Bir milletin kaderinin yeniden yazıldığı gün

Bir milletin kaderinin yeniden yazıldığı gün

Tam 98 yıl önce bugün Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Cumhuriyet ilan edildi. Tüm dünyaya özgürlük dersi veren millet, toplum rejimini de değiştirdi. Peki bir milletin makus kaderinin değiştiği o günlerde ne yaşandı? 29 Ekim'e giden yolu, satır başları.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Yoksulluğun, savaşın ortasında, tarihten silinmek istenen bir milletin haykırışıydı Cumhuriyet. Onu yok sayanlara, suistimal etmeye, bölüşmeye çalışanlara bir kararlı direnişti. Ama o büyük güne gelmek, bir zaferi taçlandırmak kolay olmadı.

Tarih 30 Ekim 1918. Ege'deki Limni Adası'nın Mondros Limanı'na demirli Agamemnon zırhlısında Osmanlı ve itilaf güçlerince imzalanan bir anlaşma, Türk milletinin dağılma fermanıydı.

Adı Mondros Ateşkes olan anlaşmada dağılmakta olan Osmanlı Devleti, direniş göstermeyerek ülkeyi kayıtsız şartsız başta İngiliz olmak üzere batı güçlerine teslim ediyordu. Ama buna şiddetle karşı çıkan biri vardı. Ordu Komutanı Mustafa Kemal. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın bütün ağırlığına, eldeki kuvvetlerin bütün perişanlığına rağmen Mustafa Kemal, büyük bir inançla millletin sesi oldu.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

O tarihten 29 Ekim 1923'e kadar geçen zamanda sayısız galibiyet kazanıldı, kayıplara rağmen büyük başarılar elde edildi. Adı konulmamış, ama atılması gereken bir adım vardı.

Mondros zihniyetine karşı çıkan Mustafa Kemal, rejimin adını yıllar öncesinden koymuştu. Atılması gereken adım ise 28 Ekim 1923 akşamı Ankara'daki Çankaya Köşkü'nde atıldı. Mustafa Kemal ileri gelenlerin toplandığı sofranın başında ayağa kalktı ve tarihe geçen o sözü söyledi. "Efendiler yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz" o gece bir ulusun kaderi yeniden çiziliyordu.

Hemen ertesi gün 29 Ekim'de, tasarı metnini Ruşen Eşref okudu. İlk madde "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir, Türkiye Devleti'nin hükumet şekli Cumhuriyettir." Cumhuriyetin ilanı oy birliği ile kabul edildi. Meclis'teki tüm oyları alan Mustafa Kemal ilk cumhurbaşkanı seçildi. Ülkenin dört bir yanında top atışlarıyla bu coşkulu an kutlandı.

Mustafa Kemal adeta Mondros'un imzalandığı 30 Ekim 1918'de zamanı durdurmuş, 5 yıl sonra kazandığı zaferle, tarihi açıklamayı 30 Ekim'in bir gün öncesinde yaparak tüm emperyalist güçlere Cumhuriyet'in ilanı ile yeni bir döneme adım atıldığını duyurmuştu. Daha sonra Mustafa Kemal bu günleri silah arkadaşı Fahrettin Altay'a "Deyiniz ki tarihten silinmek istenen bir milletin ahıdır, öcüdür" diyerek anlattı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Cumhuriyetin ilanı yetmezdi. Halkın iradesinin yükümlülükleri vardı. Siyasal, hukuksal, eğitim, yaşam, sanayi, tarım. Her alanda, milleti muassır medeniyetler seviyesine ulaştıracak. Bir dizi yenilikler yapıldı. Din ve devlet işleri ayrıldı. Saltanat ve halifelik kaldırıldı. Tarım ve sanayide, bereketli toprakların işlemesi, üretimi seri hale getirmek için adımlar atıldı. 5 yıllık kalkınma planı yapıldı.

Mustafa Kemal'in en çok önem verdiği alan eğitim. Geleceği şekillendirmek için çare çocuklardaydı. Eğitim ve öğretimde birlik sağlandı. Dünyaca kullanılan Latin alfabesi kabul edildi.

Tüm bu yenilikler uzun vadede etkisini gösterdi. Cumhuriyet 10 yaşında bir çocuk olduğunda ise çoktan meyvelerini vermeye başlamıştı.

Türk milletinin canıyla kazandığı Cumhuriyet 29 Ekim 1923'ten beri bir milletin bayramı. Mustafa Kemal'in emanet ettiği hazine, saygı ve minnetle nesilden nesile.