Kümbette Keykubat’ın adına rastlandı

Video: Kümbette Keykubat’ın adına rastlandı

Erzurum'un Pasinler ilçesinde tarihi bir kümbetteki kazıda bulunan ve üzerinde özel teknikle 'Sultan Alaaddin' yazan sandukadaki mezardan alınan kemikler, DNA incelemesiyle Selçuklu Sultanı 2'nci Alaaddin Keykubat'a ait çıkarsa devlet töreni düzenlenecek. İncelemeyle yalnız Alaaddin Keykubat değil, Gürcü ve Selçuklu tarihinde önemli yeri olan annesi Gürcü Hatun Tamara'nın da mezarı ortaya çıkmış olacak. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Coşkun Erdoğan, "Eğer Gürcü Hatun meselesi de aydınlığa çıkarılırsa burası ilerleyen süreçte yoğun bir ilgi akınına da sebep olacaktır" dedi.

Pasinler'e bağlı Ovaköy Mahallesi'nde tarihi kümbette İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Müze Müdürlüğü koordinesinde yapılan kazı çalışmasında, üzerinde 'Sultan Alaaddin' yazısı olan ve Selçuklu Sultanı 2'nci Alaaddin Keykubat'a ait olduğu düşünülen sanduka ile annesi Gürcü Hatun Tamara'ya ait olduğu tahmin edilen sandukanın da aralarında bulunduğu 6 sandukadan 2'si, Aziziye Belediyesinin taş eserler müzesi deposuna nakledildi. Taş eserler müzesinde koruma altına alınan taş sandukada ekipler özel tekniklerle inceleme yaptı. Ekipler, yaptığı çalışmada Arapça 'Sultan Alaaddin' yazısına ulaştı. Sandukanın kırık olmayan baş kısmında ise hayat ağacı ile kandil motifi yer alıyor. Kazı yapılan tarihi kümbetteki mezardan çıkan ve DNA testine tabi tutulacak kemiklerin, Keykubat'a ait olduğu kesinleşirse kemikler yerine defnedilecek, sanduka bölgeye geri götürülecek.


Aziziye Belediyesi Taş Eserler Müzesi Koordinatörü Oğuzhan Türk, kazı çalışması sonrası iki sandukanın Aziziye Belediyesinin ilgili deposuna nakledildiğini bildirdi. Sandukaların koruma altında olduğuna işaret eden Türk, Sandukların biri üzerinde ekipler, Alaaddin ve Sultan yazısını okudular, ancak bu kısımdan sonraki bölüm kırılmış. Biz gerekli bakımını ve temizliğini yapıyoruz. Diğer sanduka üzerinde motif bulunmuyor. DNA incelemesi sonrası sanduka çıkarıldığı alana götürülecek dedi.


Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Coşkun Erdoğan, Gıyasettin Keyhüsrev'in oğlu olan 2'nci Alaaddin Keykubat'ın Moğol Hanına ziyareti için yola çıktığında Erzurum'da konakladığının kaynaklarla sahit olduğunu söyledi. Erdoğan, Kaynaklarda Sultan Alaaddin'in sabahleyin odasında ölü olarak bulunduğu bazı kaynaklarda ise kardeşleri tarafından lalasıyla işbirliği yapılıp zehirlenerek öldürüldüğü yer alıyor. Bu bölgeye defnedildiğini biliyoruz. Nitekim hem Selçuklu tarihi açısından öneminin yanı sıra annesi tarafından da Gürcü tarihi açısından çok önemli. Annesinin kendi vefatından 20-22 yıl sonra. Gürcü Hatun Tamara'nın oğlu ile mezarlarının aynı yerde olduğu yönünde kesin bilgiler mevcut. Bu mezarın bulunmasıyla beraber biz aynı zamanda Gürcü Hatun'un da mezarını bulmuş olabileceğiz. Nitekim bölgenin hem tarihsel süreci açısından hem de Gürcü-Türkiye ilişkileri açısından çok önemli yere sahip durum ortaya çıkarmış olacağız. Gerekli tetkikler yapıldıktan sonra 2'nci Aladdin Keykubat'ın kemiklerinin ebedi istirahatgahına tekrar defdenilmesi çok önemli ve bu bölgenin ihya edilmesi gerekiyor. Eğer Gürcü Hatun meselesi de aydınlığa çıkarılırsa zaten burası ilerleyen süreçte yoğun bir ilgi akınına da sebep olacaktır diye konuştu.


Artin Çoruh Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Blümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Subaşı, Gürcü Hatun Tamara'nın Selçuklu tarihinde önemli bir yeri bulunduğunu söyledi. Gürcü Hatun Tamara'nın Gıyasettin Keyhüsrev'le evlenmesinden sonra Konya'ya gelerek Müslümanlığı kabul ettiğini belirten Subaşı, Mevlana'nın da önemli müridelerinden biri olduğunu kaydetti. Gürcü Hatun Tamara'nın 1250'li yıllarda Selçuklu tarihi açısından önemli bir figür olarak karşımıza çıktığını ifade eden Doç. Dr. Ömer Subaşı, Genç yaşta eşini kaybettikten sonra Gürcü Hatun Tamara Muhyettin Pervane ile evleniyor. Pervane'nin sultanlar üzerinde bir pozisyon alması Gürcü Hatun Tamara'yı önemli figürler arasına sokuyor. Zengin bir kadın olarak Selçuklu siyasetinde kendini göstermesi kadının tarihi kaynaklarda isminin geçmesine sebep oluyor. Gürcistan'da iki tane Tamara bilinir. Birisi Büyük Tamara 1185-1212 yılları arasında tahta geçtiğini Gürcü Hatun Tamara ise Selçuklu tarihi açısından önemlidir dedi.


Gürcü tarihçilerin Tamara ile ilgili geçmişte Erzurum'da Gürcü Hatun Tamara'yı araştırdıklarını ancak bir bulguya ulaşamadıklarını kaydeden Subaşı, şöyle devam etti Buradan çıkan sonuca göre kadının Alaaddin Keykubat'ın annesi olduğu kesinleşirse hem Gürcü tarihi hem Selçuklu tarihi açısından karanlıkta kalan  noktanın aydınlanması sağlanır. Mevlana'nın müridesi olması,Gürcülerin Selçuklu tarihi açısından önemli yerlere gelmesini sağlaması, adına para basılmış ohlması sebebiyle Alaaddin Keykubat veliaht ilan ediliyor. Diğer kardeşlerinin rıza göstermemesi üzerine 1250'li yılların başlarında lalası tarafından zehirlenerek öldürüldüğü ve Erzurum'da bilinmeyen yere defnedildiği söylenirken, burası olması büyük ithimaldir. Gürcü Hatun Tamara, 20-22 yıl sonra eşiyle Ağrı'ya giderken Muhyettin Pervane kendisini Erzurum'da bırakır. Pervane 1277-78'de Ağrı'da Moğullar tarafından öldürülünce Gürcü Hatun Erzurum'da kalır ve kendisi de ölür oğlunun yanına defnedilir. Gürcü Hatun Tamara'nın oğlu Alaaddin Keybukatı'n yanında yattığı söylenir. Bu coğrafya zaten Gürcü Hatun Tamara'nın dedesinin malıdır. Gürcü Hatun Tamara'nın Tiflis'te başlayan, Konya'da uzun süre devam eden, belirli bir süre Kayseri'de süren ve Erzurum'da sonlanan hayatının son ebedi istirahatgahının bu kümbet olma ihtimali büyüktür.


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS