz, “Bu giysiyi doktora öğrencime veriyorum. Kendimle götürmeyeceğim. Özellikle işçi sağlığı ve işçi güvenliği alanında yoğunlaşan bu başarılı öğrencimin daha çok iyi işler yapacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı ve akademik giysisini doktora öğrencisinin alması için odasına bıraktı.


Barış için Akademisyen'in babasını PKK şehit etmiş


Odasını kızıyla birlikte boşalttı


Akademisyenlerden Doç. Dr. M. Hakan Koçak da odasını ailesi ile birlikte boşalttı. Kızı Defne ve eşi ile birlikte odasında desteğe gelenleri karşılayan Koçak, kızını daha önce üniversiteye getireceğine söz verdiğini, ama bunu ancak gerçekleştirebildiğini aktaran Koçak, sonrasında tekrardan kızıyla birlikte okula geleceklerini, geri döneceklerini söyledi. “Bu kısa süreli tatilimizden dönüşte yine getirmeyi düşünüyorum güzel kampüsümüze kızımı” diyen Koçak, kitaplarını da fakültesinin kütüphanesine bırakacağını belirtti.


Öte yandan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, akademisyenlerden Prof. Dr. Nilay Etiler’i arayarak yanlarında olacaklarını ifade etti.



Kılıçdaroğlu'ndan akademisyenlerle ilgili açıklama


'Geri döneceğiz, öğrencilerimizi ve bu kenti terk etmiyoruz'


Umuttepe Yerleşkesinin girişinde basın açıklaması yapan akademisyenlere CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, Kocaeli Üniversitesi'nde görevli akademisyenler ve öğrenciler destek verdi. Akademisyenler "Geri döneceğiz. Öğrencilerimizi ve bu kenti terk etmiyoruz" yazılı pankart açtı.


CHP Kocaeli Milletvekilinden destek


CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan akademisyenlerin demokrasi ve barış istediklerini belirterek, "Değerli hocalarım siz gitmiyorsunuz. Siz bu ülkede demokrasi, barış, kardeşlik istiyorsunuz. Siz çocuklar ölmesin, analar ağlamasın diyorsunuz. Bugün o sarayda oturan daha önce barış sürecinde bir açıklama yapmıştı unutmadık. Bu ülkede barış istemeyen herkes teröristtir demişti. Nasıl unuttu. Onun için siz barış istediğiniz için bu ülkenin geleceği, demokrasisi için, özgürlüğü için o imzayı attınız. O imzayı atmayanlar bir gün gelecekler pişman olacaklar. Sizin bu direnişinizi kutluyorum. Her zaman yanınızda olacağız. Mücadele devam edecek. Karanlıklar aydınlığa çıkana kadar mücadelemiz devam edecek" dedi.


'Ofisimi boşalttıranlar koridora bile çıkamadılar'


Akademisyenlerin barış istediğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Yücel Demirer, "Biz barış istedik. 11 yıldır çalıştığım ofisimi boşalttıranlar kapılarını açıp koridora bile çıkamadılar. Biz barış için bu kentte yaşamaya devam edeceğiz. 19 akademisyen hak ve özgürlükleri sadece kendimiz gibi düşünenler için istemiyoruz. Herkesin barışı aradığı Türkiye'yi istiyoruz. Biz akademisyenler olarak bilimsel çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Çok yakında burada başlama şenliğinde buluşacağız" diye konuştu.


'Bizi o listelere yazanlar utanacaklar'


Kendilerine o listelere yazanların utanacağını söyleyen Doç. Dr. M. Hakan Koçak ise, "Bizim FETÖ'cü olmadığımızı herkes biliyor. İsimlerimizi hangi kriterlere göre belirliyorsunuz. Siz polis misiniz, yoksa MİT'misiniz sayın Rektör Sadettin Hülagü? Yarın sabah siz de terör örgütüne üye kabul edilebilirsiniz. Savunma hakkımız yok. Neyle suçlandığımızı bile bilmiyoruz. Bizi o listelere yazanlar utanacaklar" dedi.


Konuşmaların ardından sloganlar atılırken, üniversiteden ayrılan akademisyenlerin arkasından su döküldü.



Hiçbir adli idari soruşturma olmadan kararname ile bir gecede atıldılar


2 Eylül'de açıklanan 3 ayrı kararname ile 50 bin 589 kamu çalışanı ihraç edilmişti. 672 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de 2 bin 346 akademisyen "FETÖ'cü oldukları" suçlamasıyla, hiçbir adli ya da idari inceleme veya soruşturma yapılmadan üniversiteden uzaklaştırılmıştı. Kamuoyunda tepki gören bu uygulama "OHAL fırsatçılığı" olarak nitelendirildi. Sosyal medyada da kampanyalar başladı. Kocaeli Üniversitesi'nde görevinden atılan muhalif akademisyenler için Twitter'da "KOÜ Hocalarıma Dokunma" etiketiyle kampanya yapıldı.


Barış için Akademisyenler bildirisini imzalamışlardı


Bu kararname ile bir gecede görevlerinden atılanlar arasında Dilovası'ndaki kanser vakalarının artışını ortaya koyan Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, Türkiye'nin en önemli adli tıpçılarından Prof. Dr. Ümit Biçer, “Ateist ve Marksistim, benden nasıl Fethullahçı çıkaracaklar merak ediyorum” diyen tarihçi Doç. Dr. Candan Badem ile işçi ölümleriyle mücadele eden Doç. Dr. M. Hakan Koçak ve çok sayıda benzer isim buluyordu. "FETÖ'cü" iddiasıyla uzaklaştırılan akademisyenlerin bir diğer ortak noktasının ise Barış için Akademisyenler Bildirisi'ne imza atmalarıydı. "Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı bildiri yayımlandığında, soruşturmalara uğrayan, siyasilerin ve üniversite bürokratlarının hakarete varan suçlamalarına maruz kalan akademisyenlere pek çok davalar açılmıştı. Bu sürecin ardından pek çok uluslararası kuruluş ve hükümet Türkiye'ye ifade özgürlüğü konusunda uyarılarda bulunmuştu. Akademisyenlere destek amacıyla başlatılana kampanyalara dünyanın en önemli düşünürleri arasında yer alan Noam Chomsky, David Harvey, Étienne Balibar, Judith Butler ve Immanuel Wallerstein gibi isimler de destek vermişti. Kocaeli Üniversitesi'nde 672 Sayılı Kararname ile atılan 19 bilim insanı da Barış için Akademisyenler bildirisinin imzacıları arasındaydı.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS