Nihat Ali Özcan: 'Reina benzeri saldırı ihtimali yüksek'

Nihat Ali Özcan: 'Reina benzeri saldırı ihtimali yüksek'

Güvenlik uzmanı Nihat Ali Özcan, "Bölgesel gelişmeler, örgütsel veriler, Reina bezeri olayları yaşama ihtimalimizin yüksek olduğunu gösteriyor" uyarısı yaptı. Özcan, kısa vadede istihbarat alanında alınması gereken önlemleri sıraladı.

Güvenlik ve terörle mücadele konularındaki uzmanlardan Nihat Ali Özcan, Milliyet'teki köşesinde kaleme aldığı "Reina saldırısından çıkarılacak istihbarat dersleri" başlıklı yazıda, Reina benzeri saldırıları yaşama ihtimalimizin yüksek olduğu tehlikesine dikkat çekerek, kısa vadede güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması için istihbarat alanında yapılması gerekenleri yazdı.


Reina saldırganı hakkında doğru bilinen yanlışlar


'İstihbarat hızla ayak uydurmak zorunda'


Reina saldırısı ve ardından yaşadıklarımızın, terör dünyasındaki değişimi gözler önüne serdiğini işaret eden Özcan, geleneksel terör ve istihbarat algılamasının, örgütlenme modelinin ve istihbaratçıların niteliklerinin hızla değişen koşullara uyarlanmak zorunda olduğunu belirtti.


'İstihbarat mesleği krizde'


İstihbaratın günümüz dünyasında krize giren meslekler arasında olduğunu ifade eden Özcan, bunun nedenleri arasında da "artan belisizlikler, derinleşen politik, ideolojik, dini kavgalar, bunların hızla birey ve grup düzeyinde karşılık bulması, devletlerin çökmesi, sınırların kolaylıkla aşılması"nı saydı. Özcan, "insan hareketlerinin çığ gibi büyümesi, iletişim teknolojilerinin yaygınlaşması, ucuzlaması, sosyal medyanın hız kazanmasını" da bunlara ekledi. "Özgürlüklere düşkünlüklerin artması"nın da istihbarat örgütlerini zorladığını ifade eden Özcan, "Özel hayatın izlenmesi ve takibi konularında hukuki ve ahlaki sınırlamalar, tepkiler her geçen gün artıyor" diye yazdı.


Reina saldırganı ve ailesi Türkiye'ye kaçak yollarla gelmiş


'Siyasallaşma, kalifiye eleman sıkıntısı had safhada'


İstihbaratta ihtiyaç duyulan zeki ve eğitimli insanların bu meslekten uzak durduklarını ifade eden Özcan, "Bu yüzden istihbarat örgütlerinde birbirine benzer, komplo teorilerine inanmış sadık eleman çok, ancak 'kalifiye eleman' sıkıntısı had safhada. Elbette bu noktada 'istihbaratın siyasallaşmasının da' büyük rolü var" dedi.


'DEAŞ'la mücadelede üç istihbarat karakteri'


Reina benzeri saldırıların yaşanmaması için DEAŞ'la üç farklı karakterde istihbaratla mücadele edilebileceğini ifade eden Özcan, "Delil toplayan, teröre karşı savunma sağlayan, ikaz edici ve son olarak sınır ötesi askeri harekât dâhil, cezalandırıcı operasyona imkân veren istihbarattır" diye yazdı.


Reina saldırısından kurtulanlar konuştu


'Sahada işler karmaşık'


Ancak sahada işin karmaşık olduğuna işaret eden Özcan, şunlara dikkat çekti: "Terör saldırılarını önlemeye, olmuş ise suçluyu yargı önüne çıkarmayı veya sınır ötesinde cezalandırmaya çalışılan coğrafi alana, sosyal dokuya, siyasi olaylara biraz daha yakından bakmakta fayda var. Türkiye’ye gelen turist sayısı 30 milyon. Geçen yıl Atatürk ve Sabiha Gökçen havalimanlarını kullanan yolcu sayısı 89 milyon. Kontrol edilmesi gereken deniz sınırlarının uzunluğu 8333 kilometre (İstanbul-New York arasından uzun) ve kara sınırları 2650 kilometre. Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya, Ortadoğu’nun kesişme noktası bir ülkeden söz ediyoruz. 3 milyon Suriyeli, 1 milyon Iraklı, Afgan, İranlı yüz binlerce diğer ülke vatandaşı yasal/yasa dışı yollarla girdikleri bu ülkede yaşıyorlar. Üstelik ülke isimlerini listelemenin, terör gibi mikro düzeyde saha ve kişi bilgisi isteyen güvenlik alanında pek işe yarar bir yaklaşım olmadığını da biliyoruz. Gelenler kendi ülkelerindeki ekonomik, sosyal, siyasi kavgalarını, nefretlerini, ağlarını, ilişkilerini de beraberlerinde getiriyorlar. Onunla yetinmeyip bu ülkede yenilerini inşa ediyorlar."



Reina saldırısına ait yeni görüntüler ortaya çıktı


'Reina bezeri olayları yaşama ihtimalimiz yüksek'


Sadece sınır komşularınızda 15 farklı dilin konuşulduğunu hatırlatan Özcan, şunları kaleme aldı:


"İstihbarat örgütü çalışanlarının bilmesi, izlemesi, anlamlandırması gereken 40-50 lisandan söz edebiliriz. Üstelik istihbarat disiplini açısından sorun sadece dili konuşmak, anlamak olsa iyi. Ülkeleri, toplumları, alt grupları ekonomik, dini, siyasi, sosyal kültürel sorunları, mikro düzeyde bilen farklı 'ağ' ilişkilerini anlamlandırabilen 'profesyonellerin' olması gerekiyor. Reina saldırısı ve sonrasında detaylara girdikçe işin karmaşıklığı ortaya çıkıyor. Terörist; Tacik asıllı Özbek vatandaşı. Kılavuzu Iraklı Arap. Evdeki kadınlar Senegalli, Mısırlı, Somalili. Hücre irtibat elemanı Türk. Saldırının kurbanları ise İsrail, Lübnan, Hindistan, Suudi, Tunus, Irak, Kuveyt, Kanada ve Türk. Tam bir sınıflandırma karmaşası. Tek hedefli, çok dilli, çok kültürlü, çoklu ağlara sahip terör örgütleriyle mücadelede için istihbarat örgütünün/örgütlerinin hızla aradaki açığı kapatması gerekiyor. Bölgesel gelişmeler, örgütsel veriler, Reina bezeri olayları yaşama ihtimalimizin yüksek olduğu gösteriyor. O halde işlevsel sistemler kurmak, yetenekli genç insanları toplamak ve yetiştirmek bir mecburiyet. Zor olsa da imkânsız değil."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS