Ve 1 Mayıs resmi tatil oldu

Ve 1 Mayıs resmi tatil oldu

Ve 1 Mayıs resmi tatil oldu

TBMM Genel Kurulu'nda, 1 Mayıs'ın, "Emek ve Dayanışma Günü" adıyla tatil olmasına ilişkin kanun tasarısı kabul edildi.

1 Mayıs, "Emek ve Dayanışma Günü" adıyla tatil günü oldu.

TBMM Genel Kurulu'nda, Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanununda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.

Kanunla, tatil günlerine, "Emek ve Dayanışma Günü" adıyla, 1 Mayıs da ekleniyor. 1 Mayıs 2009'da kamu kurum ve kuruluşlarında yapılması kararlaştırılan iş ve işlemler yürütülecek. Kamu kurum ve kuruluşları, bu iş ve işlemlerin yürütülmesi için gerekli önlemleri alacak.

GÖRÜŞMELERDEN...

TBMM Genel Kurulu'nda, Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın görüşmelerinde ilk sözü DTP Grubu adına Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal aldı.

Görüşmeleri, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ve sendikacılar da izledi.

Akın Birdal, ülkede bugüne kadar, bir arada yaşama, adalet, özgürlükler ve barış konusunda uzlaşma sağlanamadığını iddia etti.

Birdal, yerel seçimin ardından, DTP'ye yönelik operasyonlar yapıldığını ve 200'ü aşkın partilinin tutuklandığını ifade ederek, "Kürt sorununun demokratik çözümüne yönelik, 22 Temmuzda başlatılan fırsat, bugüne kadar bir türlü değerlendirilemedi" diye konuştu.

1 Mayıs'ın, 12 Eylül 1980 tarihine kadar, 1908'ten itibaren işçi bayramı, 1925'ten itibaren de bahar ve çiçek bayramı olarak kutlandığına işaret eden Birdal, "1977 yılındaki 1 Mayıs'a kadar kutlamalarda bir olay çıkmamıştır. Ancak o gün, Kemal Türkler'in konuşmasının ardından ateş açıldı, işçiler öldü, kargaşa yaşandı. Ateşi açanların, polis mi yoksa görevli mi olduğu belli değildi" ifadesini kullandı.

Akın Birdal, "Bu tatil kararıyla, PKK'nın, '1 Hazirana kadar eylemsizlik' kararı ya da Erbil'deki Kürt konferansı gözden kaçırılmaya mı çalışılmaktadır? Siz, emekçisiz, Kürtsüz, muhalefetsiz bir demokrasi olacağını mı düşünüyorsunuz? Bunlarsız demokrasi olamayacağını göreceksiniz" dedi.

DTP'li Birdal, küresel krizden sonra 1 milyon işçinin işten atıldığını iddia ederek, DİSK'in rakamlarına göre, işsiz sayısının 6 milyon 334 bine çıktığını savundu.

CHP Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek de bugün Mecliste tarihi bir görüşme yapıldığını söyledi.

"Meclis tenha ama konu, tarihi ve önemli" diyen Özyürek, 100 yıl önce, o zaman Osmanlı toprağı olan Selanik'te 1 Mayıs kutlanmasına rağmen, son 30 yıldır Türkiye'de kutlanamadığını kaydetti.

CHP'li Özyürek, "1 Mayıs'ın tatil ilan edilmesine ilişkin tasarıdan AKP kendisine pay çıkartabilir, ama bu hak, yıllardır verilen mücadele sonucunda alındı. İşçiler bunu söke söke, canlarını vererek aldı. AKP, 'bunu biz sağladık' diyor. Peki, 7 yıldır neredeydi aklınız? Bu mücadele verilmeseydi, bu hak alınır mıydı? Başbakan daha önce, '1 Mayıs'ı tatil edemeyiz, bir gün tatil bize çok pahalıya mal oluyor' demişti. Peki şimdi ne oldu da tatil ilan ediliyor? Şimdi herhalde çalışan işçi sayısı azaldığı için tatil ilan ediliyor" diye konuştu.

"1 Mayıs gününün içini boşaltmak isteyenler var. Kendilerini solda gören bazı çevreler bile 'canım, o gün tatil, gidin piknik yapın' demektedir. Piknik her zaman yapılabilir, ama biz o günü Taksim'de kutlamak istiyoruz" diyen Özyürek, 1 Mayıs 1977'de Taksim'de yaşanan olaylar gündeme getirilerek, 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasının engellenemeyeceğini ifade etti. Mustafa Özyürek, 1977'deki olayların da mutlaka aydınlatılmasını istedi.

"İşçilere çok görmeyin"

CHP'li Özyürek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in, "Gelin Taksim'de 500 kişiyle kutlayın" dediğini anımsatarak, "Meclisin tatil ilan ettiği bir bayramı niye 500 kişiyle kutluyoruz, niye bunu sınırlıyoruz, niye Taksim'de kutlayamıyoruz?. 1 Mayıs, Taksim'de kutlanmalı. Güvenlik gerekçe gösteriliyor ama kutlama yapılabilir denilen Kadıköy, Taksim'den daha güvensiz. Orada bayram, şenlik kutlanacak. İşçilerin 30 yıldır hasretini çektiği bu alanı işçilere çok görmeyin" dedi.

Özyürek, 1 Mayıs'ın tatil olmasına ilişkin teklifi verirken, Nevruzun da bayram olmasını istediklerini, ancak bu tekliflerinin kabul edilmediğini belirtti. Özyürek, "Umarım ve dilerim ki; gelecek nevruzu coşkuyla, bayram olarak kutlarız" diye konuştu.

AK Parti Çorum Milletvekili Agah Kafkas, 1 Mayısların korku tünelinden çıkarılmasını ve 1 Mayıs 1977'deki olayların karanlık noktalarının araştırılmasını istedi.

TBMM Genel Kurulunda, 1 Mayıs'ın "Emek ve Dayanışma Günü" adıyla tatil olmasına ilişkin kanun tasarısının tümü üzerindeki görüşmelerde, AK Parti Grubunun görüşlerini dile getiren Kafkas, 1 Mayıs'ın, dünya işçi hareketi için önemine değindi.

Dünya ve Türkiye'deki 1 Mayıs kutlamalarının tarihsel sürecini anlatan Kafkas, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 1 Mayıs'ı her yıl kutlayarak, meşruiyet zemini oluşturmaya çalıştığını belirtti.

AK Parti'li Kafkas, 12 Eylül'ün baskıcı yasalarının kaldırılması açısından da bu yasal düzenlemeyi önemsediğini dile getirerek, 1 Mayıs'a yönelik sağlanan konsensüsün, birilerince alan fetişizmine kurban edilmemesi gerektiğini kaydetti.

Kutlamalar için son 2 yılda Taksim'in olmazsa olmaz şeklinde dayatılmasını da anlayamadığını ifade eden Kafkas, "Türkiye'deki savcı, adalet mekanizmasını 1 Mayıs 1977'nin karanlık noktalarını araştırmaya davet ediyorum. Türkiye, ayıplarını, defolarını, yanlışlarını temizlemelidir. Kanlı 1 Mayıs'ın sorumlularından, ülke hesap sormalıdır. 1 Mayıs'taki karanlık noktaları temizlemediğimiz sürece, Taksim'de değilde nerede kutlarsanız kutlayın, Türkiye o karanlık noktadan, ayıptan kurtulamayacaktır" diye konuştu.

Konuşmasının ardından Kafkas, kürsüye getirdiği kırmızı karanfilleri sırasıyla birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, bakanlar, DTP, MHP, CHP ve AK Parti grup başkanvekilleri ile CHP İstanbul Milletvekili Bayram Meral'e verdi.

Mumcu, "jesti" dolayısıyla Kafkas'a teşekkür ederken, alanların açılacağı günü beklediklerini söyledi.

"Çalışma bayramı olarak tatil olmalı"

MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman da partisinin görüşlerini açıklarken, 1 Mayıs'ın pek çok ülkede resmi bayram olduğunu, Türkiye'nin 1 Mayıs ile yüzyıllık tanışıklığına rağmen resmi bir nitelik kazanmadığını belirtti.

Büyükataman, 1 Mayıs 1977'nin acı olaylara sahne olduğunu anımsatarak, 1 Mayıs'ın korkunun, tedirginliğin kaynağı haline geldiğini vurguladı.

Büyükataman, 1 Mayıs'ın bütün çağdaş ülkelerde olduğu gibi işçilerin, birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanmasını, gerilim günü olmaktan çıkarılmasını temenni etti.

Bu konuda herkesin üzerine düşeni yapması ve duyarlı davranması gerektiğini ifade eden Büyükataman, "Asıl amaç kutlamak olmalıdır, nerede kutlanacağı önemli değildir. 1 Mayıs, çalışma bayramı olarak tatil olmalı, çalışanlarının sorunları, çözüm önerileri tartışılmalıdır" dedi.

Bugünün işçiler için moral olacağına dikkati çeken Büyükataman, asıl bayramın ise Hükümetin işsizliği önlemeye yönelik atacağı adımlarla yaşanacağını söyledi.

Büyükataman, 1 Mayıs'ın barış ve bayram havasında kutlanmasını, demokrasi şölenine dönüşmesini, herkese örnek olacak olgunlukta geçmesini istedi.

AK Parti Bursa Milletvekili Mehmet Ocaktan, demokratik değerlerin hayata geçirilmesi ve toplumsal barış açısından bugünün önemine işaret etti. Bir tabuyu daha yıkıp, yeni bir demokrasi baharı başlatacaklarını belirten Ocaktan, Türkiye'nin özgürlükler konusundaki gecikmelere daha fazla tahammülünün bulunmadığını bildirdi.

Ocaktan, "Şimdi demokrasi zamanı, korkuları, tabuları aşma zamanı" diye konuştu.

Çelik: "kutlamanın kendisi, nerede kutlanacağından önemlidir"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, geçmişte yaşananlara sünger çekip, 1 Mayıs'ı matem günü olarak değil, ruhuna uygun şekilde kutlamak için enerjilerini kullanmaları gerektiğini belirterek, "Nerede kutlanacağı tartışmalarıyla, bugünün tarihsel önemini gölgelemekten kaçınmalıyız. Kutlamanın kendisi, nerede kutlanacağından çok daha önemlidir" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, 1 Mayıs'ın "Emek ve Dayanışma Günü" adıyla tatil olmasına ilişkin kanun tasarısının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Bakan Çelik, tasarı üzerinde Hükümet adına yaptığı konuşmada, sanayideki gelişmeler, emeğin sömürülmesi, günde 15-16 saat karın tokluğuna çalışma ve çalıştırma anlayışları sonucunda, hak arama sürecinin başladığını anlattı.

Dünyadaki bu hak arama sürecinde bir çok ölümcül, üzücü olaylar yaşandığına işaret eden Çelik, Almanya, Fransa, ABD'nin bu olaylara sahne olduğunu bildirdi.

Çelik, 12 Eylül 1980 müdahalesiyle 1 Mayıs Bayramının kalktığını, sendikal örgütlenmenin önüne ciddi yasaklar getirildiğini anımsatarak, "Aradan geçen 30 yılda, Türkiye ve dünyada çok şey değişti. Çalışma hayatında, çatışmacı değil, dayanışmacı anlayış kökleşirken, sosyal devlet, sosyal diyalog ve insan merkezli çalışma politikaları hayata geçirilmeye başlandı" diye konuştu.

Emek ve sermayenin, endüstriyel ilişkilerde birbirinin rakibi değil, üretimi, kalkınmayı gerçekleştiren vazgeçilmez iki unsur olarak görülmeye başlandığını vurgulayan Çelik, bu bakışın, Türkiye'nin kalkınmasını, gelişmesini hızlandırdığını belirtti.

Çelik, bu anlayışın, alınterinin sembolü olan 1 Mayıs'ı, Türkiye'de korku günleri olmaktan çıkarıp, işçi ve emekçinin dayanışma gününe dönüştürdüğünü dile getirdi.

Çelik, Hükümetin, 25 Nisan 2008'de aldığı kararla 1 Mayıs'ı fobi olmaktan çıkararak, Emek ve Dayanışma Günü ilan ettiğine işaret ederek, "Bugün, birlikte tarihi bir adım daha atıyoruz. Tüm dünyada coşkuyla kutlanan 1 Mayıs'ı 29 yıl aradan sonra, tatil günü ilan ediyoruz. Ülke ve millet olarak, demokrasi yolunda önemli bir mesafe daha katetmiş oluyoruz" dedi.

Bakan Çelik, Türkiye'de 13,5 gün olan tatil günü sayısının, 1 Mayıs ile birlikte 14,5 güne ulaşacağına dikkati çekti.

Dünyada 148 ülkede 1 Mayıs'ın tatil ilan edildiğini, 28 ülkede bayram olduğunu, 15 ülkede İşçi Bayramı nedeniyle 1 Mayıs haricinde farklı günlerin kutlandığını dile getiren Çelik, 1 Mayıs'ın, emeğin dayanışması, demokrasi kültürünün zirveye çıktığı, sevgi ve barışın yeşerdiği bir gün olarak hafızalarda yer etmesini istedi.

Çelik, "Bundan sonra 1 Mayısları dünyaya örnek olacak şekilde kutlamamız, demokrasimize büyük katkılar sağlayacaktır. Bu konuda herkese büyük sorumluluk ve fedakarlıklar düşmektedir. Geçmişte yaşananlara sünger çekip, 1 Mayıs'ı bir matem günü olarak değil, ruhuna uygun şekilde, milletçe, coşkuyla kutlamak için enerjimizi kullanmalıyız. Meseleye ideolojik yaklaşarak, bugünün anlam ve önemini hiç kimsenin gölgelemesine izin vermemeliyiz. Nerede kutlanacağı tartışmalarıyla, bugünün tarihsel önemini gölgelemekten kaçınmalıyız. Kutlamanın kendisi, nerede kutlanacağından çok daha önemlidir. Geçmiş tecrübeler bize gösteriyor ki demokrasi, bir sonuç değil, bir süreçtir. Bu sürecin olağan akışını sekteye uğratmamalıyız" diye konuştu.

Milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan Bakan Çelik, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu ifade etti.

"1 Mayıs'ı 30 yıl aradan sonra tatil günü olarak ilan ettikten sonra, bugünün tekrar bir kargaşaya neden olması, olumsuz gün olarak hafızalarda yer etmesi veya tatil gününün bu şekilde bir başlangıca vesile olması, inanıyorum ki hiç kimseyi memnun etmez" diyen Çelik, Genel Kurul çalışmalarını izleyen konfederasyon başkanları ile görüşmelerinin sürdüğünü söyledi.

Bakan Çelik, "Ben inanıyorum ki aklı selim galip gelecektir. Sağlıklı bir çıkış noktasını birlikte bulacağız" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tasarının görüşmelerini izlemek için Genel Kurul salonuna geldi.

Nevruz Bayramı önergesine ret

TBMM Genel Kurulunda, CHP, MHP ve DTP'nin, "21 Mart'ın Nevruz Bayramı" olarak resmi tatil ilan edilmesine ilişkin önergeleri reddedildi.

Genel Kurulda, 1 Mayıs'ın "Emek ve Dayanışma Günü" olarak tatil ilan edilmesini öngören 3 maddelik kanun tasarısının 2. maddesi kabul edildi.

Tasarının görüşmeleri sırasında 21 Mart'ın, Nevruz Bayramı olarak tatil ilan edilmesine ilişkin CHP'nin verdiği önerge üzerinde konuşan İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, AK Parti'nin "laleye ne kadar duyarlı" olduğunu görmekten mutluluk duyduğunu söyledi.

Özyürek, çiçeklere, hayvanlara sevgi, saygı gösterilmesinin önemli olduğunu belirterek, aynı sevgi ve saygının geçen yıl 1 Mayıs'ta biber gazına maruz kalanlar ve Tuzla tersanelerinde hayatlarını kaybedenler için de gösterilmesini istedi.

Özyürek, 30 yıldır 1 Mayıs'ın Taksim Meydanı'nda kutlanması talebinin bulunduğuna işaret ederek, "Bu mücadelenin bayram ve tatil kısmını görüp, Taksim'de kutlanmasını görmezden gelmek, ideolojik takıntıdır. Bu tavrınızdan kurtulun" dedi.

DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş da aynı yönde verdikleri önerge üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de Nevruz ve 1 Mayıs sendromu bulunduğunu savunarak, bunlardan kurtulunması gerektiğini kaydetti. Demirtaş, "1 Mayıs ile demokrat olup, Nevruz'u yasaklayarak yarım demokratlık olmaz" diye konuştu.

Konuşmaların ardından CHP, MHP ve DTP'nin aynı içerikli önergeleri reddedildi.