Osman Müftüoğlu açıkladı: Aşıya güvenelim hızlı hareket edelim

Osman Müftüoğlu koronavirüs aşısıyla ilgili son gelişmeleri Hürriyet'teki köşesinde değerlendirdi. İşte o yazı..



Şu bilgi çok net ve açık: Elimizde “bir ölü virüs aşısı” seçeneği var. Mevcut verilere göre de oldukça güvenli. Koruyuculuğunun Pfizer, Moderna ve Oxford aşılarına oranla biraz daha düşük olduğu söylense de bilinen, denenmiş, güvenilir bir aşı üretim teknolojisiyle geliştirilmiş bir seçenek bu. Şimdi en hızlı şekilde bu seçeneği değerlendirmek ve olabildiği kadar çok insanımızda virüse karşı bağışıklık oluşturmak durumundayız.

Kısacası, pandemide en etkili çözüm aşıdır. Ve elimizde öyle bir seçenek var gibi görünüyor. Şunu da belirteyim: Herkes gibi ben de halkımızın koruyuculuğu yüksek aşılarla aşılanmasını isterim. Ancak aşı uygulamalarında koruyuculuk kadar güvenlik meselesinin de önemli olduğunu iyi bilirim.

Bu aşamadan sonra “Hangi aşı?” tartışmasını bir kenara bırakmamız ve mümkün olduğu kadar “hızlıca” toplumumuzun önemli bir kesimini aşılayıp süreci tamamlamamız lazım. Kısacası, konu aşı olduğundan güvenlik ve koruyucu güç kadar, hız meselesi de önemlidir. Ve biz şimdi “HIZ MESELESİNİN ÖNEM KAZANDIĞI” yeni bir zaman dilimine girmiş bulunuyoruz.

Hayatın çoğu alanında hızdan hoşlanmayız! Ama söz konusu olan bir pandemiyse, hem de hayatı ciddi oranda tehdit eden bir viral pandemiyse ve elinizde o pandemiyi sonlandıracak herhangi bir aşı seçeneği de varsa, yapacağınız ilk şeyin mümkün olduğu kadar hızlıca hareket etmek, toplumun en az yüzde 60-80’ine bağışıklık sağlayacak bir aşı kampanyasını olabilecek en kısa sürede tamamlamak olmalıdır. Kısacası, aşı meselesi ve aşılama süreci içinde bulunduğumuz bu şartlarda, özellikle bu aşamada asla “uzatmaya” gelmez.

Çünkü “uzatma” yani “zaman kaybı” virüsün kullandığınız aşıya -silaha- karşı mutasyon oluşturarak güç kazanmasına, direnmesine, dolayısıyla elinizdeki aşının etkinliğinin azalmasına yol açabilir. ANLATMAK İSTEDİĞİM ÖZETLE ŞUDUR: Sağlık Bakanlığımız açıkladıkları aşı rakamlarını mümkün olduğu ölçüde süratle ülkemize getirmeli ve aşılama kampanyasını en geç 3-4 ay içinde bitirmelidir. Aksi takdirde, aşıya karşı bağışıklık kazanabilecek yeni bir koronavirüs, canımızı yakmaya devam edebilir.

AŞI GELDİ, PANDEMİ BİTTİ Mİ?

HAYIR, bitmedi! Bilelim ki aşı pandemiyi baskılayacak, kontrol altına almamızı sağlayacak bir numaralı seçenektir. Ama yine bilelim ki aşılama sonrasında da virüs bizimle birlikte olmaya devam edecek, etkisini muhtemelen “düşük profilli bir kış enfeksiyonu” şeklinde sürdürmeye devam edecektir. Tabii ki daha iyi bir ihtimal de var:

Önceki SARS virüsü saldırısında olduğu gibi, bu virüs de kendiliğinden olumlu yönde mutasyonlara uğrayıp ortadan kaybolabilir. Ama görünen o ki bu çok küçük bir ihtimaldir. Ve yine görünen o ki virüs gezegenimizde varlığını sürdürmeye devam edecek, bir kış enfeksiyonu olarak bizimle birlikte yaşamını sürdürecektir. Ne var ki elimizde bu kadar fazla aşı seçeneği ve destek ilacı olduğu sürece önümüzdeki yıllarda bu virüsten korkmamızı gerektirecek bir durumun olmayacağı da aşikârdır.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS