Uzmanlardan ‘kötü karne’ uyarısı: Çabayı takdir edin, kıyaslama yapmayın

Uzmanlardan ‘kötü karne’ uyarısı: Çabayı takdir edin, kıyaslama yapmayın

Yarıyıl tatilinin başlamasını öğrenciler ve aileleri heyecanla bekliyor. Cuma günü milyonlarca öğrenci son ders zilinin çalmasıyla karnelerini alacak. Peki öğrencilerin karnelerinin iyi ya da kötü olması aile-öğrenci arasındaki ilişkiyi nasıl etkiler?

Mutlu Çaylak’ın özel haberi…


Karne günü yaklaştıkça ebeveynlerin ve çocukların stresi de artıyor. Karnenin bir sonuç olduğunu hatırlatan uzmanlar bu süreçte çocukları anlamaya yönelik bir tutum içerisinde olunması yönünde uyarılarda bulunuyor.


CNN TÜRK’e özel açıklamalarda bulunan Klinik Psikolog, Çift ve Aile Terapisti İrem Polat akıllardaki sorulara yanıt verdi.


Olumsuzluklara odaklanmayın, çocuğun güçlü yanlarını vurgulayın


Karne alacak ailelere uyarılarda bulunan Polat, çocuğun suçlanmasının ve ceza verilmesinin bir fayda getirmeyeceğini hatırlatarak, “Pek çok zaman cezalandırılan çocuklar rahatlar ve bedel ödediklerine inanırlar. Çocuğu anlamaya ve ona destek vermeye çalışan bir yerden iletişim kurmak sorunu çözebilmek adına etkili olacaktır. Ebeveyn olarak yalnızca olumsuzlara odaklanmamakta fayda var. Çocuğunuzun güçlü yanlarını vurgulayabilirsiniz, bu kaynaklara sahip olduğu anları ona anımsatabilirsiniz Her çocuğun başarılı olduğu alanlar vardır” dedi.


Ailelerin öğretmenlerle birebir konuşarak çözüm bulunmasının fayda sağlayabileceğini ifade eden Polat, “Ebeveynler kendi okul deneyimlerini, anılarını, sorunlarla nasıl başa çıktıklarını çözüm önerileriyle birlikte aktarabilir. Sorun odaklı değil, çözüm odaklı olmak çocuğun da bakış açısını değiştirecektir” dedi.



Karne değerlendirmesinde yapılan ebeveyn hataları?


•         Ebeveynler karneyi değerlendirirken, olumlu sonuçlarda bu süreçten kendilerine pay çıkarma, olumsuz sonuçlarda ise bu durumun kendileriyle hiçbir ilişkisi olmadığını düşünme eğilimindedir. Oysa aile bir sistemdir ve başarı da başarısızlık da değerlendirilirken aile üyeleri objektif olmalıdır.


•         Ebeveynler bu süreçte kendilerini de değerlendirmelidir. Çocuklarının okul başarısı için gerekli olan huzurlu ev ortamı, kapsayan ve destek olan ebeveyn tutumunu sergileyip sergilemedikleri, süreçteki yaklaşımları, ebeveyn tutumları arasında fark olup olmadığını gözden geçirmek önemlidir.


•         Aşırı uçlarda tavır ve tutumda bulunmak, aşırı övmek veya yıkıcı bir tutum sergilemek.


•         Rencide etmek, suçlamak, etiketlemek, kıyaslamak.


•         Karneyi hayat başarısı olarak görmek.


•         Cezalandırmak veya aşırı ödüllendirmek.


•         Yalnızca olumsuzluklara veya olumlulara odaklanmak.


Ödül ve ceza ruhsal yapıya zarar verebilir


İyi ve kötü karnelere nasıl tepkiler verilmesi yönünde bilgiler veren Polat, “Ödül ve ceza yöntemlerinin orta ve uzun vadede çocukların ruhsal yapısına zarar verdiğine dair pek çok araştırma var.  Çocuğu suçlamak, ona kızmak ve ceza vermek işe yaramaz, aksine çocuğun anlaşılmadığını hissetmesine yol açar” sözleriyle aileleri uyardı.


Empati kavramının aile içindeki önemine vurgu yapan Psikolog İrem Polat, ebeveynlerin bu konuda bilinçlendiğini belirterek, “Karşımızdaki insanın ne düşündüğünü ne deneyimlediğini yargılamadan anlamaya çalışmak, ona şefkatli bir yerden eşlik etmek pek çok sorunun anahtarı niteliğinde” dedi.



Çabayı takdir edin, kıyaslama yapmayın


Karne alan öğrencilere kaliteli bir tatil sunulması yönünde de tavsiyelerde bulunan Polat, çocukların kıyaslanmaması gerektiğini ve başarının da takdir edilmesinin önemli olduğunu açıkladı.


Karne iyiyse; ‘Hemen bu notlara güvenme’ gibi söylemlerden kaçınılması gerektiğini hatırlatarak, “Çocuğun çabasını takdir etmek, emeğinin ne kadar anlamlı olduğunu vurgulamak önemlidir. Aşırı ve büyük ödüller yerine çocuğunuzun çabasını takdir edin, tebrik edin, çocuğunuza sarılın, temas edin” sözleriyle başarının tebrik edilmesine vurgu yaptı.


Tatiller aile-çocuk için harika bir fırsat


Tatillerin aileler ve öğrenciler için iletişim kurma açısından çok değerli bir fırsat olduğunu söyleyen Polat, çocukların kendilerini değerli hissedebileceği bir zaman dilimi olabileceğine vurgu yaptı.


Ebeveyn - çocuk arasındaki etkileşimin her şeyin temelinde olduğunu hatırlatan Polat, “Hayatın her anında ebeveyn ve çocuğun ilişki halinde olması, birlikte oyun oynamaları, sohbet etmeleri, yemek yemeleri, gezmeleri oldukça önemlidir. Tatiller de bunun süresini ve niteliği arttırmak için harika fırsatlardır. Ebeveynlerin çocuklarına bırakacakları en büyük miras aralarındaki bağdır. Bu bağ doğrultusunda çocuklar kimliklerini oluşturur ve öteki insanlarla ilişkilerde bulunurlar. Kendisiyle vakit geçirmekten keyif alan bir çocuk değerli, özel, keyifli olduğunu hissedecektir” dedi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS