hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow

    Erdoğan Demirören'i bu sözlerle son yolculuğuna uğurladılar

    { title }

    SONRAKİ VİDEO

    Siyasetçiler, iş dünyası, medya ve sanatçılar Demirören Holding Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören'e son görevlerini yerine getirmek için Fatih Camii'ndeki cenazesine akın ettiler. Son veda için gelen, Başbakan Binali Yıldırım'ın da aralarında yer aldığı isimler Erdoğan Demirören'le ilgili düşüncelerini ve ona ilişkin anılarını anlattılar.

    Siyaset, ekonomi, medya ve sanat dünyasından isimler Demirören Holding'in kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören'e son veda için Fatih Camii'ndeki cenaze törenindeydi. Demirören'e son görevlerini yerine getirmek için cenazeye katılanlar arasında TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, eski Başbakan Tansu Çiller de vardı. Çok sayıda siyasinin yanı sıra, iş insanları ve spor camiası ile medyadan önemli isimler cenazede, Demirören ailesine taziyede bulundu. Cenazeye katılanlar Erdoğan Demirören'in ardından şu sözlerle veda ettiler:

    Erdoğan Demirören'i sonsuzluğa uğurladık

    TBMM Başkanı İsmail Kahraman: 'Hiçbir zaman bardağın boş tarafını tarafını görmüyor'

    TBMM Başkanı İsmail Kahraman ise Erdoğan Demirören'le ilgili şunları anlattı: "Mukadderat. Her vefat genç sayılır, keşke biraz daha yaşayabilseydi. Çok dolu dolu, ülkemiz için de değerli istifadeler edindiğimiz bir zattı. Ben kendisiyle Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti'nde 8 sene beraber oldum. Çok değerli bir insan, mütevazı. Yani insan deyince kendisinde tecessüm etmiş bir zat. Allah rahmet eylesin, yakınlarına sabır dilerim. Beraberliğimizde devamlı müsbet, hiçbir zaman bardağın boş tarafını tarafını görmüyor, zaten iş hayatını çok küçükten başlamış, pişmiş, ticari hayatı biliyor, geniş bir entelektüel kültür… Değerli bir insan başımız sağ olsun."

    Türkiye 'sevdalısı'na veda etti

    Başbakan Binali Yıldırım: 'Önemli bir iş adamını kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum'

    Başbakan Binali Yıldırım: "Önemli bir iş adamını kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. Bir ömrü memleket için, memleketin sanayisi, çalışanın alınteri ve ülkemizin kalkınması için tüketmiş Erdoğan Demirören'e Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Ülkemiz içini çok şey yaptı. Birçok sanayi tesisiyle Türkiye'nin kalkınmasına katkı sağladı. Binlerce insanın evine, ekmek aş götürmesini sağladı. Söyleyecek tek şey, iyi bir insandı. Biz kendisini iyi biliriz. Allah rahmetiyle muamele etsin, mekanını cennet eylesin. Mübarek günlerde hakkın rahmetine kavuştu. Ölüm bir gerçek, hepimiz bir gün bu günü yaşayacağız. Allah o gün de yardımcımız olsun. İmandan, kitaptan ayırmasın diyorum. Cumhurbaşkanımız hemen aileyi aradı görüştü, bugün kendisi katılamıyor. Ben hem kendim, hem de cumhurbaşkanımız adına bu cenazeye katılıyorum."

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: 'Benim ağabeyimdi'

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: "Bugün mübarek bir günde defnediliyor. İş adamı olarak elbette Türrkiye'ye büyük katkısı oldu ama aynı zamanda hayırsever bir iş adamıydı. Diğer taraftan benim de ağabeyimdi. O bana, 'Kardeşim' derdi, ben de ona 'ağabeyim' derdi. Aramızda yaş farkı olmasına rağmen ailesinin yanında kendisiyle şahsi bir dostluğumuz vardı. Rabbim inşallah onu tüm sevdikleriyle cennetinde kavuşturur. Allah rahmet eylesin."

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak: 'Çok önemli yatırımlar yapan çok kıymetli bir iş insanı'

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Erdoğan Demirören'in Türkiye'ye çok önemli yatırımlar yapan çok kıymetli bir iş insanı olduğunu söyledi. Albayrak, "Malumunuz enerji sektöründe de kendisinin çok önemli yatırımları vardı ki enerji sektörü gibi uluslararası oyuncuların çok olduğu bir sektörde yerli bir grup olarak önemli yatırımlarla Türk enerji camiasına öncülük etti. Tekrardan camiamızın derin üzüntüsünü ifade etmek istiyorum. Allah rahmet eylesin. İnşallah bu ve benzeri yerli grupların Türk sanayimize inanan, ülkemiz ekonomisine inanan firmaların sayısının artması temennisiyle tekrardan başımız sağ olsun" dedi.

    Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak: 'Pek çok kulübe, sporcuya, gence destekleri olmuştur'

    Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak: "Erdoğan Demirören özellikle Türk sporunda çok önemli bir isimdi. Kendisinin pek çok kulübe, sporcuya, gence destekleri olmuştur. Bunu ben bizzat çocukluğumdan biliyorum. Şunu söylerlerdi; 'Erdoğan bey bize yardım etti. Kulübümüze destek oldu'.  Amatör kulüplerinin hepsinin babasıydı. Çok büyük destekleri vardı. Diğer branşlarda da şahidiz. Ben de o yıllarda genç bir sporcuyken bunları duydum şahit oldum. Spora verdiği bu desteklerden dolayı hep ismini duyardık. Allah rahmet eylesin."

    Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş: 'Milletimizin başı sağ olsun'

    Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye'nin sanayisinin, sporunun hem de sivil toplum camiasının çok sevdiği, büyük hizmetleri olan, Türkiye'nin kalkınmasında, gelişmesinde emekleri olan mümtaz bir şahsiyetti. Allah rahmet eylesin. Ayrıca kişiliği itibariyle de herkesin saygı duyduğu, takdir ettiği, herkesi kuşatmaya, çekip çevirmeye çalışan birisiydi. Allah mekanını cennet eylesin memlekete yaptığı hizmetler unutulmayacaktır" dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: 'Milletimizin başı sağolsun'

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise, "Milletimizin başı sağolsun. Türkiye hem sanayide, hem ekonomide hem de ülkenin meseleleriyle ilgilenen önemli bir iş adamını kaybetti. Allah rahmet eylesin" şeklinde konuştu.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki: 'Yattığı yer nur olsun inşallah'

    CNN Türk yayınında Erdoğan Demirören'in vefatıyla ilgili taziye mesajı veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, "Hayırla yad ederek, arkasından rahmet dileklerimizi göndererek anmış olalım. Allah rahmet eylesin, yattığı yer nur olsun inşallah. Ülkede en önemli sanayicilerimizin başında geliyor. Yıllar içinde üretmiş, ülkeye faydalı olmuş, binlerce insana ekmek kapısı açmış. Bugün de her faninin başına gelecek işle birlikte Cenab-ı Hakkın huzuruna gidiyor. Biz ona rahmet, esenlik dileriz. İnşallah bu dünyada yaptığı işler kendisine orada bir rahmete vesile olur" dedi.

    Gürsel Tekin: 'Kendisinden çok ciddi nasihatler de aldım'

    CHP Milletvekili Gürsel Tekin Erdoğan Demirören hakkında şu ifadeleri kullandı: "Kendisiyle tanışmışlığım 2007 yılında oldu. O zamanlar İstanbul il Başkanıydım. Birçok ziyaretler yapınca kendisini de ziyarete gittim. Hem tecrübesi deneyimi futbol dünyasına siyasette iş dünyasında birkaç saat çok ciddi nasihatler de aldım. Siyaseten bir kere öncelikle sabırlı olmayı öğreneceksin demişti. Biz de çok sabırlı olmayı öğrendik. Türkiye için çok önemli bir kayıptır. Allah rahmet etsin ailesine başsağlığı diliyorum."

    Mustafa Destici: 'Bir büyük ağabeyi kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz'

    BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: "Böyle büyük bir değeri bir büyük ağabeyi kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ben kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Başta Yıldırım Demirören olmak üzere ailesine baş sağlığı diliyorum."

    Tansu Çiller: 'Çok güzel çocuklar yetiştirdiler'

    Eski Başbakan Tansu Çiller Erdoğan Demirören’in vefatına ilişkin şöyle konuştu: "Dostumuzdur, bugün acımız büyük. Çok güzel çocuklar yetiştirdiler. Bundan sonra yük onların üstündedir, görev onların üstündedir. O konuda da ben umutluyum. Mekanı cennet olsun, Allah'tan rahmet diliyorum."


    Spor dünyası Erdoğan Demirören'e bu sözlerle veda etti

    Ali Koç: 'Her zaman bana çok yakın davranmıştır, oğlu gibi görmüştür'

    Fenerbahçe Başkanı Ali Koç: "Hepimizin başı sağ olsun. Hayırlı bir gün, özel bir günde Erdoğan Beyi defnediyoruz. Ailesine sabır diliyorum. Size anlatmışlardır girişimciliğini, sanayiciliğini, spor dünyasına, Beşiktaş’a katkılarını. Ama ben değişik pencereden ele almak istiyorum Ben 10 yaşından beri kendisinin komşusuyum. Her zaman bana çok yakın davranmıştır, oğlu gibi görmüştür. Bayram olsun, önemli günler olsun, gitme gelme, onların çocuklarıyla aynı ortamda büyüdük. Benim açımdan çok hüzünlü bir gün. Sonra biz evlendik, çocuklarımız oldu, çocuklar büyüdü, arkadaşları, gürültü, ses… Hiçbir zaman şikayet etmediler. Hep haber yollardık 'gürültü yaparlarsa haberimiz olsun' diye. Hem Tülin teyze, hem Erdoğan amca bu konuda hiç rahatsızlık vermediler. Her zaman müthiş bir dostluk örneği sergilediler. Hem iş dünyası, hem spor dünyası hem de dost olarak, komşum olarak çok arayacağız. Sevilmek güzel bir şey Allah herkese nasip etsin. Biz spor konuşurduk, sporun niye bu noktalara geldiğini konuşurduk. Babam da Erdoğan Bey de eski ekol insanlar, bizlere örnek insanlar. Toprağı bol olsun, Allah rahmet eylesin."

    Fatih Terim: 'Onu hep böyle güler yüzüyle, iyi hali ile hatırlayacağım'

    Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim: "Erdoğan ağabey ile benim çok eski bir dostluğum var, ta futbolculuk zamanından. İyi bir insan olarak ve de hastalığına kadar da çok sık görüştüğümüz bir ağabeyimdi benim. Çok iyi bir insan. Her zaman da onunla beraber olmak çok keyifliydi. Allah rahmet eylesin. Gerek işadamı olarak gerek insan olarak da her zaman arayacağımız önemli bir isimdi. Mekanı cennet olsun. O Beşiktaşlı, o Galatasaraylı o Fenerli diye herhangi bir durum yoktu. Bu son yıllarda gelişen bir olay. Aramızda hiç öyle bir şey yoktu. Aramızda güvene dayalı sevgiye dayalı bir ilişki vardı. Hep uzlaşmacı kişiliği, hep naif ve sevgi dolu yaklaşımlarıyla zaten böyle bir şeye mahal de kalmazdı. Onu hep böyle güler yüzüyle, iyi hali ile hatırlayacağım. Tüm Demirören Ailesi'ne başsağlığı diliyorum."

    Dursun Özbek: 'Türkiye için büyük bir kayıp'

    Eski Galatasaray Başkanı Dursun Özbek: "Erdoğan ağabeye rahmet, ailesine de sabır diliyorum. Bütün Türkiye'ye mal olmuş bir insandı. Erdoğan ağabey ile aynı sektörden geliyoruz, oto yedek parça sektöründen. Kendisiyle bir anım var. 1985-1986 yılları, ithalat yapıyoruz. O zaman da Erdoğan ağabey, Arşimidis firmasını satın almıştı. Şampiyon Bujileri'nin de Türkiye mümessilliğini yapıyordu. Biz de Şampiyon Buji ithal ediyoruz. Bir gün telefon edip, 'Gel kahve içelim' dedi. Sevinerek gittim, her halde Erdoğan ağabey bu işi beraber geliştirelim' diyecek zannettim. Benden rakamları aldı, 'Kaç buji getiriyorsun, ne kadar satıyorsun? diye sordu. Ben de kendisine anlattım. 'İstersen bundan sonra getirme' dedi. 'Peki Erdoğan ağabey' dedim. Söyledikleri gayet doğaldı. Seneler sonra Yıldırım Beyi ziyarete gittiğimde görüştük, o da hatırladı, sarıldık, gülüştük. Türkiye için bir kayıp olarak nitelendiriyorum. Başarılı bir iş adamıydı, Türkiye'ye bir çok şey verdi. En son 5 ay kadar önce hastanede ziyaret ettim. Onun öncesinde de holdinge Yıldırım Beyi ziyarete gitmiştim, orada gördüm. Enerjisi hiç düşmedi. Son gördüğümde enerjisi çok yüksekti. Son ana kadar da çalışma hayatını devam ettirdi. Şirketler büyük olabilir, çok büyük hizmetler vermiş olabilir bu önemli. Ama daha da önemlisi Erdoğan ağabeyin sosyal yönü de çok kuvvetliydi. Birçok iş adamı kenarda durur, Erdoğan ağabey sosyal manada çok biliniyordu, tanınıyordu. Şirketlerin büyütülmesi başka bir şey, sosyal hayatta başarılı olmanız çok önemli bir şey."

    Ali Dürüst: 'Ailesini ve dostlarını da ihmal etmezdi'

    İş adamı Ali Dürüst: "Uzun yıllar ben Galatasaray'da yöneticilik yaptım. Ancak TFF'ye girmemde en büyük etken rahmetli olmuştur. Beni aradı, ben de nazlandım ama kıramadım. İş ile yatıp işle kalkarlar. Rahmetli babam da öyleydi, o kuşaklar. Her şey önce iş derdi. Ailesini ve dostlarını da ihmal etmezdi. Aileyi bir arada tutan, büyük bir aileyi bir araya tutmak da kolay değildir. Bunu da sevgiyle başarmış, hep beraber uğurluyoruz. Son ana kadar faal, her zaman olayların içinde, bizimle ilgili, federasyonla ilgili yardımcı olmak için enerjisini veriyordu."

    Abdurrahim Albayrak: 'Herkesin örnek alabileceği, özel insanlardan birisiydi'

    Galatasaray 2. Başkanı Abdurrahim Albayrak ise şunları anlattı: "Hepimizin başı sağ olsun. Çok samimiydik, beni çok severdi. Yanaklarımdan okşardı. Mekanı cennet olsun. Anlatacak o kadar çok şey var ki... Ofisine giderdim, muhakkak kendisini arardım. Çok hoşuna giderdi. Örnek aldığım insanlardan biriydi. Duyar duymaz Rize'den atladım geldim. O da bizim gibi tırnaklarıyla gelmiş. Oğlu ve ailesini çok severim. Şimdi yengeye sarıldım, ağlamaklı oldum. Herkesin örnek alabileceği, özel insanlardan birisiydi. Allah geriye kalanlara sabırlar versin. Maçlarda çok heyecanlanırdım, bana 'hiçbir zaman çocuklarını unutma' derdi. Bir şey olursa seni sevenleri üzersiniz. Siz topluma mal olmuş insanlarsınız, o heyecana kalbiniz dayanmaz. Şu anda sizinle konuşurken kulağımda onun ses tonu çınlıyor. Hoş bir baba nasihati gibi verirdi. Hiç unutmayacağım anılar vardı rahmetli Erdoğan Bey ile. Bütün iş dünyasının başı sağ olsun."

    Hidayet Türkoğlu: 'Çok sevilen sayılan bir büyüğümüzdü'

    Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu: "İnanın insan bazen gerçekten söyleyecek bir şeyler bulamıyor. Özellikle böyle değerli ve sevilen insanları kaybettiğimiz zaman insan gerçekten çok üzülüyor. Millet olarak, spor camiası olarak biz kendisini çok seven, babacan bir insandı. Mekanı cennet olsun. Allah Demirören Ailesi’ne sabırlar versin. Sık sık görüşmezdik ama zaman zaman Kemerburgaz’da bir araya gelirdik. Orada da özellikle ben Federasyon Başkanı olduktan sonra da kendisiyle yapmış olduğum sohbette, bizler gibi basketbolun içinden gelmiş insanların bu göreve talip olmalarından dolayı mutlu olduğunu söylemişti. O zaman da işimin kolay olmayacağını, sabırlı olacağımı ve bildiklerimden çıkmayacağıma yönelik öğütler veriyordu kendisi. Allah kalanlarına sabır versin. Kendileri hem iş hem de medya dünyasında çok sevilen sayılan bir büyüğümüzdü."

    Ertuğrul Sağlam: 'Herkesin fikrine saygı gösteren bir insandı'

    Ertuğrul Sağlam: "Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah. Erdoğan bey, çok mübarek günlerde vefat etti ve kadir gecesi günü de ebedi istirahatgahına yollanacak. Ben Erdoğan amca ile Beşiktaş Teknik Direktörü olduğum dönemde çok sık görüşürdüm. Arada telefon açardı, 'hadi Ertuğrul atla gel sohbet edelim' derdi. Ben Şişhane’deki holding binasına giderdim, orada sohbet ederdik. Bazı konularda tartışırdık. Kendisi bize tecrübelerini, futbola ait bakış açısını anlatırdı. Tartışırdık, sohbet ederdik. Çok naif bir insandı. Herkesin fikrine saygı gösteren bir insandı. Tabi Türk iş dünyası ve spor dünyası çok önemli bir şahsiyeti kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor. Ben Allah rahmet eylesin diyorum, inşallah mekanını da cennet eylesin. Üzüldük ama hayatın gerçeği bu."

    Mustafa Ceceli: 'Ülkemizde çok değerli yatırımları var'

    Şarkıcı Mustafa Ceceli ise Erdoğan Demirören için şunları ifade etti: "Çok değerli bir iş insanı. Çok kıymetli bir aile. Bugün son vazifemizi yapmak için buradayız. Ülkemiz ekonomisine sağladıklarını düşündüğümüzde kalem kalem saymak istediğimizde çok uzayıp gidecek bir liste. Ülkemizde çok değerli yatırımları var. Her yatırım bir istihdam ve iş gücü demek. Eminim ki kendi ailesi ve binlerce çalışan o bayrağı teslim alıp devam ettirecek diye düşünüyorum. Bize anlaşılan hep, onun dürüst çalışkan ve disiplinli birisi olduğu. Mekanı cennet olsun Allah gani gani rahmet eylesin."

    Orhan Gencebay: 'Her bakımdan harika bir insandı'

    Orhan Gencebay: "50 yıllık sevgili ağabeyim. Kısmeti buymuş. Onun en büyük özelliklerinden birisi, ülkemize çok büyük katkıları vardır. Görevini fevkalade yaparak göçüyor rabbimizin huzuruna. Allah önce ailesine ve hepimize sabırlar versin. Türkiye’de onu çok seven sayan insanlar vardı. Son derece üzülüyorum, son zamanlarda göremedim. Haberleştik, 'özledim seni' dedim. 'Öleceğiz gideceğiz görüşemiyoruz son zamanlarda' dedi. Dediği oldu, onu göremeden rabbimin huzuruna kavuşuyor. Bir araya geldiğimizde çok mutlu olurduk. Hepsi birer birer göçtüler, Allah kalanlara sabırlar versin. Her bakımdan harika bir insandı. Hem iş hayatında, hem dost olarak değerli bir insandı. Allah gani gani rahmet eylesin sevgili ağabeyime."

    TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik: 'Acımız çok büyük'

    TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik ise, "Acımız çok büyük. Çok değerli ve kıymetli bir ağabeyimizi kaybettik. Ailesi başta olmak üzere, yakınlarına hem şahsım hem de TÜSİAD Yönetim Kurulu adına, bütün iş dünyası adına taziyelerimi iletiyorum. Çok örnek bir girişimciydi" diye konuştu.

    Yılmaz Ulusoy: 'Erdoğan, Sakıp Bey ve ben üçlüydük'

    Yılmaz Ulusoy: "Erdoğan rahmetli çok renkli adamdı. Sanatta bulursunuz, kültürde bulursunuz, sanayide bulursunuz. 80 senelik ömrüne çok şey sığdırdı. En son 10 gün evvel gittiğimde hala bana iş soruyordu. Çok değişik bir insandı. Erdoğan hakikaten ölülerin arkasından güzel şeyler söylenir ya ben söylemeye başlasam günler yetmez. Önemlisi Erdoğan, Sakıp Bey bir grup yapmıştık biz. Bunlar bizim hep kendimden büyüklerle arkadaşlık yaptım. Ben bunlara bir gün dedim ki, yahu siz Roma’da Paris’te buluşuyoruz siz ülkeyi tanıyor musunuz? Sakıp Ağa, sen bunu iyi yaparsın, sen bizi otobüslerle taşırsın, cesur adamsın falan böyle bir şeye başladık. Ve biz 19 seyahat yaptık. 82’den 2004’de kadar. Arardı Erdoğan bey ‘ne yapıyorsun akraba’ ‘oturuyorum’, ‘Hadi gidelim, Sakıp Ağa ile konuş organizasyon yap’. Nakliyede ‘kral’ diyorlar. Sakıp Bey, ben ve Erdoğan önce Macaristan sonra dağa gideceğiz. Macaristan’a gittik, kapıda beni tuttular. Sakıp Bey yorgun ve rahatsız. Diyorum ‘siz gidin, ben gelirim’ 3,5 saat ayakta beklediler. Ne kadar ısrar ettiysem bırakıp gitmediler beni. Macaristan’da iki gün kaldık. Sakıp Ağa neşe adamıydı. O neşesi sıkıntılarından geliyordu. Esasında gün görmemiş bir insandı. Erdoğan’ı bırakıp Sakıp’ı anlatmayalım. Ama Erdoğan, Sakıp Bey ve ben üçlüydük. En büyük mirası cesareti, atılımcılığı ve işkolikliğiydi. 10’da arardım işteydi, 11’de arardım ‘eve git’ derdim. Bu kadar işe bağlı çok nadir iş adamı vardır. Sanata çok düşkündü. Eğer bir ülkede sanat yoksa gerisini konuşmaya gerek yok. Kendisi genç milli takımda oynamış, devamlı sporun içinde olmuş. Beşiktaş’a da akıl almaz yardımlar yapmış, bağışladı, bağışladı ve direkt podyuma çıkmadı ama devamı Türk sporunu destekledi. Oğlu Beşiktaş’ta başkanlık yaptı, şu anda TFF Başkanı. Üçüncü hususu, hayırsever olması. Rahmetli gizli yapardı. Ben de elimden geldiği kadar yaptıklarımı duyurmamaya çalışıyorum. Bizim Erdoğan bey ile ortaklığımız da var. Türkiye’de banka kurduk. İhtilal sonrası bir çok şeyler oldu, sonra Asil Nadir’e sattık. Erdoğan bey ile konuşmadığımız gün yoktu. Ben de ona devam lı baskı yapardım “sağlığına dikkat et” Şunu ifade etmem gerekiyor, Erdoğan Amerika’ya gittiği zaman biz umudu kesmiştik. Bir ciğerini aldılar ve üç beş ay bilemedin altı ay dediler. Allah ona 35 yıl ömür verdi. Bu da büyük şanstır. Tek ciğerle 35 sene yaşamak Allah’ın lütfudur. Seyahatlerde işten tamamen kopar, arkadaşlarıyla uyum içerisinde ve beni de benim onu sevdiğimden belki bir fazla severdi."

    Ali Sabancı: 'Erdoğan amca iz bırakanlardan biriydi'

    İş adamı Ali Sabancı şunları ifade etti: "Hepimizin başı sağ olsun. Ben 49 yaşındayım, bildim bileli ben hem Demirören, hem Sabancı, hem Doğan ailesi bir arada büyüdük. Mutlu huzurlu bazen hüzünlü zamanlar yaşadık. Ama maalesef insanlar göçtüğü zaman kıymetleri biliniyor. Erdoğan amca iz bırakanlardan biriydi. İnşallah onların yüzünü kara çıkarmayız. Erdoğan amcayı sarılmayı seven bir insan olarak hatırlıyorum. Rahmetli Sakıp amcanın etrafında olan insanlardan biriydi. Girişimcinin temelinde cesaret yatar. Rahmetli cesur bir iş adamıydı. Deniyordu, denedi, çoğu zaman başardı. Muhtemelen bir onun bir sürü başarısızlığını, onun tattığı kadar tatmadık. Çok rahat diyebiliriz ki Erdoğan Beyin bu cesareti büyük başarılara imza attı."

    Faruk Süren: 'Çok sevgi dolu bir insandı'

    Faruk Süren: "50 yıla yakın dostluğumuz var. Müşterek işlerimiz oldu, ortaklıklarımız oldu. Çok sevgi dolu bir insandı, çalışanları tarafından çok seviliyordu. Hakimdi, çalışkandı. Son iki seneye kadar bir fiil işin başındaydı. İş ona hayat veriyordu. 30 sene önce büyük bir rahatsızlık geçirmişti, Amerika’da müdahale edildi. Ona rağmen bunca sene yaşadı, iyi yaşadı, dinç yaşadı ve işin başından ayrılmadı. İyi evlatlar yetiştirdi. Hem sosyal olarak görüşüyorduk, hem iş olarak. Bir sürü işleri beraber yaptık. Girişimci ruhu insanın içinde, bunu öğrenemezsiniz. Herkesin önünden şans geçer, o şansı görebilmek meseledir. Rahmetli Erdoğan bey de bunu iyi yakaladı. Son zamanlarda da müthiş atılımlar yaptı. Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun. Ailesine Allah’tan sabır dilerim."

    'Hepimize babalık yaptı'

    CNN Türk canlı yayında konuşan Demirören Holding Ankara Temsilcisi Hakkı Kaya duygularını şöyle ifade etti: "Böyle bir günde söze nasıl başlayacağını bilemiyor insan. Dile kolay 38 yıl. 1980'in ortalarıydı bu şirkete başladığımda, Türkiye için zor günlerdi. O zor günlerde çok büyük bir dayanışma gösterdik. Türkiye'yi çok seven bir insandı. Hepimiz için en zor zamanlarda ümit aşılayan bir insandı. Çalışmayı çok seviyordu. Günde 18 saat çalışıyordu. Gece saat 1'de, sabah 6'larda konuştuğumuz çok olmuştur. bu ülkeye tutkun bir insandı, Türkiye sevdalısıydı. Evet, yanında çalışan, ekmek yedirdiği pek çok arkadaşı dostu olmuştur. Ama Türkiye'de bu kadar çok dost biriktirebilen, yardımcı, bu kadar çok hayırsever insanlar bu ülkeyi bir yerlere getirmişlerdir. Dolayısıyla Türkiye eğer bir takım badireleri atlatmışsa bu özel sektör dinamiklerinin çok büyük katkısı vardır. Onlardan birisi de Erdoğan Demirören'di. Ailesini çok severdi. Özel bir ilgisi vardır, torunları, çocukları onun için çok özeldi. Mutlaka vakit ayırırdı. Onlarla mutlak gün içerisinde, Ankara'da birlikte olduğumuz zamanlarda arardı, sorardı. 'Erdoğan Baba' diye hitap ederdik, hepimize babalık yaptı. Çok saygın bir insandı. İş aleminde herkes tarafından ayakta karşılanan bir insandı. 38 şirkete kadar şirketlerimizin sayısının arttığı dönemler oldu. Ve o dönemde bu şirketlerinin her biriyle bizzat kendisi ilgilenirdi. Herhalde günde 500 - 1000 konuşma yapıyordur. Herkesle tek tek ilgilenirdi. Şirketinin her noktasını bilirdi. Mutlaka ve mutlaka bütün çalışanlarıyla yönetici düzeyinde her gün mutlaka görüşürdü. Akşamın belli saat sonrasında ulaşırdı. Takipçi bir insandı. Belki sırlarından birisi de budur. Bir iş verdiğinde onun peşini bırakmazdı."

    Mehmet Ali Molay: 'Erdoğan Bey'i bir dürüstlük timsali olarak gösterebilirim'

    İş insanı Mehmet Ali Molay, duygularını şöyle anlattı. "Erdoğan ağabey derdim ben kendisine. Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın. 30 yıl önce tanıdığım bir kişiydi. Biz yurt dışı seyahatlerinde ç ok sık beraber olduk. Daha sonra ben İzmir'deki fabrikamda LPG'ye dayalı bir enerji santrali kurdum. Orada çok miktarda LPG'ye ihtiyacımız vardı. Birçok yerden teklif aldık. Oradan gördüm ki, gece telefon etsem, sabah telefon etsem Erdoğan Bey işinin başında. Uzun seneler böyle bir ilişkiden güzel bir dostluk kurduk. Bana her zaman yardımcı oldu. Bir sorunum olduğunda ona danıştım, bana yol gösterdi. İzmir'e geldiği zamanda her zaman beni arar ve ziyaret ederdi. Keza ben de İstanbul'a geldiğimde kendisini çok sık ziyaret ettim. Geçen sene yine geldiğimde Şişhane'de ikinci katta işinin başındaydı. Bu bana her zaman örnek oldu. Çünkü Türkiye'de yetişmiş biz iş adamlarının her zaman işimizin başında olması gerekiyor. Erdoğan Bey buna çok iyi bir örnekti. İşini de genişletti, çok sağlıklı bir büyüme sağladı. Bu bakımdan ben tekrar kendisini yad ediyorum. İş anlamında hayallerinden fazlasını gerçekleştirdi. Ama ilkeleri vardı, hiçbir zaman vazgeçmedi. Başta dürüstlük. Ben Erdoğan Bey'i bir dürüstlük timsali olarak gösterebilirim. Disiplinli bir çalışma örneği gösterdi. Özverili çalıştı. Her zaman da sadakat gösterdi. Bu ilkelere sahip olması son derece sevindirici. Çok hayırseverdi. Dalaman'da da bir fabrikam var. Oraya Muğla Valiliğine bana rica etmişti, bizim vasıtamızla engelliler için yürüme koltukları gönderdi. İstanbul'dan Muğla'ya bile, oradaki engellilere ulaşmasını bildi. Sanata çok düşkün, evinde bir tablo koleksiyonu var. Biz ailece de kendisiyle beraber olduk. Çok zevkli, değerli bir koleksiyonu var."

    Tarık Tezel: 'Hakikaten bir rol modeldi'

    Erdoğan Demirören'in kuzeni Tarık Tezel ise şunları ifade etti: "Erdoğan Bey hem bir dayı olarak örnek bir insandı hem de vatansever bir iş insanı olarak örnek bir insandı. Biz onun ardından yetişen kuşaklar çalışkanlığını örnek aldık. Umarız ki ülkeye onun gibi başka iş adamlarını yetiştirir, çünkü bunlar çok önemli kıymetlerdi. Hepimizin başı sağ olsun. Çok kapsayıcı, anlayışlı, mümkün mertebe herkesin derdine el uzatmaya çalışan bir insandı, örnek bir insandı. Aile ve iş yaşamını hayatının bütününde kucaklayan, kollayan bir insandı. Hepimiz iş yoğunluğu içerisinde çok yoğun birlikte olamadık ama en takdir edilmesi gereken, büyük bir grubu yönetmesine rağmen son derece sosyal ve sanatsever bir insandı. Sadece bir koleksiyoner değil, sanatı derinliğine hazmetmiş bir insandı. Hayatı bütünüyle kucaklayan, hayatının hiçbir evresindeki yoğunluğu bir diğeri için mazeret göstermeyen bir insandı. Bizzat yaşamı örneklerle doluydu. Hakikaten bir rol modeldi."

    Vahap Munyar: 'Azimle çabayla buraya geldi'

    Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Vahap Munyar ise şunları söyledi: "Ben meslekte 40'ncı yılımı dolduruyorum. 35 yılı ekonomi gazeteciliğinde geçti. Erdoğan Demirören'i daha yakın tanıyan insanlarla da beraber oldum. Onlardan bir tanesi Turgut Özal'ın da terzisi olarak bilinen Yusuf Kenan... Aile gibiler ve ilk tepkisi 'Ben hayat bastonumu kaybettim' dedi. Kitabı vardı bende, geçmişte kurulan dostlukları yaş biraz daha ilerleyince insan kendine hayat bastonu olarak tanımlıyor. Son dönemlerde önce Milliyet ve Vatan'ı arkasından tüm Doğan Grubu'nu satın alarak medyada lider duruma gelen bir iş insanı oldu. Bir başka hikaye anlatacağım. İsmail Amasyalı'yı eski vekillerden biri olarak biliyoruz. Amasyalı markalı sobalar vardı. Onun sahibi olan insan. O da aynı şekilde dün aradı beni dedi ki, 'Benim bir dönem adım 'soba kralı'na çıktı. O krallıkta arka perde de aslında Erdoğan Bey vardı.' Kendisi yabancı bir soba markasının mümessiliydi. O dönemde Erdoğan Bey arıyor İsmail Amasyalı'yı, teklifte bulunuyor. 'Ben bu sobaların içeride üretilmesini istiyorum." Anlaşıyorlar ve yapıyor. Belli bir dönem sürüyor. Erdoğan Bey, beyaz eşya ve soba işinden çıkmak istiyor. Amasyalı, 'Kendisinden rica ettim, ödeme gücüm yok, demirbaşları ve kalıpları verirseniz üretmek istiyorum, bana vade yaparsanız yürütebilir miyim' demiş. Erdoğan Bey diyor ki, 'Ben bana inanan bazı insanların desteğiyle bu noktaya geldim. Sen de Almanya’da işçilik yapmış genç bir iş adamısın. Bu işi başaracağını düşünüyorum. Hem demirbaşlar, hem kalıplar sana hediyemdir. Mümessil olduğum markayı da burada üretebilirsin" İsmail beyin ikinci dönemi de böyle başlıyor. Adı soba kralına çıktı. Bana geçmişte başkaları destek oldu, ben de size destek oluyorum. O kuşak böyle bir şey. "

    Murat Çelik: 'Yufka yürekli ihtiyar delikanlı'

    Erdoğan Demirören için "Yufka yürekli ihtiyar delikanlı" diye bahsettiği bir yazı kalema alan Vatan gazetesi Ankara Temsilcisi Murat Çelik ise şunları anlattı: "İnsanlar dışarıdan bakıldığında farklı gözükebilir. Birlikte çalıştığınızda, ortak anılar biriktirdiğinizde tanırsınız. Benim yazdıklarımın hepsi yaşadıklarım. Bizim meslekte patron gazeteci ilişkisini idare etmek zordur. Gazetecilik yapıyorsanız, bazen patronu rahatsız edebilirsiniz. Bu tecrübeleri yaşamak önemlidir. Neyin ne olduğunu bilen, çok dengeli, titiz, bu ülkeyi ve mesleği iyi tanıyan çok tecrübeli bir medya patronuydu. Biz Ankara'da gazeticilik yapanların, nasıl bir çok insanla dost olduğunu bilmiyordum. Gün gelir bir laf açılırdı, Erdoğan Demirören'in o insanın hayatına da dokunduğunu görmüşümdür. Halihazırda bir bakan, 'Benim patronuma selam söyle' demişti, şaşırdım. Sonra öğrendim ki o bakan, yıllar önce Erdoğan Bey'in istihdam ettiği genç yeteneklerden biriydi. Çok dokunduğu insan vardı. Bizler açısından zor ama diğer taraftan da büyük bir avantajdı. Farklı bir insandı.

    'Moral vermek için ilk Erdoğan Demirören arardı'

    Futbol da benim Demirören ailesiyle ilgili kendimi şanslı hissettiğim alanlardan biri. Ben 1998'de 28 yaşındayken rahmetli Süleyman Seba ile Beşiktaş'ta yöneticilik onurunu yaşamıştım. Sonra 2007'de Yıldırım Bey'in ikinci döneminde Beşiktaş'ta yöneticilik yapma onuruna eriştim. O dönemde ve sonrasında daha yakın olduk. Orada gerçekten mesela Yıldırım Bey'in, Tayfun Bey'in Beşiktaşlılığını onlarla yaşıyordum ama nasıl bir babanın onları yetiştirdiğini gördüm. Erdoğan Bey ile bir basketbol maçını bile izlerken heyecanını, sadece şirketleriyle ilgili değil, Beşiktaş kulübüyle ilgili bile hiçbir detayı kaçırmadığını gördüm. Biz yöneticilerin bile kaçırdığı detayları sorardı. Bu aslında liderlerin bir özelliğidir, hiçbir detayı kaçırmazlar. Beşiktaş sevdasının ne derece büyük olduğunu da çok yakinen biliyorum. Sorumluluk alıyorsunuz, yönetim kurulu üyesisiniz, başkanınız onun oğlu. Dönem dönem kulüplerin hayatında yöneticiler açısından sıkıntılı dönemler olur. Biz de Yıldırım Bey ile öyle dönemler yaşadık. Harika şampiyonluk gecelerinin yanında hüzünlü geceler de yaşadık. Böyle dönemlerde oğlunu arayıp ilk moral veren babası, Erdoğan Demirören'di. Bunu görmek de benim için çok kıymetlidir.

    'Böyle bir efsanenin ardından herkes vedaya gelmiş'

    Beşiktaş'ın bizim bile yaşımızın yetmediği, maddi sıkıntılar yaşadığı dönemlerde hem maddi hem de manevi destek verdiğini yıllar sonra öğrendik. Bu çağda endüstriyel sporda her şey sponsorlukla ilerliyor, bu yüzden yaptığı çok daha kıymetli. Sonradan öğrendim ki, Türkiye'nin pek çok yerinde küçük küçük spor tesislerine yatırım yapmış ve bazılarına Demirören ailesi tarafından isim bile verilmemiş. 'Bu ülkeye sevdalıyım' derdi, bazen ben 'Biz de bu ülkeyi seviyoruz' derdim ama onunki çok farklıymış. Böyle bir efsanenin ardından herkes vedaya gelmiş."

    Sıradaki Haberadv-arrow
    Sıradaki Haberadv-arrow