Kılıçdaroğlu'ndan hükümete: Kim bunlar?

Kılıçdaroğlu'ndan hükümete: Kim bunlar?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında konuştu. Türkiye'nin gidişatını Kuzey Kore'ye benzeten Kılıçdaroğlu'nun hedefinde hükümet vardı. Teröre lanet ettiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, terörü destekleyenin hükümet olduğunu söyledi. 'HDP'li vekiller için Kandil'le bağlantısı var diyenlere soruyorum, onları Kandil'e kim gönderdi?' diye sordu. Dolmabahçe mutabakatı sırasında çekilen bir fotoğrafı gösterdi. Öte yandan, HDP'li vekillerin de ifade vermeye gitmeleri gerektiğini dile getirdi.


Konuşmasından satır başları:


Normalde bizim bugün ekonomiyi, tarımı, işsizliği, çocukları, eğitimi, sanatı konuşmamız lazım. Ama bunların hiçbirinden söz etmiyoruz. Dolar almış başını gidiyor, 6 milyon işsizimiz var söz etmiyoruz. Hepimizin kafasında bir şey var, 'Ne olacak bu ülkenin hali' diye... Bu kaygı topluma yerleşmiş, görüşü ne olursa olsun. Çünkü bugüne dair ve geleceğe dair güveni yok. Asla umutsuz olma kardeşim. Ne olursa olsun bil ki bu ülkenin birliğini savunan, vatanını ve bayrağını savunan CHP var. 


Yıldırım'dan Kılıçdaroğlu'na HDP eleştirisi


Yıldırım'dan Cumhuriyet'e operasyon yorumu: Bir şeyleri yoksa ortaya çıkar


Başbakan, 'Başkanlık gelmezse Türkiye bölünür' diyor. Bu lafı eden kişi başbakanlık koltuğunda oturamaz. Bunu söyleyen bölücülerin taşeronluğuna soyunmuştur. Koltuğuna sahip çıkacaksın, yetkilerine sahip çıkacaksın. Yetkilerini başkalarına kullandırmayacaksın. 


Kuzey Kore benzetmesi


Türkiye dünyadan izole oluyor. Peki biz Cumhuriyet'i niye kurdu ki demokrasiyi niye geliştiriyoruz? Eğitime, bilime neden önem veriyoruz uygar bir dünyanın parçası olmak için. Ama bugün Türkiye bu dünyanın dışında. Kuzey Kore'ye benziyoruz gittikçe. Orada da diktatör var. 


BM de aynı kaygıyı taşıyor. 'Türkiye'deki gelişmelerden endişe duyuyoruz' diyor. Biz de olmasak bunları anlatacak kimse yok. BM bu kaygıyı hangi gerekçe ile dile getiriyor? Çünkü kendilerini BM'ye ihbar ettiler. Türkiye Cumhuriyetinin BM'de temsilcisi 'Adil yargılama yapmayacağız' diyor. 'İşkence yapacağız' diyor. Böyle bir tablo Türkiye'ye yakışmıyor. Biz bunu söyledik diye bizi eleştiriyorlar.


CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Cumhuriyet'in Ankara bürosunu ziyaret etti


Kılıçdaroğlu'ndan çok sert 'Başkanlık' açıklaması


Hapishaneler, 2002'de 60 bin kişi vardı. Şimdi tam dört kat artmış. 10 kişilik koğuşta 30 kişi kalıyor. İnsanlar sırayla yatıyor. Binlerce suçsuz insan var hapiste. Sorgusuz sualsiz atılıyorlar. 241'e çıktı gazeteci sayısı. Dünyada en çok gazeteci hapseden ülke Türkiye. Dönüp millete diyeceğiz ki 'Bizde demokrasi var' kimse inanmaz. Erbaş, erler hapiste. Öğrenciler hapiste. 


Ben zulme mi karşı çıkacağım, mazluma mı karşı çıkacağım? Zulmün karşısında susan dilsiz şeytandır.


Türkiye'yi bu hale iktidardakiler getirdi. Üç terör örgütüne destek vererek, yardım ve yataklık yaparak getirdiler.


'Seçimle gelen seçimle gider' diyer bir cümle kullandım. Havuz medyası ve onların ekibi 'Sen bunu nasıl söylersin' dediler. 'Seçimle gelen darbe ile gider' mi diyelim.


Yargıdan kaçmamalıyız. Yolsuzluk yapanlar da yargılanmalıdır.


Kandil'e siz göndermediniz mi?


Bu tutuklanan vekiller Kandil uzantısı diyorlar. Kandil'e siz göndermediniz mi? İmralı'ya Hükümetin gözetimi altında gitmediler mi? Bu kadar yüzsüzlüğü ben hayatımda ilk kez görüyorum.


2010'da dönemin başbakanı 'PKK ile görüşüyorsunuz' dediğimiz zaman 'PKK ile görüşmedik, görüştüğümüzü söyleyen şerefsizdir' dedi. 2012'de 'PKK ile görüşeni ben gönderdim' dedi.


İmralı ve Kandil arasında da mekik dokudu bu arkadaşlar. Oslo'da masayı biz mi kurduk? Bunları görevlendiren kimdi?


Dolmabahçe mutabakatındaki masada kim vardı? Bunlar CHP milletvekili mi? Önce bunun hesabını vereceksiniz siz. 


Habur'da ayaklarına kim mahkeme gönderdi? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ini bir terör örgütüne muhatap kıldılar.


PKK saldırdı. Bir er hayatını kaybetti. Sizi PKK kucaklıyor, bize PKK saldırı düzenliyor. İçtiğiniz su ayrı gitmiyor. 


Teröre lanet


Size bir şehit annesinin dramını anlatacağım. Son bir yılda verdiğimiz şehit sayısı 800'ü aştı. 

Erkan Özdemir'in annesi Havva Gül Özdemir'in anlattıkları:

Çok minyondu benim oğlum. Gören bundan asker mi olur diyordu. Günde beni 10 kez arardı. Sabah uyuya kalmışım. Telefonunda Erkan'ımın cevapsız çağrısı yok. Çalıyor çalıyor ama açan yok. O korkuyla pencereden bakıyordum. Bir ambulansın evin önüne yaklaştığını gördüm. Bize gelmesinler diye üst kata çıktım. Sonra aşağı indim. Hiç yaşayamadan gitti çocuğum. Perşembe günü birliğinden aradılar. Eşyalarını kargoyla vereceklermiş. Yavrum üşüyordu, buralar soğuk anne diyordu. Üşümesin diye çamaşırlar alıp göndermiştim. Bir de oğlum makarnayı çok severdi. O gittikten sonra ben de makarna yiyemedim, yiyemem. ankara'da oturan beylere sesleniyorum, sizin hangi evladınız Doğu ve Güneydoğu'da askerlik yapıyor.

Linç edilerek öldürülen öğrencimiz. İzmir'e gittim. Akşam Murat Tekin'in evine uğradım. Yoksul halk çocukları. Boğaz Köprüsü'nde linç edilmiş. Baba soruyor; morga gideceğiz ama ya orda yoksa diye. Sonra morgda buluyorlar. Bir babanın boğazı düğümleniyor. Açtılar fermuarı çocuğuma baktım. Gencecik filiz gibi, hava kuvvetleri 2. sınıf öğrencisi. Aldım morgdan ambulans istedim vermediler, kendi imkanlarımla İzmir'e götürdüm diyor. İzmir'de cenazesini kılmak istedik, kılmak istemediler diyor. Bir köyde defnettik. Şu anda çocuğumun mezarına bir şey yazmıyorum, şehitliği kablul edilene kadar bir şey yazmıyorum dedi. Sayın Erdoğan'a bunu söyledim. Haklısınız dediler. İnsanlığımızı kaybedecek noktaya geldik neredeyse. Müslümanın cenaze namazı kılınamaz hale geldi. Nasıl bir insanlıktır bu.


IŞİD sorusu


Binali Bey'e sordum; konsolosluğumuz basıldığında 49 vatandaşımız rehin alındığında neden terör örgütü demediniz? Hangi AKP'li vekil PKK ve IŞİD terör örgütü değildir dedi? Belçika'nın verdiği karara o yüzden itiraz etmiyorlar. IŞİD iyi ki varsın, Allah kurşunu azaltmasın. Bu da AKP'li birine ait sözdür. 70 ilden IŞİD'e katıldılar. Türkiye sorumlusu elini kolunu sallayarak geziyorlar. 


Erdoğan'a tepki:


Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki, 'IŞİD hiçbir sebebi olmadığı halde Türkiye'de eylem yapıyor.' Bu cümle ne demek? Ne istediniz de vermedik ki eylem yapıyorsunuz demek. Yahu terör örgütünün eyleminde sebep aranır mı?


Putin diyor ki El Nusra çekilsin Erdoğan ne diyor tamam diyor. Yürekli bir savcıyı arıyorum.


"İzmir'in kredi notu Türkiye'nin notundan yüksek"


Dün havuz medyası İzmir Büyükşehir'de FETÖ operasyonu. Olay şu, bütün belediyelere giden yazı İzmir Büyükşehir'e gelmiş. ByLock kullananlar 24 kişi. Bunların bir kızmı ayrılmış. Operasyon yapacaksanız İstanbul orada Ankara orada. Çünkü İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kredi notu Türkiye Cumhuriyeti'nin kredi notundan daha yüksek. İzmir Büyükşehir Belediyesi teminat vermeden istediği kadar kredi alabiliyor. Neden orada halkına hesap veren bir belediye anlayışı var. Bunlar FETÖ'yü en başından beri biliyorlar.


İlker Başbuğ anlatıyor: 2008'de MİT'ten FETÖ raporu istedim. Bana gelen raporu Başbakan'a verdim. Bunlar FETÖ'yle ilişkilerini kestiler mi? Devam ediyor: Cumhuriyet gazetesinde iddianameyi düzenlenen savcı FETÖ'den yargılanıyor. 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS