Ramazan ayı ne zaman? Oruç ertelenecek mi? İşte son açıklama

Ramazan ayı ne zaman? Oruç ertelenecek mi? İşte son açıklama

Ramazan ayı ne zaman başlayacak? Türkiye ve İslam dünyasının genelinde Şaban Ayı’nın sonuna yaklaşılması ve Berat Kandili’nin idrak edilmesinin ardından bu sorunun cevabı araştırılıyor. Öte yandan Corona virüsü tedbirleri kapsamında orucun ertelenip ertelenmeyeceği de merak edilenler arasında yer alıyor. İşte, Diyanet dini günler takviminde yer alan 2020 Ramazan Başlangıcı tarihi ve “Oruç ertelenecek mi?” sorusuna Diyanet’ten gelen cevap…

Ramazan ayı ne zaman başlayacak? 2020 Ramazan başlangıç tarihi son günlerde en çok araştırılanlar arasında yer alıyor. Berat Kandili’nin de idrak edilmesinin ardından Ramazan başlangıcı ile ilgili geri sayım da başlamış oldu. Peki, 2020 Ramazan Başlangıcı ne zaman? İşte, “Ramazan ne zaman başlıyor?” ve "Oruç ertelenecek mi?" sorularının cevabı...

RAMAZAN NE ZAMAN BAŞLIYOR?

11 ayın sultanı Ramazan Hicri Takvimin 9. ayı… Aynı zamanda da üç ayların da sonuncusu… Hicri takvim ile miladi takvim arasındaki zaman farkı nedeniyle Ramazan ayı bir önceki yılın başlangıç tarihine göre 10 11 gün daha erken başlıyor. Geçtiğimiz yıl 6 Mayıs’ta Başlayan Ramazan Ayı 2020 yılında 24 Nisan tarihinde başlayacak.

ORUÇ ERTELENECEK Mİ? DİYANET'TEN AÇIKLAMA

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, Corona virüsü salgını nedeniyle Ramazan ayı ve oruç ibadetiyle ilgili vatandaşlardan gelen sorular üzerine, kimlerin oruç tutup kimlerin tutamayacağına dair bir açıklama yaptı.

Diyanet'ten yapılan açıklama şu şekilde:

Rahmet ayı Ramazan-ı Şerif’in gölgesinin üzerimize düştüğü şu mübarek günlerde içinden geçtiğimiz Kovid-19 küresel salgını sebebiyle vatandaşlarımız tarafından oruç ve Ramazan’la ilgili Din İşleri Yüksek Kurulu’na pek çok soru yöneltilmesi üzerine aşağıdaki hususların vatandaşlarımızla paylaşılması uygun görülmüştür:

1- Yüce dinimizin ilkelerine göre her ibadetin ifa edileceği zaman, mekân ve şartlar vahiyle belirlenmiştir. Ramazan ayında sağlıklı olan her müminin oruç tutması Allah Teâla’nın emriyle (el-Bakara, 2/183-185) farz kılınmıştır. Bu ibadetin topyekûn ertelenmesi mümkün değildir.

2- ​Alan uzmanlarından alınan bilgilere göre sağlıklı bireylerin oruç tutmaları, hastalığın yayılması bakımından özel bir risk oluşturmamaktadır. Ayrıca oruç tutmanın bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğine dair kanıta dayalı tıbbi bir tespit bulunmazken aksine oruç tutmanın bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler meydana getirdiğine ilişkin bilimsel yayınlar mevcuttur.

3- İslam dini, emir ve yasakların ifasında kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler koymuştur. Bu genel ilke uyarınca farz olan Ramazan orucunu, belli şartlara bağlı olarak kazaya bırakma konusunda bazı ruhsatlar tanınmıştır.

4- ​Kur’an-ı Kerim’de Ramazan orucunu tutmamayı mubah kılan temel mazeretlerden biri olan hastalık halinde, orucun daha sonra kaza edilmesine izin verilmiştir (el-Bakara 2/185). İslam âlimleri, oruç tutulması halinde hasta olunması, hastalığın uzaması veya artması ihtimalini de bu kapsamda değerlendirmişlerdir. Buna göre;

- ​Kovid-19 teşhisi konulmuş olup doktoru tarafından oruç tutması sakıncalı görülenler

- Oruç tuttuğu takdirde hastalığı daha ağır geçireceği doktorlarca belirtilenler

- Oruç tutamayacak derecede yaşlı olanlar

- ​Oruç tutmaya engel kronik hastalığı bulunanlar

- Oruç tutmaları hâlinde hem sağlıklarının bozulmasından hem de sağlık hizmetlerinin aksamasından endişe eden sağlık çalışanları

- Hamile veya emziren kadınlar

- Ağır ve meşakkatli işlerde çalışıp sağlıklarının bozulacağından endişe edenler, mazeretleri devam ettiği sürece daha sonra kaza etmek üzere oruç tutmayabilirler. Sağlık durumları hiçbir şekilde kaza oruçlarını tutmaya el vermeyenlerin tutamadıkları her bir gün için fakirlere bir oruç fidyesi ödemeleri gerekir.

5- Dini vecibelerin yerine getirilmesinde müminlerin, ihlas ve samimiyetle Allah’a kulluk bilincini kaybetmeden doktorlarla istişare ederek bu kararı vermeleri ve keyfi değerlendirmelerden kaçınmaları önem arz etmektedir.

6- ​Salgın devam ettiği müddetçe sosyal izolasyon kuralı çerçevesinde başkalarıyla temastan kaçınmalı, bu doğrultuda akraba, komşu ve dostlarla beraber iftar yemekleri düzenlemekten kesinlikle uzak durulmalıdır.

7- Halkımızın, toplum sağlığını korumakla görevli yetkililerin koyduğu kurallara uymaları, kendilerinin ve başkalarının hayatını tehlikeye atabilecek tutum ve davranışlardan uzak durmaları medeni bir sorumluluk olduğu gibi dini bir vecibedir.

8- Yaşadığımız bu zor süreçte ortaya çıkabilecek yeni sıkıntıları da göz önünde bulundurarak ihtiyaç sahibi kardeşlerimize bağışlarımızı ulaştırmak ve yardımlaşmak, infak ayı olan Ramazan’ı hakkıyla idrak etmeye ve paylaşma bilincimizi canlı tutmaya hizmet edecektir.

9- Camilerden uzak kalmamızın hüznünü yaşadığımız şu günlerde, teravih namazlarımızı, mukabelelerimizi evimizde ifa etmek, dualarımızı ve istiğfarlarımızı hep birlikte hanemizden Rabbimize yöneltmek, Ramazan ayının maneviyatından azami derecede istifade etmeye vesile olacaktır.

10- İdrak edeceğimiz Ramazan ayının, bu salgın hastalıktan bir an önce kurtuluşumuza vesile olmasını;  milletimize, ümmet-i Muhammed’e ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini Cenâb-ı Hak’tan niyaz ederiz.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS