Tarih Vakfı'ndan lise tarih dersi taslağına eleştiri yağmuru

Tarih Vakfı'ndan lise tarih dersi taslağına eleştiri yağmuru

Milli Eğitim Bakanlığı'nın liselerde okutulması için öngördüğü tarih dersi taslak programını inceleyen Tarih Vakfı Öğretmenler Platformu, taslağı eleştiri yağmuruna tuttu: "Tarihsel bağlama oturmayan kavramsallaştırmalarlvar", "Öğrencilerin sorgulama yeteneklerini köreltici", "Aydınlanma eleştiriliyor ve yapay bir proje gibi sunuluyor", "Kadınlarla ilgili hiçbir özel konu ya da kazanım yok".

Tarih Vakfı Öğretmenler Platformu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 9,10 ve 11. sınıflarda okutulacak tarih dersi için hazırladığı taslak programları ele aldı. Öğretmenler, tarih dersi için öngörülen taslağa, tarihsel ilişkileri güce indirgediği, Türk-İslam toplumlarının dışındaki halkları ötekileştirdiği ve cinsiyetçiliğin derin izlerini taşıdığı eleştirisini yöneltti.

Tarih Vakfı Öğretmenler Platformu'nun önerilerde de bulunduğu taslak Milli Eğitim Bakanlığınca 13 Ocak'ta askıya çıkarılan ve 9,10 ve 11. sınıflarda okutulacak tarih dersiyle ilgili taslak programın merkezine, "ulus-devletler için makbul yurttaş yetiştirme perspektifinin" koyulduğu eleştirisinde bulunuldu. Bunun yerine, tarihsel düşünme becerilerini geliştirmeye dönük bir yaklaşım konulması önerildi.

'Tarihe bir sosyal bilim gibi yaklaşmıyor'

Taslakta tarihsel bilginin sık sık beş duyu ve sezgisel yolla algılanabileceğinin tekrar edildiğine işaret edilen değerlendirmede, "Tarihe bir sosyal bilim olmaktan ziyade 'metafizik bir alan' olarak yaklaşılmakta olduğu izlenimi yaratmaktadır" denildi.

'Tarihsel bağlama oturmayan kavramsallaştırmalar var'

Taslak programın dilinin; karmaşık, anlaşılmaz, çelişik ifadeler ve anlaşılması zor kavramsallaştırmalarla dolu olduğunu gözlemlediklerini açıklayan Tarih Vakfı Öğretmenler Platformu, şunları ifade etti: "Kadim insanlık', 'Kadim Türklük', 'Kadim Müslümanlık' türünden tarihsel bağlama oturtmakta zorlandığımız kavramların hangi amaçla taslak metne yerleştirildiğini tarafımızca anlaşılmamıştır. Tek bir Türklük, tek bir Müslümanlık varmış gibi sunulan 'kadim' kavramının ve bunun kültürleri tarif etmek için 'otantik' kelimesi ile birlikte kullanılmasının farklılıkları yok sayan, tektipleştirici etkisi olacağını düşünüyoruz. Çok farklı bağlamlarda gerçekleşen olay ve olguların tarihselleştirilmeden sunulmasının anakronizme hizmet edeceği ve öğrencilerin tarih algısını çarpıtacağı endişesini taşımaktayız."

'Öğrencilerin sorgulama yeteneklerini köreltici'

Taslak programın öğrencilerin eleştirel düşünme ve sorgulama yeteneklerini köreltici olduğu değerlendirmesinde bulunan Tarih Vakfı Öğretmenler Platformu, buna şu örneği verdi: "Örneğin 9. Sınıf, 2.12. kazanımı olan 'Tek tanrı inancının insanlık tarihiyle birlikte ortaya çıktığını ve süreç içerisinde çok tanrılı inanış sistemlerine dönüşebildiğini kadim dünya örnekliğinden hareketle ayırt eder.' cümlesiyle insanlık başlar başlamaz tek tanrılı inanç sisteminin bir parçası olmuş gösterilmekte ve bu bilgi hiçbir eleştiriye tabi tutulmadan, sorgulanmadan aktarılmaktadır."

Tarih Vakfı Öğretmenler Platformu'nun Milli Eğitim Bakanlığı'nın tarih dersiyle ilgili taslak programına ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

'Aydınlanma eleştiriliyor ve yapay bir proje gibi sunuluyor'

- Aydınlanma düşüncesi programda seküler olmasından ötürü eleştiriye uğramakta, insanlığın tarihsel gelişiminden uzak yapay bir "projeymiş" gibi sunulmaktadır. Bu tür bir yaklaşımın insanlık tarihinin farklı evrelerini, tarih disiplinin incelikli yöntemleriyle analiz etmekten uzak, öznel yaklaşımları tartışılmaz olgular olarak dayatan bir anlayışın ürünü olduğunu düşünmekteyiz.

'İslamla diğer dinler arasında hiyerarşik karşılaştırma'

- Taslakta kitap yazarlarına "öznel yorumlarını gizli tutmaları" önerilirken bazı kazanımlarda ciddi biçimde "öznel yargılara" yer verildiği saptanmıştır. Örneğin 9. Sınıf, 4.2. kazanım, a maddesinde; "İslam'ın insanı yaratılışına uygun bir siyasete yönlendirmek istediği, öteki (diğer insan toplulukları ve inanç sistemleri) ile ilişkisini de fayda ve liyakat temelli bir adalet anlayışı üzerine kurduğu vurgulanır" cümlesiyle İslam'ı diğer dinlerle hiyerarşik bir karşılaştırmaya sokarak program yazarının öznel fikrini programın ana temellerinden birisi haline getirmektedir.

'Türk-İslam odaklılık göze çarpıyor'

- İşlevini ve anlamını yitirmiş bazı kazanımların çıkarılarak programdaki aşırı yükün atılmasını olumlu bir gelişme olarak görmekteyiz. Fakat kazanım sayısı azaltılmakla birlikte kazanımların ünitelere dağılımında Türk-İslam odaklılık göze çarpmaktadır. Dünya tarihinde özellikle de Avrupa'da meydana gelen ve günümüz dünyasına da yön veren tarihsel olaylara ayrılan kazanımlar ile Türk ve İslam tarihine ayrılan kazanımlardaki orantısızlık dikkat çekicidir. Örneğin 9,10 ve 11. Sınıftaki toplam 96 kazanımın yaklaşık % 15'i Avrupa Tarihine ilişkindir. Bu kazanımların çoğu da Osmanlı merkezli ve dünya tarihine dair genel bir çerçeve kurulmasına hizmet etmekten uzaktır.

'Kadınlarla ilgili hiçbir özel konu ya da kazanım yok'

- Programda "Ders kitabı içeriği toplumsal cinsiyet eşitliğini temsil edecek bir yapıda olmalıdır." denmesine rağmen kadınların tarih sahnesindeki rollerine ilişkin 9-10-11.sınıf tarih programının içinde hiçbir özel konu ya da kazanıma rastlanılamamıştır. Sadece İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi programında bazı kadın karakterlerin isimleri anılmıştır. Bu bölümler de programının bütününe kıyasla oldukça küçük bir kısmı teşkil etmektedir. Burada da daha çok fedakârlık, kahramanlık gibi ifadelerin altına giren tarihsel kadın şahsiyetler yine ataerkil ifadelerle ya da annelik gibi toplumsal cinsiyet örüntüleriyle tanımlanmıştır.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS